GeriAhmet HAKAN Gezi’yi öveceğim, darbeyi canı pahasına durduranları küçümseyeceğim, öyle mi?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gezi’yi öveceğim, darbeyi canı pahasına durduranları küçümseyeceğim, öyle mi?

“GEZİ”yi övdüm.

“Gezi” için...

 

- “Bu bir vicdan ayaklanmasıdır” dedim.

 

- “Bu bir ‘beni duy’ çığlığıdır” dedim.

 

- “Bu bir ‘daha fazla demokrasi’ talebidir” dedim.

 

*

 

“Gezi” için bunları diyen ben...

 

- Darbe yapmaya kalkışan zorbaların uçurduğu jetlere karşı bedenlerini ortaya koyanları küçümseyecek miyim?

 

- Ölümü göze alıp tankların önüne çıkanların yiğitliklerini ve kahramanlıklarını övmeyecek miyim?

 

- Haşhaşi katillere karşı canlarını ortaya koyarak destansı bir direniş sergileyenlerin hakkını teslim etmeyecek miyim?

 

- Kurşunlara karşı vücutlarını siper edenlerin verdiği bu haysiyet mücadelesine saygı duymayacak mıyım?

 

*

 

İyi ama o zaman nerede kalır benim insanlığım, hakkaniyetim, vicdanım?

 

*

 

Lütfen benden askeri darbeye karşı çıkan insanları yeterince “estetik” bulamayanlara özgü “züppece” bir tutum beklemeyin!

 

*

 

Ben zorbalığa itiraz eden kişilerin kılıklarına kıyafetlerine, sloganlarının kalitesine, hınzır olup olmadıklarına, Avrupai olup olmadıklarına falan bakmam...
Cesaretlerine, kahramanlıklarına, cengâverliklerine, direniş azimlerine, fedakârlıklarına, yürekliliklerine bakarım.

 

*

 

Böyle bakınca da...

 

Darbe girişimine karşı sokaklara çıkan insanlarda gördüğüm tek şey şudur:

 

Tarihte eşine ender rastlanan muazzam bir yiğitlik!

 

NE GÜZEL!

 

- BİNALİ Yıldırım ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun ortak basın toplantısı... Toplumsal barış adına çok önemli... Ne güzel!

 

*

 

- Binali Yıldırım... Toplumsal barışın sigortası gibi... Ne güzel!

 

*

 

- MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin hem darbeci hainlere itiraz etmesi hem de Mehmetçiğe ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sahip çıkması... Ne güzel!

 

*

 

- Farklı görüşlerden sanatçılar, gazeteciler, aydınlar... Ortak bildirilerle darbenin karşısında, toplumsal barışın yanında... Ne güzel!

 

*

 

- Kardeşinin darbeci general olduğu ortaya çıkan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli’nin “Ben başkayım, kardeşim başka” demesi... Ne güzel!

 

*

 

- Er ve erbaşlara sahip çıkanların sayısının artması... Ne güzel!

 

DARBE BASTIRILDIKTAN SONRA KIŞLA MI YAPILIR?

 

- DARBEYE karşı yiğitçe karşı duruşun mükâfatı kışla mı olacak?

 

- “Ordu kışlaya” sloganlarının sesi hâlâ yankılanırken... İstanbul’un göbeğine kışla mı yapılacak?

 

- Demokrasi bayramı ile kışla müjdesi arasındaki farkı fark etmemek mümkün mü?

 

- Toplumsal kenetlenme sağlanmışken tefrika simgesi kışlayı gündeme getirmenin kime ne faydası var?

 

*

 

Sayın Cumhurbaşkanımız... Lütfen bir daha düşünün.

 

‘FETHULLAHÇI YAVER’ KONUSUNUN BASİT İZAHI

 

NASIL oluyor da bir “Fethullahçı”, bunca teyakkuza rağmen Cumhurbaşkanı’nın yaveri olabiliyor?

 

*

 

İzah edeyim:

 

*

 

Bu adamların bütün numarası gizlilik...

 

Fethullahçı olmadıklarını göstermek için... İçki içerler, dans ederler, Atatürk derler falan...

 

“Uyuyan hücre” bunlar. “O gün” gelene kadar “uyumak” üzere kodlanmış adamlar.

 

*

 

İşte bu nedenle...

 

Hangi araştırmayı yaparsan yap... Hangi istihbaratı çalıştırırsan çalıştır... İstersen yedi sülalesini, bütün cetlerini tara...

 

Yine de saptayamazsın.

 

*

 

Zaten tehlikenin özgünlüğünün en temel nedeni bu...

 

MADALYAYI HAK EDEN ZEKAİ KOMUTAN

 

DARBE gecesi yaşananlarla ilgili en küçük detayları bile su gibi okudum, okuyorum.

 

*

 

Gezi’yi öveceğim, darbeyi canı pahasına durduranları küçümseyeceğim, öyle mi

 

Öğrendiğim şudur:

 

Darbeye karşı direnişte en büyük kahramanlığı gösteren asker, Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın başındaki Tümgeneral Zekai Aksakallı’dır.

 

*

 

- Kendisini eşinin yanında teslim almaya çalışan darbecilere eşinin yaralanmasına rağmen karşı çıkmaya devam etti.

 

- İşgal altındaki Özel Kuvvetler Komutanlığı’na gidip darbecilerle çatıştı.

 

- Komutanlığı darbecilerden almayı başardı.

 

- Televizyon kanallarına bağlanarak halka güven verdi.

 

- Darbecilerin yakalanması ve komutanların kurtarılması gibi önemli operasyonları koordine etti.

 

*

 

Helal olsun diyorum.

 

SAAT 16.00’DA DARBEYİ HABER AL, SONRA DÜĞÜNE GİT

 

ESKİDEN darbelere maruz kalan siyasiler, “MİT bize darbenin olacağını söylemezdi ki... Yoksa önlerdik darbeyi” falan derlerdi.

 

*

 

Bugün gelinen nokta şu:

 

MİT, darbeyi saat 16.00’da haber veriyor... Fakat bizim komutanlar düğüne gidiyor... Siyasiler ise hiçbir şey yapamıyor.

 

*

 

Demek ki MİT’in önceden haber vermesi de pek işe yaramıyormuş.

X

İktidarın da işi zor muhalefetin de

İKTİDARIN ZORLUKLARI

* Hayat pahalılığıyla ilgili sorunlar.

* Pandemi etkisi.

* Üzerinden atamadığı atalet.

* Yeni bir hikâye yazamaması.

* Yeni bir iletişim dili kuramaması.

MUHALEFETİN ZORLUKLARI

* Çok parçalı oluşu.

* Aday belirlemedeki belirsizlikler.

Yazının Devamını Oku

AKP’li herkesten nefret ediyormuş

Bir avukat, şöyle yazmış sosyal medya hesabında:

“AKP’li herkesten nefret ediyorum. Tahammülüm yok.”

*

Baktım.

Bu paylaşım sahibine karşı...

AK Parti’ye yakın duranlar laf ediyorlar.

“Kutuplaştırma bu değilse nedir” falan diye...

*

Muhalefet cephesinden ise tık yok.

Yazının Devamını Oku

Endekse gel endekse: Afganistan’da temel haklar Türkiye’den daha iyiymiş

“Hukukun Üstünlüğü” diye bir endeks açıklanmış.

Kim açıklamış?

World Justice Project” adlı bir kurum.

*

Bu kurum, her yıl yayınladığı endeksle...

“Hukukun Üstünlüğü” perspektifinden bakarak ülkelerin durumunu ortaya koyma iddiasında.

*

Şöyle bir inceliyoruz endeksi...

Karşımıza şunlar çıkıyor:

Yazının Devamını Oku

Teknik bir izah: Siyasi suikastlar neyi amaçlar?

Siyasi suikastlar, neyi amaçlar?

- Ülkede kaos çıkmasını amaçlar.

*

- Yönetilemeyen ülke algısı yaymayı amaçlar.

*

- Toplumsal huzursuzluğu amaçlar.

*

- Halkın infiale kapılmasını amaçlar.

*

Yazının Devamını Oku

Duyum nedir nasıl alınır?

Önce dikkat çekme hastalığına yakalanmış bir gazeteci yazdı:

 

“Duyumlar alıyorum. Siyasi suikastlar olabilir.”

*

Ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dan benzer bir açıklama geldi:



Yazının Devamını Oku

Tamerci de değilim Nihalci de değilim

Altın Portakal Film Yarışması’nın ödül töreninde sunuculuk yapan Tamer Karadağlı ile ödül alan Nihal Yalçın arasındaki sorunu, hiçbir etki altında kalmadan, zerre kadar politik bir anlam yüklemeden, kadın/erkek meselesine indirgemeden şöyle yorumluyorum:

İkisinin hallerine de güldüm. İkisinin hallerini de tuhaf karşıladım. İkisinin halleriyle de dalgamı geçtim.

*

Peki hangisinden yanayım?

Hemen söyleyeyim:



Yazının Devamını Oku

Bunun Kadir Şeker vakasıyla alakası yok

Bugün Hürriyet’in manşetinde bir vicdan tutulmasının öyküsü var.

Olay, tam olarak şu:

*

Hatay’da bir adam, elinde satırla bir kadını kovalıyor.

Canını kurtarmak isteyen kadın, bir dükkânın önünde oturan dört kişinin arkasına sığınıyor.

Satırlı adam, dört kişinin arkasına sığınan kadına elindeki satırla vuruyor.Ve o dört kişi, kıllarını bile kıpırdatmıyor.

*

Bazıları, bu olay üzerine...

Yazının Devamını Oku

İmam hatiplinin gazetesi

Yakın çevresine kendisini “huysuz” diye pazarlayan ama gazetecilik yaptığı dönemde yerleşik düzene karşı hiçbir huysuzluğuna rastlanmayan Tuğrul Eryılmaz diye eski bir gazeteci var.

Bizim İlber Hoca, işte bu Tuğrul Eryılmaz’la Cihangir’de bir araya gelmiş.

*

Tuğrul Eryılmaz, bu buluşmadan söz ettiği yazısında...

İlber Ortaylı’nın fotoğrafının altına şunu yazmış:

*

“İmam hatiplinin gazetesinde neden yazdığı anlaşılamayan akademisyen İlber Ortaylı...”

*

Yazının Devamını Oku

Paradigmanın iflası

“Paradigmanın İflası” diye bir kitap vardı.

Yazarı Fikret Başkaya’ydı.

90’larda başucu kitabımız haline gelmişti.

*

O kitabın adından aldığım ilhamla, bir paradigma iflasından söz edeceğim.

Sosyal medyanın ilk yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda...

Şöyle bir paradigma gelişmişti:

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi kültürü mü? Boğaziçi tepinmesi mi?

Ne zaman Boğaziçi Üniversitesi söz konusu olsa...

Hep şöyle şeyler söylüyorlardı:

*

Boğaziçi’nin bir kültürü vardır.

*

Buradaki ortam, ultra uygar bir ortamdır.

Acayip medeni tartışmalar yapılır burada.

*

Yazının Devamını Oku

Fulya’nın kanserle mücadelesi

Fulya Soybaş, çok kısa bir süre içinde Hürriyet’in vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.

 

Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle, kendini tamamen işine odaklamasıyla, temas ve mesafeyi şahane ayarlamasıyla...

Hepimizi etkiledi, etkiliyor.

*

Ama bizi asıl etkileyen yönü...


Yazının Devamını Oku

Kararsızların artmasının temel nedeni şudur

Ne diyor muhalefet?

- “Üç harfli marketleri şehirlerin dışına atacağız” diyor.

*

- “AVM’leri uzaklara fırlatacağız” diyor.

*

- “Elektrik şirketlerini, elektrik boykotlarıyla dize getireceğiz” diyor.

*

Peki bu tür vaatleri işiten memnuniyetsiz seçmen ne yapıyor?

Yazının Devamını Oku

Mehter Marşı İzmir Marşı

Müjdat Gezen’e bir sempatim var.

Neden?

Nedenini tam olarak izah edemeyeceğim.

“Bazen nedensiz de sempati beslenir” deyip geçiyorum.

*

Fakat yaptığı son çıkışlara çok net itirazım var.

*

Muhalefet kanallarından birinde şöyle demiş Müjdat Gezen:

*

Yazının Devamını Oku

Tuhaf ve anormal bir valilik açıklaması

Önceki gün şöyle bir haber vardı gündemde:

 

Flaş... Flaş... Flaş... Artvin Kemalpaşa Kaymakamı, kendisine hoş geldiniz diyerek elini uzatan öğretmeni haddini bil diyerek sınıftan kovdu.

*

Ve dün...

Bu konuyla ilgili olarak Artvin Valiliği’nden bir açıklama geldi.

*

Valilik açıklaması, aynen şöyle:

*

Yazının Devamını Oku

Parlamenter sistem hayaline erişmek için şu 7 adım şart

BİRİNCİ ADIM: Kazanabilecek iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulacaksın.

İKİNCİ ADIM: Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacaksın.

*

ÜÇÜNCÜ ADIM: Anayasa değişikliğini sağlayacak çoğunluğa erişeceksin.

*

DÖRDÜNCÜ ADIM: Olmuyorsa... Referanduma gidecek çoğunluğu bulacaksın.

*

BEŞİNCİ ADIM: Diyelim yakaladın. Referandumu kazanacaksın.

*

Yazının Devamını Oku

Kahraman Özgür Bey üç harfli marketlere karşı

Melih Gökçek, birkaç yıl önce “cinler” demek yerine “üç harfliler” demeyi tercih etmişti de olay olmuştu.

Dün de CHP’li Özgür Özel “üç harfliler” dedi.

Ama bambaşka bir kasıtla!

Özgür Özel’in üç harflileri, “cinler” değildi, üç harfli süpermarketlerdi.

*

Söylediği tam olarak şu Özel’in:

*

“İktidar olduğumuzda bu üç harfli marketleri ve AVM’leri şehirlerin sınırlarının dışına yollayacağız. Bu konuda verilmiş bir sözümüz var.”

Yazının Devamını Oku

Erdoğan aniden ‘Parlamenter sisteme dönüyoruz’ derse

Geçenlerde Cübbeli Ahmet vardı Tarafsız Bölge’de... “Tarikatlar içindeki cinayetler” konusunu konuşmak için davet etmiştik kendisini.

Reklam arasında siyasete daldı Cübbeli.

Bana, “AK Parti, parlamenter sisteme döner mi?” diye sordu.

Bütün gece sınava çalıştığı halde hiç beklemediği yerden gelen soruyla afallamış öğrencilere özgü bir şaşkınlıkla kekeledim: “Sanmam... Gündemde değil... Olmaz öyle şey... Kem... Küm...”

Benim kem küm etmemle zerre ilgilenmedi Cübbeli.

Ve hemen kendi görüşünü söyledi:

“AK Parti, parlamenter sisteme dönerse iktidarı hiç kaybetmez. Durumu riske atmak istemiyorsa yapması gereken şey parlamenter sisteme dönmektir.”

*

Posta yazarı

Yazının Devamını Oku

Meral Akşener’in ‘Aday değilim’ demesi iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Siyasetin bir numaralı sorusu şudur:

 

Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?

*

Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.



Yazının Devamını Oku

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku