GeriAhmet HAKAN Hayatın hepimize öğrettiği ilke: Suç şahsidir
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hayatın hepimize öğrettiği ilke: Suç şahsidir

Hangi olay olursa olsun... Hangi parti söz konusu edilirse edilsin... Hangi siyasi grup işin içine girerse girsin...

Ben her zaman ve her durumda...

“Suçun şahsiliği” prensibinden zerre kadar ödün vermedim.

*

Ensar olayında böyle davrandım.

Milyonlarca dayak yemeyi göze alarak...

*

CHP’de ortaya çıkan taciz ve tecavüz olaylarında...

Yine aynı prensibe göre hareket ettim.

*

Che dövmesi yaptırmış bir magandanın şiddeti karşısında...

İlk aklıma gelen suçun şahsiliği prensibi oldu.

*

Kokain olayında da...

Bu ilkeyi asla göz ardı etmedim.

*

Kişisel tarihimde kendimle gurur duyduğum ender konulardan biridir bu.

*

Ve sonra şunu fark ettim:

*

Gün geliyor...

Her grup, her akım, her parti...

“Suçun şahsiliği” prensibinin güvenli kollarına kendisini atmak zorunda kalıyor.

*

Ensar’da unuttukları bu prensibi, taciz tecavüzde akıllarına getiriyorlar. Kokainde unuttukları bu prensibi, Che dövmeli magandada akıllarına getiriyorlar.

*

Yani demem o ki...

Kitaplar, makaleler, konferanslar, yazılar öğretemedi suçun şahsiliği ilkesinin anlam ve önemini...

Ama hayat öğretti!

*

Belki de işte bu yüzden: Sevdalımızdır hayat!


DUYGU DURUMLARIM

- Madonna’nın “yaşlanmadım ben” mesajına abanması... Beni hüzünlendiriyor.

*

- Emina’nın Mustafa Sandal’a nafaka davası açması... Beni afallatıyor.

*

- “Yufkacıya kaçan eltiler” vakası... Beni acayip marjinalleştiriyor.

*

Hayatın hepimize öğrettiği ilke: Suç şahsidir

- Serenay Sarıkaya’nın bayağı kötü giyinmesi... Beni estetik açıdan perişan ediyor.


KAÇ! KAÇ! KAÇ!

- Alabildiğine dar pantolon...

*

- Daha da dar bir pantolon paçası...

*

- Üstten birkaç düğmesi açık dar gömlek.

*

- Vücudu sımsıkı saran ve etek boyu hayli kısa ceket.

*

- Ünlü bir siyasetçiyle çektirilmiş bir fotoğraf.

*

- Ve markası göze sokulmuş janjanlı bir otomobil.

*

Bütün bunlar, bir erkekte bir araya gelmişse...

Hiç durmayın.

Kaçın! Kaçın! Kaçın!


YİNE KAYMAKAM, YİNE NEZAKETSİZLİK

TRAKYA’DA kaymakamın teki, çıktığı denetimde vatandaşa...

“İndir bakayım o arka ayağını” dedi.

*

Bu olaydan yola çıkarak tüm kaymakamlarımıza not almaları gereken birkaç hatırlatmada bulunmak isterim:

Hayatın hepimize öğrettiği ilke: Suç şahsidir

*

- Saygı zorla yaptırılan bir şey değildir, kendiliğinden oluşan bir şeydir.

*

- Vatandaşın oturma biçimine karışmak, sizin haddiniz olamaz.

*

- “Arka ayağını indir” demek, bir olgunlaşmamışlık göstergesidir.


ANDIMIZ EYLEMLERİ

KASTAMONU’DA İYİ Partili bir grup, “ANDIMIZ” eylemi yapmış.

*

Koca koca adamlar, ilkokul önlükleri giymişler, boyunlarına silgi asmışlar ve “Andımız”ı okuyorlar.

*

Sadece şu kadarını söyleyeyim:

Hayatın hepimize öğrettiği ilke: Suç şahsidir

Andımız gibi ciddi bir konuyu, acayip gülünçleştiriyor bu tür eylemler.

*

İşin içine bir müsamere tadı katmadan da Andımız’a sahip çıkılabilir.


SİZİNLE BİR FOTOĞRAF ÇEKTİREBİLİR MİYİM?

SAYIN siyasilerimiz!

*

Biliyorum, günde en az kırk kere böyle bir teklifle karşılaşıyorsunuz.

*

Yine biliyorum.

Böyle bir teklif karşısında “hayır” deme şansınız yok.

*

Durum budur.

*

Ve üzgünüm.

Bu durum karşısında...

Fotoğraf çektirirken içinizden...

“Kim bilir bu adam kim. Yarın başımız belaya girmez inşallah” diye hafif bir ürperti geçirmekten başka yapacak bir şeyiniz yok.


SÜVEYŞ’İ TIKAYAN GEMİ VE BİR NECİP FAZIL ŞİİRİ

SÜVEYŞ’İ tıkayan gemi olayını izlerken aklıma hep Necip Fazıl’ın “Dua” şiirinin şu bölümü geliyor:

Hayatın hepimize öğrettiği ilke: Suç şahsidir

*

“Ağlayın, su yükselsin / Belki kurtulur gemi / Anne, seccaden gelsin / Bize dua et e mi”.

X

Mehmet Ceyhan tutuklansınmış

Niye tutuklansınmış?

Çünkü felaket tellallığı yapıyormuş.

*

Sanki ortada felaket yok, hayat güllük gülistanlıkmış da her şey Mehmet Ceyhan Hoca’nın uydurmasındanmış gibi bir yaklaşım.

*

Bu ancak ve ancak ansiklopedilerde “saçmalık” maddesine karşılık olabilir.

*

- Yoğun bakımlarda yaşam savaşı verilirken...

Yazının Devamını Oku

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

Ekrem İmamoğlu’nun Fatih Sultan Mehmet türbesinde elinin arkasında olmasından yola çıkılarak başlatılan incelemenin tüm detaylarına baktım.

Şöyle bir macera:

Vatandaşın biri, CİMER’e şikâyet ediyor.

Oradan rutin bir işlemle Cumhuriyet Savcılığı’na gidiyor.

Savcılık, İçişleri Bakanlığı’na gönderiyor.

Bakanlık, rutin incelemeye alıyor.

Müfettişler, İmamoğlu’nun savunmasını alıyor.

Falan...

Yazının Devamını Oku

İsraf var demek yoksulluk yok demek midir?

Dünkü Hürriyet’in manşeti şuydu:

“ÇÖP TOPLADIM, İSRAFI GÖRDÜM”

*

Nereden çıktı bu manşet?

*

Anlatayım:

*

Hürriyet Ekonomi Servisi’nden arkadaşımız Emre Eser, her hafta “İşin Peşinde” diye bir köşe hazırlıyor.

Emre

Yazının Devamını Oku

İşte Ayasofya’ya imam olacak imam

Bugün size bir imamımızın öyküsünü anlatacağım.

Balat’ta imamlık yapan Emin Kır Hocamızın öyküsünü...

*

Emin Kır Hoca’nın serüveni, tayini Eyüpsultan’ın Balat semtindeki Hazreti Kaab Camisi’ne çıkınca başlamış.

Yıl: 2006.



Yazının Devamını Oku

E hani öldürmeye gelen dirilecekti?

Sezai Karakoç’un ünlü sözü aynen şöyledir:

“İslam’ı öyle bir yaşa ki... Seni öldürmeye gelen sende dirilsin”.

*

Ayasofya’nın eski imamı, sosyal medyada İslam davasını öyle savunuyor ki...

Sosyal medyada onu madara etmek isteyenler, onun artık gitgide çirkinleşen polemikçi üslubu nedeniyle bırakın onda dirilmeyi...

Ona bakıp İslam’dan uzaklaşıyorlar.

*

“Seni öldürmeye gelen sende dirilsin” yaklaşımı nerede?

Yazının Devamını Oku

Bu nasıl kapanma ki...

Büyük kapanmanın ilk gününde İstanbul’un dört bir yanından gelen fotoğraflara bakıyorum:

Trafik yoğun. Otobüslere ek sefer konmuş.

Bunun nedenini anlamaya çalıştık arkadaşlarla.

Ve şöyle bir izah getirdik kendi kendimize:

*

Türkiye genelinde 16 milyon kişi, kapanmadan muaf.

Kim bu muaf tutulanlar?

Çeşitli sektörlerde çalışanlar... Sağlıkçılar... Güvenlikçiler... Adliye çalışanları... Kamu çalışanları... Özel sektör çalışanları...

Yazının Devamını Oku

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

Göç karşıtı şöyle dedi:

“Eyvah! Perişan olduk! Şimdi virüs kıyılara ve Anadolu’ya yayılacak.”

*

Göç yanlısı cevap verdi:

*

“Ne alakası var? Arabasına atlayıp dağa, bağa, yazlığa gittiler. Bu yolculukla virüs nasıl yayılsın?”

*

Göç karşıtı sinirlenerek atağa geçti:

*

Yazının Devamını Oku

Doğruları ve yanlışlarıyla alkol tartışması

Alkol ve korona ilişkisi açısından şu üç doğruyu söylemem gerekir:

BİR: Alkol, bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor. Doğrudur.

*

İKİ: Dünya Sağlık Örgütü, korona açısından alkolden uzak durulması gerektiğini söylüyor. Doğrudur.

*

ÜÇ: Dünyanın birçok ülkesinde karantina süreçlerinde alkol satışına aşırı sınırlandırmalar getiriliyor. Doğrudur.

*

Ama bütün bu doğrular, alkol satışlarının tüm yurtta 17 gün süreyle yasaklanmasını haklı çıkarmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Liyakatsiz dış politika işte buna yol açar

Biden, henüz ABD’ye başkan seçilmeden önce meşhur bir açıklama yapmıştı. “Dur, bir daha bakayım o konuşmaya” dedim.

Açtım, baktım.

*

Açıklamanın sonuna gelince...

Birden irkildim.

Şöyle diyordu Biden:

*

“Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerini nasıl tecrit edeceğimizle ilgilenmek bizim için önemli bir iş olacak. Özellikle Doğu Akdeniz’deki petrol faaliyetleri... Ve birçok farklı şey.”

*

Yazının Devamını Oku

Teşekkürler Biden Bey! İç cepheyi birleştirdin

Dün itibarıyla...

Manzara-i umumiye aşağı yukarı şöyle:

*

Fazıl Say ile AK Parti Bağcılar İlçe Teşkilatı...



Aynı duyguda birleşmiş durumda.

Yazının Devamını Oku

Terörle yüzleşmeyen HDP, bize ‘Soykırımla yüzleşin’ diyor

HDP’ye yıllardır söylenen bir söz var:

“PKK’nın terörist olduğunu söyleyin”.

*

- Hık derler.

- Mık derler.

- Öyle derler.

- Böyle derler.

Ama bir türlü sadede gelmezler, gelemezler.

*

Yazının Devamını Oku

90’ların fırtınası: Selahattin Duman

Selahattin Duman 90’ların köşe yazarıydı.

Yepyeni bir üslupla, müthiş bir espri duygusuyla öyle bir daldı ki Babıali’ye...

Çok kısa süre içinde müthiş tiryakilik yarattı.

*

- Kadın erkek ilişkilerine bodoslama girerdi...

- Hasan Cemal’le kafa buluşları efsaneydi...


Yazının Devamını Oku

Bir zamanlar ben de 23 Nisan çocuğuydum

Her 23 Nisan’da şiir okuma işi bana düşerdi.

“Atatürk Çocuğu” diye bir şiiri, avazım çıktığı kadar bağırarak okuduğumu hatırlıyorum.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Mustafa Kemal’in Kağnısı” şiirini de hakkını vererek okumuşluğum vardır.

*

Bu fotoğraf Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde çekildi.

Rahmetli babamın memuriyeti dolayısıyla Doğubayazıt’taydık.

*

Sene 1976 olmalı.

Yazının Devamını Oku

‘Menderes’in sonu’ demeden konuşmayı öğrenemediler

CHP’li Engin Altay, tam bir çelişkiler yumağıdır benim için.

Bazen acayip demokratik, acayip şaşırtıcı, acayip alkışlanacak açıklamalar yapar.

Mesela...

“Ey ABD! Senin bize verecek hukuk ve demokrasi dersine ihtiyacımız yok” diyerek ABD’ye rest çeker. Amerika’nın Türkiye’den Doğu Akdeniz, Ege, Kıbrıs, Suriye’de taviz istediğini söyleyip... “Asla taviz verilmemeli” der.

*

Bütün bunlara bakıp...

“Hah işte! Milli muhalefet budur” falan diye umutlanırım.

*

Yazının Devamını Oku

Bütün kadınlar KADES'i indirsin

Dün Hürriyet’in manşetinde Fevzi Kızılkoyun’un bir haberi vardı.

Haberde kadına şiddetle mücadelede elektronik kelepçe takılan kişilerin izlendiği merkez anlatılıyordu.

*

Haberin ayrıntılarını okuyunca...



Bu merkeze güvenim arttı. Umutlandım.

Yazının Devamını Oku