GeriAhmet HAKAN Finlandiya örneğiyle Enver’in ihalesini temize çıkarmak
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Finlandiya örneğiyle Enver’in ihalesini temize çıkarmak

İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i severim.

Kendisine karşı bir önyargım yok.

Hatta varsa bile önyargılarımın tümü pozitif.

*

Fakat şu kendi yandaşı Enver Aysever’e verdiği ihale konusunu izah ederken sergilediği tavrı, hiç mi hiç beğenmedim.

*

Söylediklerini dikkatle dinledim.

Finlandiya örneğiyle Enver’in ihalesini temize çıkarmak

Üç argümanı vardı Soyer’in:

*

- BİR: Enver’i sevmeyenlerin yaptıkları karalama...

*

- İKİ: Galiba verdiğimiz para 90 bin lira...

*

- ÜÇ: Finlandiya eğitime ne kadar para harcıyor, siz biliyor musunuz?

*

Sadece şunu söylemekle yetineceğim:

*

Finlandiya ile Enver Aysever’in aynı cümle içinde kullanılması karşısında...

Finlandiya hükümeti, İzmir belediyesine nota verebilir.

*

Gelelim bu açıklamadan sonra yaşanan gelişmelere...

*

Başkan Soyer, bu üç argümanı dile getirdikten sonra...

“Eleştirilere kayıtsız kalamazdık” diyerek ihalenin iptal edildiğini kamuoyuna açıkladı.

E ne oldu şimdi?

Enver’i sevmeyenler mi kazanmış oldu?

*

Neyse... Neyse...

Biz “Hem Finlandiya hem de kamu parası kurtulmuş oldu” diyerek avunalım.


BAHÇELİ’DEN ‘ANDIMIZ’ CEVABI GELDİ

SİYASETTE son birkaç yılda büyük altüst oluşlar meydana geldi. İttifaklar oluştu. Siyasi pozisyonlar değişti. Yeni partiler kuruldu. Yeni anlayışlar belirdi. HDP eksenli yeni kutuplaşmalar doğdu.

*

İşte tam da bu nedenle geçen gün yazdığım bir yazıda şöyle demiştim:

Finlandiya örneğiyle Enver’in ihalesini temize çıkarmak

*

“Yıllar önce büyük bir hararetle yaptığımız Andımız tartışmasını yeniden yapmakta fayda var. AK Parti, MHP, CHP, İYİ Parti, HDP, Davutoğlu, Babacan... Hepsi Andımız’la ilgili ne düşündüğünü ortaya koymalıdır.”

*

Bu çağrıma dört başı mamur tek açıklama MHP Lideri Devlet Bahçeli’den geldi.

Bahçeli, “Andımız” için manifesto niteliğinde bir açıklama yaptı ve eskiden hangi noktada duruyorsa o noktada durduğunu ortaya koydu.

*

Andımız’a sahip çıktı. Danıştay kararına itiraz etti. Kararı şuursuzluk olarak niteledi. Kararın milli gerçekliklerle çatıştığını söyledi. Ve en sonunda yanlış bulduğu karardan dönülmesini istedi.

*

Andımız konusundaki duruşunu gayet net, gayet belirgin, gayet sade, gayet anlaşılır, gayet dört başı mamur bir şekilde ortaya koyduğu için...

Teşekkürler Bahçeli!

*

Şimdi aynı tutumu, olayı sessizlikle geçiştirmeye çalışan diğer partilerin sözcülerinden de bekliyoruz.

*

NOT: Beklediğim cevaplardan biri yazıyı tamamladıktan sonra CHP Sözcüsü Faik Öztrak’tan geldi. CHP de Andımız’a sahip çıktı ve “Andımızın her kelimesi ve Atatürk sevgisi bu milletin yüreğinden ve ruhundan silinmeyecektir. Andımız okullarımıza, Atatürk kabartması ise madalyalarımıza geri dönecektir” açıklamasını yaptı.


ORHAN GENCEBAY, ERDOĞANCI DEĞİL DEVLETÇİ

ORHAN Gencebay, Sabah gazetesine demeç vermiş. Demiş ki:

*

“Sosyal medyayı kötü niyetle kullananlar var. Bakmıyorum bile eleştirilere. Maalesef bu art niyetliler Cumhurbaşkanımızı bile eleştiriyorlar. Ben devletime saygılı biriyim.”

*

Orhan Gencebay’la siyasi konularda birkaç kez konuşmuş biri olarak kanaatim şudur:

Finlandiya örneğiyle Enver’in ihalesini temize çıkarmak

*

“Gencebay şucu bucu değil, devletçi. Daha doğrusu her zaman devleti temsil edenlerin yanında.”

*

Cumhurbaşkanı Özal olduğunda da tutumu buydu, Sezer olduğunda da... Demirel başbakanken de tutumu buydu, Ecevit başbakanken de tutumu buydu...

*

Yarın Cumhurbaşkanı Kemal Kılıçdaroğlu olsun...

Orhan Gencebay, “Art niyetliler Cumhurbaşkanımızı bile eleştiriyorlar” diyerek sosyal medyaya yüklenirse hiç şaşırmam.

*

Gencebay’ı eleştirelim eleştirmesine de...

Devletçi duruşunun bu noktada olduğunu da bilerek eleştirelim.

Yani eleştirimizi bu yaklaşımı üzerine bina edelim.


MUHARREM İNCE, KILIÇDAROĞLU’NA HAKSIZLIK YAPTI

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir videosu var.

Videoda diyor ki:

“Muhtarlara birer yardımcı verilse... 10 milyon işsiz var... Sorun çözülür.”

*

Türkiye’deki toplam muhtar sayısı 56 bin...

Her muhtarın yanına bir kişi verildiğinde 10 milyonluk işsizlik sorununun çözüleceğini düşünmek için...

Hesap uzmanı olmaya gerek yok, basit bir aritmetik bilgisi yeterli.

Finlandiya örneğiyle Enver’in ihalesini temize çıkarmak

*

Böyle bir hatanın yapılamayacağını düşündüm.

Ve açıp dinledim Kılıçdaroğlu’nun söylediklerini.

İşin gerçeğini bir anda anladım.

*

Özetle söylediği şu Kılıçdaroğlu’nun:

*

“Muhtarların bürokratik işleri yoğun. Herkesin özel kalemi var, danışmanı var. Muhtarların kurumsal işlerini yapacak kimse yok. Muhtarların yanına bir kişi verilse... 10 milyon işsiz var, her muhtarın yanına bir kişi verilse bu iş çözülür.”

*

Yani Kılıçdaroğlu’nun, “bu iş” dediği iş, işsizlik işi değil, muhtarların bürokratik işleri.

*

- Yine bir kesme biçme vakası...

- Yine bir çarpıtma olayı...

- Yine bir sosyal medya dezenformasyonu...

- Yine bir önüne arkasına bakmama sorunsalı...

*

Videoyu “Kemal Kılıçdaroğlu’nun beyin yakan hesabı” diye yayınlayan Muharrem İnce’ye ve onun şahsında bu video üzerinden Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklenen herkese sesleniyorum:

“Bu haksızlığa son vermek için derhal kaldırın lütfen o videoyu.”

*

Sadece İnce mi?

Bu çarpıtılmış, kesilmiş video üzerinden Kılıçdaroğlu’na yüklenen herkese sesleniyorum:

*

“Biz Kılıçdaroğlu’nu eleştiririz ama sadece doğrular, hakikatler üzerinden” diyerek özür dileyin.

X

Hiç kimse istemiyor Kılıçdaroğlu'nun aday olmasını

Dünkü yazımda...

“Galiba Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı ısıtılıyor” demiştim.

*

Neye dayanarak söylemiştim bunu?

*

Şu iki şeye:

*

- BİR: Cumhuriyet gazetesinde “Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan’ı geçti” diye manşetten duyurulan bir ankete dayanarak...

*

Yazının Devamını Oku

Türkiye’de yavaş yavaş ısındırılan bir şey var

Geçen gün Cumhuriyet gazetesinin manşeti şöyleydi:

“Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan’ı geçti”.

*

Anket yapılmış. Yapılan ankette “Erdoğan mı, Kılıçdaroğlu mu?” diye sorulmuş. Kılıçdaroğlu diyenlerin oranı, Erdoğan diyenlerin oranını geçmiş.



Haberin özeti bu.

Yazının Devamını Oku

Bayram işini beceremiyoruz

Bir rengi olmalı bayramın.

Bir coşkusu olmalı.

Bir törenselliği olmalı.

Bir yemeği olmalı, bir hediyesi olmalı.

Bir rüzgârı olmalı.

Bir sembolü olmalı, bir oyuncağı olmalı.

Bir havası olmalı sokaklara yansıyan.

Bir geleneği olmalı hafiften modernleştirilmiş.

Bir anısı olmalı “nerede o eski bayramlar” cümlesinin dışında.

Yazının Devamını Oku

Babacan’ın sallamasına karşı benim sallamam

Ali Babacan şöyle demiş:

 

2018 seçiminde Abdullah Gül, muhalefetin ortak adayı olsaydı kazanırdı.”

*

Hahahaha!

*

Tam bir sallama bu.

Hem de bayağı bir dayanaksız sallama.

*

Yazının Devamını Oku

Apar topar seçime giderler mi gerçekten?

“Ben falanca ay erken seçim bekliyorum” diye açıklamalar yapıyordu Meral Akşener.

Sürekli güncelleyerek...

Baktı, olmuyor.

Vazgeçti tarih vermekten.

*

Baktım, CHP Sözcüsü Faik Öztrak da benzer bir yaklaşım sergilemiş.


Yazının Devamını Oku

Mehmet Ceyhan tutuklansınmış

Niye tutuklansınmış?

Çünkü felaket tellallığı yapıyormuş.

*

Sanki ortada felaket yok, hayat güllük gülistanlıkmış da her şey Mehmet Ceyhan Hoca’nın uydurmasındanmış gibi bir yaklaşım.

*

Bu ancak ve ancak ansiklopedilerde “saçmalık” maddesine karşılık olabilir.

*

- Yoğun bakımlarda yaşam savaşı verilirken...

Yazının Devamını Oku

Mevlüt Çavuşoğlu’na ‘Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız’ cümlesini sordum

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Berlin’de yaptığı uzun açıklamaların içinde şöyle bir cümle yer aldı:

“Turistin görebileceği herkesi mayıs sonuna kadar aşılayacağız.”

*

Bu cümle, çok tepki aldı.

Benim de kulağımı tırmaladı.

Bakan Çavuşoğlu’nu aradım.

Berlin’deymiş.

Alman Cumhurbaşkanı ile bir görüşme yapmış.

Yazının Devamını Oku

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

Ekrem İmamoğlu’nun Fatih Sultan Mehmet türbesinde elinin arkasında olmasından yola çıkılarak başlatılan incelemenin tüm detaylarına baktım.

Şöyle bir macera:

Vatandaşın biri, CİMER’e şikâyet ediyor.

Oradan rutin bir işlemle Cumhuriyet Savcılığı’na gidiyor.

Savcılık, İçişleri Bakanlığı’na gönderiyor.

Bakanlık, rutin incelemeye alıyor.

Müfettişler, İmamoğlu’nun savunmasını alıyor.

Falan...

Yazının Devamını Oku

E hani öldürmeye gelen dirilecekti?

Sezai Karakoç’un ünlü sözü aynen şöyledir:

“İslam’ı öyle bir yaşa ki... Seni öldürmeye gelen sende dirilsin”.

*

Ayasofya’nın eski imamı, sosyal medyada İslam davasını öyle savunuyor ki...

Sosyal medyada onu madara etmek isteyenler, onun artık gitgide çirkinleşen polemikçi üslubu nedeniyle bırakın onda dirilmeyi...

Ona bakıp İslam’dan uzaklaşıyorlar.

*

“Seni öldürmeye gelen sende dirilsin” yaklaşımı nerede?

Yazının Devamını Oku

Bu nasıl kapanma ki...

Büyük kapanmanın ilk gününde İstanbul’un dört bir yanından gelen fotoğraflara bakıyorum:

Trafik yoğun. Otobüslere ek sefer konmuş.

Bunun nedenini anlamaya çalıştık arkadaşlarla.

Ve şöyle bir izah getirdik kendi kendimize:

*

Türkiye genelinde 16 milyon kişi, kapanmadan muaf.

Kim bu muaf tutulanlar?

Çeşitli sektörlerde çalışanlar... Sağlıkçılar... Güvenlikçiler... Adliye çalışanları... Kamu çalışanları... Özel sektör çalışanları...

Yazının Devamını Oku

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

Göç karşıtı şöyle dedi:

“Eyvah! Perişan olduk! Şimdi virüs kıyılara ve Anadolu’ya yayılacak.”

*

Göç yanlısı cevap verdi:

*

“Ne alakası var? Arabasına atlayıp dağa, bağa, yazlığa gittiler. Bu yolculukla virüs nasıl yayılsın?”

*

Göç karşıtı sinirlenerek atağa geçti:

*

Yazının Devamını Oku

Teşekkürler Biden Bey! İç cepheyi birleştirdin

Dün itibarıyla...

Manzara-i umumiye aşağı yukarı şöyle:

*

Fazıl Say ile AK Parti Bağcılar İlçe Teşkilatı...



Aynı duyguda birleşmiş durumda.

Yazının Devamını Oku

Terörle yüzleşmeyen HDP, bize ‘Soykırımla yüzleşin’ diyor

HDP’ye yıllardır söylenen bir söz var:

“PKK’nın terörist olduğunu söyleyin”.

*

- Hık derler.

- Mık derler.

- Öyle derler.

- Böyle derler.

Ama bir türlü sadede gelmezler, gelemezler.

*

Yazının Devamını Oku

90’ların fırtınası: Selahattin Duman

Selahattin Duman 90’ların köşe yazarıydı.

Yepyeni bir üslupla, müthiş bir espri duygusuyla öyle bir daldı ki Babıali’ye...

Çok kısa süre içinde müthiş tiryakilik yarattı.

*

- Kadın erkek ilişkilerine bodoslama girerdi...

- Hasan Cemal’le kafa buluşları efsaneydi...


Yazının Devamını Oku

Bir zamanlar ben de 23 Nisan çocuğuydum

Her 23 Nisan’da şiir okuma işi bana düşerdi.

“Atatürk Çocuğu” diye bir şiiri, avazım çıktığı kadar bağırarak okuduğumu hatırlıyorum.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Mustafa Kemal’in Kağnısı” şiirini de hakkını vererek okumuşluğum vardır.

*

Bu fotoğraf Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde çekildi.

Rahmetli babamın memuriyeti dolayısıyla Doğubayazıt’taydık.

*

Sene 1976 olmalı.

Yazının Devamını Oku