GeriAhmet HAKAN Dumanlı’lar, Altan’lar, Bugün’ler, Zaman’lar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dumanlı’lar, Altan’lar, Bugün’ler, Zaman’lar

CEMAAT/İktidar işbirliğinin en heyheyli günlerinde...
Polis, sabahın beşinde evlere operasyon yaptığında...
Ne diyordu Bugün’ler, Kanaltürk’ler, Zaman’lar, Samanyolu’lar, Ekrem Dumanlı’lar, Ahmet Altan’lar falan?


*


Ne diyecekler?
-“Ne acele ediyorsunuz canım, hele bir durun, hukuki süreç tamamlansın” diyorlardı.
-“Adalete güvenin, Türkiye Cumhuriyeti’nin yargıç ve savcılarına güvenin” diyorlardı.
-“Gazetecilikten tutuklanmadılar, mesele medyaya baskı değil, basın özgürlüğü bahane ediliyor” diyorlardı.
-“Türkiye çok önemli bir mücadelenin içinde... Böyle bir mücadele verilirken tabii ki ufak tefek hukuki sorunlar olacak” diyorlardı.
-“Sabaha karşı neden operasyon yapılmayacakmış ki? Kimin ayrıcalığı var kardeşim” diyorlardı.
-Tutuklama kararı çıktığında “İşte tutuklandılar, demek ki varmış bir suçları” diyorlardı.


*


Onların bu tutumlarıdır:
Bugün iktidarı en pervasız şekilde operasyon yapma cüretine iten.
Onların bu tutumlarıdır:
Bugün iktidara en şahane savunma cümleleri armağan eden.
Onların bu tutumlarıdır:
Bugün iktidara laf edecek haklılık zeminini ortadan kaldıran.


*


Ama biz uyarmıştık.
-“Yapmayın böyle, etmeyin böyle” demiştik.
-“Bugün bunlara, yarın size” demiştik.
-“Yargı eliyle siyasal süreçler düzenlenemez” demiştik.
-“Sizin ufak tefek hukuki hata dediğiniz şeyler yüzünden insanlar zindanlarda çürüyor” demiştik.
-Fişlenmeyi, tehditleri göze alarak “Basın özgürlüğüne darbe vuruluyor” diye sokaklara çıkmıştık.


*


Hiç merak etmesinler.
Biz dün olduğu gibi bugün de...
Haktan, adaletten, özgürlükten, doğru dürüst bir hukuktan, adil bir yargıdan yanayız.
Hadi bizi bırakın bir tarafa...
Cemaat/İktidar işbirliğinin en heyheyli günlerinde zulümlere uğramış, zindanlara tıkılmış, operasyonlara maruz kalmış insanlar bile...
“Oh olsun” demiyorlar, bugünkü operasyona en sert şekilde itiraz ediyorlar ve haktan, hukuktan, adaletten yana tavır alıyorlar.


*


Çok merak ediyorum.
Bu tablo karşısında...
Bugün’ler, Kanaltürk’ler, Zaman’lar, Samanyolu’lar, Ekrem Dumanlı’lar, Ahmet Altan’lar...
Azıcık da olsa hicap duyuyorlar mıdır acaba?

AK Partili olsam Özkes’e ne derdim?

AK Partili bakan olsaydım, milletvekili olsaydım, il başkanı, ilçe başkanı olsaydım.
Ya da sıradan bir AK Partili olsaydım.
Saray’a övgüler düzen eski CHP’li emekli müftü İhsan Özkes’e...
“Hadi oradan, yürü git işine” derdim.


*


Çünkü İhsan Özkes’in sorunu...
Fikir değiştirme sorunu değildir.
Özkes’in sorunu...
Karakter sorunudur.


*


Şöyle düşünelim:
-İhsan Özkes AK Partili olsaydı...
-“Bu Saray, İslam’ın yüz akıdır” deseydi...
-Sonra bir biçimde AK Parti’den uzaklaşsaydı.
-Bu sefer de “Bu Saray, İslam’ın yüz karasıdır” deseydi.
Ben kendisine yine aynı şeyi söylerdim.
Derdim ki:
“Hayrola Hoca? Üç günlük dünya için İslam’ı ne diye eğip büküyorsun?”


*


“İhsan Özkes Saray’ı övünce, Ahmet Hakan, Özkes’in itibarını yerle bir etmeye başladı” diyen bazı havuzcu sersemlere sesleniyorum:
Ey sersem!
Bu olayda benim ilgilendiğim konu...
-Tayyip Erdoğan değildir.
-Saray değildir.
-Fikir değiştirme de değildir.
Benim ilgilendiğim konu...
Sergilenen karaktersizlik konusudur.


*


Daha iyi anlaşılsın diye çarpıcı bir misal vereyim:
Sözüm meclisten dışarı, Burhan Kuzu Hocamız var ya Burhan Kuzu Hocamız...
İşte o, yarın öbür gün çıkıp “Beni bakan yapmadılar” diye AK Parti’ye isyan etse...
Ve hemen ardından “Bu Saray, kaçak saraydır ve bir israf abidesidir” diye demeç patlatsa...
İhsan Özkes’e ne diyorsam...
Burhan Kuzu’ya da aynısını derim.


*


Karaktersizlikler nasıl besleniyor, nasıl büyüyor, nasıl motive oluyor, nereden cesaret alıyor, biliyor musunuz?
Kimsenin zerre kadar inandırıcı bulmadığı fırdöndülüklere, sırf “işimize yarıyor” diye selam çakılmasından...


*


Bu kepazelik nasıl mı biter?
Bütün AK Parti camiası, İhsan Özkes tipi inandırıcılıktan uzak bir fırdöndüye, “Senin gibi bir saray soytarısına ihtiyacımız yok, zaten bizde senin gibilerden mebzul miktarda var, hadi git işine” dediği an...
İhsan Özkes gibi fırdöndüler kıpırdayacak yer bulamazlar.


Aman diyeyim Melek Anne


AKIN İpek’in annesi, AK Partililerin bir zamanlar “Melek Anne, Melek Anne” diye etrafında dolaştığı hayırsever bir hanımefendidir.


*


İşte bu Hanımefendi, geçen gün oğlunun operasyona maruz kalan şirketlerine gitmiş.
Ve orada medyaya açıklamalar yapmış.
Demiş ki:
“Bu bir kardeş kavgası... Biz kardeştik... Ne oldu bize böyle?”


*


Aman diyeyim Melek Anne aman!
Sakın o “kardeşlik günlerini” gündeme getirmeyin.
Çünkü sizin kardeş olduğunuz günlerde...
Bugün size yapılan ne varsa...
Başkalarına yapılıyordu.


*


Bu memleket sizin kardeşliğinizden çok çekti Melek Anne!
Lütfen unut o günleri.
Lütfen.

Cenk Öz’e başsağlığı


BU sayfanın editörüdür Cenk Öz kardeşim. Bu köşenin en güzel biçimde size yansımasının mimarlarından biridir.
Bir trafik kazasında annesini kaybetti. Üzüntüsü üzüntümüzdür Cenk kardeşimin.
Allah annesine rahmet eylesin.
Mekânı cennet olsun inşallah.

X

Mehmet Ceyhan tutuklansınmış

Niye tutuklansınmış?

Çünkü felaket tellallığı yapıyormuş.

*

Sanki ortada felaket yok, hayat güllük gülistanlıkmış da her şey Mehmet Ceyhan Hoca’nın uydurmasındanmış gibi bir yaklaşım.

*

Bu ancak ve ancak ansiklopedilerde “saçmalık” maddesine karşılık olabilir.

*

- Yoğun bakımlarda yaşam savaşı verilirken...

Yazının Devamını Oku

Mevlüt Çavuşoğlu’na ‘Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız’ cümlesini sordum

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Berlin’de yaptığı uzun açıklamaların içinde şöyle bir cümle yer aldı:

“Turistin görebileceği herkesi mayıs sonuna kadar aşılayacağız.”

*

Bu cümle, çok tepki aldı.

Benim de kulağımı tırmaladı.

Bakan Çavuşoğlu’nu aradım.

Berlin’deymiş.

Alman Cumhurbaşkanı ile bir görüşme yapmış.

Yazının Devamını Oku

İsraf var demek yoksulluk yok demek midir?

Dünkü Hürriyet’in manşeti şuydu:

“ÇÖP TOPLADIM, İSRAFI GÖRDÜM”

*

Nereden çıktı bu manşet?

*

Anlatayım:

*

Hürriyet Ekonomi Servisi’nden arkadaşımız Emre Eser, her hafta “İşin Peşinde” diye bir köşe hazırlıyor.

Emre

Yazının Devamını Oku

İşte Ayasofya’ya imam olacak imam

Bugün size bir imamımızın öyküsünü anlatacağım.

Balat’ta imamlık yapan Emin Kır Hocamızın öyküsünü...

*

Emin Kır Hoca’nın serüveni, tayini Eyüpsultan’ın Balat semtindeki Hazreti Kaab Camisi’ne çıkınca başlamış.

Yıl: 2006.



Yazının Devamını Oku

E hani öldürmeye gelen dirilecekti?

Sezai Karakoç’un ünlü sözü aynen şöyledir:

“İslam’ı öyle bir yaşa ki... Seni öldürmeye gelen sende dirilsin”.

*

Ayasofya’nın eski imamı, sosyal medyada İslam davasını öyle savunuyor ki...

Sosyal medyada onu madara etmek isteyenler, onun artık gitgide çirkinleşen polemikçi üslubu nedeniyle bırakın onda dirilmeyi...

Ona bakıp İslam’dan uzaklaşıyorlar.

*

“Seni öldürmeye gelen sende dirilsin” yaklaşımı nerede?

Yazının Devamını Oku

Doğruları ve yanlışlarıyla alkol tartışması

Alkol ve korona ilişkisi açısından şu üç doğruyu söylemem gerekir:

BİR: Alkol, bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor. Doğrudur.

*

İKİ: Dünya Sağlık Örgütü, korona açısından alkolden uzak durulması gerektiğini söylüyor. Doğrudur.

*

ÜÇ: Dünyanın birçok ülkesinde karantina süreçlerinde alkol satışına aşırı sınırlandırmalar getiriliyor. Doğrudur.

*

Ama bütün bu doğrular, alkol satışlarının tüm yurtta 17 gün süreyle yasaklanmasını haklı çıkarmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Liyakatsiz dış politika işte buna yol açar

Biden, henüz ABD’ye başkan seçilmeden önce meşhur bir açıklama yapmıştı. “Dur, bir daha bakayım o konuşmaya” dedim.

Açtım, baktım.

*

Açıklamanın sonuna gelince...

Birden irkildim.

Şöyle diyordu Biden:

*

“Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerini nasıl tecrit edeceğimizle ilgilenmek bizim için önemli bir iş olacak. Özellikle Doğu Akdeniz’deki petrol faaliyetleri... Ve birçok farklı şey.”

*

Yazının Devamını Oku

Teşekkürler Biden Bey! İç cepheyi birleştirdin

Dün itibarıyla...

Manzara-i umumiye aşağı yukarı şöyle:

*

Fazıl Say ile AK Parti Bağcılar İlçe Teşkilatı...



Aynı duyguda birleşmiş durumda.

Yazının Devamını Oku

Terörle yüzleşmeyen HDP, bize ‘Soykırımla yüzleşin’ diyor

HDP’ye yıllardır söylenen bir söz var:

“PKK’nın terörist olduğunu söyleyin”.

*

- Hık derler.

- Mık derler.

- Öyle derler.

- Böyle derler.

Ama bir türlü sadede gelmezler, gelemezler.

*

Yazının Devamını Oku

‘Menderes’in sonu’ demeden konuşmayı öğrenemediler

CHP’li Engin Altay, tam bir çelişkiler yumağıdır benim için.

Bazen acayip demokratik, acayip şaşırtıcı, acayip alkışlanacak açıklamalar yapar.

Mesela...

“Ey ABD! Senin bize verecek hukuk ve demokrasi dersine ihtiyacımız yok” diyerek ABD’ye rest çeker. Amerika’nın Türkiye’den Doğu Akdeniz, Ege, Kıbrıs, Suriye’de taviz istediğini söyleyip... “Asla taviz verilmemeli” der.

*

Bütün bunlara bakıp...

“Hah işte! Milli muhalefet budur” falan diye umutlanırım.

*

Yazının Devamını Oku

Bütün kadınlar KADES'i indirsin

Dün Hürriyet’in manşetinde Fevzi Kızılkoyun’un bir haberi vardı.

Haberde kadına şiddetle mücadelede elektronik kelepçe takılan kişilerin izlendiği merkez anlatılıyordu.

*

Haberin ayrıntılarını okuyunca...



Bu merkeze güvenim arttı. Umutlandım.

Yazının Devamını Oku

Cenap Şahabettin, Ali Edizer’i tanısaydı

Ali Edizer diye bir doktor var.

Daha önce yaptığı çeşitli densizlikler ve izansızlıklar yüzünden “olay adam” haline gelmiş, hatta GATA’daki görevine son verilmişti.

*

Fakat adam rahat durmuyor abi!

Densizliğe, izansızlığa, abuk sabukluğa devam ediyor.

*

Ne dediğini yazmaya bile tenezzül etmiyorum.

Yazının Devamını Oku

Ne yaptınız İlhan Bey

CHP, ne güzel bir şey tutturmuştu!

“128 milyar dolar nerede” diye...

*

128 milyar doların hortumlandığı algısı yaratılıyordu.

Ve bu algı, zihinlere kazınıyordu.

*

İşgüzar kamu görevlileri, asılan pankartları polis ve zabıta marifetiyle anında engelleyerek...

Yazının Devamını Oku