GeriAhmet HAKAN Doğruları Bülent Arınç da söylese kabulümüzdür
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Doğruları Bülent Arınç da söylese kabulümüzdür

Bülent Arınç...

- Bütün kesimler nezdinde yıpranmış bir isimdir.

- Uzun zamandır sözünün etkisi azalmıştır.

- Zannettiği gibi “yukarıda” bir konumda değildir.

- İnandırıcılığı çok ağır hasar almıştır.

*

Ama durumun böyle olması...

Bülent Arınç’ın söylediklerinin doğru olduğu gerçeğini değiştirmez.

Doğruları Bülent Arınç da söylese kabulümüzdür

Doğruları Bülent Arınç da söylese doğrudur.

*

İşte bu nedenle...

Bülent Arınç’ın...

Hukukla, reformla, yargıyla, tutuklamalarla, özgürlükçülükle, Osman Kavala’yla, savcılarla, hâkimlerle ilgili söylediklerinin tümünün altına imza atıyorum.

*

Selahattin Demirtaş’ın yazdığı kitaba Selahattin Demirtaş’tan bile daha fazla anlam yüklemesini ise...

İmza dışı bıraktığımı belirtmek isterim.


KÜÇÜMSENMEKTEN KURTULMAK İÇİN

SON günlerde oluşan çeşitli gündemlere bakıp da senaryo yazmayan kalmadı.

*

Ne senaryolar yazılıyor, bir bilseniz!

“Alaattin Çakıcı’ya karşı Bülent Arınç ortaya sürüldü” senaryosunu bile yazan oldu.

*

Senaryolar, dedikodular, komplolar, arkasında bir şey aramalar, gizli ajandalar, tevatürler, fısıldamalar falan...

Resmen cirit atıyor ortalıkta.

*

İşte bu ahval ve şerait altında...

Kiminle karşılaşsam manidar bir tınıyla hep aynı soruyu soruyor:

*

“Sen bilirsin. Neler oluyor? Ne var bu işlerin arkasında?”

*

Ben de hep aynı yanıtı veriyorum:

*

Olup bitenin arkasında bir şey yok. Bir kuklacı söz konusu değil yeni. Herkes kafasına göre takılıyor. Ve her şey olağan seyrinde.”

*

Maskelerin ardından bile fark ettim ki...

Gözler aşırı küçümseyen biçimde bana dikilip...

“Biz de seni bir şey bilir zannediyorduk” diye küçümseniyorum.

*

Arkada bir şeylerin tezgâhlandığına dair algı o kadar hâkim ki her tarafta...

Karar verdim ve taktik değiştirdim.

*

Bundan böyle...

“Sen bilirsin. Neler oluyor? Ne var bu işlerin arkasında?” diye sorulduğunda...

Şöyle bir tutum takınacağım:

*

Önce yüzüme ağır, oturaklı bir ifade konduracağım.

Ardından çok şey bilip de hepsini söyleyemiyormuş gibi yapacağım.

Ve en sonunda da...

Etrafı gözlerimle yoklayıp kısık bir sesle...

Birbirinden seksi komplolar, tevatürler, senaryolar anlatacağım.

Ama hepsini yarım bırakarak.


BİR BAŞ BELASI OLARAK WHATSAPP MESAJLARI

- “Ding dong” diye mesaj sesini duyduğumda... Bütün işi gücü bırakıp cevap yazmazsam çok ayıp etmiş olacağımı düşünüyorum. Yok mu bu işin bir adab-ı muaşereti?

*

- Mesaja anında karşılık verdiğimde ise... “Herifin hiç işi gücü yok, elinde telefon, hemen cevap veriyor” algısına yol açacağımı düşünüyorum. Ortasını bulmak için ne yapmam lazım?

*

- Grupların içine girdiğimde beynim... Bin türlü meseleye, bin türlü kötü şakaya, bin türlü tuhaf videoya, bin türlü dedikoduya, bin türlü reklama maruz kalıyor. Her grubun derdinin kendine özgü olması da cabası!

*

- İçine alındığım gruptan affımı istesem... “Küt” diye “Gruptan çık” butonuna bassam... Bu sefer de aşırı kibirli bir izlenim bırakacağımı düşünüyorum ve çıkamıyorum gayya kuyusundan.

*

- WhatsApp’ta karşılaştığım anda ne yapacağımı bilemediğim ve kilitlenip kaldığım mesajlar var. Mesela “Arayayım mı?” onlardan biri. Bir diğeri “Nasıl gidiyor?”. “Bir selam verelim dedik” var mesela. Tabii bir de “Neredesin”.


SİYASETİN GÖBEĞİNDEN BEŞ GÜNCEL SAPTAMA

Doğruları Bülent Arınç da söylese kabulümüzdür


- SAPTAMA BİR: Ekrem İmamoğlu’nu hararetlendiren, elektriklendiren, heyecanlandıran tek bir mevzu var: Kanal İstanbul... Kanal İstanbul mevzusunu çekip alsan elinden... Neredeyse konusu kalmayacak gibi...

*

Doğruları Bülent Arınç da söylese kabulümüzdür

- SAPTAMA İKİ: İYİ Parti, resmen ve alenen insan öğütme makinesine dönmüş durumda. Gün geçmiyor ki istifa olmasın. Meral Akşener’in bir an önce “gönül alma ve insan yönetme sanatı” konulu kurs görmesi şart.

*

Doğruları Bülent Arınç da söylese kabulümüzdür

- SAPTAMA ÜÇ: Melih Gökçek ile Bülent Arınç arasında öyle bir kan davası var ki... Bülent Arınç, şöyle gür bir seda ile “Tekbir” dese... Melih Gökçek “Allahu Ekber” demeyecek... Sanırım bu ikisi hiç barışmayacak.

*

Doğruları Bülent Arınç da söylese kabulümüzdür

- SAPTAMA DÖRT: Alaattin Çakıcı krizi en çok CHP’ye yaradı. Bir anda toparlandılar. Sımsıkı kenetlendiler. Demek ki neymiş? “Kimin işine yarıyorsa fail odur” cümlesi, her zaman doğruya işaret etmiyormuş.

*

- SAPTAMA BEŞ: Alaattin Çakıcı mektubuyla CHP de mağduriyetin tatlı kokusunu almış oldu. Bundan sonra CHP’nin mağdur olmak için fırsat kollayacağına inancım tamdır.


KISITLAMALAR BAŞLARKEN KAFAMA TAKILAN İKİLEMLER

- Bu şartlarda Şeyma partiler mi, partilemez mi?

Doğruları Bülent Arınç da söylese kabulümüzdür

*

- Market yağmalaması olgusuna gerek var mı, yok mu?

*

- Merve Boluğur maske takmaya başladı mı, başlamadı mı?

Doğruları Bülent Arınç da söylese kabulümüzdür

*

- Hangi zaman dilimi daha çekici: 10.00-13.00 mü, 13.00-16.00 mı?

*

- Gerçi daha çok var ama yılbaşı kutlanacak mı, kutlanmayacak mı?

*

- Ekşi mayalı ekmek yapmak için stok yapsak mı, yapmasak mı? 

X

Aşk eski bir yalan

Son günlerde dilimde çok eski bir şarkı var.

Sürekli o şarkıyı mırıldanıyorum.

*

Bir suç işler gibi mırıldanıyorum.

Yasadışı bir iş yapar gibi mırıldanıyorum.

*

Mırıldandığım şarkı, Kâmuran Akkor’un çok eski bir şarkısıdır:

*

“Aşk eski bir yalan / Adem’le Havva’dan kalan.”

Yazının Devamını Oku

Engelliyorlar o yüzden hizmet yapamıyorum

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yeni mottosu bu.

Son günlerde İstanbul’un dört bir yanına afişler asıp şu mesajları veriyor:

*

- Otobüs almak istiyorum, aldırmıyorlar.

- Metro yapmak istiyorum, yaptırmıyorlar.

- Bütün işlerim tek imzaya kaldı.

- Cumhurbaşkanı imza atmıyor.

- Bana iş yaptırmıyorlar.

-

Yazının Devamını Oku

Kısa çöpü çeken en sona otursun

Muhalefet partilerinin “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” çalışması tamamlanmış.

Parti liderleri, yakında bu sistemle ilgili ortak açıklama yapacaklarmış.

*

Fakat şöyle bir sorun söz konusuymuş:



Ortak açıklama yapılırken, liderler hangi düzene göre oturacaklar?

Yazının Devamını Oku

Peygamber soyundan gelir, kimseye söylemez

Yıldırım Kaya, CHP’nin önde gelen isimlerinden.

 

Yıldırım Kaya’nın yakın geçmişinde...

Bir solcu sendika, bir solcu parti var.



Eğitim-Sen

Yazının Devamını Oku

Kapkara bir cehalet: Cin çıkarma vakası

Aşırı dindar bir ailenin içine doğdum.

Babam ilahiyat mezunu bir müftüydü.

Din konusunda iyi bir öğretim gördüm.

Vaazlar, sohbetler dinledim.

Kitaplar karıştırdım.

*

İşte çok net biçimde söylüyorum:

*

“Cin çıkarma”

Yazının Devamını Oku

Tutar mı tutmaz mı

İşittiğime göre CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili olarak halkın huzuruna şöyle bir tabloyla çıkmayı planlıyorlarmış:

CUMHURBAŞKANI ADAYI: Kemal Kılıçdaroğlu.

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Meral Akşener (Başbakan)

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Ali Babacan (Ekonomi)

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Ahmet Davutoğlu (Dış İşleri)

*

Yazının Devamını Oku

Cemaat yurtlarına dair önyargısız yedi hüküm

ENES KARA ADLI BİR TIP ÖĞRENCİSİ, KALDIĞI ÖĞRENCİ YURDUNDA YAŞADIKLARI YÜZÜNDEN CANINA KIYDI. ÜÇ GÜNDÜR BU ÇOK ÜZÜCÜ OLAYI KONUŞUYORUZ. NASIL OLUYOR DA BİR ÖĞRENCİ YURDUNUN KOŞULLARI, BÖYLE BİR TRAJEDİYE YOL AÇABİLİYOR? SERİNKANLI VE ÖNYARGISIZ BİÇİMDE BUNU İRDELEMEK ŞART. BEN BÖYLE BİR İRDELEMEYİ 7 HÜKÜMLE YAPMAYA ÇALIŞTIM.

HÜKÜM BİR

ZORLA, ZORLAYARAK

TARİKAT ve cemaat yurtlarının varoluş amaçları, üniversite öğrencilerine barınma imkânı sağlayıp hayır dua kazanmak olmalı. Ama maalesef durum hiç de böyle değil. Bu tür yurtlar, barınma imkânının karşılığı olarak öğrencilere tarikat ve cemaatin doktrinlerini öğretir. Üstelik zorla ve zorlayarak. FETÖ’den beri bu böyledir.

*

HÜKÜM İKİ

ARZ VE TALEP

BİR öğrenci yurdunda tarikat ve cemaat öğretileri öğretilemez mi? Tabii ki öğretilebilir. Ama bu, bir askeri disiplin içinde zorla ve zorlayarak yapılmaz, yapılamaz. Yurt, eğer talep eden öğrenci varsa bunu arz eder. Budur, bu kadardır. Ancak çok az cemaat ve tarikat yurdu, böyle yapmakta.

*

Yazının Devamını Oku

Kabataş Lisesi’ne selam olsun

Sosyal medyada izledim videoyu.

“Çirkin olay”, tam olarak şöyle bir şey:

*

Kabataş Lisesi’nin yatakhanesinde üç öğrenci müsveddesi, Atatürk posterini bıçakla delik deşik ediyor.

Bu sırada kahkahalar yükseliyor. Tabii küfürler ve hakaretler eşliğinde.

*

Bakıyorum:

Bazıları, bu çirkin olaydan yola çıkarak...

Büyük büyük analizler yapıyorlar, Türkiye’nin en köklü lisesini bir kalemde silip atıyorlar, ideolojik ve siyasi sonuçlar çıkarmaya çalışıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Lider televizyonda konuşurken telefon bağlantısı yapılır mı?

Ben lider olsam...

“Bırakın, bağlansınlar” derim.

*

Ama tabii eğer şu üç şey söz konusuysa:

*

- BİR: Söylediklerimden eminsem.

*

- İKİ: Elimde kapı gibi belgeler varsa...

*

Yazının Devamını Oku

Bir Hürriyet yazarına şiddetle itirazım var

Fuat Bol’un dün Hürriyet’te yayınlanan yazısının başlığı şuydu: “CHP’liler demokrat olabilir mi?”

Yazıyı baştan sona dikkatlice okudum.

Yazıda bir zihniyet analizi yapılıyordu.

Ve CHP’lilerin demokrat olamayacağı sonucuna varılıyordu.

*

Hangi gerekçeye dayandırılırsa dayandırılsın...


Yazının Devamını Oku

Allah milletvekilinin iftirasından korusun

Ali Mahir Başarır diye bir milletvekili var.

 

CHP’li bu milletvekili, CHP’nin televizyon kanalına çıktı ve desteksiz salladı.

“Demirören o gece şu kadar dolar aldı” falan diye ipe sapa gelmez bir palavra.

*

Belgesi var mı bunun?


Yazının Devamını Oku

Şevki Yılmaz olayını çözmüş bulunmaktayım

Yaşı yetmeyenler pek bilmez.

1980’ler, 1990’lar Şevki Yılmaz’ın fırtına gibi estiği dönemlerdi.

*

Kimdi Şevki Yılmaz?

Yedi maddede özetleyeyim:

*

BİR: Refah Partisi’nin en ünlü hatibiydi.

*

Yazının Devamını Oku

‘Bil / Bul’ ekine dokunmamalıydık

Dolardaki dalgalanma, kâğıt fiyatlarındaki fahiş artış falan derken...

“Tasarruf şart” dedik ve tuttuk gazetenin “Bil / Bul” ekini biraz kuşa çevirerek Kelebek’in içine aldık.

*

Bir anda çarşı karıştı.

Bitmek tükenmek bilmeyen tepkiler.

Mailler, mesajlar, telefonlar...

Protesto üstüne protesto.

*

Mesela

Yazının Devamını Oku

20 Aralık’takine benzer bir hamleye ihtiyaç var

20 Aralık’ta ne oldu?

18’lere tırmanan dolar, bir gecede 12’lere indirildi.

Ve bugün 13’lerde seyrediyor.

*

20 Aralık hamlesi o kadar tuttu ki...

“Enflasyon rakamı açıklanınca dolar uçacak” diyenler, bir kez daha yanıldılar.

Bir uçuş söz konusu olmadı.

*

20 Aralık, siyasette AK Parti iktidarının

Yazının Devamını Oku

Aralık enflasyonu nasıl olacak

Tarafsız Bölge’de Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’ye aralık enflasyonunu sorduğumda...

Biraz keyfi kaçmıştı.

*

Enflasyonun aralık ayında yüksek geleceğini açıkça söyledi Bakan Nebati.



Bunun nedenini de şöyle açıkladı:

Yazının Devamını Oku

Cem Yılmaz’ın son gösterisiyle ilgili uyarılar

Bir komedi müfettişi gibi “Dur bakayım, eskisi kadar güldürüyor mu, güldürüyor mu” diye izlemezseniz... Gideri var.

- “Cem Yılmaz bitmiş, tükenmiş resmen abi” cümlesini zerre kadar aklınıza getirmeden kendinizi kaptırırsanız... Gideri var.

*

- Her an kahkaha patlatmaya, her an bir espri yakalamaya, her an kıkırdamaya hazır biçimde ekran önüne geçmezseniz... Gideri var.

*

- Eski Cem Yılmaz ile yeni Cem Yılmaz’ı mukayese etmeyi bir tarafa koyar, olayın keyfini çıkarmaya kendinizi bırakırsanız... Gideri var.


Yazının Devamını Oku

Musmutlu yıllar

Omikron denilen illetin tükendiği...

 

- Dolarizasyonun ümüğünün sıkıldığı...

*

- Sloganlı fanatizmin son bulduğu...



Yazının Devamını Oku

Nebati’ye dair her şey

HAZİNE VE MALİYE BAKANI NUREDDİN NEBATİ, GEÇEN AKŞAM TARAFSIZ BÖLGE’DE KONUĞUMUZ OLDU. NEBATİ’YLE HAYATIMDA İLK KEZ KARŞILAŞMIŞTIM. BAKTIM HERKES BANA, “UZAKTAN İZLEDİĞİM NEBATİ” İLE “YAKINDAN GÖZLEMLEDİĞİM NEBATİ” ARASINDAKİ FARKLARI SORUYOR. DEDİM Kİ NEBATİ’YE DAİR HER ŞEYİ ANLATAYIM BARİ.

EKRAN ÖNÜ PERFORMANSI AÇIK ARA BİR NUMARA

BU zamana kadar çok siyasetçiyle program yaptım.

Bu deneyime yaslanarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim:

*

Nureddin Nebati’nin ekran önü performansı, açık ara bir numara.

*

Peki nedir Nebati’nin ekran önü özellikleri?

*

Yazının Devamını Oku

İktidar, muhalefetin yanılgısına düşmemeli

Dolar yükselince...

Ne yaptı muhalefet?

*

Tamam kazandık, ceketi koysak biz alırız, yaşasın, yuppi” demeye başladı.

Ve bunun ne kadar büyük bir yanılgı olduğu tez zamanda ortaya çıktı.

Dolar düşünce...

İktidarın “Tamam kazandık, artık söylem üstünlüğü bizde, bitti bu iş, aldık seçimi” demesi de...

En az muhalefetin yanılgısı kadar

Yazının Devamını Oku

Teftiş

“Teftişle gündemi değiştirmek istiyorlar” diyor bazıları. İyi de gündem, zaten baştakilerden yanaydı. Niye değiştirmek istesinler ki? Hiçbir şey anlamıyorum ben şu gündemi değiştirmek geyiğinden.

- Teftiş olayı ortaya çıkar çıkmaz öyle bir tepki oluştu ki. Çok büyük bir zulüm var sandım. Sonuçta yapılan iş belli: Teftiş... Yani denetim. Teftişe, denetime “büyük zulüm” muamelesi çekmek, eskiden yoktu, yeni çıktı.

*

- “Adli sicil kaydı” diye bir şey var mı? Var. Belediye şirketlerine eleman alınırken buna bakılmış mı? Bakılmış. Durum buyken teftişe gerek duymak da neyin nesidir? Bunun basit bir açıklaması olmalı ve o açıklama yapılmalı.



*

Yazının Devamını Oku