GeriAhmet HAKAN Hiç kimse istemiyor Kılıçdaroğlu'nun aday olmasını
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hiç kimse istemiyor Kılıçdaroğlu'nun aday olmasını

Dünkü yazımda...

“Galiba Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı ısıtılıyor” demiştim.

*

Neye dayanarak söylemiştim bunu?

*

Şu iki şeye:

*

- BİR: Cumhuriyet gazetesinde “Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan’ı geçti” diye manşetten duyurulan bir ankete dayanarak...

*

- İKİ: Kılıçdaroğlu’nun halkla ilişkiler desteğiyle evinin mutfağında patatesli börek açması görüntülerine dayanarak...

*

CHP Genel Merkezi’nde “Adayımız Kılıçdaroğlu olmalı” havasının oluştuğuna dair gelen kulis bilgilerini de göz önünde bulundurmuştum elbette bu saptamayı yaparken.

Hiç kimse istemiyor Kılıçdaroğlunun aday olmasını

*

CHP’den, İYİ Parti’den, HDP’den firesiz oy alabileceğini de vurgulayarak...

Kılıçdaroğlu’nun adaylığını münasip bulduğumu belirtmiştim.

*

Fakat o da ne!

Yazıyı okuyan CHP taraftarları, resmen isyan ettiler bu fikre.

Her taraftan tepki yağdı bana.

Hem de ne tepki!

*

Tepki gösterenlerin söyledikleri kısaca şu:

*

“Kılıçdaroğlu aday olursa batarız! İmamoğlu ya da Yavaş olmalı.”

*

Taban istemiyorsa... Taban inanmıyorsa... Taban isyan ediyorsa... Taban başka bir şey arzu ediyorsa... Taban benimsemiyorsa...

İnat etmek, üstüne üstüne gitmek, tıpış tıpış yaklaşımı sergilemek olmaz.

*

Çünkü hiçbir güç durduramaz tabanın coşkun akan selini.

KAFELER VE LOKANTALAR

- Hiç değilse öğleye kadar açılsalar mı?

*

- Hiç değilse açık hava bölümlerinde oturmak serbest olsa mı?

*

- Hiç değilse önlerinde kahve içmeye izin verilse mi?

Hiç kimse istemiyor Kılıçdaroğlunun aday olmasını

- Hiç değilse önlerine birkaç masa, birkaç sandalye atılabilse mi?

*

- Hiç değilse üçte bir oranında müşteri alsalar mı?

*

Özledik yahu. Vallahi özledik.

ŞEKER İLE RAMAZAN’I DÖVÜŞTÜRMEK

MUHALİF bir televizyon ekranında şu konuyu tartışıyorlar:

*

“Şeker Bayramı’nı kim Ramazan Bayramı yaptı.”

*

Programda ileri sürülen tezler şunlar:

*

12 Eylül’e kadar “Şeker Bayramı” deniyordu. 12 Eylül’de “Ramazan Bayramı” dendi. “Ramazan Bayramı” demek, 12 Eylül’ün ruhunu diriltmek anlamına gelir. Falan filan.

*

Bayramın orijinal adı: Ramazan Bayramı.

Ayrıca bütün bir ramazan ayı süresince tutulan oruçlardan sonra gelen bir bayramın adının Ramazan Bayramı olmasının ne sakıncası var?

*

Ha sen ille de “Şeker Bayramı” demek istiyorsan...

Diyebilirsin. Mesele yok.

“Şeker Bayramı” da şeker gibi bir isim.

*

Ama yapmaman gereken şeyler var.

Mesela şöyle şeyler:

*

Ramazan ile şekeri dövüştürmek. Buradan maraza çıkarmaya çalışmak. Bayram isimlerinden bile cepheleşme konusu çıkarmak. Bayramın orijinal adını kullananları, ‘12 Eylülcü’ diye yaftalamak.

*

Yahu insan hiç değilse...

“Her şeyi dövüştürüyoruz. Bari bu kalsın” falan der.

FINDIKLI KAHVE

GEÇEN Ertuğrul Özkök’le konuştum.

Her görüştüğümüzde mutlaka hayatıma birkaç yenilik sokmayı başaran Ertuğrul Özkök, yine böyle bir girişimde bulundu.

*

Bu kez önerisi şuydu:

*

“Yeni bir şey keşfettim. Kahve Dünyası’nın fındıklı kahvesi. Muazzam. Kime önersem meftunu oluyor. Etrafımdaki herkes fındıklı kahve tiryakisi oldu.”

*

Bayramın birinci günü paket servisten hemen sipariş verdim fındıklı kahveyi.

*

İçerken şu üç aşamadan geçtim:

*

BİR: İlk yudumda fındık rayihasının hoşuma gitmesi nedeniyle aşırı benimseme... İKİ: İkinci yudumda fındığın ağır baskısından hızla uzaklaşma... ÜÇ: Üçüncü yudumda “Ben bunun tiryakisi olamayacağım galiba arkadaş” diye pes etme.

*

Bu kez olmadı Ertuğrul Bey. Sorry.

E HANİ BİDEN GELECEK DERTLER DE BİTECEKTİ

TRUMP’ın umurunda bile değildi insan hakları...

O çıkarlarına bakıyordu.

Ne de olsa kapitalistin tekiydi.

*

Ama ya Biden?

*

Biden gelecekti ve ABD’nin dış politikasını demokrasi ve insan hakları rayına oturtacaktı. Nerede bir insan hakları ve demokrasi ihlali varsa... Biden, hemen harekete geçecekti.

Hiç kimse istemiyor Kılıçdaroğlunun aday olmasını

Kısacası... Biden gelecek, dertler bitecekti.

*

Bu masal var ya bu masal...

Daha başlamadan bitiverdi!

*

Nasıl mı? Şöyle:

*

- İsrail, Filistin halkının üzerine bombalar yağdırdı. Biden sustu.

*

- İsrail, çoluk çocuk katletti. Biden sustu.

*

- İsrail, Filistinlileri zorla evlerinden çıkardı. Biden sustu.

*

- İsrail, medya binalarını bombaladı. Biden sustu.

*

Trump hiç değilse açıktan İsrail yanlısıydı ve insan hakları, demokrasi gibi bir iddiası yoktu. Bu açıdan Biden’ın durumu gerçekten çok acıklı.

X

Puslu havanın çakalı

Bugünlerde ortada bir parça puslu hava ve çokça da karambol var ya...

İftira atmaya, kara çalmaya süper müsait bir ortam söz konusu ya...

*

İşte bu pustan, bu karambolden ve bu ortamdan yararlanmak isteyen çakalın teki, YouTube denilen mecrada geçmiş kameranın karşısına, elindeki pisliği bana bulaştırmaya çabalıyor.

Elinde bir avuç pislik, üstüme sıçratmak için debeleniyor.

*

Şunun farkındayım:

*

Puslu havalar, tam çakalların havasıdır. Bu havalarda

Yazının Devamını Oku

Artık hiç kimsede ‘Atıyoruz bari usturuplu atalım’ kaygısı yok

İki koca gazete manşet atmış:

“Çankırı’da oğluna Recep Tayyip ismini veren adam, bu ismi değiştirmek istedi. Nüfus müdürlüğüne başvurdu. Nüfus müdürlüğündeki görevli, ‘Bunu yapamam, beni sürerler’ dedi.”

*

Nedir bu haberin kaynağı?

Şudur:

CHP’nin hazırladığı bir rapor.

*

Güya CHP heyeti, Çankırı’ya gitmiş. Orada bir adamla karşılaşmış. Adam da onlara böyle bir şey demiş. Onlar da rapora yazmışlar.

*

Yazının Devamını Oku

Manşet müdafaası

Konya’nın bozkırına milyonlarca dolarlık yatırımı yapmışlar mı?

Yapmışlar.

*

Kiri, pası, kimyasalı, dumanı, atığı olmayan bir enerjiye yönelmişler mi?

Yönelmişler.

*

Güneşin insanlığa sunduğu nimetten elektrik üretecekler mi?

Yazının Devamını Oku

Selamı sabahı sakın kesmeyin

Geçenlerde bir Kemal Kılıçdaroğlu videosu izliyordum.

Ülkenin içinde bulunduğu durumu kendi bakış açısıyla anlatıyor, hükümeti sert bir üslupla eleştiriyor ve en sonunda da şöyle diyordu:

*

“Bunlarla selamı sabahı kesin.”

Bunu duyunca “Eyvah” dedim.

Hem memleket için...

Hem de CHP için...

*

Yazının Devamını Oku

19 yıllık siyaset pratiğinin öğrettiği beş şey

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

BİR: Olmuyor olamıyor

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

Mevcut iktidarın gerilemesine yol açmıyor, aksine tutunmasına yol açıyor.

*

İKİ: Hızlandırmıyor

Organik olmayan çıkışlara yaslanmak ve bel bağlamak...

İktidarın gidişini hızlandırmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerler midir?

Sosyal medyada dolaşırken bir habere rastladım.

Haber aynen şöyleydi:

*

“YÖK Başkanı Yekta Saraç ‘Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerlerdir’ dedi”.

*

Okuduğumda önce “Allah! Allah! Nereden çıktı bu” dedim.


Yazının Devamını Oku

Hasan Saltık ah!

Hasan Saltık denilince...

Benim aklıma şunlar gelir:

*

- Neşet Baba’nın tüm külliyatını derleyip toplaması gelir.

*

- Gündemime soktuğu Hisarlı Ahmet gelir.

*

- Tanburi Cemil Bey’in saz semaileri gelir.

*

Yazının Devamını Oku

Ali Babacan’ın ömrü sanki Alman Yeşiller Partisi’nde geçmiş gibi

Ali Babacan, çevrecilik açısından hükümeti eleştirmiş.

Şöyle bir baktım açıklamalarına... Şu tür şeyler söylüyor:

*

“Bunların zihniyeti böyle... Bu zihniyetten ancak böyle şeyler çıkar... Temel sorun bu zihniyettir...”

Ben hayatımda böyle komik bir açıklama görmedim!

*

O Ali Babacan ki...

AK Parti’nin yıllar süren iktidarı boyunca hep bakandı.

Yazının Devamını Oku

Özgür Özel’den Bakan Varank’a sürpriz alo

CHP’li Özgür Özel, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ı telefonla aradı.

Şunları söyledi:

*

- Sayın Bakan!

- Siyasi rekabet bir yana Türkiye’nin aşı üretmesi bir yana.

- Yerli aşının üçüncü fazı için bakanlık olarak gönüllüler aradığınıza yönelik bir çağrı yapmışsınız. O çağrınızı ben de sosyal medya hesabımdan paylaştım.

- Ayrıca gönüllü arama afişlerinin CHP binalarına asılması için de girişimlerde bulunacağım.

- Hocaların uygun gördüğü bir aşamada yerli aşıda gönüllü olmaya da hazırım.

-

Yazının Devamını Oku

Atatürk’e dil uzatmadan olmuyor mu bu işler?

Önce bir şey soracağım:

 

Ayasofya’nın ibadete açılışını...

- Atatürk’e gönderme yapmadan...

- Atatürk’e hakaret etmeden...

- Atatürk’e dil uzatmadan...

İfade etmek mümkün değil mi?

*

Hiçbir şeyi dikkate almıyorsanız, bari...

Yazının Devamını Oku

Bir günün öne çıkanları, kahırları, öfkeleri, gururları, vurguları falan

Ayşe Begüm... Türkiye işte böyle bir gençle gurur duyar

“TÜRKİYE seninle gurur duyuyor” sloganı, çok hırpalanmış bir slogandır.

Hırpalanmasının temel nedeni şudur:

Hiç de gurur duymayacağımız kişiler için atılmıştır bu slogan.



Ama bugün bu sloganı büyük bir gönül rahatlığıyla atabiliyoruz.

Yazının Devamını Oku

Korkut Eken’e sorulmayan sorunun yaşamsal önemi

Gazeteci Saygı Öztürk, Korkut Eken’e soruyor:

“Gazeteci Kutlu Adalı’yı öldürmekle suçlandınız...”

*

Korkut Eken, cevap veriyor:

*

“Şöyle bir olay oldu: Hasan Paşa (dönemin Barış Kuvvetleri Komutanı Hasan Kundakçı) telefon etmiş. Kundakçı, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’a ‘Kıbrıs’ta çok büyük PKK faaliyetleri var. Teröristler burada cirit atıyor’ falan demiş. Ben de o dönemde Emniyet’te özel harekât polislerini yetiştirmekle görevliyim. Mehmet Bey de beni gönderdi. Her ihtimale karşı, Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker’le gittim.”

Gazeteci Saygı Öztürk, soruyor:

*

Yazının Devamını Oku

En büyük en acil ve en önemli sorunumuz

Optimar Araştırma’nın nisan ayı anketinden bir sonucu aktarıyorum:

Aşı olmayı düşünüyor musunuz?

YÜZDE 52: Evet olurum.

YÜZDE 39.2: Hayır olmam, aşının uzun vadeli etkilerini bilmiyorum.

YÜZDE 8.4: Hayır, aşıya karşıyım.

Bu zamana kadar Türkiye’nin en önemli sorunu, aşı teminiydi. Bundan sonra Türkiye’nin en önemli sorunu aşı konusunda olumsuz tavır sergileyen yüzde 48’dir. BİR DAHA KULİSLERE ASLA DALMAYACAĞIM

EĞER ortada bir büyük sessizlik varsa, kulisler anında hareketlenir.

Her türden kulisçi, hemen harekete geçer.

Yazının Devamını Oku