GeriAhmet HAKAN Gül, işte bu yüzden kaybetmeye mahkûmdu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gül, işte bu yüzden kaybetmeye mahkûmdu

ABDULLAH Gül var ya Abdullah Gül...

*

Eğer “çatı aday” olsaydı, olabilseydi...

Bugün...

Ülkenin geleceğine dair tonla laf ediyor olacaktı.

*

Fakat “çatı aday” olmadı, olamadı...

Ve bugün...

Ülkenin geleceğine dair ağzından tek harf bile çıkmıyor.

*

Abdullah Gül’ün ta en baştan kaybetmeye mahkûm olduğunun bundan daha iyi bir göstergesi var mıdır, bilmiyorum.

*

Buradan muhalefete sesleniyorum:

*

Yatın kalkın Meral Akşener’e dua edin.

Meral Akşener’in, “Ben adayım, çatı matı dinlemem” tutumu olmasaydı...

Belki de şimdi kaybetmeye baştan mahkûm olan Abdullah Gül’ün çatı adaylığında seçime giriyordunuz.

 

CHP ÇEVRELERİNDE İŞİTİLEN MUHARREM İNCE SÖZLERİ!

- “Madem Muharrem İnce gibi bir adamımız vardı, niye şimdiye kadar keşfetmedik” diyenler var.

*

- “Meğer sen bizim iflahımızı kurutmuşsun Kemal Kılıçdaroğlu” diyenler var.

*

- “Çok önceden partinin başına geçseydi şimdi bu halde olmazdık” diyenler var.

*

- “Bu Muharrem İnce hep mi böyleydi, yoksa aday olunca mı açıldı” diyenler var.

*

Kısacası...

Var oğlu var yani.

 

BÜLENT ARINÇ’IN SÖZLERİNİN NEDEN TESİRİ OLMADI?

ARTIK şu iki hakikat, net biçimde ortaya çıkmıştır:

- BİRİNCİ HAKİKAT: Ergenekon ve Balyoz, FETÖ’cülerin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sızıp ülkeyi ele geçirmek için kullandıkları bir manipülasyon aracından başka bir şey değildir.

- İKİNCİ HAKİKAT: Ergenekon ve Balyoz operasyonlarının yarattığı fırsattan yararlanan FETÖ’cüler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde darbeye teşebbüs edecek denli semirmişlerdir.

Bu iki hakikat ortada dururken...

Bülent Arınç’ın hâlâ...

- Ama askeri vesayet vardı.

- Ama Şener Uygur da şöyle yapmıştı.

- Ama Balyoz’un hepsi de yalan değildi...

Gibi yaklaşımları...

Hiç ama hiç kimseyi ikna etmez, edemez!

Siyasal iletişim açısından

 

AK PARTİ’NİN EN İYİ HAMLESİ

Gül, işte bu yüzden kaybetmeye mahkûmdu

NİHAYET siyasal iletişim açısından iyi, hem de çok iyi bir hamle geldi AK Parti’den.

*

Gül, işte bu yüzden kaybetmeye mahkûmdu

“Büyük Usta’nın Eserleri” üst başlığıyla bir “Boyama Kitabı” yapmışlar.

Boyama kitabında Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde yapılan...

- Avrasya Tüneli’nden Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne...

- Şehir hastanelerinden Osmangazi Köprüsü’ne...

Kadar yapılan birçok iddialı hizmetin resimleri var.

*

Sayfaların bir yüzünde boyanmış bir resim, diğer yüzünde ise boyanmayı bekleyen bir resim!

Gayet profesyonelce, gayet sempatik ve gayet zekice hazırlanmış.

*

Dolaylı ve incelikli propaganda alanında hayli geride kalan AK Parti, bu boyama kitabıyla önemli bir atak yapmış durumda.

Çünkü... Bütün çocuklar boyama kitabına bayılırlar.

Yani bu kitabın evlere girmesi kaçınılmaz!

 

KİM KİME HİZMET EDİYOR?

- MUHALEFETE HİZMET EDENLER: Sosyal medyada muhalefet adayına laf sokan Danıştay hâkimi... Aslında muhalefete çalışmaktadır.

- İKTİDARA HİZMET EDENLER: Tayyip Erdoğan’a aşırı, çok aşırı biçimde ve haksızca saldıran muhalif gazeteci... Aslında iktidara hizmet etmektedir.

 

YÜKSELEN YENİ SİYASİ DEĞERLER

- “AK Partili kardeşim”, “CHP’li kardeşim”, “MHP’li kardeşim”, “HDP’li kardeşim”, “İYİ Partili kardeşim”, “Saadet Partili kardeşim” diye hitap etmek, edebilmek.

- Kimlik ve etnik siyaseti bir tarafa bırakıp hizmet siyasetine yönelmek...

- Aşırılık taraftarı, fanatik, marjinal, halktan kopuk tiplere yüz vermemek.

- Yeni gençliğin ne hissettiğini, ne istediğini, ne düşündüğünü anlamaya çalışmak.

- “Hangi parti güzel, çok güzel bir öneride bulunuyorsa... Komplekse kapılmadan o öneriyi benimseyeceğim” demek, diyebilmek.

- Kutuplaştırma ve kavga dilini terk etmek.

- Büyük şehirlerde yaşayan insanların talep ve arzularına kulak vermek...

 

ROBERT DE NİRO YÜREKLİ BİR ADAM MI?

ROBERT De Niro, Trump’a yine küfür etmiş.

Bunun üzerine iki şey söyleniyor:

- BİR: Vay! Amma yürekli adam!

- İKİ: Vay! Amma demokratik ortam!

Ancak şöyle bir durum var:

Ortam o küfrü kaldıracak kadar demokratik ise...

Yürekli olmaya gerek yok ki!

X

Meral Akşener’in ‘Aday değilim’ demesi iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Siyasetin bir numaralı sorusu şudur:

 

Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?

*

Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.



Yazının Devamını Oku

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku

Kürt meselesini çözelim çözmesine de mesele nedir?

Eskiden bana birisi “Kürt meselesi yok. Ne meselesi?” dediğinde...

Hemen atılır ve başlardım saydırmaya:

“Kürtlerin varlığı bile inkâr ediliyor” derdim.

“Kürtçenin varlığına bile tahammül edilemiyor” derdim.

“Terörle mücadele adına bin türlü hukuksuzluk yapılıyor” derdim.

“Bunlar ortadayken, sen nasıl Kürt meselesi yok dersin?” derdim.

Yani derdim Allah derdim.

Gelelim bugüne...

Yazının Devamını Oku

‘Sezai Temelli’li, HDP’li, İmralılı falan bir fıkra

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu şöyle demiş:

“İmralı meşru bir organ değil. Meşru organ kimdir? HDP’yi meşru organ olarak görebiliriz. Eğer bu sorun çözülecekse meşru bir organla çözebiliriz.”

*

Tam “Şahane bir yaklaşım, güzel bir öneri” diyerek üzerine atlayacaktım ki...

“Küt” diye bir cevap geldi HDP’den.

*

HDP adına açıklama yapan isim Sezai Temelli.

Dediği şu:

*

Yazının Devamını Oku

Selçuk Bayraktar nasıl oluyor da kutuplaşma belasını yıkıp geçiyor

Geçenlerde Tarafsız Bölge’de konuğumuz oldu Selçuk Bayraktar. Çok izlendi, çok ilgi gördü, çok dikkat çekti program.

Alışılmışın dışına çıkan bir yönü de şu oldu: Türkiye’deki bütün dünyalara seslendi. Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçti. Peki ama Selçuk Bayraktar, neden birbiriyle taban tabana zıt kutupların ortak bileşkesi haline gelebiliyor? Hangi yönleriyle Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçebiliyor? Bu sorulara benim verebildiğim cevaplar şunlar:



*

Çünkü Selçuk Bayraktar...

Neredeyse iki yüz yıldır genlerimize işlemiş olan “Biz yapamayız” algısını darmadağın ediyor.

Yazının Devamını Oku

Ali Erbaş’tan mesaj var: Ben de günaydın derim

Telefonuma bir mesaj geldi.

Baktım:

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’tan gelen bir mesaj...

*

Mesajı noktasına, virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum:



Yazının Devamını Oku

Sabah-ı şerifleriniz hayırlı olsun Ali Erbaş Bey

“Günaydın” demeyecekmişiz.

Çünkü...

“Cahiliye dönemi”nde “Sabahınız hayat olsun” diye selamlama yapılırmış.

“Günaydın” da biraz buna benziyormuş.

*

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın iki yıl önce yazdığı kitapta geçiyormuş bu ifadeler.

*

Rahmetli babam, öfkelendiğinde ve ne diyeceğini bilemediği durumlarda hep şöyle derdi:

“Allahumme meassabirin!”

Yazının Devamını Oku

Resul Tosun’un çıkardığı yapay laiklik tartışması

1990’larda “Laiklik elden gidiyor” denilerek...

Yapay bir laiklik tartışması başlatıldı.

*

Amaç:

Refah Partisi’ni köşeye sıkıştırmaktı.

2021 yılının eylül ayındayız.

Ve yine “laiklik tartışması” yapıyoruz.

*

Yazının Devamını Oku

Önceki Ziya Selçuk... Sonraki Ziya Selçuk...

Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı görevini bıraktıktan sonra yeni bir imaj yapmış.

Önceki hali ile sonraki hali arasında bir mukayese çalışması yaptım:

*

- Öncesinde aşırı resmiyet var, sonrasında jantilik.

*

- Öncesinde omuzlarda okul yükü var, sonrasında yük atılmış.

*

- Öncesinde intizam var, sonrasında ihmal edilmiş şıklık.

*

Yazının Devamını Oku

“12 Eylül İslamcılığa yol verdi” diye bir balon

Dün 12 Eylül’ün yıldönümüydü ya...

Şöyle bir baktım ve gördüm ki...

O meşhur “Türkiye’de İslamcılığın yükselişi, 12 Eylül sayesinde gerçekleşti” balonu yine havalandırılıyor.

*

Gelin, bu balona iğne batırmayı deneyelim:

*

Evet, doğrudur.

12 Eylül, “biraz Müslümanlık” istemiştir.

*

Yazının Devamını Oku

Yılmaz Güney denince hangisi aklımıza gelecek?

Yılmaz Güney’in iki yönü var.

 

Bir yönünde...

Bir hâkimi öldürmüş, sevdiği kadının kafasının üstüne bardak koyup nişan almış, alkollü araç kullanarak bir çocuğun ölümüne neden olmuş... Kısacası şiddete meyyal maço bir adam var.

*

Bir yönünde ise...

Türk sinemasının yüz akı sayılabilecek filmler çekmiş, uluslararası alanda büyük başarılar elde etmiş, sinemanın yıldızı bir sanatçı var.

*

Bu

Yazının Devamını Oku

Bırakın artık şu tatsız ve kibirli müsamereleri

Edremit’in düşman işgalinden kurtuluş törenlerinde, “Kara çarşaftan kurtulup özgürlüğüne kavuşmuş kadın” müsameresi yapılmış.

Çok saçma! Çok komik!

Çok kibirli! Çok tatsız!



Çok anlamsız! Çok ilkel!

Çok gereksiz! Çok bayat!

Yazının Devamını Oku

İmamoğlu’nun açıklaması ne anlama geliyor

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı için şu açıklamayı yaptı:

“Ben şu anda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yım. Bu durumda bana düşen belediye başkanlığını en iyi şekilde yapmak. Şu an benim aklımdan geçen ve amacım, İstanbul’da görevini en iyi yapan bir belediye başkanı olmaktır. Dahası hedefim, İstanbul’da tarihin en başarılı belediye başkanı olmaktır, daha ötesi yok.”

Bu açıklamadan ben şu dört sonucu çıkardım:

*

BİR: Meral Akşener, İmamoğlu’nu övünce, “Akşener, İmamoğlu kartını masaya sürdü” yorumları yapılmıştı. İmamoğlu, bu kıskaçtan kendini kurtarmak istiyor.

*

İKİ: İmamoğlu, bu açıklamayla Kemal Kılıçdaroğlu’na “Ben senin önünde engel olmam, sen adaysan benim bir çıkışım olmaz” mesajı veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş’in takdir kazanmasının tek yolu: Para mara düşünmeden istifayı basmasıdır

Şenol Güneş’in son hezimetten sonra “İstifa ediyorum” dememesinin, diyememesinin nedeni şu:

Gönderilirse... Kendisine yüklü miktarda tazminat ödenecek.

*

İstifa ederse... Yüklü miktardaki tazminatını alamadan gitmiş olacak.

İşte tam da bu nedenle “Başarısızlık bana aittir” demesine rağmen...

Bırakıp gitmiyor, gidemiyor.

*

Şenol Güneş

Yazının Devamını Oku

En etkili muhalefet partisi: Pahalılık

İktidara yakın gazeteciler, günlerdir uyarıyorlar:

“Hayat pahalılığına bir çözüm bulunmalı. Marketler ateş pahası. Fiyatlar katlanarak artıyor. Vatandaşın tek derdi bu. Büyüme rakamları güzel ama kimse büyümeye bakmaz. Önümüzdeki seçimi kazanmak için bu soruna acil çözüm bulunmalı.”

*

Çok doğru, çok haklı, çok önemli uyarılar bunlar.



*

Yazının Devamını Oku

Taliban’ı işte bu cesur kadınlar yenecek

Hürriyet’ten Fevzi ile Selçuk, Kabil’de bir gösteriye denk geldi.

Fevzi notları geçti:

*

50’ye yakın kadın, Taliban karşıtı gösteri yapıyor. Silahlı Taliban milisleri, durumdan hoşnut değil. Göstericileri dağıtmaya çalışıyorlar. Fakat kadınlar, milim kıpırdamadan gösterilerine devam ediyor. Ta ki Taliban şiddeti ortaya çıkıncaya kadar.

*



Yazının Devamını Oku

Aşı karşıtlarının mitinginde açılması gereken pankart

11 Eylül’te Maltepe’de miting var.

Mitingi aşı karşıtları düzenliyor.

Abdurrahman Dilipak da konuşmacılar arasında.

*

Bu mitingde...

Devasa bir pankart açmak lazım.

Üzerine dev harflerle şunlar yazan bir pankart:

*

-

Yazının Devamını Oku

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki

Afgan mültecilerin Türkiye’ye gelme endişesi üzerine...

Bizim memlekette bazıları, “Taliban kafalı tipler geliyor, eyvah bunlar bizi Talibanlaştıracak” diye telaşlanıyorlar.

*

Ben hayatımda bu kadar özgüvensiz bir yaklaşım görmedim.

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki!

*

Afganistan’dan buraya gelenlerin tümü Taliban zihniyetli olsa bile bir şey olmaz.

*

Olsa olsa şöyle şeyler olur:

Yazının Devamını Oku

Faşist olduğu kadar müptezelmiş de

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, bir anısını paylaşmış.

Tesettürlü bir hanım, Tanju Özcan’a “Başkanım benim bebeğim olmuyor, yardımcı olur musunuz?” demiş. Tanju Özcan da tüp bebekle ilgili bu gayet masum yardım talebini, son derece münasebetsizce yorumlayıp “Hanımefendi, ben size nasıl yardımcı olabilirim?” diye cevaplamış.

Tanju Özcan’ın bu anısını, “Biraz da gülelim eğlenelim” diye anlatması ise işin en mide bulandırıcı tarafı.

*

“Ülkemde mülteci istemiyorum” tavrını, “Mülteciye su bile yok” noktasına kadar taşıyan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a şöyle seslenmek isterim:

*

“Faşist olduğunuz kadar müptezelmişsiniz de...”

İZMİR MARŞI’NI BİLE KUTUPLAŞMA KONUSU HALİNE GETİRMEK

Yazının Devamını Oku