Ey gidi Murat Ülker ey

- O saçma 1 Nisan reklamının doğurduğu sorunlara maruz kalmasaydınız.

- İktidar medyasının haksız kampanyasının hedefi haline gelmeseydiniz.

Ey gidi Murat Ülker ey- Süreci çok kötü ve çok fena yönetip gereksiz bir çabalama içine girmeseydiniz.

Attığınız şu “1974’ten bu yana aile geleneğimiz EVET. Şimdi de EVET’i severim” tweet’iyle ilgili olarak...

- Aman da ne çikolatalı bir gönderme.

- Aman da ne gofretimsi bir espri...

- Aman da ne yağlı bir kanaat açıklama.

Falan der, geçerdik.

*

Ancak... Fakat... Yalnız... Lakin...

Hepimiz çok iyi biliyoruz ki...

Bu ülkede “Ülker’in 1 Nisan reklamı” diye çok saçma bir şey yaşandı bitti...

Saygısızca...

*

İşte tam da bu nedenle...

Attığınız bu EVET’li tweet...

- EVET cephesine “Yemiyoruz ama ha şöyle yola gel” dedirtir.

- HAYIR cephesine de “Ne o? Bu kadar çok mu korktun” dedirtir.

*

Yani Murat Ülker...

“Doğru iletişim” kurmak, bisküvi/çikolata üretmekten çok daha zorlu bir iştir.

 

Ey gidi Murat Ülker ey

AYNI TERBİYESİZLİĞİ AKP’LİYE YAPAMAZDIN ALİ AĞAOĞLU

ALİ Ağaoğlu, kendisini mahkemeye veren CHP’li milletvekili Tur Yıldız Biçer için...

“O hanım evime gelsin” diyerek gerçekten büyük bir terbiyesizlik yapmıştı.

*

Ali Ağaoğlu, aynı terbiyesizliği AK Partili bir kadın milletvekiline yapabilir miydi?

*

Ali Ağaoğlu, bu soruya şöyle cevap vermiş:

“Ben inandığım her şeyi herkese karşı söylerim. Geçen hafta Uludağ’da basınla yaptığım toplantıda AK Partili bakan için de neler söyledim. Orman Bakanı’nı eleştirdim. İnandığım şeyi değil AKP’li milletvekili, bakana bile söylerim.”

(Bakınız: Cengiz Semercioğlu’nun dünkü köşesi.)

*

Hadi oradan Ali Ağaoğlu!

Konuyu saptırma.

AK Partili bakanı ya da milletvekilini belki kibarca eleştirebilirsin ama AK Partili bir kadın milletvekili için “O hanım evime gelsin” şeklinde bir terbiyesizlik yapmazsın, yapamazsın.

*

Deli dolu falan olabilirsin ama o kadar da deli dolu değilsin.

Son tahlilde işini bilen bir adamsın.

 

SEVR MAĞARASI ÖRNEĞİ

CUMHURBAŞKANI Erdoğan, darbe gecesi yaşadıkları ile Hz. Peygamber’in Sevr Mağarası’nda yaşadıkları arasında paralellik kurmuş.

*

İslami literatüre ve değerler dünyasına hâkim olanlar bilirler ki...

Kendilerini inançlı olarak gören Müslümanlar, bugün yaşadıkları olayları, İslam tarihinde yaşanan olaylara benzeterek anlatmakta ve açıklamakta sakınca görmezler. Bu yaklaşım, hiçbir zaman “Bak, bak... Kendisini Peygamber zannediyor” diye yorumlanmaz.

*

İşin doğrusu bilinsin diye yazdım bunu.

 

YİNE YENİ YENİDEN: KILIÇDAR DA KILIÇDAR

KONUYA tamamen yabancı birini alıp Türkiye’ye getirsek...

Ve “Sizce Türkiye’de şu anda neyin referandumu yapılıyor?” diye sorsak... Alacağımız cevap şu olur:

“Kılıçdar diye biri var... Sanırım o gitsin mi, kalsın mı diye oylama yapılıyor.”

*

Bu arada...

Ahmet Özal “Babamı Kemal Kılıçdaroğlu öldürdü” diye bir açıklama yaptı mı? Yaptıysa haber verin.

 

ANLADIK ABDULKADİR, TAMAM İBRE DÖNDÜ

ABDULKADİR Selvi, ta en başta “Hayırlar birazcık önde mi ne?” konulu bir tanecik makale yazdı ya...

İşte bunun acısını çok fena çıkarıyor.

“İbre döndü” diye yazmalara doyamıyor.

Dün yetmiş sekizinci kez “ibre döndü” diye yazdı.

*

Tamam Abdulkadir Selvi tamam.

Şu şaşkın ibre iki ay önce yanlışlıkla şöyle bir ‘hayır’a döner gibi yapmıştı.

Fakat sonra gerzek ibre, yaptığı sersemliği fark edip hemencecik ‘evet’e dönüverdi.

Tamam, anladık.

Yeter.

Vallaha yeter.

 

SIKILDIM KIZLAR

PUTİN gerçekten çok kafa adam.

*

Amerika ve Avrupa’ya...

“Irak’ta kimyasal var dediniz, gidip Irak’ı vurdunuz... Şimdi de Suriye’de kimyasal var diyerek, Suriye’yi vurmaya çalışıyorsunuz” demiş, ardından da eklemiş:

“Sıkıldım kızlar.”

*

Bayıldım bu “sıkıldım kızlar” tabirine...

*

Putin bu tabiri, ortak kitaplar yazan “İlf ile Petrov” iki dalgacı Rus yazarına gönderme yaparak söylemiş.

Hemen bulup okuyacağım bu dalgacı yazarların kitaplarını...

 

E HANİ HAÇLI İTTİFAKI?

THE Times gazetesi, “Ortadoğu’nun güçlü Erdoğan’a ihtiyacı var” diye yazmış.

*

Ne oluyor ya?

Haçlı ittifakı, karar mı değiştiriyor ne?

 

BİR OTOBÜS ŞOFÖRÜ, BİR BERBER VE BİR DE HAKEM

SKEÇ yapmış AK Parti...

- İki otobüs şoförü otobüs sürmeye kalkıyor, olmuyor tabii.

- İki berber tıraş yapmaya çalışıyor, olmuyor tabii.

- İki futbol hakemi de maç yönetmeye çabalıyor, olmuyor tabii.

*

Yani diyorlar ki...

İki adam olmaz, tek adam olmalı.

*

İyi de o zaman...

“Tek adam” denilince...

Niye kızıyorlar?

İşte orası muamma!

 

Ey gidi Murat Ülker eyHÜSMEN DAYI DEĞİL ANTHONY DAYI

İLK bakışta koyunlarını satıp parasına kavuşmuş mutlu bir Trakyalı Hüsmen Dayı fotoğrafı sandım bunu...

*

Meğer “Sofistike yamyam Doktor Hannibal Lecter” diye bildiğimiz rolün büyük oyuncusu Sir Anthony Hopkins imiş.

*

Güldüm vallaha.

 

NEDEN SANDIĞA GİTMEK GEREKİR?

BU referandumun sonucunu sandığa gidenler değil de sandığa gitmeyenler belirleyecek.

İşte bu yüzden gitmek gerekir.

Ey gidi Murat Ülker ey

SON 24 SAATTE NE OLDU?

X

Neden Teoman Sancar neden?

Şantaja maruz kaldığı ortaya çıkan CHP Denizli Milletvekili Teoman Sancar, açıklamalar yapmaya başladı.

Söyledikleri şunlar:

*

“CHP Genel Merkezi’yle ilişkili bazı kişiler, ‘Elimizde görüntülerin var’ dediler. Var dedikleri görüntüleri izlememe izin vermediler. İstifa mektubum bile hazırlanmıştı. Bir şantajcıya inanıp partim beni harcadı. Ne taciz ne tecavüz ne eşcinsellik ne de ihale yolsuzluğu... Hiçbirinin içinde yokum.”

Çok net bir açıklama bu.

Meydan okuyor Teoman Bey.

Ayrıca kendinden de çok emin.

*

Yazının Devamını Oku

Kılıçdaroğlu’nun kardeşi ve sulandırma girişimi

Diyarbakır Anneleri...

Çok önemli, çok kutlu, çok ciddi, çok yeni, çok esaslı, çok cesur bir girişimde bulundular, bulunuyorlar.

*

Dağa götürülen evlatları için yılların sessizliğini bozuyorlar.

Ve evlatlarını PKK’dan istiyorlar.

İnatla, ısrarla, sabırla, yılmayarak, usanmayarak...*

Dün bu ciddiyeti, bu saygınlığı, bu cesur girişimi bozan bir olay yaşandı.

*

Uzun zamandan beri Kılıçdaroğlu’nun aleyhinde çeşitli çıkışlar yapmasıyla tanınan Kemal Kılıçdaroğlu’nun kardeşi

Yazının Devamını Oku

Etikçibaşı beni fena yakalamış

Bir etikçibaşı var.

Hadi adını da söyleyeyim: Faruk Bildirici.

*

Kendi kendine “medya ombudsmanı” diye bir unvan veren bu adamın işi gücü açık kovalamak.



Alıyor eline gazeteyi, tek kaşını kaldırıyor ve başlıyor kendince hatalar aramaya.

Yazının Devamını Oku

Grevle ortaya çıkan polemiklere dalıyorum

Diyorlar ki:

AK Partili belediyelerde işçiler niye greve gitmiyor?

*

Ben de diyorum ki:

*

Gitsinler kardeşim. Grev haktır. Memnun değillerse gitsinler. Gittiler de “Niye gidiyorsunuz” mu dedik? Sendikaları mı greve gitmiyorlar? İyi o zaman sendikalarını değiştirsinler.

*

Diyorlar ki:

*

Yazının Devamını Oku

Parti kongrelerinde çekilen halaylar

Yasaklar nedeniyle bunalmış vatandaşı öfkelendiriyor.

İşyerlerini açamayan esnafı çileden çıkarıyor.

*

Muhalefetin eline muazzam bir koz veriyor.

*

Sağlık Bakanlığı’nın uyarılarını etkisiz hale getiriyor.

*

Kapanmaya yönelik öfkeyi çoğaltıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Beş maddede özet: Berat Albayrak olayı

*

MADDE BİR

BERAT ALBAYRAK DAMAT OLMASAYDI

Elimizi vicdanımıza koyup da söyleyelim: Berat Albayrak, “damat” olmasaydı... AK Parti iktidarında bugüne kadar geldiği yerlere gelemez miydi? Kimsenin adını bile bilmediği 35 yaşındaki Ali Babacan’ı “camianın yetişmiş bir genci” olarak ekonomiden sorumlu bakanlığa getiren Tayyip Erdoğan, 70’lerden beri yoldaşı olan Sadık Albayrak’ın yetişmiş oğlu Berat Albayrak’a benzer bir sorumluluğu vermez miydi?

MADDE İKİ

AVANTAJI MIYDI? DEZAVANTAJI MIYDI?

Damat olmak, Berat Albayrak’ın siyasetteki en büyük avantajı değildi. Tam tersine, en büyük dezavantajıydı. Damat olmasaydı... Bu kadar dikkat çekmeyecekti, bu denli üzerine gidilmeyecekti, bu şekilde paratoner durumuna düşmeyecekti, “yumuşak karın” muamelesi görmeyecekti, siyasal pozisyonu yerli yerine oturmuş olacaktı, daha adil bir tartışmanın konusu olacaktı, daha insaflı yaklaşımların öznesi olacaktı.

MADDE ÜÇ

Yazının Devamını Oku

Her siyasi tartışmanın değişmez argümanları

Haftada iki kez Tarafsız Bölge programını yapıyorum.

Ve haftada iki defa, onlarca kez şu argümanlara maruz kalıyorum:

*

Siz Öcalan’dan mektup getirip okuttunuz.

*

CHP, HDP ile iş tutuyor.

*

Osman Öcalan’ı TRT’ye kim çıkardı?

*

Yazının Devamını Oku

Bir durun artık Sayın Bilim Kurulu üyeleri

Sayın Bilim Kurulu üyeleri...

Şu pandemi denilen belalı sürecin en başından beri...

Çok büyük hizmetler verdiniz. Önemli uyarılarda bulundunuz. Önemli kararlar aldınız. Çok önemli işler yaptınız.

*

Ama artık biraz durma zamanı Sayın Bilim Kurulu üyeleri.*

- Durun! Çünkü millet... Bazı ortamlardaki olağanüstü mesafesizlikleri gördükçe... Sizin ağzınızdan “maske-mesafe” tekerlemesini duymak bile istemiyor.

*

-

Yazının Devamını Oku

Dışlarsan PKK’ya çalışmış olursun

HDP’ye oy vermiş vatandaşlarımızı...

Kazanmaya çalışmak yerine...

- Ötelersen...

- Dışlarsan...

- İtersen...

- Mahkûm edersen...

- Yargılarsan...

- PKK’dan ayırmazsan...

- Yaftalarsan...

Yazının Devamını Oku

Yeter artık! Bitsin şu PKK denilen bela

PKK denilen örgüt, 40 yıldır gündemde.

Bu 40 yıl süresince...

Yapılmayan kalmadı.

*

- Üzerine gidildi... Aman verilmedi... Sınır ötesi operasyonlar yapıldı...

*

- Siyasi kolunun partileri kapatıldı...

*

- Askeri yöntemlere ağırlık verildi... Köyler boşaltıldı...

Yazının Devamını Oku

Özetleme kardeşim yazımı

T24 diye bir site var.

Güya ahlak abidesi... Güya tarafsız... Güya dürüst... Güya saptırma yapmıyor... Güya aşağılık işlerden uzak...

*

Peki ya gerçek? Tam tersi.

Tek farkları şu: Ahlaksızlığı birazcık daha sofistike biçimde yapıyorlar.

*

Dün uzun, upuzun bir yazı yazdım, Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin grup toplantısında yaptığı Gara harekâtı konulu konuşmayı analiz eden.

*

Dedim ki:

Yazının Devamını Oku

İki tarafın fanatikleri için değil... Sessiz çoğunluk için yazılmış bir yazı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, CHP ve İYİ Parti liderlerini ziyaret edip Gara konusunda bilgilendirdiler.

Çok hoşuma gitti bu ziyaret ve bu bilgilendirme.

Muhalefet dışlanmadı diye...

Demokratik bir tutum sergilendi diye...

Yıllardır yapılmayan yapıldı diye...

Kutuplaşma belası bir nebze olsun dinecek diye...

Memnun oldum.

Fakat ne oldu?

Yazının Devamını Oku

13 şehidin katili kim?

Kimdir 13 şehidin sorumlusu?

Katil kimdir?

*

Tabii ki tetiği çeken alçaktır.

Tabii ki tetiği çeken alçağa emri veren alçaktır.

Tabii ki “vur” emri verenin bağlı olduğu örgüttür.

Tabii ki örgütün uzantılarıdır.

Tabii ki örgütün iplerini elinde tutan güçlerdir.

*

Yazının Devamını Oku

PKK ile mesafe yok! Katliamla da yok!

Her PKK katliamında...

Gözler kısılıp HDP’ye bakılıyor.

*

- “Ne diyecekler acaba?” diye...

*

- “Katliama yönelik şöyle okkalı bir kınama yapacaklar mı?” diye...

*

- “Acaba yine bir gerekçe bulacaklar mı?” diye...

*

Yazının Devamını Oku

Bir alçaklık destanı: Rehine katletmek

PKK denilen örgüt, bu zamana kadar...

- Bebek katletmiştir.

- Öğretmen katletmiştir.

- Köylü katletmiştir.

- İzne giden askerleri katletmiştir.

- İşçi katletmiştir.

- Bombayla vatandaş katletmiştir.

*

İşte en son...

Yazının Devamını Oku

Laikliğe en çok dindarlar sahip çıkmalıdır

Laiklik denilince bazı kesimlerde oluşan alerjinin tek bir nedeni var:

Yakın zamanlara kadar bu memlekette...

Laikliğin, neredeyse din düşmanlığı gibi algılanıp uygulanması...

*

Laiklik, böyle algılanıp uygulandı diye doğru dürüst uygulanmasından vazgeçilemez.

*

Çünkü doğru dürüst uygulanırsa laiklik...

- Tek bir din anlayışının topluma dayatılmasının önüne geçer.

- Dini değişik biçimlerde anlama ve yorumlama özgürlüğüne fırsat verir.

Yazının Devamını Oku

Kumpasta Zekeriya’yla maklubede Ariana’yla

Enes Kanter, gerçekten çok uyanık bir tip.

Ne zaman kiminle ne yapacağını çok iyi biliyor.

Kumpas zamanı...

Zekeriya ile vakit geçirip poz veriyor.

*

Maklube zamanı ise...

Rockefeller’ın torunu Ariana’yla poz veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Muharrem İnce’den Faik Öztrak’a ‘saray ağzı’ yanıtı

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Muharrem İnce’yi “Saray ağzıyla konuşuyor” diye eleştirmişti.

 

Öztrak’ın bu eleştirisine, çok sert bir cevap verdi Muharrem İnce.

Dedikleri şunlar:



*

Yazının Devamını Oku

Bu adamın ilahiyat dekanı olması utanç vericidir

Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cevdet Kılıç, geçen gün şöyle bir tweet attı:

“Boğaziçili misiniz, Boğazdışılı mısınız onu bunu bilmem. Aklınızın ucundan bile geçirmeyin. Biz abdest alır dışarı çıkmayız. Bizim zaten abdestimiz var. Bilin istedik de... Şöyle söyleyeyim. Siz hani bir ayı geçti eylem yapıyorsunuz ya. Biz eylem falan yapmayız. Biz gece vakti işi bitirir ertesi gün işe gideriz bilin istedim.”

Bu nedir Allah aşkına?

*

Boğaziçi gerilimi bitmesin diye mi yapılıyor bu tür provokasyonlar?

*

Bir ilahiyat dekanına yakışıyor mu böyle bir tehdit dili?

*

Yazının Devamını Oku

İskilipli Atıf için şu ikisini birden söylemek mümkün

Bir İskilipli Atıf Hoca tartışması başladı.

Bir taraf İskilipli’yi göklere çıkarıyor.

Bir taraf ise yerin dibine batırıyor.

*

Oysa İskilipli Atıf hakkında...


Yazının Devamını Oku