GeriAhmet HAKAN Hay Demirören Medya kadar...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hay Demirören Medya kadar...

Rakip gazetelere bakıyoruz.

“Demirören Medya’da şöyle oldu, böyle oldu...” diye aslı astarı olmayan haberler yapıyorlar.

*

Ciddi falan diye düşündüğümüz medya sitelerine bakıyoruz.

“Demirören Medya’da şöyle oldu, böyle oldu...” diye baştan sona fasarya haberler yapıyorlar.

*

İşleri güçleri Demirören Medya!

En son korona vakası çıktı.

Bunlar yine aynı havadalar.

*

Sanki korona bir tek Demirören Medya’nın sorunuymuş gibi... Sadece ve sadece bizim neleri yapıp neleri yapmadığımızı denetliyorlar. Sanki kendileri medya falan değil de medya zabıtası. Güya kurum içi yazışmalarımızı “ele geçirmişler”, oradan cımbızladıkları cümleleri haber diye yayınlıyorlar.

*

Sen ne yapıyorsun onu söylesene kardeşim! Sen nereden çalışıyorsun bir deyiversene hele! Senin işyerinde durum nedir ondan söz etsene! Yahu sen kendine baksana!

*

Bin kere söyledim, bir daha söylüyorum:

En baştan ama ta en baştan beri çalışanlarının sağlığı konusunda en çok titizlenen kurum Demirören Medya oldu.

*

Dikkat edin:

Medya kurumu demiyorum, kurum diyorum kurum.

*

Türkiye’deki hiçbir firma henüz evden çalışma sistemine geçmemişken biz geçtik. Elinizdeki şu gazeteyi günlerdir bütünüyle evlerimizde hazırlıyoruz. Demirören Medya’ya bağlı tüm gazetelerde durum bu...

*

Bina girişlerinde ve çıkışlarında ateş ölçmek kimsenin aklının ucundan bile geçmiyorken... Bizim binalarımızın tüm giriş ve çıkışlarında ödünsüz bir ateş ölçme uygulaması başlatıldı. Bu uygulama hâlâ sürüyor.

*

Teknik olarak evlerden yürütülemeyecek işler yapan arkadaşlarımızın sayısı en aza indirildi. İşyerlerimizde, ofislerimizde, stüdyolarımızda her türlü önlem alındı. Her köşemiz dezenfektanlarla dolduruldu.

*

En üst düzeyden en alt düzeye en küçük bir sorun yaşayan çalışanımız için başta Demirören Ailesi olmak üzere hepimiz harekete geçiyoruz. Yapılması gereken her şeyi eksiksiz yapıyoruz.

*

Sizin derdiniz ne kardeşim?

 Niye siz kendinize bakmıyorsunuz?

 Niye kendi işlerinize yoğunlaşamıyorsunuz?

 Niye gözlerinizi faltaşı gibi açıp Demirören Medya’yı dikizliyorsunuz?

*

Şu zorlu günlerde bir de bu tür haset kaynaklı fesatlıklarla uğraşmak zorunda kaldığımız için.

Kafamın tası biraz attı, n’olur kusura bakmayın.

MASKE DEZENFEKTAN FIRSATÇILARI TEŞHİR EDİLSİN

28
Şubat-25 Mart tarihleri arasında...

Maske, kolonya, dezenfektan ve gıda ürünlerinin fiyatlarıyla ilgili geniş çaplı bir denetim yapılmış.

Hay Demirören Medya kadar...

Fahiş fiyat uyguladığı saptanan birçok işletmeye para cezası verilmiş.

*

Verilen para cezalarına baktım.

Bu tür fırsatçıları yolundan döndürecek türden cezalar değil.

*

Buradan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’a sesleniyorum:

*

Sayın Bakan!

Para cezasından çok daha önemli bir ceza var:

Teşhir cezası!

*

Lütfen bu fırsatçı firmaları açıklayın.

Unutmayın:

Teşhir, bayağı bir caydırır!


YAA AYDEMİR AKBAŞ... ÇOK RAHAT KONUŞUYORDUN

VİRÜSÜN
henüz emekleme döneminde Aydemir Akbaş, Hürriyet’ten Cenker Tezer’e konuşmuş ve virüse şöyle meydan okumuştu:

*

“Ben virüsten ne korkacağım be! O benden korksun. Bana virüs falan işlemez”.

*

Dünkü Kelebek’e baktım.

Hay Demirören Medya kadar...

Aydemir Akbaş evine çekilmiş, pencereye bile yanaşmıyor.

*

Ve yine Hürriyet muhabiri Cenker Tezel’e konuşmuş.

Bu sefer şöyle demiş:

*

“Pişmanım. Hafife almışım. Bu çok büyük bir bela... Herkes evde kalsın”.

*

Bu tür durumlarda sıkça kullanan bir kalıp var, onu kullanmanın tam sırası:

*

Yaaa Aydemir Baba... Çok rahat konuşuyordun.


ÇOCUKLARA, YEĞENLERE TEST KİTİ NASİHATLERİ

- Evladım bu oyuncak değil... Çek elini bakayım o kitten...

*

- Devletle alay edilir gibi iş yapılmaz yeğen. Akıllı ol.

Hay Demirören Medya kadar...

*

- Test kitiyle ticaret yaparsan ahlakını yitirirsin oğul...

*

- Eliniz ayağınız doğru dursun... Bu nedir yahu!


FELAKET TELLALLARINDAN KÖŞE BUCAK KAÇIN

Yapıcı bir eleştiri yerine yıkıcı bir yaklaşım içinde olanlardan...

*

- Sürekli en karanlık senaryolarla halkın karşısına çıkanlardan...

*

- Bir öneri getirmek, bir işe yaramak yerine paniği arttıranlardan...

*

- Eleştirilecek bir yönle asla yetinmeyip toptan karalayanlardan...

*

- Ekonomiye ve ölü sayılarına yönelik sallamalar yapanlardan...

*

- Bilim Kurulu’nu itibarsızlaştırmak için kampanya düzenleyenlerden...

*

Kısacası felaket tellallarından köşe bucak kaçın.

Hem kişisel hem de toplumsal sağlık açısından yapın bunu.

X

Mehmet Ceyhan tutuklansınmış

Niye tutuklansınmış?

Çünkü felaket tellallığı yapıyormuş.

*

Sanki ortada felaket yok, hayat güllük gülistanlıkmış da her şey Mehmet Ceyhan Hoca’nın uydurmasındanmış gibi bir yaklaşım.

*

Bu ancak ve ancak ansiklopedilerde “saçmalık” maddesine karşılık olabilir.

*

- Yoğun bakımlarda yaşam savaşı verilirken...

Yazının Devamını Oku

Mevlüt Çavuşoğlu’na ‘Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız’ cümlesini sordum

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Berlin’de yaptığı uzun açıklamaların içinde şöyle bir cümle yer aldı:

“Turistin görebileceği herkesi mayıs sonuna kadar aşılayacağız.”

*

Bu cümle, çok tepki aldı.

Benim de kulağımı tırmaladı.

Bakan Çavuşoğlu’nu aradım.

Berlin’deymiş.

Alman Cumhurbaşkanı ile bir görüşme yapmış.

Yazının Devamını Oku

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

Ekrem İmamoğlu’nun Fatih Sultan Mehmet türbesinde elinin arkasında olmasından yola çıkılarak başlatılan incelemenin tüm detaylarına baktım.

Şöyle bir macera:

Vatandaşın biri, CİMER’e şikâyet ediyor.

Oradan rutin bir işlemle Cumhuriyet Savcılığı’na gidiyor.

Savcılık, İçişleri Bakanlığı’na gönderiyor.

Bakanlık, rutin incelemeye alıyor.

Müfettişler, İmamoğlu’nun savunmasını alıyor.

Falan...

Yazının Devamını Oku

İsraf var demek yoksulluk yok demek midir?

Dünkü Hürriyet’in manşeti şuydu:

“ÇÖP TOPLADIM, İSRAFI GÖRDÜM”

*

Nereden çıktı bu manşet?

*

Anlatayım:

*

Hürriyet Ekonomi Servisi’nden arkadaşımız Emre Eser, her hafta “İşin Peşinde” diye bir köşe hazırlıyor.

Emre

Yazının Devamını Oku

İşte Ayasofya’ya imam olacak imam

Bugün size bir imamımızın öyküsünü anlatacağım.

Balat’ta imamlık yapan Emin Kır Hocamızın öyküsünü...

*

Emin Kır Hoca’nın serüveni, tayini Eyüpsultan’ın Balat semtindeki Hazreti Kaab Camisi’ne çıkınca başlamış.

Yıl: 2006.



Yazının Devamını Oku

E hani öldürmeye gelen dirilecekti?

Sezai Karakoç’un ünlü sözü aynen şöyledir:

“İslam’ı öyle bir yaşa ki... Seni öldürmeye gelen sende dirilsin”.

*

Ayasofya’nın eski imamı, sosyal medyada İslam davasını öyle savunuyor ki...

Sosyal medyada onu madara etmek isteyenler, onun artık gitgide çirkinleşen polemikçi üslubu nedeniyle bırakın onda dirilmeyi...

Ona bakıp İslam’dan uzaklaşıyorlar.

*

“Seni öldürmeye gelen sende dirilsin” yaklaşımı nerede?

Yazının Devamını Oku

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

Göç karşıtı şöyle dedi:

“Eyvah! Perişan olduk! Şimdi virüs kıyılara ve Anadolu’ya yayılacak.”

*

Göç yanlısı cevap verdi:

*

“Ne alakası var? Arabasına atlayıp dağa, bağa, yazlığa gittiler. Bu yolculukla virüs nasıl yayılsın?”

*

Göç karşıtı sinirlenerek atağa geçti:

*

Yazının Devamını Oku

Doğruları ve yanlışlarıyla alkol tartışması

Alkol ve korona ilişkisi açısından şu üç doğruyu söylemem gerekir:

BİR: Alkol, bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor. Doğrudur.

*

İKİ: Dünya Sağlık Örgütü, korona açısından alkolden uzak durulması gerektiğini söylüyor. Doğrudur.

*

ÜÇ: Dünyanın birçok ülkesinde karantina süreçlerinde alkol satışına aşırı sınırlandırmalar getiriliyor. Doğrudur.

*

Ama bütün bu doğrular, alkol satışlarının tüm yurtta 17 gün süreyle yasaklanmasını haklı çıkarmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Liyakatsiz dış politika işte buna yol açar

Biden, henüz ABD’ye başkan seçilmeden önce meşhur bir açıklama yapmıştı. “Dur, bir daha bakayım o konuşmaya” dedim.

Açtım, baktım.

*

Açıklamanın sonuna gelince...

Birden irkildim.

Şöyle diyordu Biden:

*

“Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerini nasıl tecrit edeceğimizle ilgilenmek bizim için önemli bir iş olacak. Özellikle Doğu Akdeniz’deki petrol faaliyetleri... Ve birçok farklı şey.”

*

Yazının Devamını Oku

Teşekkürler Biden Bey! İç cepheyi birleştirdin

Dün itibarıyla...

Manzara-i umumiye aşağı yukarı şöyle:

*

Fazıl Say ile AK Parti Bağcılar İlçe Teşkilatı...



Aynı duyguda birleşmiş durumda.

Yazının Devamını Oku

90’ların fırtınası: Selahattin Duman

Selahattin Duman 90’ların köşe yazarıydı.

Yepyeni bir üslupla, müthiş bir espri duygusuyla öyle bir daldı ki Babıali’ye...

Çok kısa süre içinde müthiş tiryakilik yarattı.

*

- Kadın erkek ilişkilerine bodoslama girerdi...

- Hasan Cemal’le kafa buluşları efsaneydi...


Yazının Devamını Oku

Bir zamanlar ben de 23 Nisan çocuğuydum

Her 23 Nisan’da şiir okuma işi bana düşerdi.

“Atatürk Çocuğu” diye bir şiiri, avazım çıktığı kadar bağırarak okuduğumu hatırlıyorum.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Mustafa Kemal’in Kağnısı” şiirini de hakkını vererek okumuşluğum vardır.

*

Bu fotoğraf Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde çekildi.

Rahmetli babamın memuriyeti dolayısıyla Doğubayazıt’taydık.

*

Sene 1976 olmalı.

Yazının Devamını Oku

‘Menderes’in sonu’ demeden konuşmayı öğrenemediler

CHP’li Engin Altay, tam bir çelişkiler yumağıdır benim için.

Bazen acayip demokratik, acayip şaşırtıcı, acayip alkışlanacak açıklamalar yapar.

Mesela...

“Ey ABD! Senin bize verecek hukuk ve demokrasi dersine ihtiyacımız yok” diyerek ABD’ye rest çeker. Amerika’nın Türkiye’den Doğu Akdeniz, Ege, Kıbrıs, Suriye’de taviz istediğini söyleyip... “Asla taviz verilmemeli” der.

*

Bütün bunlara bakıp...

“Hah işte! Milli muhalefet budur” falan diye umutlanırım.

*

Yazının Devamını Oku

Bütün kadınlar KADES'i indirsin

Dün Hürriyet’in manşetinde Fevzi Kızılkoyun’un bir haberi vardı.

Haberde kadına şiddetle mücadelede elektronik kelepçe takılan kişilerin izlendiği merkez anlatılıyordu.

*

Haberin ayrıntılarını okuyunca...



Bu merkeze güvenim arttı. Umutlandım.

Yazının Devamını Oku

Cenap Şahabettin, Ali Edizer’i tanısaydı

Ali Edizer diye bir doktor var.

Daha önce yaptığı çeşitli densizlikler ve izansızlıklar yüzünden “olay adam” haline gelmiş, hatta GATA’daki görevine son verilmişti.

*

Fakat adam rahat durmuyor abi!

Densizliğe, izansızlığa, abuk sabukluğa devam ediyor.

*

Ne dediğini yazmaya bile tenezzül etmiyorum.

Yazının Devamını Oku

Ne yaptınız İlhan Bey

CHP, ne güzel bir şey tutturmuştu!

“128 milyar dolar nerede” diye...

*

128 milyar doların hortumlandığı algısı yaratılıyordu.

Ve bu algı, zihinlere kazınıyordu.

*

İşgüzar kamu görevlileri, asılan pankartları polis ve zabıta marifetiyle anında engelleyerek...

Yazının Devamını Oku

Danimarka çok medeni ülke şekerim

Hop şöyle cümleler yükselir sağımızdan, solumuzdan:

 

- Norveç çok medeni ülke şekerim... Başbakan’a ceza kesiliyor.

*

- Danimarka acayip modern bir ülke şekerim... Başbakanı cam siliyor.

*

- İsviçre çok uygar şekerim. Cumhurbaşkanı bisikletle işe gidiyor.

*

Hep özeniriz, hep gıpta ederiz bu ülkelere.

Yazının Devamını Oku