GeriAhmet HAKAN Geçmiş olsun canım İzmir...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Geçmiş olsun canım İzmir...

Yıkılan binalar.

Ortaya çıkan enkazlar.

Yükselen deniz.

Çaresizlikler.

Şehirden yükselen dumanlar.

Haykırışlar.

*

Hepsini yüreğimin en derinliklerinde hissettim.

*

Dilimde hep aynı dua:

İnşallah en az can kaybıyla atlatırız bu afeti!

*

Ve hep şöyle dedim:

Güçlü ol İzmir!

*

Gün birlik olma günüdür.

Gün elden ne geliyorsa onu yapma günüdür.

Gün İzmir için dua etme günüdür.

Gün sakin olma günüdür.

Gün birbirimize sarılma günüdür.

*

Gün İzmir olma günüdür.

*

Geçmiş olsun İzmir.

Canım İzmir.

HAKLARINDA KÜÇÜK HÜKÜMLER VERDİM

MUHARREM İNCE
ZOR AMA İMKÂNSIZ DEĞİL

Geçmiş olsun canım İzmir...


Bölücü değil bu adam.

Cumhur ittifakının tam karşısında, millet ittifakının da tam içinde yer alıyor.

Bu nedenle ona “bölücü” demek, saçma.

*

Yapmak istediği şey tam şu:

Yüzde 20’ye sıkışmış olan ve bu sıkışmışlıktan kurtulması da pek mümkün görünmeyen CHP’den kurtulmak.

Kurtulabilir mi?

Zor ama imkânsız değil.

*

CHP ile ilgili de bir şey söyleyeceğim:

*

CHP, tuhaf bir sorunsal.

Ne onunla oluyor ne de onsuz.

MUSTAFA SARIGÜL
BİR FANTEZİ PEŞİNDE

Geçmiş olsun canım İzmir...


Büyükşehir başkanlığı?

Olmadı.

Parti kurma işi?

Tutmadı.

Şişli’ye dönüş projesi?

Feci bir akıbetle sonuçlandı.

*

Önünde iki seçenek vardı:

- BİR: Ya güzel günlerin tatlı hayaliyle yetinecekti.

- İKİ: Ya da sonuçsuz olacağını bile bile bir maceraya atılacaktı. İkincisini seçti.

*

Kısacası...

Dikkat odağı olmak, adından söz ettirmek, ilgi çekmek, hep unutulmamak için...

Bir fantezi peşinde.

ÜMİT ÖZDAĞ
NE GALİP NE MAĞLUP

Geçmiş olsun canım İzmir...

Galip mi, mağlup mu?

Şu aşamada bu sorunun cevabını şöyle verebiliriz:

Ne galip ne mağlup.

Maç şimdilik ortada.

Henüz tam olarak kaybetmiş de değil, kazanmış da.

*

Tozu dumana kattı, tamam... Tartıştırdı, tamam... Konuya dikkatleri fazlasıyla çekmeyi başardı, tamam...

Ama yine de tam olarak kazanmış sayılmaz.

*

Ne zaman kazanır?

Ancak Buğra Kavuncu’nun İYİ Parti’de önü kesilirse kazanmış olur.

Aksi takdirde bu işin kaybedeni olması kaçınılmaz.

BUĞRA KAVUNCU
ESASLI HESAPLAŞMA ŞART

Geçmiş olsun canım İzmir...

Tamam, hakkındaki iddialar kesinlik içermiyor.

Ama kuşkuları da dağıtabilmiş değil.

Şu ana kadar çok esaslı biçimde hesaplaşmadı iddialarla.

*

Kazakistan’daki dernek meselesini enine boyuna izah etmiş değil.

Tarihlerle, isimlerle...

Tabii ki akrabalarından sorumlu değil ama yine de çevresini çepeçevre sarmış olan yakınlarıyla ilgili iddialarla ilgili bir şey söylemesi gerekiyor.

Mesela...

“Enver Altaylı benim dayımdır ama benimle onun arasında şöyle bir fark var” gibi bir cümle kurması beklenir şu aşamadan sonra.

*

Ama kurmadı böyle bir cümle.

Belki de kuramıyordur.

Kim bilir?

BAHADIR ERDEM
AKŞENER'İN YENİ BAŞ AĞRISI

Geçmiş olsun canım İzmir...

Meral Akşener’in en büyük hatası şu: Parlak gördüğü herhangi bir ismi, önünü arkasını hiç yoklamadan partisine alıp hemen “genel başkan yardımcısı” yapıyor.

Bu nedenle de başı beladan kurtulmuyor.

*

Kimdir Bahadır Erdem?

Ekranlarda yorumlar yapan bir hukuk profesörüydü... Liberal ve ılımlı muhalif bir isimdi. Politik herhangi bir tarafı yoktu.

En azından aktif siyasetten anladığına dair bir işaret vermiyordu.

Ekranlarda Meral Akşener’e bir iki övgü yağdırdı.

Küt” diye İYİ Parti’nin genel başkan yardımcısı oluverdi.

*

Sonuç?

Bahadır Erdem’in Apo’lu, Leyla Zana’lı, Fetullah’lı tweet’leri döküldü ortaya.

Ve İYİ Parti ile Meral Akşener’in yine başı ağrımakta...


BENİM GÖZÜMDE MESUT YILMAZ'IN İKİ YÖNÜ

- BİRİNCİ YÖNÜ: 15 Temmuz’dan sonra Türkiye’nin maruz kaldığı saldırıyı Batı’ya anlatmaya çalıştı. Çok yoğun çaba sarf etti bu konuda. Bir Alman gazetesine yazdığı makalede Batılıların 15 Temmuz’la ilgili yanılgılarını anlattı. Avusturya televizyonuna verdiği mülakatta Erdoğan’ın darbenin püskürtülmesindeki merkezi rolüne vurgu yaptı. ABD’ye gidip 15 Temmuz’un doğru anlaşılması konulu panellere katıldı. Bu hizmetleri unutulamaz!

Geçmiş olsun canım İzmir...


*

- İKİNCİ YÖNÜ: Tavlada usta olduğu söylenirdi. Bilimsel oynadığı, iyi zar attığı falan anlatılırdı. Yakaladım kendisini bir ortamda. “Var mısınız?” dedim. “Yazık olacak sana” der gibi baktı. Ama sonunda geçti karşıma... Hayli çekişmeli bir karşılaşma oldu. Ama sonuçta yendim. 5’e 4 yendim. Çok galibiyetim vardır tavlada... Çok alışkınım yani... Buna rağmen Mesut Yılmaz’ı yenince çocuklar gibi şen olmuştum. Hey gidi hey!

 

 

X

İktidarın da işi zor muhalefetin de

İKTİDARIN ZORLUKLARI

* Hayat pahalılığıyla ilgili sorunlar.

* Pandemi etkisi.

* Üzerinden atamadığı atalet.

* Yeni bir hikâye yazamaması.

* Yeni bir iletişim dili kuramaması.

MUHALEFETİN ZORLUKLARI

* Çok parçalı oluşu.

* Aday belirlemedeki belirsizlikler.

Yazının Devamını Oku

AKP’li herkesten nefret ediyormuş

Bir avukat, şöyle yazmış sosyal medya hesabında:

“AKP’li herkesten nefret ediyorum. Tahammülüm yok.”

*

Baktım.

Bu paylaşım sahibine karşı...

AK Parti’ye yakın duranlar laf ediyorlar.

“Kutuplaştırma bu değilse nedir” falan diye...

*

Muhalefet cephesinden ise tık yok.

Yazının Devamını Oku

Endekse gel endekse: Afganistan’da temel haklar Türkiye’den daha iyiymiş

“Hukukun Üstünlüğü” diye bir endeks açıklanmış.

Kim açıklamış?

World Justice Project” adlı bir kurum.

*

Bu kurum, her yıl yayınladığı endeksle...

“Hukukun Üstünlüğü” perspektifinden bakarak ülkelerin durumunu ortaya koyma iddiasında.

*

Şöyle bir inceliyoruz endeksi...

Karşımıza şunlar çıkıyor:

Yazının Devamını Oku

Teknik bir izah: Siyasi suikastlar neyi amaçlar?

Siyasi suikastlar, neyi amaçlar?

- Ülkede kaos çıkmasını amaçlar.

*

- Yönetilemeyen ülke algısı yaymayı amaçlar.

*

- Toplumsal huzursuzluğu amaçlar.

*

- Halkın infiale kapılmasını amaçlar.

*

Yazının Devamını Oku

Duyum nedir nasıl alınır?

Önce dikkat çekme hastalığına yakalanmış bir gazeteci yazdı:

 

“Duyumlar alıyorum. Siyasi suikastlar olabilir.”

*

Ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dan benzer bir açıklama geldi:



Yazının Devamını Oku

Tamerci de değilim Nihalci de değilim

Altın Portakal Film Yarışması’nın ödül töreninde sunuculuk yapan Tamer Karadağlı ile ödül alan Nihal Yalçın arasındaki sorunu, hiçbir etki altında kalmadan, zerre kadar politik bir anlam yüklemeden, kadın/erkek meselesine indirgemeden şöyle yorumluyorum:

İkisinin hallerine de güldüm. İkisinin hallerini de tuhaf karşıladım. İkisinin halleriyle de dalgamı geçtim.

*

Peki hangisinden yanayım?

Hemen söyleyeyim:



Yazının Devamını Oku

Bunun Kadir Şeker vakasıyla alakası yok

Bugün Hürriyet’in manşetinde bir vicdan tutulmasının öyküsü var.

Olay, tam olarak şu:

*

Hatay’da bir adam, elinde satırla bir kadını kovalıyor.

Canını kurtarmak isteyen kadın, bir dükkânın önünde oturan dört kişinin arkasına sığınıyor.

Satırlı adam, dört kişinin arkasına sığınan kadına elindeki satırla vuruyor.Ve o dört kişi, kıllarını bile kıpırdatmıyor.

*

Bazıları, bu olay üzerine...

Yazının Devamını Oku

İmam hatiplinin gazetesi

Yakın çevresine kendisini “huysuz” diye pazarlayan ama gazetecilik yaptığı dönemde yerleşik düzene karşı hiçbir huysuzluğuna rastlanmayan Tuğrul Eryılmaz diye eski bir gazeteci var.

Bizim İlber Hoca, işte bu Tuğrul Eryılmaz’la Cihangir’de bir araya gelmiş.

*

Tuğrul Eryılmaz, bu buluşmadan söz ettiği yazısında...

İlber Ortaylı’nın fotoğrafının altına şunu yazmış:

*

“İmam hatiplinin gazetesinde neden yazdığı anlaşılamayan akademisyen İlber Ortaylı...”

*

Yazının Devamını Oku

Paradigmanın iflası

“Paradigmanın İflası” diye bir kitap vardı.

Yazarı Fikret Başkaya’ydı.

90’larda başucu kitabımız haline gelmişti.

*

O kitabın adından aldığım ilhamla, bir paradigma iflasından söz edeceğim.

Sosyal medyanın ilk yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda...

Şöyle bir paradigma gelişmişti:

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi kültürü mü? Boğaziçi tepinmesi mi?

Ne zaman Boğaziçi Üniversitesi söz konusu olsa...

Hep şöyle şeyler söylüyorlardı:

*

Boğaziçi’nin bir kültürü vardır.

*

Buradaki ortam, ultra uygar bir ortamdır.

Acayip medeni tartışmalar yapılır burada.

*

Yazının Devamını Oku

Fulya’nın kanserle mücadelesi

Fulya Soybaş, çok kısa bir süre içinde Hürriyet’in vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.

 

Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle, kendini tamamen işine odaklamasıyla, temas ve mesafeyi şahane ayarlamasıyla...

Hepimizi etkiledi, etkiliyor.

*

Ama bizi asıl etkileyen yönü...


Yazının Devamını Oku

Kararsızların artmasının temel nedeni şudur

Ne diyor muhalefet?

- “Üç harfli marketleri şehirlerin dışına atacağız” diyor.

*

- “AVM’leri uzaklara fırlatacağız” diyor.

*

- “Elektrik şirketlerini, elektrik boykotlarıyla dize getireceğiz” diyor.

*

Peki bu tür vaatleri işiten memnuniyetsiz seçmen ne yapıyor?

Yazının Devamını Oku

Mehter Marşı İzmir Marşı

Müjdat Gezen’e bir sempatim var.

Neden?

Nedenini tam olarak izah edemeyeceğim.

“Bazen nedensiz de sempati beslenir” deyip geçiyorum.

*

Fakat yaptığı son çıkışlara çok net itirazım var.

*

Muhalefet kanallarından birinde şöyle demiş Müjdat Gezen:

*

Yazının Devamını Oku

Tuhaf ve anormal bir valilik açıklaması

Önceki gün şöyle bir haber vardı gündemde:

 

Flaş... Flaş... Flaş... Artvin Kemalpaşa Kaymakamı, kendisine hoş geldiniz diyerek elini uzatan öğretmeni haddini bil diyerek sınıftan kovdu.

*

Ve dün...

Bu konuyla ilgili olarak Artvin Valiliği’nden bir açıklama geldi.

*

Valilik açıklaması, aynen şöyle:

*

Yazının Devamını Oku

Parlamenter sistem hayaline erişmek için şu 7 adım şart

BİRİNCİ ADIM: Kazanabilecek iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulacaksın.

İKİNCİ ADIM: Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacaksın.

*

ÜÇÜNCÜ ADIM: Anayasa değişikliğini sağlayacak çoğunluğa erişeceksin.

*

DÖRDÜNCÜ ADIM: Olmuyorsa... Referanduma gidecek çoğunluğu bulacaksın.

*

BEŞİNCİ ADIM: Diyelim yakaladın. Referandumu kazanacaksın.

*

Yazının Devamını Oku

Kahraman Özgür Bey üç harfli marketlere karşı

Melih Gökçek, birkaç yıl önce “cinler” demek yerine “üç harfliler” demeyi tercih etmişti de olay olmuştu.

Dün de CHP’li Özgür Özel “üç harfliler” dedi.

Ama bambaşka bir kasıtla!

Özgür Özel’in üç harflileri, “cinler” değildi, üç harfli süpermarketlerdi.

*

Söylediği tam olarak şu Özel’in:

*

“İktidar olduğumuzda bu üç harfli marketleri ve AVM’leri şehirlerin sınırlarının dışına yollayacağız. Bu konuda verilmiş bir sözümüz var.”

Yazının Devamını Oku

Erdoğan aniden ‘Parlamenter sisteme dönüyoruz’ derse

Geçenlerde Cübbeli Ahmet vardı Tarafsız Bölge’de... “Tarikatlar içindeki cinayetler” konusunu konuşmak için davet etmiştik kendisini.

Reklam arasında siyasete daldı Cübbeli.

Bana, “AK Parti, parlamenter sisteme döner mi?” diye sordu.

Bütün gece sınava çalıştığı halde hiç beklemediği yerden gelen soruyla afallamış öğrencilere özgü bir şaşkınlıkla kekeledim: “Sanmam... Gündemde değil... Olmaz öyle şey... Kem... Küm...”

Benim kem küm etmemle zerre ilgilenmedi Cübbeli.

Ve hemen kendi görüşünü söyledi:

“AK Parti, parlamenter sisteme dönerse iktidarı hiç kaybetmez. Durumu riske atmak istemiyorsa yapması gereken şey parlamenter sisteme dönmektir.”

*

Posta yazarı

Yazının Devamını Oku

Meral Akşener’in ‘Aday değilim’ demesi iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Siyasetin bir numaralı sorusu şudur:

 

Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?

*

Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.



Yazının Devamını Oku

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku