Ekrem İmamoğlu’na Kanal İstanbul incelemesi hakkında kitabın ortasından

Meral Akşener açıkladı:

 

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında... Kanal İstanbul’a karşı çıktı diye soruşturma açılmış.

Ekrem İmamoğlu’na Kanal İstanbul incelemesi hakkında kitabın ortasından

*

Olayın aslına faslına baktığımızda ise...

Gerçeğin şu olduğunu görüyoruz:

*

İçişleri Bakanlığı müfettişleri, İmamoğlu yönetimi tarafından İstanbul’a asılan Kanal İstanbul karşıtı pankartlarla ilgili olarak inceleme başlatmışlar.

*

Gerekçe?

Gerekçeyi şöyle izah etmiş müfettişler:

“İdarenin bütünlüğü ilkesine ve devlet politikasına, kamu kaynağı kullanılarak muhalefet etmek.”

Bunun Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasındalar müfettişler.

*

Demek ki neymiş?

- Kanal İstanbul’a karşı çıktı diye Ekrem İmamoğlu hakkında bir soruşturma açılmamış.

- Kanal İstanbul karşıtı pankartları, kamu kaynaklarını kullanarak astı diye inceleme başlatılmış.

*

Ama durun bir dakika!

Gerçeğin öyle değil de böyle olması fark eder mi?

Benim açımdan pek fark etmez.

*

Kitabın ortasından konuşacağım:

*

Bu inceleme...

Tezi acayip tartışmalı, Anayasal yorumu müthiş sorunlu, gerekçesi ise süper kuvvetsiz olan bir incelemedir.

*

Bu inceleme...

Son günlerde bizzat Cumhurbaşkanı tarafından dile getirilen “hukukta reform” sözü ile çelişen bir incelemedir.

*

Bu inceleme...

İmamoğlu yönetimine birkaç afişle yapmaları mümkün olmayan propagandanın bin katını yapmaları için enfes bir imkân sunmuştur.


ŞAMPANYA

FORMULA’da şampanya patlatılsaydı...

*

“Hahaha! Bunlar nasıl muhafazakâr oğlum! Resmen şampanya patlattılar. Hahaha! Adama işte böyle şampanya patlattırırlar” derlerdi.

Ekrem İmamoğlu’na Kanal İstanbul incelemesi hakkında kitabın ortasından

*

Formula’da şampanya patlatılmadı...

*

“Eyvah! Şampanya yerine gazoz patlatılan ülke haline geldik. Arap ülkesi olduk! Dünyaya rezil olduk. Çekip gideceğim buralardan” diye ağlaşıyorlar.


ATI ALAN ARİZONA’YI GEÇTİ

TRUMP aklına estikçe tweet atıyor.

Son tweet’ine baktım.

Ekrem İmamoğlu’na Kanal İstanbul incelemesi hakkında kitabın ortasından

Şöyle yazıyordu:

*

“BEN BU SEÇİMİ KAZANDIM.”

*

Atı alan Arizona’yı geçti Trump...

Sen en iyisi sür eşeğini Teksas’a...


BİR DİZİ NASIL OLAY OLUR?

- Sınıfsal konumlandırmaları doğru dürüst yaparsa...

- Karton karakterlerden uzak durursa...

- İçe işleyen Ferdi Özbeğen şarkılarına gaz verirse...

- Varoşlardan gelen kadın, varoşlardan gelen kadın gibi konuşursa...

- Türkiye’nin gerçek sosyolojisine dalarsa...

- Oyunculuklar, azıcık göz doldurursa...

- Bu ülkenin gerçekliklerine azıcık göz kırparsa...

O dizinin olay olması kaçınılmaz olur.


İKİ TÜRK MARKASI… İKİSİ DE ASIRLIK…

EYÜP SABRİ TUNCER: 1923 yılından itibaren var olan bir markamız. Şu anda bayrak, Engin Tuncer’de. Geçenlerde Engin Tuncer’le bir araya geldim. Vizyon sahibi, atılımcı, gözü dünya piyasasında, işini şevkle yapan bir işinsanı... Müthiş geliştirmiş markayı. Ürün yelpazesini alabildiğine çeşitlendirmiş. Kolonyada zaten bilinen bir marka... Ama ben en çok özellikle diş macununda ve sıvı sabunda geliştirdiği sağlıklı ürünlere hasta oldum. Pandemiyle birlikte yeniden gündemimize giren bu markamızla ben gurur duydum, siz de duyun.  

Ekrem İmamoğlu’na Kanal İstanbul incelemesi hakkında kitabın ortasından


- ATELIER REBUL: Kolonya değil, resmen parfüm üretiyorlar. Resmen tiryakileri oldum. “İstanbul” adını verdikleri kolonyanın tutkunuyum. Son günlerde ise azıcık şekerli “Bamboo” adını verdikleri kolonyalarına dadanmış durumdayım. Şişelerinin şıklığına ve zarafetine diyecek yok. Sıkı durun. Bu markamız 125 yıllık bir markaymış. Dile kolay! 125 yıl... Dördüncü kuşağın elinde yükseldikçe yükseliyorlar. Milletçe gurur duyacağımız bir markaya öncülük ediyorlar. “İstanbul” adını verdikleri kokuya meftun olmayacak bir insanoğlu yada kızı olabileceğine ihtimal vermiyorum.


İKİ SORUMUN CEVABINI DA OSMAN HOCA’DA BULDUM

KAFAMDA iki soru vardı birkaç gündür. İkisinin cevabını da Osman Müftüoğlu’nun dünkü yazısında buldum.

*

Ekrem İmamoğlu’na Kanal İstanbul incelemesi hakkında kitabın ortasından

- BİRİNCİ SORU: Birbirinden fiyakalı bez maskeler var elimin altında. Yeterince koruma sağlıyorlar mı?

- OSMAN HOCA’NIN CEVABI: Bilimsel olarak test edildiler ve onaylandılar: Evet, sağlıyorlar.

*

- İKİNCİ SORU: “Aşı geliyor” ile “Tehlike büyüyor” bilgisi bir arada yükseliyor son günlerde. Bu iki çelişkili bilgi karşısında ne yapmam gerekir?

- OSMAN HOCA’NIN CEVABI: Süvari geliyor ama sen silahlarını indirme.


DEĞİNMELER

- İLHAM ALİYEV: Bir röportajını izledim ve şuna karar verdim: Uluslararası medyanın karşısında aldığı tavır, Tayyip Erdoğan’ın tavrına benzemeye başladı.

*

- KIZIL GEYİK: Nesli tükenmekte olan kızıl geyiği vurmuşlar avcılık adına. Açık söylüyorum: Bu avcılık değildir, bu katilliktir.

*

- KORONA PARTİLERİ: Partisiz duramayanların sıralı tam listesini sunuyorum: Şeyma Subaşı, Şevval Şahin ve Öykü Çelik... 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Sevim Gözay’la bir anı: Birand’ın aykırı imam hatip programına çıkmıştık

İmam-hatipler, bir zamanlar bu ülkenin en önemli tartışma konusuydu.

Önleri kesilir, tartışılırdı.

Sayıları artar, tartışılırdı.

Mağdur edilirler, tartışılırdı.

Mağduriyetleri giderilir, tartışılırdı.

Tartışılır babam tartışılırdı yani.

*

Bu nedenle de...

İmam-hatipler, bir zamanlar tartışma programlarının

Yazının Devamını Oku

WhatsApp’tan neden kolay kolay çıkamam

Dadanmacı bir kişilik olduğum için tiryakisi olduğum bir şeyi hemen terk edemediğimden...

- Sanki ben orayı terk edince... Herkes orada kalacak ve arkamdan konuşacakmış gibi düşündüğümden...

*

- Yeni yerlere ısınma sürecinin üzerimde yarattığı ağır tedirginlik ve yoğun stresten korkuyor olmamdan...

*

- İçinde bulunduğum grupların “Çıkalım mı, çıkmayalım mı” konusunda yaptıkları tartışmadan fena halde sıkıldığımdan...


Yazının Devamını Oku

Milli Mücadele yedi düvel falan

Metin Hülagü adlı tarih profesörü, sosyal medyada şöyle bir paylaşım yapmış:

“Milli Mücadele’de biz 7 düvelle falan savaşmadık. Bu tür masalları çocukken dinlemiştik ama anladık, yalanmış. Tek savaştığımız devlet Yunanistan ve kısmen Fransa’dır.”

*

Tarih profesörü titrim yok ama aklım ve izanım var.

Akıl ve izan çerçevesinde...



Yazının Devamını Oku

Boğaziçi protestoları kimin işine yarayacak?

Eğer bu protestolar...

Amacından saparsa...

Tadında bırakılmazsa...

Bir büyük kargaşaya dönüşürse...

İllegal örgütlerin katılımına açık hale gelirse...

Üniversitenin dışına taşarsa...

Barışçıl yönünü kaybederse...

Polisle çatışma noktasına varırsa...

Yazının Devamını Oku

Hasip, Emine Fatma, Sırrı Selahattin Ahmet

İYİ Parti’nin önemli isimlerinden Yavuz Ağıralioğlu, HDP’ye karşı bugüne kadar yapılmış en sert açıklamalardan birini yapmış.

 

Söyledikleri, HDP açısından gerçekten yenilir yutulur cinsten şeyler değil.

*

Tam olarak söylediği şu Ağıralioğlu’nun:



Yazının Devamını Oku

Vitrin mankeni, başörtüsü, CHP ve Sevgi Kılıç

CHP’de başörtülü bir Parti Meclisi üyesi var.

Adı: Sevgi Kılıç.

*

Sevgi Kılıç’ın CHP’nin Parti Meclisi’ne seçilmesini başından beri hep şöyle karşıladım:



“Ne güzel! Ne şahane! Ne hoş!”

Yazının Devamını Oku

Osman Hoca’nın iyi hayat tavsiyelerinden 10’unu seçtim

Dünkü Hürriyet’te uzun, upuzun bir liste yayınladı Osman Müftüoğlu... Listenin adı: “İYİ HAYAT TAVSİYELERİ”. Yüz maddelik bir liste... “Çok çok iyi bir hayat” olmasa da “Eh işte... İdare eder bir hayat” için listeden 10 madde seçtim kendime...

1. STRESE UYUM SAĞLA

Uyum sağla demek kolay... Nasıl yapacağız bu işi Osman Hocam? Huyunu suyunu bilmiyoruz ki bu meretin.



*

2. AZ KONUŞ ÇOK DİNLE

Yazının Devamını Oku

‘Sen’ denilmez ‘siz’ denilecek

Bu “sen/siz” meselesine kafayı fena halde takmış bulunmaktayım.

Bunun iki türlüsü var:

*

BİRİNCİ TÜR

Postanede, emniyette, devlet dairesinde görevli olanlar, toplumsal statüsünün yüksek olduğunu düşündükleri tiplere...

“Siz” diye hitap ediyorlar.

Toplumsal statüsünü düşük gördüklerine ise kolaylıkla “sen” diyorlar.

Her önüne gelene “sen” dense...

Genel bir kabalık deyip geçeceğim.

Yazının Devamını Oku

Şu ‘sen’ diye hitap etme sorununu da bir aşsak

Antalya’da şöyle bir olay olmuştu:

 

Polis, “Kalacak yerim yok” diyen bir vatandaşımıza...

Sokağa çıkma kısıtlamasına uymadığı gerekçesiyle...

3 bin 150 lira ceza kesmişti.

*

Bu olay nedeniyle Türk Polis Teşkilatı’ndan bir özür açıklaması geldi.

Yazının Devamını Oku

Bakan Koca’ya sordum: Çin mi, Alman mı? Hangisi denk gelirse şanslıyım?

Şöyle bir durum var:

 

Hem Çin aşısı geliyor Türkiye’ye... Hem de bizim Uğur-Özlem hocaların Alman aşısı...

*

Bu aşılar, belli bir planlama dahilinde yapılacak vatandaşa...

Yani artık hangisi denk gelirse.

*

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı aradım.

Yazının Devamını Oku

Deizm, yılbaşı, içki, Diyanet falan

Haftada bir kez muhakkak muhafazakâr bir yazar, şöyle bir iddiada bulunuyor:

Deizm çığ gibi artıyor!

Hiçbir ölçülmüş veriye dayanmayan bu türden cümlelerle sürekli ortalığın telaşa verilmesi...

Deizm propagandası yapmaktan başka bir şey değildir.

*

Nihat Hatipoğlu’nu seversiniz, sevmezsiniz.


Yazının Devamını Oku

Türkçe Kuran konusunda aklı karışıklar için bir kılavuz

NEDEN ARAPÇA?

Müslümanlar, Kuran’ın “Allah kelamı” olduğuna inanıyorlar. Bu inanış nedeniyle de orijinale sadakat gösteriyorlar. Arapçaya yönelik bir saygı duruşu değildir bu! “Allah kelamı” kabul edilen metne yönelik saygı duruşudur. İbadetlerde, törenlerde Kuran’ın orijinal halinin okunması konusundaki duyarlılığın temel nedeni budur.

*

TÜRKÇE OLMAZ MI?

Türkçe Kuran olmaz mı? Tabii ki olur. Nitekim çok miktarda Kuran meali var. Sadece Türkçe değil. Çince Kuran da olur, İngilizce Kuran da olur, Almanca Kuran da olur, Japonca Kuran da olur. Fakat bütün bunlar, orijinalin yerini tutmaz. Çünkü orijinalin Allah kelamı olduğuna inanılır.

NASIL ANLAYACAĞIZ?

Ritüellerde, dualarda, ibadetlerde, törenlerde Kuran’ın orijinali okunur. Ama bilmek için, öğrenmek için, anlamak için... Tabii ki orijinal metnin çevirisi okunur. Türkçe meal işte bunun için vardır. Kuran’ın daha ayrıntılı yorumu olan Türkçe tefsirler bunun için vardır.

*

Yazının Devamını Oku