Hamza Yerlikaya’yı böyle savunacağına hiç savunmasa daha iyiydi

Hamza Yerlikaya, bir bankanın yönetim kuruluna atanınca...

Muhalefetten tepki üstüne tepki geldi.

*

Bunun üzerine Meclis’te kürsüye çıkan AK Parti Adana Milletvekili Tamer Dağlı, şöyle bir savunma yaptı:

*

“Hamza Yerlikaya’nın atanmasından rahatsızlık duyuyorsanız vatan sevginizden şüphe etmeniz lazım.”

Hamza Yerlikaya’yı böyle savunacağına hiç savunmasa daha iyiydi

*

Ne kadar kötü bir savunma!

*

Hamza Yerlikaya...

- Tabii ki göğsümüzü kabartmıştır.

- Tabii ki önemli bir şampiyonumuzdur.

- Tabii ki asrın güreşçisidir.

- Tabii ki olimpiyat aslanıdır.

- Tabii ki bayrağımızı dalgalandırmıştır.

*

Ama Hamza Yerlikaya’nın atandığı makam için uygun olup olmadığını sorgulamak, vatan hainliği değildir.

Böyle bir yaklaşım, kabul edilir bir yaklaşım olamaz.

*

Hamza Yerlikaya’yı bu şekilde savunan AK Partili Adana Milletvekili Tamer Dağlı, bilsin ki Hamza Yerlikaya’ya hiç de iyilik yapmış olmadı.



SAYGI ÖZTÜRK OLAYI

SAYGI Öztürk, Trabzon’da bir bürokratın hızlı yükselişiyle ilgili bir haber yaptı.

*

Ancak bu haberin içinde yer alan bir cümle sorunluydu.

Hamza Yerlikaya’yı böyle savunacağına hiç savunmasa daha iyiydi

*

Özel hayatı ilgilendiren çok lüzumsuz bir detaya yer veriyordu Saygı Öztürk haberinde.

Haberin temel meselesiyle ilgisi olmayan, kişileri töhmet altında bırakan, aileleri rencide eden türden bir detay.

*

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, işte bu detayı göz önünde bulundurarak Saygı Öztürk aleyhinde çok sert bir tweet attı.

“Namussuz gazetecilik” falan dedi.

*

İki adet keşke diyorum bu olayla ilgili olarak:

*

- KEŞKE BİR: Keşke Saygı Öztürk, haberinin içine öyle bir detayı yerleştirmeseydi.

*

- KEŞKE İKİ: Keşke İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bu denli öfkeli bir tweet atmasaydı.


FAYTON MAYTON

“ADALAR’daki fayton zulmü son bulsun” diye çırpındık durduk.

*

En sonunda faytonlar kaldırıldı.

Hamza Yerlikaya’yı böyle savunacağına hiç savunmasa daha iyiydi

Yerine de elektrikli araçlar getirildi.

*

Şimdi de “Biz bu elektrikli araçları istemiyoruz... Faytonlarımız çok nostaljikti... Biz faytonlarımızı istiyoruz...” falan diye ayağa kalkanlar olmuş.

*

Demirel’in meşhur “Bu millet yönetilemez, idare edilir” sözü vardır.

*

Demirel’e katılmıyorum.

Bu millet idare de edilemez.


BİNALİ YILDIRIM OLGUNLUĞU

GELEBİLECEK
her türlü makama gelmiş, yapılabilecek her türlü hizmeti yapmış bir isim Binali Yıldırım.

Bunun verdiği büyük bir özgüven ve rahatlık var üzerinde.

Hamza Yerlikaya’yı böyle savunacağına hiç savunmasa daha iyiydi

*

Hâlâ hizmet edemez mi? Tabii ki edebilir.

Benim söylemek istediğim şey şu:

Makam arzusuyla yanıp tutuşmuyor.

*

İşte bakın:

Adı en son Meclis Başkanlığı için geçti.

Mustafa Şentop ile Binali Yıldırım arasında bir tercih yapılacaktı.

Binali Yıldırım, çıktı dedi ki:

“Ben aday değilim.”

*

Bu olgunluğunu çok ama çok takdir ettim Binali Yıldırım’ın.


FENERBAHÇE NASIL KURTULUR?

90’lı yılların meşhur panel konusu şuydu:

“Türkiye nasıl kurtulur?”

*

2020’li yılların temel sorunsalı ise şu oldu:

“Fenerbahçe nasıl kurtulur?”


YAĞMUR YAĞARKEN

İÇİMDEN hep şöyle dedim:

*

İnşallah bu yağmur...

Şu virüs illetinin belini kırıyordur.


BENİ RAGIP VURDU

KADINLARA yönelik cinayetlerin ardı arkası kesilmiyor.

*

En sonunda kanıyla “Beni Ragıp vurdu” diye not yazan bir kadın da çıktı.

*

“Beni Ragıp vurdu”, kadın cinayetlerinin sloganı olur.


MADE IN TÜRKİYE

TAAAA Brezilya’da bir hastane odası...

Solunum cihazı var odada şıkır şıkır.

Cihazın üzerinde şu yazıyor:

Hamza Yerlikaya’yı böyle savunacağına hiç savunmasa daha iyiydi

“Made in Türkiye”.

*

İnsan bir mutlu oluyor, bir gurur dolu oluyor, bir seviniyor...

Anlatamam.


SİNATRA/TATLISES

GEÇEN akşam oturdum, Frank Sinatra belgeseli izledim.

*

Acayip bir hayat...

Süper yoksulluktan dünya starlığına...

Hamza Yerlikaya’yı böyle savunacağına hiç savunmasa daha iyiydi

Evlilikler, aşklar, Ava Gardner’lar, skandallar, yükselişler, düşüşler, tekrar yükselişler falan.

*

İzlerken sürekli Frank Sinatra’nın Türkiye’deki karşılığını aradım.

Bulamadım.

*

İbrahim Tatlıses diyecek oldum.

Olmadı.

İçime de sinmedi.

Ama demiş bulundum.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Mazlum Azerbaycan’ın yanındayım

Bir Azerbaycan duyarlılığım yoktu benim eskiden.

 

Bakü’ye son gittiğimde oluştu bu duyarlılık bende.

Dükkânlarında alışveriş yaptım, sokaklarında dolaştım, insanlarıyla konuştum, havasını kokladım.

*

Ve şunu fark ettim:


Yazının Devamını Oku

İki adam ve yapılması gereken iki şey

Birinci adam... Dar paçalı maganda

ÜSTÜ açık arabasını yol kenarına çekmiş. Arabanın önüne oturmuş. Mehter Marşı’nı açmış. Silahı ateşliyor. Silah ateşlenirken de arabada bayrak beliriyor.



*

Bu dar paça pantolonlu magandayla ilgili yapılabilecek iki şey var:

*

Yazının Devamını Oku

Kobani gözaltıları ve iki soru işareti

Kobani olayları dediğimiz olaylarda...

- 37 kişi öldü.

- 761 kişi yaralandı.

- 131 sokak olayı yaşandı.

- 197 okul yakıldı.

- 269 kamu binası tahrip edildi.

- 731 ev ve işyeri yağmalandı.

- 1230 araç kullanılamaz hale getirildi.

*

Yazının Devamını Oku

Hasımları gülüyor dostları çıldırıyor

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, bir süre öncesine kadar...

Hasımlarını çıldırtır, dostlarını ise güldürürdü.

*

Fakat bir süredir, hatta uzunca bir süredir tam tersini yapıyor.

Hasımlarını güldürüyor, dostlarını ise çıldırtıyor.

Sadece son birkaç günden üç örnek vereceğim:

*

ÖRNEK BİR:

Yazının Devamını Oku

Her oyuna yeni iskambil destesi kahvehaneleri üç günde iflasa sürükler

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’yi yönetenlerin salgınla mücadele edemediklerini söyledi.

 

Bu başarısızlığı da bir örnekle açıkladı.

Söylediği kelimesi kelimesine aynen şuydu:

*



Yazının Devamını Oku

Bu tartışmalardan artık bıkmadık mı?

Kemalizm tartışması

Eskiden bir anlamı vardı bu tartışmayı yapmanın.

Çünkü ülkeyi yönetenler, Kemalizm adı altında kafalarına göre dayatmalar yapıyorlardı.

Ama artık kalmadı böyle bir şey.

Buna rağmen ne diye Kemalizm tartışması çıkarılıyor ikide bir?

Görmüyor musunuz?

Milletin canı sıkılıyor bu köhnemiş, miadı dolmuş tartışmadan. Bu denli bayat bir tartışma, nasıl oluyor da bu kadar heyecanla yapılabiliyor?

Yoksa dert Kemalizm falan değil de dikkat çekmek mi?

*

Yazının Devamını Oku

Halil Sezai’ler, Emrah Serbes’ler falan...

Halil Sezai’ler, Emrah Serbes’ler, Ozan Güven’ler, Sermiyan Midyat’lar falan...

Hepsi aynı familyanın mensupları.

*

Nedir bu familyanın özellikleri?

Sayalım:

*

- Yaptıklarının yanlış olduğunu ifade ederken bile kuyruğu dik tutarlar.

*

- Yaptıkları düpedüz magandalıktır ama magandalıklarını bile şık bir pakete sarıp satarlar.

Yazının Devamını Oku

Sağlık Bakanı Koca’yla İzmir buluşması

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan, “Diyarbakır ve Van’dan sonra şimdi de İzmir’de bölge toplantısı yapıyoruz. İzmir’deki toplantımıza katılır mısınız” mesajını alınca...

Atladım arabaya...

Yeni otoyoldan İzmir’e gittim.

*

İzmir’de Bakan Koca’yla buluşmamızın ilk adresi İzmir Valiliği oldu.

Ben valiliğe gittiğimde Bakan Koca, basın toplantısı yapıyordu.

*

Biraz izledim kendisini.

Yazının Devamını Oku

CHP’deki tartışmayla ilgili kapı gibi beş saptama

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “Atatürk” demiyormuş, “Mustafa Kemal” diyormuş.

 

Bunun üzerinden bir cayırtı koptu CHP’de. Öyle böyle değil ama...  Büyük... Çok büyük bir cayırtı.

*

CHP’de kopan bu cayırtı üzerine tam beş adet saptamam var:



Yazının Devamını Oku

Can Dündar, çakma Napolyon’a asker yazıldı

Macron’u övmüş Can Dündar.

 

“Şu üniversiteyi bitirdi”, “Şu okulda okudu”, “Felsefe tahsili yaptı”, “Şurada staj yaptı” falan diye...

Ballandırmış da ballandırmış Macron’u.

*

O Macron ki...


Yazının Devamını Oku

Bu kadarını Napolyon bile başaramazdı

Macron, “Biz Türk halkına karşı değiliz Erdoğan’a karşıyız” demişti.

Niye böyle demişti?

Çünkü Erdoğan’ı kafasında “tavizsiz” olarak kodluyordu.



*

Ben de bunun muhalefete verilmiş enfes bir pas olduğunu yazmış, ardından da eklemiştim:

Yazının Devamını Oku

Macron’dan muhalefete gollük bir pas geldi

Macron şöyle demiş:

 

“Türkiye başka, Erdoğan başka... Biz Avrupalılar, Türk halkına değil Erdoğan’a karşı sert olmalıyız. Erdoğan hükümeti, kabul edilemez davranışlarda bulunuyor.”

*

Macron, Erdoğan’a niye karşı?



Yazının Devamını Oku

Didim’deki tecavüz iddiası yenilir yutulur iddia değil

Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay ile ilgili bir iddia yayınlandı dünkü Sabah gazetesinde.

Başkan Atabay’ın beş yıl önce bir kadına tecavüz ettiği öne sürülüyor.

*

İddia sahibi bir kadın...

“Başkan Atabay’dan iş istemeye gittim” diyor. “Atabay bana ‘Daha rahat bir ortamda konuşalım’ dedi” diyor. Kendisini bir çiftliğe götürdüklerini söylüyor. “İşin içinde belediye meclis üyeleri de var” diyor. “Bana alkol içirdiler, uyuşturucu verdiler” diyor.

*

Sonrası?

Korkunç!

Yazının Devamını Oku

Bir imam hatipli olarak Erol Mütercimler konusunda ne diyorum?

“İmam hatip mezunları sapık, sahtekâr, ahlaksız olarak karşımıza çıkıyor” diyen Erol Mütercimler konusunda...

Bir imam hatip mezunu olarak benim ne diyeceğimi soranlar oldu.

Konuyla ilgili olarak diyeceklerim şunlardır:

*

Erol Mütercimler ve onun gibiler, uzaktan bakıldığında...

Her türlü genellemeyi çok ayıp sayan aşırı medeni, aşırı kültürlü insanlarmış izlenimi verirler.

*

Fakat biraz yakınlarına sokulduğunuzda...

Yazının Devamını Oku

Şeyhin sahtesi olur mu?

Olur tabii.

Niye olmasın?

*

- Hakikate erişmeyi hedeflememiş...

- Kişisel ahlakını en yüce mertebeye çıkaramamış...

- Dünyevi hırslarından arınamamış...

- Tarikatını tam bir holdinge dönüştürmüş...

- Sevmemiş ve sevdirmemiş...

- Lüks ve konfora düşkünlükten sıyrılamamış...

Yazının Devamını Oku

Heybeliada’daki o bahtsız hastane

Türkiye’nin ilk pandemi hastanesi Heybeliada’daydı.

Şaşaalı günleri de oldu ama bahtı kara çıktı bu hastanenin.

Adı her geçtiğinde Peyami Safa’nın “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu” romanındaki etkileyici hüzün gelir aklıma.

Zaten hikâyesi de romandaki gencin acıklı hikâyesine çok benzer.



*

Yazının Devamını Oku

Din istismarcısı sapıklara karşı mücadele rehberi

Kafasına sarık sarıp “Ben şeyhim” diye ortaya çıkan tiplere, her şeyden ve herkesten önce devletimiz, “Hop” demeli.

- Etrafına topladığı müritlerle kendine özgü bir ekosistem oluşturanlar, devletin ilgili kurumları tarafından acilen denetim altına alınmalı.

*

- Dini hassasiyeti olanlar, bu tür adamların melunluk yapmaları halinde ilk önce ve en büyük tepkiyi göstermeli.

*

- Alçaklık yaparken yakalanan bu tür adamların müritleri, devlet tarafından derhal bir rehabilitasyon programına tabi tutulmalı.

*

- Diyanet İşleri Başkanlığı, işi kişisel şova dökmüş abuk sabuk açıklamalar yapan bu tür adamlarla mücadele etmeli.

*

Yazının Devamını Oku