Ekrem İmamoğlu’nun İsmail’e söylemedikleri

- İsmail Bey! Biz şimdi seninle bu otel odasında bir görüşme yaptık. Girdisi çıktısı 46 dakikalık bir görüşme!

*

- Bak benim yanımda basın danışmanım var, siyasi danışmanım var, reklamcım var. Elimizde kâğıt kalem notlar tutuyoruz... Tarihi program öncesi masa başında oturmuş, konuşuyoruz.

*

- Program nasıl olacak? İlk sözü kime vereceksin? Hangi sorular sorulacak? Nasıl bir moderasyon yapacaksın... Falan... Hepsini konuşuyoruz.

*

- Bak İsmail Bey! Ben adil ve hakkaniyetli bir adamım. “Kul hakkı” benim için çok önemlidir. Rakibim de olsa hiç kimsenin hakkının yenmesine gönlüm razı olmaz.

*

- Söyle bakalım: Sen benimle yaptığın bu görüşmenin aynısını rakibim Binali Yıldırım’la da yaptın mı? Yapmadıysan yapacak mısın?

*

- Bak İsmail Bey! Bu görüşmenin aynısını rakibimle de yapmazsan olmaz. Ben bunu kabullenemem... Benden bunu içime sindirmemi bekleme.

*

- Ayrıca ben çok şeffaf bir adamım. Gizlim saklım olmaz benim. Yaptığımız bu görüşmeyi tüm ayrıntılarıyla kamuoyuna açıklamalıyız. Hatta sen ayrı açıkla, ben ayrı açıklayayım.

*

- Başka türlüsü seni bilmem ama bana yakışmaz İsmail Bey!

 

KARŞIYIM KARŞI

- Bir oteldeki mahrem kalması gereken güvenlik kamerası görüntülerinin sızdırılmasına...

*

- Adayların kravat renklerinden yola çıkarak ayıp kaçacak türde yorumlar yapılmasına...

*

- Devletin valisinin, devletin TRT’sinin, devletin bürokratının seçim işlerine damardan bulaşmasına...

*

KARŞIYIM KARŞI!

 

ZERRİN ÖZER’İN BAŞINA GELENLERİN DİZİSİ VAR

NETFLIX’te “Dirty John” diye bir diziye takılıyorum son günlerde.

*

Dizide bir herif var:

Ekrem İmamoğlu’nun İsmail’e söylemedikleri

- Yalancılık onda...

- Kadınları ağa düşürme onda...

- Sonuna kadar âşık rolü yapıp kadınları aldatma onda...

- Kadın dünyasına bir av sahası muamelesi yapma onda...

- Sahtekârlık onda...

- Para sızdırma onda...

*

Zerrin Özer’in yeni evlendiği “Murat” isimli adamla ilgili ortaya çıkan çarpıcı gerçekleri görünce...

Ekrem İmamoğlu’nun İsmail’e söylemedikleri

Dizideki Dirty John geldi gözümün önüne...

*

Tabii bizim Murat, dizideki Dirty John’un azıcık çakması.

Öbürü gibi sofistike olmadığı için foyası “küt” diye çıktı ortaya.

Dolayısıyla...

Bizimkinden bırakın birkaç sezonluk bir diziyi, gülmece programlarında kısa bir skeç bile zor çıkar.

*

Çok üzgün olduğunu gözlemlediğim ve “Kendime inanamıyorum” diye açıklama yapan Zerrin Özer’e bir tavsiyem var:

*

Bu akşam hemen “Dirty John” adlı diziyi izlemeye başlayın Zerrin Hanım. Yalnız olmadığınızı görüp belki biraz rahatlarsınız.

 

SİVEREK, AH SİVEREK!

6 ölü! 6 yaralı!

Bu bir arazi kavgası değil.

Bu bir katliam!

*

- Sonu nereye varırsa varsın...

- Ucu kime dokunursa dokunsun...

Güpegündüz katliam yapan bu barbarlar bulunup adalet önüne çıkarılmalıdır.

 

ÇOK ŞÜKÜR YENİ GELİR KAPISI BULDUM

KAYAK sporunu hiç denemedim bile... Elime golf sopası almış değilim... Yüzme bilmiyorum... Damadan çakmam... Masa tenisinde berbat durumdayım... At binemem... Kılıç kuşanamam... Ok atamam...

Velhasıl...

Bir kabiliyetsizliktir ki... Sormayın gitsin!

*

Fakat sıra tavlaya geldiğinde...

İşte orada duracaksın.

Çoktandır tavladan kazanç sağlayamıyordum... Sağ olsun Yıldırım Demirören sayesinde bütçe fazlası vermeye başladım.

 

BİR ŞERİATÇI GEBERDİ DİYECEK KADAR İNSANLIKTAN ÇIKMAK

MISIR’ın seçilmiş ilk ve tek cumhurbaşkanı olan Mursi’nin mahkeme salonundaki ölümü şöyle gerçekleşti:

*

Mahkeme salonunda bir kafes içinde tutuluyordu Mursi. Birden baygınlık geçirdi. Bir süre yerde kaldı. Diğer sanıklar Mursi’nin yere düştüğünü görünce bağırmaya başladılar. Doktor olan sanıklar, Mursi’ye yardım etmek için gardiyanlardan izin istediler. Ancak izin verilmedi. Mursi’ye yardım etmeyen gardiyanlar, bağıran diğer tutukları mahkeme salonundan çıkardı. Tam 30 dakika Mursi’ye müdahale edilmedi. Ambulans ancak 30 dakika sonra geldi.

*

Dünyadaki insan hakları örgütleri, bu olayla ilgili olarak şu yorumu yaptılar:

*

“Mursi’nin tutukluluk şartları son derece kötüydü. Yavaş ve kasıtlı bir ölüme terk edildi... Mursi’nin ölümü için derhal bağımsız bir soruşturma başlatılmalıdır.”

*

Bizdeki güya pek solcu, pek insancıl, pek demokrat, pek barışçıl, pek vicdanlı bazı tipler ise sosyal medyada şu yorumu yaptılar:

*

“Bir şeriatçı geberdi... Beter olsun.”

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Reform ve Arınç üzerine özlü sözler

Reform işi, Bülent Arınç’a feda edilmeyecek kadar ciddi bir iştir.

 

- Reform, Bülent Arınç’ı fersah fersah aşmak zorundadır.

*

- Reform, diş macunu gibidir... Bülent Arınç onu tüpe sokamaz.



Yazının Devamını Oku

Ali Babacan işte budur bundan ibarettir

Ali Babacan, AK Parti hükümetinin bakanı olarak...

Gezi Parkı davalarında “mağdur” sıfatıyla şikâyetçi olmuş.

Bugünlerde çok demokrat, aşırı liberal, fena özgürlükçü takılıyor ya...

Kendisine “Sen niye Gezi olaylarında davacı olmuştun?” diye sorulduğunda...

Şu cevabı vermiş:

*

“Ben davacı değildim, şikâyetçi değildim, mağdur da değildim. Savcı, tek taraflı olarak bütün bakanları mağdur olarak değerlendirdi. Araştırdım, davadan çekilmek kanunen mümkün değildi. İşte bugün buradan savcılara sesleniyorum: Ben bu davanın mağduru değilim. Silin benim adımı.”

*

Yazının Devamını Oku

Ekrem İmamoğlu’na Kanal İstanbul incelemesi hakkında kitabın ortasından

Meral Akşener açıkladı:

 

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında... Kanal İstanbul’a karşı çıktı diye soruşturma açılmış.



*

Olayın aslına faslına baktığımızda ise...

Yazının Devamını Oku

Yeni gündem: Reform

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde sürekli şu üç şeyin altını çiziyor:

 

BİR: Hukukta reform... İKİ: Demokraside reform... ÜÇ: Ekonomide reform...

*

Üç alanda yapılacak reformlar, yeni dönemin en önemli tartışma konusu...

*

- İnandırıcı bulmayabilirsiniz.

- Gecikmiş bir yöneliş olarak nitelendirebilirsiniz.

- İçinin nasıl doldurulacağını sorgulayabilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Hukukta reform olursa ne olur?

Umut devreye girer.

- Yüzler güler.

- Karamsarlığın yerini iyimserlik alır.

- Daha iyiye doğru yelken açılır.

- Tutuklayarak cezalandırma son bulur.

- Tutuklama istisna olur.

- Yabancı yatırımcıya güven verilir.

- Yabancı yatırımcıdan daha önemlisi: Vatandaşa güven verilir.

- Yatırımın önü açılır.

Yazının Devamını Oku

Dünyanın Uğur’u... Dünyanın Özlem’i...

Uğur Hoca, tamam.

İyi ama bir de Özlem Hoca var.

*

Birini öne çıkarıp diğerini geri plana atmak hatta yok saymak... Gerçekten çok ayıp, gerçekten utanç verici.

*

“Dünyanın Uğur’u” manşetini atıp “Dünyanın Özlem’i” manşetini akıldan bile geçirmemek... Olacak iş değil.

*

- Uğur Hoca profesörse... Özlem Hoca da profesör.

- Uğur Hoca BioNTech’in sahibiyse... Özlem Hoca da sahibi.

Yazının Devamını Oku

Ümit Özdağ ile Muharrem İnce arasındaki farklar

İkisi de partisinden memnun değil.

İkisi de yaptıkları açıklamalarla olay oluyor. İkisiyle de Tarafsız Bölge’de konuştum. Edindiğim izlenimlere göre aralarında şu türden farklar var:

*

- Özdağ tepeden tırnağa ideolojik. İnce popülaritenin altın çocuğu.



*

Yazının Devamını Oku

On maddede Kamala Harris’i yazdım: Kurgulasan olmaz

Birinci olarak... Kadın... Oradan zaten kazanıyor.

- İkinci olarak... Babası Jamaikalı. Bu yanıyla hem Güney Amerika’ya selam çakıyor, hem de siyahlara.

*

- Üçüncü olarak... Annesi Hindistanlı. Bu yönüyle koskoca Asya’yı alıyor kanatlarının altına.



*

Yazının Devamını Oku

Zabıtaya ve polise çağrı: Çekin elinizi gazeteden

Bizim gazetenin dağıtım servisinden fotoğraflar geldi elime...

Samsun’da zabıta ve polis, gazete dağıtıcısı avında.

Öyle bir sarmışlar ki motosikletiyle gazete dağıtan arkadaşımızın etrafını...

Sanırsın terörist avlıyorlar!



*

Yazının Devamını Oku

Biden gelecek bizim muhalefetin dertleri bitecek mi?

İddia ediyorum: Biden gelince...

Bizim iktidardan daha çok bizim muhalefetin işi zorlaşacak.

*

Örneklerle gidelim:

*

Biden, ABD Başkanı olarak...


Yazının Devamını Oku

‘Riskli binalarda oturmayın’ diyen çok sayın yetkili

Vatandaşlarımıza “Riskli binalarda oturmayın” diyorsunuz çok sayın yetkili bey.

Tamam... İyi diyorsunuz.

Tamam... Güzel diyorsunuz.

*

Ama çok sayın yetkili bey, bu insanlar, keyifleri öyle istediği için riskli binalarda oturmuyorlar ki!

“Amaaan şimdi taşınma sorunuyla falan kim uğraşacak abi” diyerek riskli binalarda oturmaya devam etmiyorlar bu insanlar.

Yahu kim ister en küçük bir depremde enkaza dönüşecek bir binada çoluk çocuk oturmayı? Yahu kim ister enkaz altında can vereceğini bile bile o binalarda oturmaya devam etmeyi?

Niye anlamıyorsun

Yazının Devamını Oku

Ah o parmağın tutuluşu

“Ağlamıyoruz, gözümüze toz kaçtı” diye yalan söyletti hepimize.

- “Milli umut” nedir, öğretti hepimize.

*

- “Hayat bir parmağa tutunmaktır” falan diye felsefe yaptırdı hepimize.

*

- “Elif bebeğin bırakamadığı o parmak olmak” isteği aşıladı hepimize.

*

- “Tuttuğun parmak değil kalbimiz oldu ey Elif” dedirtti hepimize.

*

Yazının Devamını Oku

Ölüm gelince ben hep şöyle yapıyorum

Hep en iyi şeylerini hatırlıyorum ölenin.

Kötü şeylerini hiç hatırlamıyorum.

*

Hep hayırla yâd etmeye çalışıyorum.

Hayırsızca yâd etmek istemiyorum.

*

Hep “İyi bilirdik” diye haykırıyorum.

Başka türlü haykırmak içimden gelmiyor.

*

Yazının Devamını Oku

Biz olduk biz

Elazığ için nasıl yandıysak...

Ne eksik ne fazla...

Aynı öyle yandık İzmir için.

*



Henüz enkaz altında canlarımız varken...

Yazının Devamını Oku

Geçmiş olsun canım İzmir...

Yıkılan binalar.

Ortaya çıkan enkazlar.

Yükselen deniz.

Çaresizlikler.

Şehirden yükselen dumanlar.

Haykırışlar.

*

Hepsini yüreğimin en derinliklerinde hissettim.

*

Yazının Devamını Oku

Biz olduk

Cumhuriyet Bayramı nedeniyle şöyle bir kolaçan ettim etrafı... Manzara-i umumiye şöyleydi:

Herkes mesaj paylaşıyordu coşkuyla...

Atatürk sevgisi yükseliyordu bütün mesajlarda...

Cumhuriyet’in fazilet olduğunda herkes hemfikirdi...

Eşitlik şarkıları dökülüyordu tüm dudaklardan...

Büyük şirketlerin şahane videoları dönüyordu her yerde...

Herkes kendi meşrebince kutluyordu bayramı...

Kayıtsız kalan neredeyse yok gibi bir şeydi...

Aykırılık, çıkıntılık yapan bile kalmamıştı...

Yazının Devamını Oku