GÜNÜN ADAMI... Hakikatin adamı...

29 Aralık 2017 tarihinde şöyle bir yazı yazmışım:

 

“Müslümanlar ne zaman hakiki Müslüman olur? Müslüman yılbaşı kutlamaz dedikleri kadar... Müslüman yalan söylemez / Müslüman iftira atmaz / Müslüman taciz etmez / Müslüman rüşvet almaz / Müslüman nefsine uymaz / Müslüman nefret ettirmez / Müslüman rant peşinde koşmaz / Müslüman haksızlık karşısında susmaz / Müslüman operasyon çekmez / Müslüman intikam peşinde koşmaz / Müslüman düşene vurmaz / Müslüman saptırmaz / Müslüman hakaret etmez / Müslüman haksızlık yapmaz / Müslüman tehdit etmez / Müslüman haram yemez... Derlerse... Olurlar!”

*

Ekrana çıkıp bu yazımı okumuş Ece Üner.

Ardından da...

GÜNÜN ADAMI... Hakikatin adamı...

“Ben hakikatin adamıyım, senin gibi günün adamı değilim” falan diye bana laf sokmuş.

*

İyi de ben 29 Aralık 2017’de yazdığım bu yazının her harfinin bugün de kapı gibi arkasındayım.

Aha bak! Yazıda söylediklerimin aynısını, bugün de avazım çıktığı kadar haykırdığımı ifade ediyorum. Hem de vurgulayarak. Hem de altını kalın kalın çizerek. Günse gün! Hakikatse hakikat!

*

Neyse... Neyse...

Ben en iyisi derdimi, itiraz ettiğim hususu, karşı çıktığım noktayı... Bir kez daha söyleyeyim:

*

Müslümanlık iddialarını en vurgulu şekilde ortaya koyan tipler arasında, Müslümanlığın gerektirdiği ahlaka uymayan çok ahlaksız var memleketimizde. Burada herkesle anlaşırım. Burada hiçbir sorun yok.

Sorun şurada:

Her fırsatçıyı, her sahtekârı, her ahlaksızı... Müslümanlığına sürekli vurgu yapan, namazında niyazında kimseler olarak görüp kodlamakta...

*

Söyledim, yine söylüyorum:

Nereden biliyoruz kardeşim o sahtekârların dinle diyanetle, namazla niyazla bir alakaları olduğunu?

Adamlar belki de dinle diyanetle, namazla niyazla hiçbir ilişki kurmuyorlar.

Tutup da bu tür adamlara...

“Namaz beş vakit farzdır, ahlak ise 24 saat farzdır ey vurguncu” falan diye ekrandan vaaz etmek de neyin nesidir?

*

Marketçi Hacı Hüseyin Amca’nın namazını eda ettikten sonra dükkânında ahlaksızca fırsatçılık yaptığına dair bir haber verirsin...

Ondan sonra da...

“Hacı Hüseyin Amca! Yakışıyor mu sana? Namazında niyazında adamsın ama tutmuş sahtekârlık yapıyorsun. Unutma ki namaz beş vakit farz, ahlak ise 24 saat farz” diye ekrandan parmak sallarsın.

İşte bu durumda sonuna kadar haklı olursun, kimse de sana bir şey demez.

*

Ama kim olduklarını bilmediğin, nasıl bir hayat yaşadıklarından habersiz olduğun, dinle diyanetle ilişkileri olup olmadığı konusunda bir veriye sahip olmadığın vurguncu sahtekâr tipleri...

“Namazında niyazında tipler” olarak kodlayıp ekrandan din ve ahlak vaazı vermeye kalkarsan...

Kusura bakma ama sana bir şeyler denir.

*

Yahu aslında bu kadar basitti söylediğim.

*

Ama Ece Üner’in kamera karşısındaki teatral çırpınışını görünce...

“Galiba o kadar da basit değilmiş” demeye başladım.


YÜZDE 99’U MÜSLÜMAN BALONUNU PATLATALIM

NE zaman bir sahtekârlık, ne zaman bir ahlaksızlık, ne zaman bir çakallık, ne zaman bir fırsatçılık görseler...

Hemen akıllarına şu geliyor:

“Yüzde 99’u Müslüman olan ülke...”

*

Ne zaman göz yaşartıcı bir iyilik, ne zaman ahlaki bir yükseliş, ne zaman vicdani bir duruş, ne zaman gönülleri fetheden bir güzellik görseler...

Akıllarının ucundan bile geçmiyor:

“Yüzde 99’u Müslüman olan ülke...”

*

Ayrıca...

“Yüzde 99” falan...

Geçiniz bunları bir kalem, geçiniz efendim. Yok, öyle bir şey!

*

Müslümanlık açısından memleketi ille de yüzdelere ayıracaksanız aha şöyle ayırın:

*

Yüzde bilmem kaçı Müslümanlığı kullanıyor, yüzde bilmem kaçı Müslümanlıktan habersiz, yüzde bilmem kaçı kalbinin temizliğinden dolayı sadece kendinin Müslüman olduğunu sanıyor, yüzde bilmem kaçı şekilde Müslüman, yüzde bilmem kaçı Müslümanlıkla herhangi bir irtibat kurmuyor, yüzde bilmem kaçı kültürel Müslüman, yüzde bilmem kaçı açıktan Müslüman değil...

Falan diye ayırın.

*

“Yüzde 99’u Müslüman bir ülke...” fena halde şişirilmiş bir balondur ve acilen patlatılmaya ihtiyacı vardır bu balonun.



ELİNİ YÜZÜNDEN ÇEK

INSTAGRAM’daki fotoğraflarıma şöyle bir baktım:

Bütün fotoğraflarımda elimi yüzüme götürüyorum.

GÜNÜN ADAMI... Hakikatin adamı...

*

Poz verirken...

Sürekli el yumruk yapılmış vaziyette çenede... Sürekli tek parmak halinde el kafada... Sürekli el, yüzle temasta.

*

Korona önerilerinin tümüne uymakta zorluk çekmezken... “Elini yüzünden çek” önerisi bana çok zorlu bir öneri gibi geliyor.


KORONA GÜNLERİNDE…

“Korona günlerinde aşk”, “Korona günlerinde sanat”, “Korona günlerinde ekonomi”, “Korona günlerinde müzik”, “Korona günlerinde polemik” türü başlıkları ilk 10 gün ben de destekledim. Ama artık bıraksak diyorum.



KEDİM SEKTER'İN ÖFKELİ KORONA AÇIKLAMALARI

- Hem benim gibi kedilerde hem de köpek kardeşlerimde risk yok. Ortalığı velveleye vermeyin. Boş yapıp durmayın.

*

- Bilim insanları açıklayıp duruyor: İnsanlara bulaşacak şekilde virüs taşımıyoruz biz! Tantanayı kesin.

GÜNÜN ADAMI... Hakikatin adamı...

*

- Oytun diye sempatik bir bilim insanı var. “Kedi köpek besleyenler koronaya bağışıklık kazanmış olabilir” dedi. Oytun’u dinleyin. Kafamı bozmayın.

*

- Aşılarımızı yaptırıyoruz. Temizliğimize azami dikkat ediyoruz. Hapşırırken kafamızı çeviriyoruz. Siz bizi bırakın da kendinize bakın.

*

- Yalan yanlış bilgilerle virüste ilk feda edilecekler listesinin en başına bizi koyanlar: Sizin sevginiz batsın! 

X

Dışlarsan PKK’ya çalışmış olursun

HDP’ye oy vermiş vatandaşlarımızı...

Kazanmaya çalışmak yerine...

- Ötelersen...

- Dışlarsan...

- İtersen...

- Mahkûm edersen...

- Yargılarsan...

- PKK’dan ayırmazsan...

- Yaftalarsan...

Yazının Devamını Oku

Yeter artık! Bitsin şu PKK denilen bela

PKK denilen örgüt, 40 yıldır gündemde.

Bu 40 yıl süresince...

Yapılmayan kalmadı.

*

- Üzerine gidildi... Aman verilmedi... Sınır ötesi operasyonlar yapıldı...

*

- Siyasi kolunun partileri kapatıldı...

*

- Askeri yöntemlere ağırlık verildi... Köyler boşaltıldı...

Yazının Devamını Oku

Özetleme kardeşim yazımı

T24 diye bir site var.

Güya ahlak abidesi... Güya tarafsız... Güya dürüst... Güya saptırma yapmıyor... Güya aşağılık işlerden uzak...

*

Peki ya gerçek? Tam tersi.

Tek farkları şu: Ahlaksızlığı birazcık daha sofistike biçimde yapıyorlar.

*

Dün uzun, upuzun bir yazı yazdım, Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin grup toplantısında yaptığı Gara harekâtı konulu konuşmayı analiz eden.

*

Dedim ki:

Yazının Devamını Oku

İki tarafın fanatikleri için değil... Sessiz çoğunluk için yazılmış bir yazı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, CHP ve İYİ Parti liderlerini ziyaret edip Gara konusunda bilgilendirdiler.

Çok hoşuma gitti bu ziyaret ve bu bilgilendirme.

Muhalefet dışlanmadı diye...

Demokratik bir tutum sergilendi diye...

Yıllardır yapılmayan yapıldı diye...

Kutuplaşma belası bir nebze olsun dinecek diye...

Memnun oldum.

Fakat ne oldu?

Yazının Devamını Oku

13 şehidin katili kim?

Kimdir 13 şehidin sorumlusu?

Katil kimdir?

*

Tabii ki tetiği çeken alçaktır.

Tabii ki tetiği çeken alçağa emri veren alçaktır.

Tabii ki “vur” emri verenin bağlı olduğu örgüttür.

Tabii ki örgütün uzantılarıdır.

Tabii ki örgütün iplerini elinde tutan güçlerdir.

*

Yazının Devamını Oku

PKK ile mesafe yok! Katliamla da yok!

Her PKK katliamında...

Gözler kısılıp HDP’ye bakılıyor.

*

- “Ne diyecekler acaba?” diye...

*

- “Katliama yönelik şöyle okkalı bir kınama yapacaklar mı?” diye...

*

- “Acaba yine bir gerekçe bulacaklar mı?” diye...

*

Yazının Devamını Oku

Bir alçaklık destanı: Rehine katletmek

PKK denilen örgüt, bu zamana kadar...

- Bebek katletmiştir.

- Öğretmen katletmiştir.

- Köylü katletmiştir.

- İzne giden askerleri katletmiştir.

- İşçi katletmiştir.

- Bombayla vatandaş katletmiştir.

*

İşte en son...

Yazının Devamını Oku

Laikliğe en çok dindarlar sahip çıkmalıdır

Laiklik denilince bazı kesimlerde oluşan alerjinin tek bir nedeni var:

Yakın zamanlara kadar bu memlekette...

Laikliğin, neredeyse din düşmanlığı gibi algılanıp uygulanması...

*

Laiklik, böyle algılanıp uygulandı diye doğru dürüst uygulanmasından vazgeçilemez.

*

Çünkü doğru dürüst uygulanırsa laiklik...

- Tek bir din anlayışının topluma dayatılmasının önüne geçer.

- Dini değişik biçimlerde anlama ve yorumlama özgürlüğüne fırsat verir.

Yazının Devamını Oku

Kumpasta Zekeriya’yla maklubede Ariana’yla

Enes Kanter, gerçekten çok uyanık bir tip.

Ne zaman kiminle ne yapacağını çok iyi biliyor.

Kumpas zamanı...

Zekeriya ile vakit geçirip poz veriyor.

*

Maklube zamanı ise...

Rockefeller’ın torunu Ariana’yla poz veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Muharrem İnce’den Faik Öztrak’a ‘saray ağzı’ yanıtı

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Muharrem İnce’yi “Saray ağzıyla konuşuyor” diye eleştirmişti.

 

Öztrak’ın bu eleştirisine, çok sert bir cevap verdi Muharrem İnce.

Dedikleri şunlar:



*

Yazının Devamını Oku

Bu adamın ilahiyat dekanı olması utanç vericidir

Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cevdet Kılıç, geçen gün şöyle bir tweet attı:

“Boğaziçili misiniz, Boğazdışılı mısınız onu bunu bilmem. Aklınızın ucundan bile geçirmeyin. Biz abdest alır dışarı çıkmayız. Bizim zaten abdestimiz var. Bilin istedik de... Şöyle söyleyeyim. Siz hani bir ayı geçti eylem yapıyorsunuz ya. Biz eylem falan yapmayız. Biz gece vakti işi bitirir ertesi gün işe gideriz bilin istedim.”

Bu nedir Allah aşkına?

*

Boğaziçi gerilimi bitmesin diye mi yapılıyor bu tür provokasyonlar?

*

Bir ilahiyat dekanına yakışıyor mu böyle bir tehdit dili?

*

Yazının Devamını Oku

İskilipli Atıf için şu ikisini birden söylemek mümkün

Bir İskilipli Atıf Hoca tartışması başladı.

Bir taraf İskilipli’yi göklere çıkarıyor.

Bir taraf ise yerin dibine batırıyor.

*

Oysa İskilipli Atıf hakkında...


Yazının Devamını Oku

Galiba ilk kez uzaya bir Türk astronot gönderilecek

Sosyal medyada çok iyi hazırlanmış, kısa ve vurucu bir klip gördüm:

 

Türkiye Uzay Ajansı’nın hazırladığı bu klip, Atatürk’ün ünlü “İstikbal Göklerdedir” sözüyle birlikte sunuluyordu.

*

Klip şundan ibaretti:



Yazının Devamını Oku

Ben Melih Bulu’nun yerinde olsaydım

Bazı geceler uykuya dalmadan önce... “Bir sahil kasabasına yerleşip balıkçılık mı yapsam acaba” diye içimden geçirirdim.

 

- Şöhretin Kıvanç Tatlıtuğ/Kenan İmirzalıoğlu aşamasını yakaladığımı falan düşünüp ara sıra gülümserdim.

*

- Rektörlük binasının tam önünde “Ey Boğaziçi! Ya sen beni alacaksın ya da ben seni” diye tek kişilik bir eylem planlardım.

*

- Ali Kırca ile Mehmet Ali Birand isimlerinden yola çıkarak... “Mehmet Ali Kırca” gibi bir ismi uydurmayı nasıl başardığıma şaşıp kalırdım.

Yazının Devamını Oku

Hayat bayram olsa

Sıkılı yumruklar birazcık gevşese...

Diyalog kültürü devreye girse...

*

Öğrenciler bir adım geri atsa...

Yöneticilerimiz bir adım geri atsa...

*

Rektör Bulu, yeni bir yaklaşım denese...

*

Yazının Devamını Oku

Bir tek Kılıçdaroğlu olayın farkında

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Boğaziçi Üniversitesi olaylarıyla ilgili olarak yaptığı bir açıklama dikkatimi çekti.

O açıklamayı okuyunca...

“Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda/Kemal Bey bütün olayın farkında” diye ıslıkla bir melodi tutturdum.

Şöyle diyor Kılıçdaroğlu açıklamasında:

*

“Ben sevgili öğrencilerimize değil, onların anne ve babalarına seslenmek istiyorum. Karşımızda kontrolünü kaybetmiş bir siyasi iktidar var. Gerginlikten besleniyor. Bizler aklıselim sahibi olmak zorundayız. Sağduyu ile hareket etmek zorundayız. İktidarın değirmenine su taşımamak zorundayız.”

*

Ne demek istiyor Kılıçdaroğlu?

Yazının Devamını Oku

Cemil Çiçek ile Bülent Arınç farkı

Bülent Arınç...

“AİHM kararı uygulanmalı” demiş.

Çok tepki almış.

*

Cemil Çiçek de...

“AİHM kararı uygulanmalı” demiş.


Yazının Devamını Oku

CHP’den istifa eden Mehmet Ali Çelebi’ye dair birkaç şey

CHP’de milletvekiliyken de gözümde “delikanlı adam” idi... İstifa ettikten sonra da... Zerre değişmedi gözümdeki değeri yani.

- Dikkat! Birine “delikanlı” sıfatını yakıştırmak için onunla aynı fikirde olmak gerekmiyor.

*

- Delikanlılığının sayısız göstergesi var Çelebi’nin: Ergenekon’a karşı direnişi... Mahkeme salonlarındaki dik duruşu... FETÖ’cü yargıya karşı başkaldırışı... İnançlarından ödün vermeyişi...



*

Yazının Devamını Oku

Dinle Z kuşağı

“Eskiden her şey çok güzeldi” tezi...

Koskocaman bir yalandır sayın Z kuşağı.

*

Tamam...

Eskilerden uzanıp gelen bir Münir Özkul/Adile Naşit sevecenliği ve şekerliği var. Ama unutma ki...



Yazının Devamını Oku