HDP benim hakkımda suç duyurusunda bulunmuş

Geçen çarşamba akşamı Tarafsız Bölge’de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu konuğum olmuştu.

Programda konu “İstanbul ve Ankara belediyelerinin düzenledikleri yardım kampanyalarının durdurulması” meselesine gelince...

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şöyle bir şey söyledi:

HDP benim hakkımda suç duyurusunda bulunmuş

*

“İstanbul ve Ankara belediyelerinin yaptığı kanuna uygun değil. Buna izin veremeyiz. Buna izin verdiğimiz takdirde HDP’li belediyeler de teröristler için yardım kampanyası düzenleyebilir. Böyle bir yolu açamayız.”

*

Ben de bunun üzerine Süleyman Soylu’ya şunu sordum:

*

“Sayın Bakan... İstanbul ve Ankara belediyelerinin korona için düzenledikleri yardım kampanyasıyla HDP’li belediyelerin teröristler için yapabileceği bir kampanya aynı kefeye konulabilir mi?”

*

HDP, benim işte bu sorum üzerine suç duyurusunda bulunuyor.

Neymiş?

Ben böyle diyerek...

HDP’li belediyelerin teröristler için yardım kampanyası düzenlediğini” iddia etmiş oluyormuşum.

*

Bağlamından kopararak... Konuyu baştan sona çarpıtarak... Söylemediğimi söylediğim yalanını uydurarak...

Baştan sona büyük bir haksızlık yapıyorlar bana.

*

Vay be! Sürekli kendilerine haksızlık yapıldığından şikâyet eden bir partinin yöneticileri, başkalarına nasıl da kolayca haksızlık yapabiliyorlar!

*

Haksızlık yapsınlar. Dert değil. Fakat yaptıkları bu haksız kampanyanın ve suç duyurusunun şöyle bir etkisi oluyor:

Sosyal medyadan bazı tipler, yoğun biçimde beni ölümle tehdit ediyorlar.

*

“Yahu şu karantina koşullarında gelip de seni vuracaklar değil ya” falan diyebilirsiniz. Haklısınız. Ben de böyle düşünüyorum. Ama insanız işte... Yine de “Ya bu herifler karantina marantina dinlemezlerse” diye düşündüğümüz de olmuyor değil.

*

Neyse... Neyse... Amaaan neyse... Her şey olacağına varır...


BERAT ALBAYRAK'IN HAKKINI TESLİM ETMEMİZ GEREKİR

KÜRESEL
ekonomi ve finans piyasaları, virüs nedeniyle her gün biraz daha büyüyen belirsizliğe doğru ilerlerken...

Türkiye’de piyasalarda büyük bir panik ya da büyük bir kriz yaşanmıyorsa bunda ekonomi yönetiminin payı var.

HDP benim hakkımda suç duyurusunda bulunmuş

*

Dikkatle izliyorum ve şunu rahatlıkla söyleyebilirim:

*

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, bu virüs işini, ta en baştan çok ama çok ciddiye aldı. Virüsün tüm dünyayı evlere kapatacağı henüz belirginleşmemişken aksiyon planını adım adım devreye soktu.

*

Türkiye’de ilk korona vakasının ortaya çıkmasıyla birlikte Berat Albayrak, tam anlamıyla korona mesaisine başladı. Evindeki vatandaştan çalışanlara, iş dünyasından kamu kuruluşlarına, bankalardan çiftçilere, esnaftan turizmcilere... Her kesim için birbiri ardına tedbirler aldı ve açıkladı.

*

Piyasalara bakıyorum:

Sakin. Panik havası yok. Sükûnetli bir bekleyiş var.

Bunda ekonomi yönetiminin itimat telkin eden tutumunun etkisi büyük...

*

Hatırlayalım:

2000’lerin başlarında en küçük bir siyasi krizde uçan faizler, bugün kanat bile çırpmıyor. Bırakın faiz arttırmayı, Merkez Bankası daha geçen gün faiz indirdi.

*

Bu dönemde en büyük sorun çalışanların işlerini kaybetmesi...

Berat Albayrak, bu konuda çok önemli bir adım attı.

Ve ilk günden itibaren hep şu mesajı verdi:

*

“Firmalarımız çalışanlarını işten çıkarmasın ya da ücretsiz izne çıkarmasın. Kısa Çalışma Ödeneği’ne başvursun. Böylece vatandaşlarımızın maaş almaya devam etmesini sağlayalım.”

*

Berat Albayrak’ın süreç yönetimine baktığımda ise gördüklerim şunlar:

*

İletişim kanalını sürekli açık tutmaya özen gösteriyor. Twitter’ı çok iyi kullanıyor. Sıkıntılı durumlara anında müdahale ediyor. Mesajlarını sosyal medya üzerinden veriyor. Süreçten etkilenen kesimleri, yavaşlayan sektörleri, nakit akışında oluşabilecek sorunları günü gününe takip ediyor. Bu arada küresel ekonomilerde yaşananları da sıkı takip altında tutuyor.

*

Virüsün ekonomiyi olumsuz yönde etkileyeceğini hepimiz biliyoruz. Önemli olan süreçten en az olumsuz etkilenerek çıkmak. Albayrak yönetimi bu anlamda iyi başladı, iyi götürüyor ve umarım iyi neticelendirir.



UMRE DE UMRE

DÜN virüsün Türkiye’ye nasıl yayıldığını haritada anlattık. İstanbul ve İzmir yoğun olarak Avrupa’dan gelenlerden almış virüsü... Karadeniz İstanbul’dan... Anadolu ise umreden gelenlerden...

*

Haritaya bakınca... Sürekli ama sürekli “umreden gelenler de umreden gelenler” diye tutturanların iyi niyetlerinden şüphe etmeye başladım.


İNFAZDA ADALET

İNFAZ yasası var Meclis’in önünde...

Kimler yararlanacak, kimler yararlanmayacak? Çerçeveler çizilmeye başlandı.

*

Benim bu konudaki görüşüm şudur:

*

Şu felaket günlerinde birlik ve beraberlik için...

Darbe işine karışmış FETÖ’cüler ve şiddete bulaşmış teröristler hariç... Siyasi mahkûmlar da infaz yasasından yararlanabilmeli.


PAZAR GÜNÜ MUHTEŞEM BİR KORONA EKİ SİZİ BEKLİYOR

ASLI ÇAKIR yönetimindeki Hürriyet Pazar Eki grubu...

Çok kapsamlı... Çok basit... Çok sade... Çok anlaşılır... Bir “KORONA REHBERİ” hazırlıyor.


HDP benim hakkımda suç duyurusunda bulunmuş

Bu zamana kadar sorulan sorulmayan, akla gelen gelmeyen her türlü soru alanında en güven duyulan uzmanlara soruldu.

*

Bu süreçte çok işe yarayacak, saklanacak, dönüp dönüp bakılacak... Referans niteliğindeki bu rehberi muhakkak edinin...

Unutmayın:

Korkuyu ve paniği ancak doğru bilgiyle yeneriz, yenebiliriz!



KAPININ ÖNÜNDE HÜRRİYET

“hurriyet.com.tr”den kolayca sipariş verdim. Her sabah gazetem kapıma geliyor. Bu sabah kapıyı açtım. Sürpriz! Üzerinde “Hürriyet” yazan bir poşete girmiş gazetem. Düşünen, akıl eden ve bu hizmeti büyük bir gayretle yürüten tüm arkadaşlarıma candan teşekkürler.

HDP benim hakkımda suç duyurusunda bulunmuş

*

NOT: Birkaç gün içinde bu hizmetten sadece tek bir telefonla da yararlanmak mümkün olacak. 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Merkel’in yerine gelecek isim PKK’yı çok üzecek

Merkel’in yerine gelecek isim belli oldu: Armin Laschet.

 

Laschet’in en önemli iki özelliği var:

- BİR: Türkiye dostu...

- İKİ: PKK’ya terörist demeyenlere çok kızıyor...

*

Bir tartışma programında izledim Armin Laschet’i...

Yazının Devamını Oku

Bütün yönleriyle aşı sırası olayı

Hadi gelin hatırlayalım.

 

Çin aşısının küçümsendiği, acayip kuşkularla karşılandığı, “Çin aşısı mı? Aman kalsın!” dendiği, “Ben Alman aşısı olurum arkadaş” tavrının konduğu günlerde...

Bazı önemli şahıslara...

Şöyle bir soru soruluyordu:

*

“Efendim, siz Çin aşısı olur musunuz?”

*

Önemli şahıslar, bu soruya...

Yazının Devamını Oku

Sevim Gözay’la bir anı: Birand’ın aykırı imam hatip programına çıkmıştık

İmam-hatipler, bir zamanlar bu ülkenin en önemli tartışma konusuydu.

Önleri kesilir, tartışılırdı.

Sayıları artar, tartışılırdı.

Mağdur edilirler, tartışılırdı.

Mağduriyetleri giderilir, tartışılırdı.

Tartışılır babam tartışılırdı yani.

*

Bu nedenle de...

İmam-hatipler, bir zamanlar tartışma programlarının

Yazının Devamını Oku

Sözde

Kemal Kılıçdaroğlu, son günlerde çok sert.

İyi ama...

- İktidar yumuşak mı?

- Cumhurbaşkanı Erdoğan yumuşak mı?

- AK Parti sözcüleri yumuşak mı?

Hayır! Asla!

*

Normal şartlar altında baktığımızda söylemem gereken şudur:

*

Yazının Devamını Oku

WhatsApp’tan neden kolay kolay çıkamam

Dadanmacı bir kişilik olduğum için tiryakisi olduğum bir şeyi hemen terk edemediğimden...

- Sanki ben orayı terk edince... Herkes orada kalacak ve arkamdan konuşacakmış gibi düşündüğümden...

*

- Yeni yerlere ısınma sürecinin üzerimde yarattığı ağır tedirginlik ve yoğun stresten korkuyor olmamdan...

*

- İçinde bulunduğum grupların “Çıkalım mı, çıkmayalım mı” konusunda yaptıkları tartışmadan fena halde sıkıldığımdan...


Yazının Devamını Oku

Maklubeci tosun marulcu olmuş

Fetullah’ın manevi oğlu olarak bilinen, hatta soyadını “Gülen” olarak değiştiren basketbolcu Enes var ya...

İşte o Enes, bir vegan dergisine pozlar vermiş.

*

Maruldan kıyafetler giyerek fotoğraflar çektirmiş.

Ve şu mesajları vermiş:

- Et olumsuz etki yaratıyor.

- İnekler ve tavuklar vahşice öldürülüyor.

Yazının Devamını Oku

Milli Mücadele yedi düvel falan

Metin Hülagü adlı tarih profesörü, sosyal medyada şöyle bir paylaşım yapmış:

“Milli Mücadele’de biz 7 düvelle falan savaşmadık. Bu tür masalları çocukken dinlemiştik ama anladık, yalanmış. Tek savaştığımız devlet Yunanistan ve kısmen Fransa’dır.”

*

Tarih profesörü titrim yok ama aklım ve izanım var.

Akıl ve izan çerçevesinde...



Yazının Devamını Oku

Bizim çocuklar yapmadı

12 Eylül darbesinin haberi ABD’ye ulaştığında...

Bir ABD yetkilisi...

“Our boys have done it” demişti.

Yani...

“Bizim çocuklar başardı.”

ABD’deki son olayların başladığı andan itibaren öylece bekledim.

Bir yetkilimiz çıksa da...

“Kongreyi basanlar bizim çocuklar değil” diye bir demeç patlatsa diye...

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi protestoları kimin işine yarayacak?

Eğer bu protestolar...

Amacından saparsa...

Tadında bırakılmazsa...

Bir büyük kargaşaya dönüşürse...

İllegal örgütlerin katılımına açık hale gelirse...

Üniversitenin dışına taşarsa...

Barışçıl yönünü kaybederse...

Polisle çatışma noktasına varırsa...

Yazının Devamını Oku

Hasip, Emine Fatma, Sırrı Selahattin Ahmet

İYİ Parti’nin önemli isimlerinden Yavuz Ağıralioğlu, HDP’ye karşı bugüne kadar yapılmış en sert açıklamalardan birini yapmış.

 

Söyledikleri, HDP açısından gerçekten yenilir yutulur cinsten şeyler değil.

*

Tam olarak söylediği şu Ağıralioğlu’nun:



Yazının Devamını Oku

Savunma Bakanı Hulusi Akar’dan önemli mesajlar

Dünyada hiçbir ordu bunu başaramazdı

- 15 Temmuz badiresinden sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nin durumu nedir? Toparlanma oldu mu?

*

- HULUSİ AKAR: 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra ordudan uzaklaştırılanlar oldu. Generallerin yüzde 50’si, kurmay subayların yüzde 73’ü görevden uzaklaştırıldı. Bunun ardından bir ay sonra Fırat Kalkanı Harekâtı gerçekleşti. Sonra da 4 büyük başarılı operasyon. Dünyada başka hiçbir ordu bunun altından kalkamazdı.

*

SÖZDE DEVLET TEHDİDİNİ PARÇALAYIP ATTIK

- Harekâtların amacı, sizin “terör koridoru” diye nitelediğiniz yapıyı bozmaktı. Bunda başarılı olundu mu?

*

Yazının Devamını Oku

Vitrin mankeni, başörtüsü, CHP ve Sevgi Kılıç

CHP’de başörtülü bir Parti Meclisi üyesi var.

Adı: Sevgi Kılıç.

*

Sevgi Kılıç’ın CHP’nin Parti Meclisi’ne seçilmesini başından beri hep şöyle karşıladım:



“Ne güzel! Ne şahane! Ne hoş!”

Yazının Devamını Oku

Osman Hoca’nın iyi hayat tavsiyelerinden 10’unu seçtim

Dünkü Hürriyet’te uzun, upuzun bir liste yayınladı Osman Müftüoğlu... Listenin adı: “İYİ HAYAT TAVSİYELERİ”. Yüz maddelik bir liste... “Çok çok iyi bir hayat” olmasa da “Eh işte... İdare eder bir hayat” için listeden 10 madde seçtim kendime...

1. STRESE UYUM SAĞLA

Uyum sağla demek kolay... Nasıl yapacağız bu işi Osman Hocam? Huyunu suyunu bilmiyoruz ki bu meretin.



*

2. AZ KONUŞ ÇOK DİNLE

Yazının Devamını Oku

2021 duası

2021 yılı...

Maskelerin fora olduğu...

Mesafelerin aradan kalktığı...

Hepimizin aşılandığı...

“Ben de korona oldum” cümlesinin hiç işitilmediği...

Vaka sayısı, ölüm sayısı tartışmalarının yerle yeksan olduğu...

Kucaklaşma döneminin başladığı...

“Entübe” kelimesinin unutulduğu...

65 yaş üstünün rahat bırakıldığı...

Yazının Devamını Oku

‘Sen’ denilmez ‘siz’ denilecek

Bu “sen/siz” meselesine kafayı fena halde takmış bulunmaktayım.

Bunun iki türlüsü var:

*

BİRİNCİ TÜR

Postanede, emniyette, devlet dairesinde görevli olanlar, toplumsal statüsünün yüksek olduğunu düşündükleri tiplere...

“Siz” diye hitap ediyorlar.

Toplumsal statüsünü düşük gördüklerine ise kolaylıkla “sen” diyorlar.

Her önüne gelene “sen” dense...

Genel bir kabalık deyip geçeceğim.

Yazının Devamını Oku

Şu ‘sen’ diye hitap etme sorununu da bir aşsak

Antalya’da şöyle bir olay olmuştu:

 

Polis, “Kalacak yerim yok” diyen bir vatandaşımıza...

Sokağa çıkma kısıtlamasına uymadığı gerekçesiyle...

3 bin 150 lira ceza kesmişti.

*

Bu olay nedeniyle Türk Polis Teşkilatı’ndan bir özür açıklaması geldi.

Yazının Devamını Oku

Bakan Koca’ya sordum: Çin mi, Alman mı? Hangisi denk gelirse şanslıyım?

Şöyle bir durum var:

 

Hem Çin aşısı geliyor Türkiye’ye... Hem de bizim Uğur-Özlem hocaların Alman aşısı...

*

Bu aşılar, belli bir planlama dahilinde yapılacak vatandaşa...

Yani artık hangisi denk gelirse.

*

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı aradım.

Yazının Devamını Oku

Deizm, yılbaşı, içki, Diyanet falan

Haftada bir kez muhakkak muhafazakâr bir yazar, şöyle bir iddiada bulunuyor:

Deizm çığ gibi artıyor!

Hiçbir ölçülmüş veriye dayanmayan bu türden cümlelerle sürekli ortalığın telaşa verilmesi...

Deizm propagandası yapmaktan başka bir şey değildir.

*

Nihat Hatipoğlu’nu seversiniz, sevmezsiniz.


Yazının Devamını Oku

Türkçe Kuran konusunda aklı karışıklar için bir kılavuz

NEDEN ARAPÇA?

Müslümanlar, Kuran’ın “Allah kelamı” olduğuna inanıyorlar. Bu inanış nedeniyle de orijinale sadakat gösteriyorlar. Arapçaya yönelik bir saygı duruşu değildir bu! “Allah kelamı” kabul edilen metne yönelik saygı duruşudur. İbadetlerde, törenlerde Kuran’ın orijinal halinin okunması konusundaki duyarlılığın temel nedeni budur.

*

TÜRKÇE OLMAZ MI?

Türkçe Kuran olmaz mı? Tabii ki olur. Nitekim çok miktarda Kuran meali var. Sadece Türkçe değil. Çince Kuran da olur, İngilizce Kuran da olur, Almanca Kuran da olur, Japonca Kuran da olur. Fakat bütün bunlar, orijinalin yerini tutmaz. Çünkü orijinalin Allah kelamı olduğuna inanılır.

NASIL ANLAYACAĞIZ?

Ritüellerde, dualarda, ibadetlerde, törenlerde Kuran’ın orijinali okunur. Ama bilmek için, öğrenmek için, anlamak için... Tabii ki orijinal metnin çevirisi okunur. Türkçe meal işte bunun için vardır. Kuran’ın daha ayrıntılı yorumu olan Türkçe tefsirler bunun için vardır.

*

Yazının Devamını Oku

Rakı sofrasında genç bir kadına sarkıntılık eden Mevlevi dedesi kimdir?

17 Aralık’ta Şeb-i Arûs nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Türkçe Mevlevi ayini”, büyük tepki çekti.

Dünyaca ünlü neyzenimiz Kudsi Erguner, bu ayinle ilgili şu hükmü veriyor:

*

“Türkçe Kuran, naat ve ayinin okunduğu bu gösteri, dini, tasavvufi ve Mevlevi geleneklere tamamen aykırıdır.”

*

Peki kimdir İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin himayesinde düzenlenen ayinin arkasındaki isim?

*

“EMAV–Evrensel Mevlânâ Âşıkları Vakfı” adlı bir vakıf.

Vakfın kurucusu ve onursal başkanı, kendisini

Yazının Devamını Oku