Ahmet Hakan

Ahmet Hakan

ahmethakan@hurriyet.com.tr

Gidilip gelindikten sonra İmralı için söylenecek beş şey

BİR: İmralı’ya gitmek, sürecin önemli bir parçasıydı. Türkiye’nin yarım asra yaklaşmış devasa sorununu çözmek için İmralı’ya gidilmeliydi. Ancak bu gidişin, sürecin bile önüne geçecek denli abartılması yanlış oldu.

Haberin Devamı

- İKİ: İmralı konusu iyi yönetilemedi. “Gidilecek mi, gidilmeyecek mi” şeklinde lüzumsuz bir merak büyütüldükçe büyütüldü. Süreç karşıtlarının süreci zehirlemelerine zemin hazırlandı, fırsat verildi.

*

- ÜÇ: İmralı’ya gitmeyenler, gidenlere göre daha cesurdu. Oysa asıl cesur olmaları gerekenler gidenler olmalıydı. Çünkü gidişin nedeni, Öcalan’dan yararlanarak terörü bitirmek gibi kutlu bir nedendi.

*

- DÖRT: CHP’nin İmralı’ya gitmemesinin üzerinde fazla duruldu. Halbuki buna gerek yoktu. Önemli olan CHP’nin komisyonda kalmaya devam etmesiydi.

- BEŞ: İmralı görüşmesinin olumlu geçtiğine dair açıklamalar yapıldı. Görüşmenin olumlu sonuçlarıyla ilgili kamuoyuna kısa da olsa bir bilgi verilmelidir. Böylece İmralı’ya gidişin makul ve meşru gerekçeleri kamuoyuna anlatılmış olur.

Haberin Devamı

CHP’Lİ GÜRSEL EROL’UN MURAT KURUM’U ÖVMESİ

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda konuştu.

Karşısında Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum vardı.

Gidilip gelindikten sonra İmralı için söylenecek beş şey

Bakan Kurum’un gözlerinin içine bakarak şunları söyledi CHP’li Gürsel Erol:

Benim kimseden çekineceğim hiçbir şey yok. Doğru gördüğüm her şeyi söylerim. Sizi ve bakanlık bürokrasisini kutluyorum. Deprem konutlarının bu kadar kısa sürede bu kadar büyük miktarda yapılmış olmasını bir başarı hikâyesi olarak görüyorum.

*

CHP’li Gürsel Erol, bunu söyleyerek...

- Bundan sonra iktidara karşı yapacağı eleştirilerin gücünü artırmıştır.

- Hakkaniyet sahibi bir milletvekili olduğunu kanıtlamıştır.

- Doğruya doğru eğriye eğri diyen bir kişiliğe sahip olduğunu göstermiştir.

- “İktidarın yaptığı her şey kötüdür” tarzı muhalefet anlayışını yerle yeksan etmiştir.

*

Kısacası Gürsel Erol, bu yaptığıyla...

İktidardan ziyade kendi partisine iyilik yapmıştır.

Gidilip gelindikten sonra İmralı için söylenecek beş şey

Haberin Devamı

ÖZEL / KILIÇDAROĞLU İFLAH OLMAZ ÇELİŞKİLER

- ÖZGÜR ÖZEL yargının CHP’ye karşı kumpas kurduğunu düşünüyor. KEMAL KILIÇDAROĞLU yolsuzlukla suçlananların yargıda aklanmaları gerektiğini düşünüyor.

*

- ÖZGÜR ÖZEL İmamoğlu’nu yargının eline bırakmanın “üzerine beton dökmek” anlamına geldiğine inanıyor. KEMAL KILIÇDAROĞLU İmamoğlu’nu yargının eline bırakmanın arınmanın ön şartı olarak görüyor.

Gidilip gelindikten sonra İmralı için söylenecek beş şey

*

- ÖZGÜR ÖZEL “Yolsuzluk yok, rüşvet yok, hepsi sütten çıkmış ak kaşık” diyor. KEMAL KILIÇDAROĞLU “Partimiz yolsuzlukla, rüşvetle yan yana gelemez, kirletilemez” diyor.

*

- ÖZGÜR ÖZEL yolsuzluk davasının baştan sona siyasi bir dava olduğunu söylüyor. KEMAL KILIÇDAROĞLU yolsuzluk davasının baştan sona yolsuzluk davası olduğunu söylüyor.

*

Haberin Devamı

- ÖZGÜR ÖZEL İmamoğlu’nun vesayetine bile razıymış izlenimi veriyor. KEMAL KILIÇDAROĞLU İmamoğlu’ndan acayip nefret ediyormuş izlenimi veriyor.

Gidilip gelindikten sonra İmralı için söylenecek beş şey

ALİ MAHİR BAŞARIR NEDEN AŞIRI TEPKİLERİN ODAĞINDA

- Çünkü konuşma tarzı biraz alengirli. O konuşunca sevenleri daha çok seviyor, nefret edenleri daha çok nefret ediyor. O konuştuğunda... Grinin bırakın elli tonunu tek bir tonu bile söz konusu olamıyor.

*

- Çünkü adı geçtiğinde kayıtsız kalmak neredeyse olanaksız. Mesela Veli Ağbaba bazen karşıtlarına bile sempatik gelebiliyor. Mesela Murat Emir için karşıtları bile bazen “Aklı başında biri” diyebiliyor. Ama söz konusu Ali Mahir Başarır olduğunda... Bütün tüyler diken diken.

*

Haberin Devamı

- Çünkü bazen hislerini gizlemesini başaramıyor. Mesela Kemal Kılıçdaroğlu’nun gitmesinden memnun olduğunu öyle açık etti ki... O gün bugündür Kılıçdaroğlu taraftarlarının nefret nesnesi haline geliverdi.

*

- Çünkü her türlü polemiğin içine vahşi bayırların maralı gibi dalıyor. Her polemiğin ardından da doğal olarak politik kanlılarının sayısı artıyor. Düşman biriktirme sanatının master şefi.

*

- Çünkü suçlama yaparken de kendini savunurken de hem aşırı pervasız hem gerekçesiz özgüvenli. Kendisiyle baş başa kaldığında bile “Acaba haksız olabilir miyim” demediğine iddiaya girebilirim.

*

- Çünkü... Tepkilerin odağında olmak hoşuna gidiyor. Tepkilerin odağında olmak, ona yaşama sevinci veriyor. Tepkilerin odağında olmayı, başarının ölçütü olarak görüyor.

Haberin Devamı

Gidilip gelindikten sonra İmralı için söylenecek beş şey

HER ÜLKE KENDİ DATALARINI KORUMAK ZORUNDA

İBB soruşturmasında adı geçen isimlerden İsmet Koyun, “Anlatacaklarım var” dedi. Buluşup görüştüm kendisiyle.

Kimdir İsmet Koyun?

Almanya’da dijital güvenlik ve kimlik teknolojileri alanında işler yapan bir teknoloji girişimcisi. KOBİL isimli bir şirketi var. Bu şirket, Almanya’da ve Türkiye’de önemli kurum ve kuruluşlarla iş yapıyor.

*

İBB’ye yönelik casusluk iddiasının odağındaki isim olan Hüseyin Gün’le hayatında bir kez olsun bir araya gelmediğini, kendisini tanımadığını söylüyor İsmet Koyun. Hüseyin Gün’ü de “kuşkulu ve karanlık bir tip” olarak değerlendiriyor.

*

Peki İsmet Koyun’un “İstanbul Senin” uygulamasıyla ilişkisi nedir?

Gidilip gelindikten sonra İmralı için söylenecek beş şey

Bu soruma verdiği yanıt şöyle: “Teknoloji sağlayıcısı olarak yer aldık. Uygulama platformuna teknik altyapı hizmeti sunduk. Ayrıca talep edilen fonksiyonlara ilişkin teknik çözümleri sağladık.

*

İsmet Koyun, iddiaların muhatabının kendileri olamayacağını söylüyor ve ekliyor: “Uygulamanın işletilmesi, yönetilmesi, güvenliğinin sağlanması ve KVKK kapsamındaki tüm yükümlülükler, veri sorumlusu sıfatıyla İBB’ye ait. Ben boş kasa veriyorum, içini onlar dolduruyor.

*

İsmet Koyun, data güvenliğinin ülkeler için çok önemli olduğunu söylüyor ve bu konuda sergilenen duyarlılığı desteklediğini belirtiyor.

Söyledikleri şunlar:

“Data güvenliği, ülkeler için bir milli güvenlik konusudur. Her ülke, kendi data güvenliğini sağlamak zorundadır. Data güvenliği demek, vatandaşların eğilimleridir, alışkanlıklarıdır, ilgileridir. Data güvenliği sağlanmazsa ülkeler, her türlü manipülasyona açık hale gelir. Ben ömrümü bu konuya adamış biriyim. 40 yıldır bunu söylüyorum. Türk vatandaşlarının verilerini başka ülkelere sızdırmak suçlamasıyla karşı karşıya kalmak, beni derinden sarstı. Bu benim ömrümü adadığım misyonuma ters.”

*

İddialara muhatap olan bir ismin kişisel savunmasını aktardım. Takdir tabii ki yüce Türk adaletinindir.

Yazarın Tüm Yazıları