Her oyuna yeni iskambil destesi kahvehaneleri üç günde iflasa sürükler

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’yi yönetenlerin salgınla mücadele edemediklerini söyledi.

 

Bu başarısızlığı da bir örnekle açıkladı.

Söylediği kelimesi kelimesine aynen şuydu:

*

Her oyuna yeni iskambil destesi kahvehaneleri üç günde iflasa sürükler

“Kahveler açık... Güzel! Ama kâğıt oynamak yasak! Vatandaş kahveye niye gitsin o zaman? Oysa önlem alabilirsiniz. Dersiniz ki: Her oyunda sıfır, yeni kâğıt açacaksınız. Bitti. Bu kadar basit. Ama bu düşünülmüyor. Akıllarına bile gelmiyor.”

*

Güzel bir öneri...

Fakat önü, arkası iyi düşünülmemiş.

Şöyle ki:

*

- Her oyunda gıcır kâğıt açma zorunluluğuna Las Vegas’taki kumarhaneler bile dayanamaz. Gıcır kâğıda bizim kahveci Hüseyin’in ekonomik açıdan dayanma ihtimali sıfırdır.

Her oyuna yeni iskambil destesi kahvehaneleri üç günde iflasa sürükler

*

- Kemal Bey, James Bond’un Casino Royal filmini izledi mi acaba? O filmde bile her oyunda adamlar gıcır kâğıt açmıyorlardı. Niye açmıyorlardı? Tabii ki filmin bütçesini kabartmamak için.

*

- Ayrıca... Yolu kahvelerden geçen her Türkiye vatandaşı bilir ki... Kâğıt dediğin eski galibiyetlerin ve mağlubiyetlerin izlerini taşıyacak. Gıcır kâğıtla pis yedili oynayamaz bizim millet.

*

İlahi Kemal Bey!

İlk kez etkili bir muhalefet yaptınız.

Ama onda da müsrifliğe kaçtınız.


KEMAL BEY NEYİ YANLIŞ YAPTI?

BAZILARI diyorlar ki:

“Kılıçdaroğlu doğru yaptı. Kahveci esnafı mağdur. Oyun olmadığı için kahvelere gelen yok. Kahveci esnafının derdini dile getirdi.”

*

İyi de kardeşim...

Bu iş böyle mi yapılır?

*

- Salgınla mücadele eleştirisinin en önemli noktasıymış gibi mi dile getirilir bu konu? Salgınla mücadele stratejisini eleştirirken bu konu mu gündeme getirilir?

- Türk Tabipleri Birliği ziyaretinde mi gündeme getirilir bu mevzu? Doktorların arasında dile getirilecek mevzu mudur bu?

- Al yanına kahveci esnafını, “Her oyuna yeni iskambil destesi açılsın” önerisini onlar yapsın. Bu kadarını da biz mi söyleyelim yani?

*

Allah’ım sen bana sabır ver.


CEM YILMAZ’IN ÇAPTAN DÜŞÜŞÜNÜ İLAN EDİYORUM

CEM Yılmaz’ın bitişinin çok meraklısı vardır.

İkide bir “Cem Yılmaz bitti/Cem Yılmaz bitmiş/Eskiden komikti/Artık değil” falan diye laflar çıkarılır.

*

Önce şunu söyleyeyim:

*

Cem Yılmaz bitmez.

Bu zamana kadar sergilediği müthiş performansın ekmeğini yemeye daha uzun yıllar devam eder.

*

Ama şöyle bir şey olabilir:

Çaptan düşebilir.

*

Nitekim düşmeye de başladı.

Her oyuna yeni iskambil destesi kahvehaneleri üç günde iflasa sürükler

*

Gelin, bir bakalım...

Çıktığı son programda yaptığı son şakalara, son komikliklere...

*

“Almanya bizi kıskanıyor” esprisi yapıyor Cem Yılmaz. Hem de ciddi ciddi... Güldüreceğinden de hayli emin biçimde.

*

Türkiye’nin en bayat esprisi sıralaması yapsak...

“Almanya bizi kıskanıyor” esprisi, birinci olur.

Azıcık matrak arkadaşlar arasında bu espri yapılsa...

Bu espriyi yapanla “Hayrola kardeş? İnternetini yeni bağlattın galiba” falan diye kafa bulunur.

*

Aşıyı Acun ya da Nusret bulacak. Nusret bulursa altınla kaplayacak” diye de espri yaptı Cem Yılmaz. Üstelik bu espriyi önceden hazırlamış.

*

Bu ne abi?

Espri mi şimdi bu?

Biz yapsak bu espriyi, buz gibi bir hava eser ortamlarda.

Acıklı bir güldürme çabası içinde olduğumuza dair laflar ederler.

Aşağılanırız da aşağılanırız.

*

“Bana soytarı diyenler TikTok videolarına açıp baksınlar” diye bir esprisi de oldu Cem Yılmaz’ın.

*

Aman ne komik!

Aman ne hınzır, ne zeki, ne yaratıcı bir espri!

Yahu TikTok’la dalga geçmeyenin küresel çapta dövüldüğü bir ortamda Cem Yılmaz markasına, bir program sırasında bile olsa TikTok’la dalga geçmek yakışıyor mu yani?

*

Tekrar ediyorum:

Cem Yılmaz bitmez. Bitmeyecektir.

Eski muhteşem performansının hatırına daha uzun yıllar idare edecektir.

Fakat bu durum, çaptan düşmüş olduğu gerçeğini tabii ki değiştirmez.


FATMA ŞAHİN 20 BİN TABLETLE KAMPANYADA

HER kim ki tablet kampanyasına omuz verir, başımızın tacıdır.

*

Her oyuna yeni iskambil destesi kahvehaneleri üç günde iflasa sürükler

Hepsini yazıyorum, bıkmadan üşenmeden yazmaya devam edeceğim.

Son haber, Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin’den geldi.

20 bin tabletle katılıyor belediye olarak Fatma Şahin bu kampanyaya.

Var olsun, sağ olsun.


ARADA SIRADA

- Arada sırada... Özay Gönlüm’den “Nikâhımızı kıysın/Ünlen gelin Hoca Memiş’e” türküsüne kulak verin.

Her oyuna yeni iskambil destesi kahvehaneleri üç günde iflasa sürükler

- Arada sırada... Cahillerle tartışmamayı deneyerek kafanızın biraz olsun rahat etmesini sağlayın.

- Arada sırada... Cümlelerinizin arasına “Cemal Süreya’nın da dediği gibi...” cümleciğini yerleştirin.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Bekir Coşkun’un ardından

Yazdığını okutturmak...

Yazıyla haşir neşir olan herkesin en büyük rüyasıdır.

*

Yazdığını okutturmanın ordinaryüsüydü Bekir Coşkun.

*

Yazıyla var olmak...

Var oluşların en zorlusu, en yıpratıcısı, en soylusudur.

*

Yazıyla var olmanın profesörüydü

Yazının Devamını Oku

Vali Bey’in alması gereken kurslar

Denizli Valisi, Denizli sokaklarında gerçekleştirdiği korona teftişinde şu iki olaya imza attı:

BİR: Döner ustası kendisini pek takmayınca dönerciyi kapattırdı. İKİ: Bu olayın ardından yaptığı yazılı açıklamada ifade ve imla açısından Türkçeyi resmen katletti.

*

Denizli Valisi’ne acilen şu kurslara gitmesini hararetle tavsiye ediyorum:



*

Yazının Devamını Oku

Garo Paylan’a vicdani noktadan bir sesleniş

Sayın Garo Paylan...

Ermenistan, bebekleri katlederken...

HDP milletvekili olarak şöyle dediniz:

*

“Karabağ’da süren savaşta her iki taraf da sivil yerleşim yerlerine saldırılar düzenliyor. Azeri ve Ermeni güçleri, derhal sivil yerleşim yerlerine saldırıları durdurmalıdır”.

*

Sayın Garo Paylan...

Ermenistan’ın, savaş hattının çok uzağındaki Gence kentinde bebekleri katlettiği gecenin sabahında vicdanlı bir siyasetçinin yapacağı açıklama böyle mi olmalıydı?

“İki taraf da yapıyor”

Yazının Devamını Oku

Anayasa Mahkemesi palyaçoluk yeri değildir

Gençler pek bilmez:

 

Eskiden darbeler şu iki parolayla “Geliyorum” derdi:

*

- BİR: Genelkurmay’ın ışıkları yanıyor.

*

- İKİ: Genç subaylar rahatsız.

*

Bu

Yazının Devamını Oku

Hiç utanmadan üstleniyorlar

Yangınlar çıktı.

- Börtü böcek, kurt kuş yandı.

- Ağaçlar kavruldu, yeşiller gri oldu.

- Doğayı simsiyah bir duman kapladı.

- Evler, ocaklar söndü.

*

“Ateşin Çocukları” adlı PKK’nın alçaklar sürüsü...

Yazının Devamını Oku

Bozulur bu ateşkes

Dikkatinizi çekti mi?

Şu ana kadar...

Şu koca yeryüzünde...

Bir tek kişi bile...

“Ermenistan haklıdır” demedi, diyemedi.

Putin’i, Macron’u, Trump’ı...

Hatta ve hatta Paşinyan’ı bile...

Böyle bir şey demedi, diyemedi.

Yazının Devamını Oku

Uyan da bak ey Denktaş başımıza gelen şu işe!

Rauf Denktaş, bizim açımızdan şu iki şeyi temsil ediyordu:

- BİR: Statükoculuğu...

- İKİ: Çözümü çözümsüzlükte aramayı...



*

Şimdi Rauf Denktaş’ın koltuğunda

Yazının Devamını Oku

Azerbaycan’dan üç kadın portresi

Tarafsız Bölge’de üç Azerbaycan kadınını tanıdım.

Biri sanatçı... Biri bürokrat... Biri siyasetçi...

Üçüne de hayran kaldım.

*

Üçü de bilinçli... Üçü de yürekli... Üçü de kararlı... Üçü de dikkatli... Üçü de ölçülü... Üçü de konuya fazlasıyla hâkim... Üçü de dünyaya açık... Üçü de müthiş hatip... Üçü de çok iyi yetişmiş...

*

Tek tek tanıtmak isterim bu üç Azerbaycan kadınını:

Yazının Devamını Oku

GATA’nın meczubuna dair

Adı Ali Edizer...

GATA’da başhekim yardımcısı... Yaptığı paylaşımlar nedeniyle görevden alındı... Adam herkesin dilinde... Ben de şöyle bir baktım paylaşımlarına... Çok ilginç bir portre var karşımızda... Şöyle bir portre:

*

Adam, tam bir magazin düşkünü.

Ajda Pekkan’ın aşklarından falan söz ediyor.

*

Adam, tam kadın öfkesine maruz kalabilecek bir tip.

Eşini aldatan erkeklere, ikinci/üçüncü eş almayı öneriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Bir Paşinyan ağlıyor gözleri yaşlı

“Paşinyan” sözcüğünü duyunca nedense aklıma ilk gelen şey kafiye uydurmak.

- Mesela “Paşinyan / Perişan” gibi...

- Mesela “Paşinyan / Pişman” gibi...

Küçümsüyorum bu uğraşı ama yine de kendimi alamıyorum kafiye uydurmaktan.



*

Yazının Devamını Oku

Hasta sayısı vaka sayısı meselesine dair

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamalarını dikkatle dinledim.

Bakan Fahrettin Koca...

Semptom göstermeyenlerin hasta sayılmayacağını, bu nedenle 28 Temmuz’dan beri günlük veri tablosunda yer almadıklarını söylüyor.

*

Semptom göstermeyenleri “hasta” saymamak mümkün.

Çünkü semptom göstermeyenler hem sağlık sistemimize yük olmuyorlar, hem de gerçekten “hasta” özelliği taşımıyorlar.

Buraya kadar sorun yok.

*

Sorun şurada:

Yazının Devamını Oku

İslam cumhuriyeti değil kolpacılık cumhuriyeti

Ermenistan...

- Haksız.

- İşgalci.

- Saldırgan.

*

Azerbaycan ise...

- Haklı.

- İşgale uğramış.

- Saldırıya cevap veriyor.

Yazının Devamını Oku