GeriAhmet HAKAN Duygusal bir popüler kültüre sahip olmak isteyenler için liste
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Duygusal bir popüler kültüre sahip olmak isteyenler için liste

Frida Kahblo: Kendisinin fotoğrafının bulunduğu bir tişört, bir şapka ya da bir çantaya sahip olsanız iyi olur.

Duygusal bir popüler kültüre sahip olmak isteyenler için liste


- FRİDA KAHLO: Kendisinin fotoğrafının bulunduğu bir tişört, bir şapka ya da bir çantaya sahip olsanız iyi olur. Bir de Büyükada’ya yolunuz düştüğünde Troçki’nin evini gösterip “Ne zaman bu evi görsem Frida’yı anımsarım” diye iç geçirmeniz çok havalı kaçacaktır.

*

Duygusal bir popüler kültüre sahip olmak isteyenler için liste

- TOMRİS UYAR: Eskiden ikinci yenicilerin prensesiydi, şimdi artık popüler kültür ikonu haline geldi. Bu nedenle Tomris evrenine girmelisiniz mutlaka. “Dört kişiydiler onlar / Turgut, Edip, Cemal ve Tomris / Adlarını şiir diye yazmışlardı dağlara taşlara” falan diye şiirler söylerseniz tadınızdan yenmez.

*

Duygusal bir popüler kültüre sahip olmak isteyenler için liste

- YILMAZ GÜNEY: Popüler kültür derginizin kapağında mutlaka yer almalı. Tek bir filmini bile baştan sona izlememiş olsanız da... “Ama o bir katil... Ama o bir zorba...” falan diyenlere karşı çeşitli argümanlar geliştirmeli ve bu argümanları uygun yerlerde etrafa boca etmelisiniz.

*

Duygusal bir popüler kültüre sahip olmak isteyenler için liste

- ERTEM EĞİLMEZ: Eski Türk filmlerine duyduğunuz her türlü nostaljinin başında ve sonunda onun imzası vardır. Münir Özkul, Adile Naşit, Şener Şen, Kemal Sunal, Ayşen Gruda... Hepsi onun filmlerinin vazgeçilmezidir. Popüler kültür nostaljisine sahip çıkacaksanız onu öğrenmenizde yarar var.

*

Duygusal bir popüler kültüre sahip olmak isteyenler için liste

- MALCOLM X: Geçen gördüm: Fotoğrafını kahve fincanına basmışlar. Bu demektir ki o da bir popüler kültür figürü haline gelmiş. Adının telaffuzu bile havalıdır. “Harlem’in deli fişek genci” ya da “Detroitli kara çocuk” gibi alengirli nitelemelerle anmaya çalış. “Ev faresi / tarla faresi” benzetmesini mutlaka öğren.

*

Duygusal bir popüler kültüre sahip olmak isteyenler için liste

- DOSTOYEVSKİ: Arada sırada “Rus romanı, Fransız romanını ezip geçmiştir” gibi dikkat çekici tezlerin olmalı. Rus romanının bir numaralı havarisi olmalısın. Bilhassa da Dostoyevski’nin... Ondan “Dosto Baba” diye söz etmende büyük yarar var. “Suç ve Ceza”, el kitabın olmalı.

*

Duygusal bir popüler kültüre sahip olmak isteyenler için liste

- OĞUZ ATAY: Tutunamayanlar’ı baştan sona kadar okumayı başarmış olmasan da Oğuz Atay dendiğinde söyleyecek en az on beş cümlen olmalı. Hatta tıpkı “Olric” gibi sizin de hayali bir arkadaşınız olsa iyi olur. “Beyaz Mantolu Adam” kitabına gönderme yapmak için beyaz bir yağmurluğunuzun olmasında sayısız fayda var.

*

Duygusal bir popüler kültüre sahip olmak isteyenler için liste

- İSMET ÖZEL: Türk şiirinin yaşayan en büyük şairidir İsmet Özel. İddia ediyorum: Bugün olmasa da yarın popüler kültür ikonu haline gelecek. “Gözlerim nemli değil / Gözlerim namlu” ya da “Bir şehrin uzak semtleri gibi gözlerin / Üzgün, kara, ayaklanmaya hazır” gibi dizeleri duvarlara yazılacak. Bunları bilmende yarar var.

*

Duygusal bir popüler kültüre sahip olmak isteyenler için liste

- NAZIM HİKMET: Sevgililerinden en az üçünün öyküsünü, aldatmalarından en az ikisinin gizli taraflarını, Zülfü’nün bestelemediği en az beş şiirini, Moskova günlerinde vatana duyduğu özlemin enteresan anlatımlarını muhakkak bilmen şart. Bu arada bir uyarı: Kızın olursa adını sakın Piraye koyma! Çünkü biraz demode oldu bu.

*

Duygusal bir popüler kültüre sahip olmak isteyenler için liste

- AHMET KAYA: Çatal kaşık fırlatmaya karşı bir öfken olmalı. Serdar Ortaç’a bir özür daha diletmelisin. O zulüm ayinine katılanları sürekli hatırlatmalısın. “Kum Gibi”nin en iyi şarkısı olduğunu iddia etmelisin. Ve “Nereden baksan tutarsızlık / Nereden baksan ahmakça” sözünü, sık sık konuşmalarında kullanmalısın.

İSLAM DÜNYASININ BİTMEYEN BELASI: TALİBAN

Ayaklı İslam karşıtı propaganda gibidir bu Taliban.

*

Kadını hayatın içinden sürgün etmeleri, müziğin tek bir notasına bile ceza vermeleri, kısa sakala bile günahkârlık muamelesi yapmaları, şekilcilik üzerinden millete eza cefa çektirmeleri, antik kalıntıları bile bombalarla yıkmaları...

Hepsi ama hepsi için tek bir kelimem var:

BARBARLIK.

*

Çok öfkeliyim Taliban’a...

Öfkemin temel nedeni şu:

Sergiledikleri tüm vahşeti ve barbarlığı İslam’a dayandırıyorlar.

*

Afganistan’daki aşiret kavgalarının arasından sıyrılıp ortaya çıktılar ve Afganistan’ı cehenneme çevirdiler.

*

Sonra Amerika geldi.

Ve başka tür bir cehenneme çevrilmiş oldu Afganistan.

*

Ve bugün...

Amerika çekildi.

Taliban geri geldi.

*

Afganistan, böylece bir kez daha Taliban usulü cehenneme hazırlanıyor adım adım.

*

Tekrar ediyorum:

Ayaklı İslam karşıtı propagandanın baş elemanıdır Taliban.

Bu haliyle sadece Afganistan’a değil, İslam’a zulmetmektedir.

YİNE İKİYE AYRILDIK


Hep buluyoruz bir ayrılık konusu ya...

Şimdi de...

“Aşıcılar” ve “Aşı karşıtları” olarak ikiye ayrılmış durumdayız.

*

Şu yeryüzünde bizim kadar çabuk ikiye ayrılabilen bir millet var mıdır acaba?

X

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku

Kürt meselesini çözelim çözmesine de mesele nedir?

Eskiden bana birisi “Kürt meselesi yok. Ne meselesi?” dediğinde...

Hemen atılır ve başlardım saydırmaya:

“Kürtlerin varlığı bile inkâr ediliyor” derdim.

“Kürtçenin varlığına bile tahammül edilemiyor” derdim.

“Terörle mücadele adına bin türlü hukuksuzluk yapılıyor” derdim.

“Bunlar ortadayken, sen nasıl Kürt meselesi yok dersin?” derdim.

Yani derdim Allah derdim.

Gelelim bugüne...

Yazının Devamını Oku

‘Sezai Temelli’li, HDP’li, İmralılı falan bir fıkra

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu şöyle demiş:

“İmralı meşru bir organ değil. Meşru organ kimdir? HDP’yi meşru organ olarak görebiliriz. Eğer bu sorun çözülecekse meşru bir organla çözebiliriz.”

*

Tam “Şahane bir yaklaşım, güzel bir öneri” diyerek üzerine atlayacaktım ki...

“Küt” diye bir cevap geldi HDP’den.

*

HDP adına açıklama yapan isim Sezai Temelli.

Dediği şu:

*

Yazının Devamını Oku

Selçuk Bayraktar nasıl oluyor da kutuplaşma belasını yıkıp geçiyor

Geçenlerde Tarafsız Bölge’de konuğumuz oldu Selçuk Bayraktar. Çok izlendi, çok ilgi gördü, çok dikkat çekti program.

Alışılmışın dışına çıkan bir yönü de şu oldu: Türkiye’deki bütün dünyalara seslendi. Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçti. Peki ama Selçuk Bayraktar, neden birbiriyle taban tabana zıt kutupların ortak bileşkesi haline gelebiliyor? Hangi yönleriyle Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçebiliyor? Bu sorulara benim verebildiğim cevaplar şunlar:



*

Çünkü Selçuk Bayraktar...

Neredeyse iki yüz yıldır genlerimize işlemiş olan “Biz yapamayız” algısını darmadağın ediyor.

Yazının Devamını Oku

Ali Erbaş’tan mesaj var: Ben de günaydın derim

Telefonuma bir mesaj geldi.

Baktım:

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’tan gelen bir mesaj...

*

Mesajı noktasına, virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum:



Yazının Devamını Oku

Sabah-ı şerifleriniz hayırlı olsun Ali Erbaş Bey

“Günaydın” demeyecekmişiz.

Çünkü...

“Cahiliye dönemi”nde “Sabahınız hayat olsun” diye selamlama yapılırmış.

“Günaydın” da biraz buna benziyormuş.

*

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın iki yıl önce yazdığı kitapta geçiyormuş bu ifadeler.

*

Rahmetli babam, öfkelendiğinde ve ne diyeceğini bilemediği durumlarda hep şöyle derdi:

“Allahumme meassabirin!”

Yazının Devamını Oku

Resul Tosun’un çıkardığı yapay laiklik tartışması

1990’larda “Laiklik elden gidiyor” denilerek...

Yapay bir laiklik tartışması başlatıldı.

*

Amaç:

Refah Partisi’ni köşeye sıkıştırmaktı.

2021 yılının eylül ayındayız.

Ve yine “laiklik tartışması” yapıyoruz.

*

Yazının Devamını Oku

Önceki Ziya Selçuk... Sonraki Ziya Selçuk...

Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı görevini bıraktıktan sonra yeni bir imaj yapmış.

Önceki hali ile sonraki hali arasında bir mukayese çalışması yaptım:

*

- Öncesinde aşırı resmiyet var, sonrasında jantilik.

*

- Öncesinde omuzlarda okul yükü var, sonrasında yük atılmış.

*

- Öncesinde intizam var, sonrasında ihmal edilmiş şıklık.

*

Yazının Devamını Oku

“12 Eylül İslamcılığa yol verdi” diye bir balon

Dün 12 Eylül’ün yıldönümüydü ya...

Şöyle bir baktım ve gördüm ki...

O meşhur “Türkiye’de İslamcılığın yükselişi, 12 Eylül sayesinde gerçekleşti” balonu yine havalandırılıyor.

*

Gelin, bu balona iğne batırmayı deneyelim:

*

Evet, doğrudur.

12 Eylül, “biraz Müslümanlık” istemiştir.

*

Yazının Devamını Oku

Yılmaz Güney denince hangisi aklımıza gelecek?

Yılmaz Güney’in iki yönü var.

 

Bir yönünde...

Bir hâkimi öldürmüş, sevdiği kadının kafasının üstüne bardak koyup nişan almış, alkollü araç kullanarak bir çocuğun ölümüne neden olmuş... Kısacası şiddete meyyal maço bir adam var.

*

Bir yönünde ise...

Türk sinemasının yüz akı sayılabilecek filmler çekmiş, uluslararası alanda büyük başarılar elde etmiş, sinemanın yıldızı bir sanatçı var.

*

Bu

Yazının Devamını Oku

Bırakın artık şu tatsız ve kibirli müsamereleri

Edremit’in düşman işgalinden kurtuluş törenlerinde, “Kara çarşaftan kurtulup özgürlüğüne kavuşmuş kadın” müsameresi yapılmış.

Çok saçma! Çok komik!

Çok kibirli! Çok tatsız!



Çok anlamsız! Çok ilkel!

Çok gereksiz! Çok bayat!

Yazının Devamını Oku

İmamoğlu’nun açıklaması ne anlama geliyor

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı için şu açıklamayı yaptı:

“Ben şu anda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yım. Bu durumda bana düşen belediye başkanlığını en iyi şekilde yapmak. Şu an benim aklımdan geçen ve amacım, İstanbul’da görevini en iyi yapan bir belediye başkanı olmaktır. Dahası hedefim, İstanbul’da tarihin en başarılı belediye başkanı olmaktır, daha ötesi yok.”

Bu açıklamadan ben şu dört sonucu çıkardım:

*

BİR: Meral Akşener, İmamoğlu’nu övünce, “Akşener, İmamoğlu kartını masaya sürdü” yorumları yapılmıştı. İmamoğlu, bu kıskaçtan kendini kurtarmak istiyor.

*

İKİ: İmamoğlu, bu açıklamayla Kemal Kılıçdaroğlu’na “Ben senin önünde engel olmam, sen adaysan benim bir çıkışım olmaz” mesajı veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş’in takdir kazanmasının tek yolu: Para mara düşünmeden istifayı basmasıdır

Şenol Güneş’in son hezimetten sonra “İstifa ediyorum” dememesinin, diyememesinin nedeni şu:

Gönderilirse... Kendisine yüklü miktarda tazminat ödenecek.

*

İstifa ederse... Yüklü miktardaki tazminatını alamadan gitmiş olacak.

İşte tam da bu nedenle “Başarısızlık bana aittir” demesine rağmen...

Bırakıp gitmiyor, gidemiyor.

*

Şenol Güneş

Yazının Devamını Oku

En etkili muhalefet partisi: Pahalılık

İktidara yakın gazeteciler, günlerdir uyarıyorlar:

“Hayat pahalılığına bir çözüm bulunmalı. Marketler ateş pahası. Fiyatlar katlanarak artıyor. Vatandaşın tek derdi bu. Büyüme rakamları güzel ama kimse büyümeye bakmaz. Önümüzdeki seçimi kazanmak için bu soruna acil çözüm bulunmalı.”

*

Çok doğru, çok haklı, çok önemli uyarılar bunlar.



*

Yazının Devamını Oku

Taliban’ı işte bu cesur kadınlar yenecek

Hürriyet’ten Fevzi ile Selçuk, Kabil’de bir gösteriye denk geldi.

Fevzi notları geçti:

*

50’ye yakın kadın, Taliban karşıtı gösteri yapıyor. Silahlı Taliban milisleri, durumdan hoşnut değil. Göstericileri dağıtmaya çalışıyorlar. Fakat kadınlar, milim kıpırdamadan gösterilerine devam ediyor. Ta ki Taliban şiddeti ortaya çıkıncaya kadar.

*



Yazının Devamını Oku

Aşı karşıtlarının mitinginde açılması gereken pankart

11 Eylül’te Maltepe’de miting var.

Mitingi aşı karşıtları düzenliyor.

Abdurrahman Dilipak da konuşmacılar arasında.

*

Bu mitingde...

Devasa bir pankart açmak lazım.

Üzerine dev harflerle şunlar yazan bir pankart:

*

-

Yazının Devamını Oku

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki

Afgan mültecilerin Türkiye’ye gelme endişesi üzerine...

Bizim memlekette bazıları, “Taliban kafalı tipler geliyor, eyvah bunlar bizi Talibanlaştıracak” diye telaşlanıyorlar.

*

Ben hayatımda bu kadar özgüvensiz bir yaklaşım görmedim.

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki!

*

Afganistan’dan buraya gelenlerin tümü Taliban zihniyetli olsa bile bir şey olmaz.

*

Olsa olsa şöyle şeyler olur:

Yazının Devamını Oku

Faşist olduğu kadar müptezelmiş de

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, bir anısını paylaşmış.

Tesettürlü bir hanım, Tanju Özcan’a “Başkanım benim bebeğim olmuyor, yardımcı olur musunuz?” demiş. Tanju Özcan da tüp bebekle ilgili bu gayet masum yardım talebini, son derece münasebetsizce yorumlayıp “Hanımefendi, ben size nasıl yardımcı olabilirim?” diye cevaplamış.

Tanju Özcan’ın bu anısını, “Biraz da gülelim eğlenelim” diye anlatması ise işin en mide bulandırıcı tarafı.

*

“Ülkemde mülteci istemiyorum” tavrını, “Mülteciye su bile yok” noktasına kadar taşıyan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a şöyle seslenmek isterim:

*

“Faşist olduğunuz kadar müptezelmişsiniz de...”

İZMİR MARŞI’NI BİLE KUTUPLAŞMA KONUSU HALİNE GETİRMEK

Yazının Devamını Oku

Bir sonraki 30 Ağustos hutbesi için bir ikaz

Buradan Diyanet İşleri Başkanlığı’na sesleniyorum:

 

Bir sonraki 30 Ağustos’ta...

- Ya 30 Ağustos konulu hutbe okutmayın.

- Ya da okuttuğunuz hutbede Atatürk’e yer verin.

*

Çünkü Atatürksüz 30 Ağustos...

- Alparslansız Malazgirt gibidir.

- Osman Beysiz

Yazının Devamını Oku