GeriAhmet HAKAN Hayırcılardan cevap geldi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hayırcılardan cevap geldi

“HAYIR Partisi” diye parti kuran, YDH’de yer alan, dünyaca ünlü çocuk cerrahı Prof. Melih Bulut, benim “Hayırcıların 6 açmazı” yazıma cevap verdi.

Hayırcılardan cevap geldi


Ben “Liderleri yok” demiştim... Melih Bulut, “Bizde herkes lider” diyor.

Ben “Umutları yok” demiştim. Melih Bulut, “Topluma umudu biz veriyoruz” diyor.

Ben “Birliktelikleri yok” demiştim. Melih Bulut, “Gerekli değil, kişisel kampanyalar daha etkili” diyor.

Ben “Hayalleri yok” demiştim. Melih Bulut, “Herkese anlatıyoruz, isterseniz size de anlatırız” diyor.

Ben “Ağır propaganda makineleri yok” demiştim. Melih Bulut, “Propaganda içi boş fikirleri satmak için kullanılır, bizim buna ihtiyacımız yok” diyor.

Ben “Ezber bozacak takatleri yok” demiştim. Melih Bulut, “63 yaşındayım, kendimi hiç bu kadar enerjik hissetmemiştim” diyor.


NİYE HİÇ KİMSE 'YETMEZ AMA EVET' DEMİYOR
YIL 2010 idi...

Yine bir referandum var idi...

Bugün “Ülkem için evet diyorum” diye ortaya çıkan ne kadar AK Partili varsa hepsi o gün de “Ülkem için evet diyorum” diye haykırıyordu.

Sadece AK Partililer mi?

Tabii ki hayır!

Liberaller, bazı liberal sol gruplar, şimdi maalesef hapislerde çürümeye terk edilen Ahmet Altan’lar, Mehmet Altan’lar, Perihan Ablalar, Taraf gazetesi çevresi, Cihangir tayfası, Kemalizme hastalık derecesinde düşman olanlar, ülkede askeri vesayetin geriletilmesinden başka hiçbir dert olmadığını düşünenler...

Alayı birden toplanmış “Evet” diyordu.

Pardon!

“Yetmez ama evet” diyordu.

Hayırcılardan cevap geldi

“Evet” cephesinin motor gücü kimdi biliyor musunuz?

Fetullahçılar!

Fetullahçı ablalar kapı kapı dolaşıyor, Fetullah’ın yayın organları kendilerinden geçiyor, Fetullahçı abiler ev sohbetleri yapıyordu.

Fetullah ise en hızlılarıydı, “Mezardan ölülerimizi çıkarıp evet dedirtmemiz lazım” diyordu.

Rıdvan, Arda, Murat Boz falan “Ben de muhterem hocam gibi evet diyorum” demişler miydi?

İnanın hatırlamıyorum.

Neyse... Neyse... Mesele bu değil zaten.

Mesele mevzunun nasıl sonuçlandığı.

Nasıl sonuçlandı?

Nasıl sonuçlanacak? Tam bir felaketle!

HSYK’yı, Yargıtay’ı, kritik tüm mahkemeleri Fetullahçılar ele geçirdi.

Yargı vesayetini kaldırmak için yola çıkanlar, bir de baktılar ki... Koca yargı, Fetullah’ın vesayetine geçivermiş.

Fetullah’ın darbe yapmaya yeltenecek cüreti bulabilmesinde en büyük faktör olmuştu o referandumdan çıkan evet...

Bu hikâyenin sonu şöyle bitti:

Çok pişman oldular çok, “Yandım Allah” diye kaçtılar o referandumun sonuçlarından ve şimdi tövbe üstüne tövbe ediyorlar.

Bir de ders çıkardılar tabii...

“Yetmez ama evet” demeyi unuttular.

İşte bakın:

Bugün “evet” cephesinden hiç kimse bu sloganla çıkmıyor ortaya...

Neden peki?

Sanırım şu üç nedenle:

BİR: Hiç kimse o tatsız hatırayı yeniden canlandırmak istemiyor.

İKİ: Bu seferkinin yetip de artacağından fazlasıyla eminler.

ÜÇ: “Yetmez ama evet” kampanyası yapabileceklerin çoğu hapiste...


BU MEMLEKETTE KÖŞE YAZARLIĞI YAPILMAZ
AK Parti’ye bir şey diyoruz.

Hemen “Senin aklına ihtiyacımız yok” diyorlar.

CHP’ye bir şey tavsiye ediyoruz.

Hemen “Sen o aklını kendine sakla” diyorlar.

MHP’ye en küçük bir şey diyoruz.

Semih Yalçın, üç buçuk sayfayla dersimizi veriyor.

HDP’ye bir şey diyoruz.

Başlıyor yalan, iftira ve kara çalma kampanyası.

Size bir şey söyleyeyim mi?

Sırtını bir kesime yaslayıp her gün fotokopi gibi aynı yazıları yazmadıktan sonra...

Bu memleketin en zor, en riskli, en yorucu, en berbat mesleğidir köşe yazarlığı.


ALP ER TUNGA ÖLDÜ, ACUN ZİNCİRİ KOPARDI
RIDVAN Arda’ya, Arda Murat’a, Murat Acun’a... Davetiye çıkardı.

Ve bu muhteşem zincir, sıra Acun’a gelince koptu.

Hayırcılardan cevap geldi

Çünkü Acun, bir yanıt vermedi, veremedi.

Sanırım düşünüyor Acun...

“Ben de evet diyorum” desem... Hayır cephesi çullanacak üstüme, müşteri kaybedeceğim.

“Hayır diyorum” desem... Himayeye mazhar olan taraflarım fena halde hırpalanacak, Reis kızacak.

Hiçbir şey demesem... Bu sefer de “Hadi Acun, konuş” diye yüklenecek iki taraf birden...

Kısacası...

Allah bugünlerde hiç kimseyi Acun’un durumuna düşürmesin.


NAZARBAYEV'İN NE ETTİĞİNE BİR BAKIN HELE
NURSULTAN Nazarbayev.

Kazakistan’ın Başkanı...

18 yıldır ülkenin yönetimini elinde bulunduruyor.

Mutlak lider.

Bütün ipler elinde.

Nazarbayev şöyle demiş:

Yetkilerimin bir bölümünü parlamento ve hükümete devrediyorum.
Daha demokratik bir idari yapıya doğru ilerlememiz lazım.
Elbette işsiz kalmayacağım, parlamento ile hükümet arasında hakem olacağım.

Bir örnek olarak bile Kazakistan’dan söz edeceğimi rüyamda görsem inanamazdım.


ASENA / CANER
GENELDE bir ikileme düştüğümde hep kadınlardan yana olurum.

Ancak bu sefer...

Tartışmasız Caner’den yanayım.

X

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku

Kürt meselesini çözelim çözmesine de mesele nedir?

Eskiden bana birisi “Kürt meselesi yok. Ne meselesi?” dediğinde...

Hemen atılır ve başlardım saydırmaya:

“Kürtlerin varlığı bile inkâr ediliyor” derdim.

“Kürtçenin varlığına bile tahammül edilemiyor” derdim.

“Terörle mücadele adına bin türlü hukuksuzluk yapılıyor” derdim.

“Bunlar ortadayken, sen nasıl Kürt meselesi yok dersin?” derdim.

Yani derdim Allah derdim.

Gelelim bugüne...

Yazının Devamını Oku

‘Sezai Temelli’li, HDP’li, İmralılı falan bir fıkra

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu şöyle demiş:

“İmralı meşru bir organ değil. Meşru organ kimdir? HDP’yi meşru organ olarak görebiliriz. Eğer bu sorun çözülecekse meşru bir organla çözebiliriz.”

*

Tam “Şahane bir yaklaşım, güzel bir öneri” diyerek üzerine atlayacaktım ki...

“Küt” diye bir cevap geldi HDP’den.

*

HDP adına açıklama yapan isim Sezai Temelli.

Dediği şu:

*

Yazının Devamını Oku

Selçuk Bayraktar nasıl oluyor da kutuplaşma belasını yıkıp geçiyor

Geçenlerde Tarafsız Bölge’de konuğumuz oldu Selçuk Bayraktar. Çok izlendi, çok ilgi gördü, çok dikkat çekti program.

Alışılmışın dışına çıkan bir yönü de şu oldu: Türkiye’deki bütün dünyalara seslendi. Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçti. Peki ama Selçuk Bayraktar, neden birbiriyle taban tabana zıt kutupların ortak bileşkesi haline gelebiliyor? Hangi yönleriyle Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçebiliyor? Bu sorulara benim verebildiğim cevaplar şunlar:



*

Çünkü Selçuk Bayraktar...

Neredeyse iki yüz yıldır genlerimize işlemiş olan “Biz yapamayız” algısını darmadağın ediyor.

Yazının Devamını Oku

Ali Erbaş’tan mesaj var: Ben de günaydın derim

Telefonuma bir mesaj geldi.

Baktım:

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’tan gelen bir mesaj...

*

Mesajı noktasına, virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum:



Yazının Devamını Oku

Sabah-ı şerifleriniz hayırlı olsun Ali Erbaş Bey

“Günaydın” demeyecekmişiz.

Çünkü...

“Cahiliye dönemi”nde “Sabahınız hayat olsun” diye selamlama yapılırmış.

“Günaydın” da biraz buna benziyormuş.

*

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın iki yıl önce yazdığı kitapta geçiyormuş bu ifadeler.

*

Rahmetli babam, öfkelendiğinde ve ne diyeceğini bilemediği durumlarda hep şöyle derdi:

“Allahumme meassabirin!”

Yazının Devamını Oku

Resul Tosun’un çıkardığı yapay laiklik tartışması

1990’larda “Laiklik elden gidiyor” denilerek...

Yapay bir laiklik tartışması başlatıldı.

*

Amaç:

Refah Partisi’ni köşeye sıkıştırmaktı.

2021 yılının eylül ayındayız.

Ve yine “laiklik tartışması” yapıyoruz.

*

Yazının Devamını Oku

Önceki Ziya Selçuk... Sonraki Ziya Selçuk...

Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı görevini bıraktıktan sonra yeni bir imaj yapmış.

Önceki hali ile sonraki hali arasında bir mukayese çalışması yaptım:

*

- Öncesinde aşırı resmiyet var, sonrasında jantilik.

*

- Öncesinde omuzlarda okul yükü var, sonrasında yük atılmış.

*

- Öncesinde intizam var, sonrasında ihmal edilmiş şıklık.

*

Yazının Devamını Oku

“12 Eylül İslamcılığa yol verdi” diye bir balon

Dün 12 Eylül’ün yıldönümüydü ya...

Şöyle bir baktım ve gördüm ki...

O meşhur “Türkiye’de İslamcılığın yükselişi, 12 Eylül sayesinde gerçekleşti” balonu yine havalandırılıyor.

*

Gelin, bu balona iğne batırmayı deneyelim:

*

Evet, doğrudur.

12 Eylül, “biraz Müslümanlık” istemiştir.

*

Yazının Devamını Oku

Yılmaz Güney denince hangisi aklımıza gelecek?

Yılmaz Güney’in iki yönü var.

 

Bir yönünde...

Bir hâkimi öldürmüş, sevdiği kadının kafasının üstüne bardak koyup nişan almış, alkollü araç kullanarak bir çocuğun ölümüne neden olmuş... Kısacası şiddete meyyal maço bir adam var.

*

Bir yönünde ise...

Türk sinemasının yüz akı sayılabilecek filmler çekmiş, uluslararası alanda büyük başarılar elde etmiş, sinemanın yıldızı bir sanatçı var.

*

Bu

Yazının Devamını Oku

Bırakın artık şu tatsız ve kibirli müsamereleri

Edremit’in düşman işgalinden kurtuluş törenlerinde, “Kara çarşaftan kurtulup özgürlüğüne kavuşmuş kadın” müsameresi yapılmış.

Çok saçma! Çok komik!

Çok kibirli! Çok tatsız!



Çok anlamsız! Çok ilkel!

Çok gereksiz! Çok bayat!

Yazının Devamını Oku

İmamoğlu’nun açıklaması ne anlama geliyor

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı için şu açıklamayı yaptı:

“Ben şu anda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yım. Bu durumda bana düşen belediye başkanlığını en iyi şekilde yapmak. Şu an benim aklımdan geçen ve amacım, İstanbul’da görevini en iyi yapan bir belediye başkanı olmaktır. Dahası hedefim, İstanbul’da tarihin en başarılı belediye başkanı olmaktır, daha ötesi yok.”

Bu açıklamadan ben şu dört sonucu çıkardım:

*

BİR: Meral Akşener, İmamoğlu’nu övünce, “Akşener, İmamoğlu kartını masaya sürdü” yorumları yapılmıştı. İmamoğlu, bu kıskaçtan kendini kurtarmak istiyor.

*

İKİ: İmamoğlu, bu açıklamayla Kemal Kılıçdaroğlu’na “Ben senin önünde engel olmam, sen adaysan benim bir çıkışım olmaz” mesajı veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş’in takdir kazanmasının tek yolu: Para mara düşünmeden istifayı basmasıdır

Şenol Güneş’in son hezimetten sonra “İstifa ediyorum” dememesinin, diyememesinin nedeni şu:

Gönderilirse... Kendisine yüklü miktarda tazminat ödenecek.

*

İstifa ederse... Yüklü miktardaki tazminatını alamadan gitmiş olacak.

İşte tam da bu nedenle “Başarısızlık bana aittir” demesine rağmen...

Bırakıp gitmiyor, gidemiyor.

*

Şenol Güneş

Yazının Devamını Oku

En etkili muhalefet partisi: Pahalılık

İktidara yakın gazeteciler, günlerdir uyarıyorlar:

“Hayat pahalılığına bir çözüm bulunmalı. Marketler ateş pahası. Fiyatlar katlanarak artıyor. Vatandaşın tek derdi bu. Büyüme rakamları güzel ama kimse büyümeye bakmaz. Önümüzdeki seçimi kazanmak için bu soruna acil çözüm bulunmalı.”

*

Çok doğru, çok haklı, çok önemli uyarılar bunlar.



*

Yazının Devamını Oku

Taliban’ı işte bu cesur kadınlar yenecek

Hürriyet’ten Fevzi ile Selçuk, Kabil’de bir gösteriye denk geldi.

Fevzi notları geçti:

*

50’ye yakın kadın, Taliban karşıtı gösteri yapıyor. Silahlı Taliban milisleri, durumdan hoşnut değil. Göstericileri dağıtmaya çalışıyorlar. Fakat kadınlar, milim kıpırdamadan gösterilerine devam ediyor. Ta ki Taliban şiddeti ortaya çıkıncaya kadar.

*



Yazının Devamını Oku

Aşı karşıtlarının mitinginde açılması gereken pankart

11 Eylül’te Maltepe’de miting var.

Mitingi aşı karşıtları düzenliyor.

Abdurrahman Dilipak da konuşmacılar arasında.

*

Bu mitingde...

Devasa bir pankart açmak lazım.

Üzerine dev harflerle şunlar yazan bir pankart:

*

-

Yazının Devamını Oku

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki

Afgan mültecilerin Türkiye’ye gelme endişesi üzerine...

Bizim memlekette bazıları, “Taliban kafalı tipler geliyor, eyvah bunlar bizi Talibanlaştıracak” diye telaşlanıyorlar.

*

Ben hayatımda bu kadar özgüvensiz bir yaklaşım görmedim.

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki!

*

Afganistan’dan buraya gelenlerin tümü Taliban zihniyetli olsa bile bir şey olmaz.

*

Olsa olsa şöyle şeyler olur:

Yazının Devamını Oku

Faşist olduğu kadar müptezelmiş de

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, bir anısını paylaşmış.

Tesettürlü bir hanım, Tanju Özcan’a “Başkanım benim bebeğim olmuyor, yardımcı olur musunuz?” demiş. Tanju Özcan da tüp bebekle ilgili bu gayet masum yardım talebini, son derece münasebetsizce yorumlayıp “Hanımefendi, ben size nasıl yardımcı olabilirim?” diye cevaplamış.

Tanju Özcan’ın bu anısını, “Biraz da gülelim eğlenelim” diye anlatması ise işin en mide bulandırıcı tarafı.

*

“Ülkemde mülteci istemiyorum” tavrını, “Mülteciye su bile yok” noktasına kadar taşıyan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a şöyle seslenmek isterim:

*

“Faşist olduğunuz kadar müptezelmişsiniz de...”

İZMİR MARŞI’NI BİLE KUTUPLAŞMA KONUSU HALİNE GETİRMEK

Yazının Devamını Oku

Bir sonraki 30 Ağustos hutbesi için bir ikaz

Buradan Diyanet İşleri Başkanlığı’na sesleniyorum:

 

Bir sonraki 30 Ağustos’ta...

- Ya 30 Ağustos konulu hutbe okutmayın.

- Ya da okuttuğunuz hutbede Atatürk’e yer verin.

*

Çünkü Atatürksüz 30 Ağustos...

- Alparslansız Malazgirt gibidir.

- Osman Beysiz

Yazının Devamını Oku