Dik dur, eğilme Zühtü Bey

TARİH: 21 Mayıs 2017...

Yer: AK Parti Büyük Kongresi...

Konuşan: Cumhurbaşkanı Erdoğan...

*

Şöyle diyor Erdoğan:

“Biz Allah’tan başka hiçbir gücün önünde eğilmedik, eğilmeyiz. Bu böyle biline!”

*

Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eğilerek selamladığını görünce...

Erdoğan’ın “Allah’tan başka hiçbir gücün önünde eğilmedik, eğilmeyiz” çıkışı geldi aklıma.

Dik dur, eğilme Zühtü Bey

*

Zühtü Bey adına üzüldüm doğrusu...

*

Çünkü günlerden bir gün...

Zühtü Bey de tıpkı Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi...

“Biz Allah’tan başka hiçbir gücün önünde eğilmedik, eğilmeyiz” diye haykırmaya karar verse...

Çıkarıp karşısına bu fotoğrafı koyacaklar.

*

Keşke tarihe böyle görsel bir “kanıt” bırakmasaydınız Zühtü Bey.

 

PALAVRANIN DANİSKASI: TÜRKİYE’DE ENSEST ORANI YÜZDE 40 İMİŞ
ENSEST nedir?

Şudur:

Evlenmeleri törece ve yasaca yasaklanmış olan, yakın kan bağı olanlar arasındaki cinsel ilişki.

Yani anne, baba, kardeşler, teyze, hala, dayı, amca, anneanne, babaanne, dede ile olan cinsel ilişki.

*

Dikkat!

Tecavüzden, zorlamadan, tasalluttan, aklı ermeyene yönelen cinsel saldırıdan falan söz etmiyoruz.

Cinsel ilişkiden söz ediyoruz.

Gönüllü beraberlikten söz ediyoruz yani.

Murat Başoğlu ile yeğeni arasındaki gönüllü ilişki gibi bir ilişkiden yani.

*

İşte tam da bu nedenle...

“Türkiye’de ensest oranı yüzde 40’tır” demek...

Türkiye’de halkın yarıya yakınının...

Anne, baba, kardeş, dayı, amca, anneanne, babaanne, dede falan demeden gönüllü cinsel birliktelik yaşadığını söylemektir.

Ki bu iddiayı ortaya atana, dillendirene ancak “Yuh” denir.

*

Yuh yani!

Gerçekten yuh!

Üfürme olur da bu kadar olur!

Sallama olur da bu kadar olur!

Atmasyon olur da bu kadar olur!

*

- Sanki evlerin içine kamera dayamışlar gibi...

- Sanki mahrem alanları gözlemişler gibi...

- Sanki anket yapmışlar da halkın yarıya yakını “dayımla, halamla gönüllü beraberliğim var, pek de mutluyuz” demiş gibi...

“Ensest oranı yüzde 40” diyorlar.

*

Bari inandırıcı olsun diye küsuratlı sayı verin be kardeşim!

Sanki kıyafet mağazasının yazlık indirim oranlarını açıklıyorlar!

 

Dik dur, eğilme Zühtü BeyAKŞENER’İN PARTİSİNE DAİR OLUMLU-OLUMSUZ 7 TESPİT
- BİR: Bir reytingleri olduğu kesin ama bir disiplinleri yok.

- İKİ: Gündem belirleme yetenekleri var gibi ama nereye kadar olduğu belirsiz.

- ÜÇ: Bir rüzgâr yakalamış gibiler ama sürdürebilirler mi belli değil.

- DÖRT: “Aynı MHP” olmamak gibi bir dertleri var ama bunu sağlamak için yaptıkları bir şey yok.

- BEŞ: “Yeni isimlerle çıkacağız” diyorlar ama dağ fare doğurabilir.

- ALTI: AK Parti’den oy tırtıklayacaklar gibi ama oyun çoğunu CHP’den alabilirler.

- YEDİ: Şimdilik uyumlu gibi görünüyorlar ama ilk fırsatta kavga çıkacak gibi..

 

İLK KEZ ORTADOĞU DEĞİL
HASAN Hüseyin’in 40 yıl önce yazdığı şiirden dizeler:

“Kiralar yine azgın / Kuyruklar yine dilsiz / Yine mız mız sıkıntı, yine hep vıdı vıdı / Yine hep televizyon, yine hep Ortadoğu.”

*

“Yine hep Ortadoğu” bağlamında...

40 yıldır durum değişmedi.

Ta ki Kuzey Kore’nin toraman diktatörü çıkıp da hidrojenle falan oynamaya başlayıncaya kadar.

*

İlk kez dünyayı savaşın eşiğine getiren küresel bir kriz patlıyor ve krizin adresi Ortadoğu değil.

 

ETKİSİ KALMAYAN SÖZLER
- CAMİLERİ ahır yaptılar.

*

- Valiler aynı zamanda il başkanıydı.

*

- Tek adamlık vardı.

*

- Monşerler akmaz kokmaz bir dış politika izliyorlardı.

 

KABATAŞ YALANI
BU öyle berbat, öyle rezil, öyle ahlaksız bir yalan ki...

- Bu yalanı uyduran...

- Bu yalana bir biçimde omuz veren...

- Bu yalanın çoğalmasına katkı sunan...

- Bu yalana bir biçimde bulaşan...

Hemen herkesin bir ömür boyu peşinden gelecektir.

 

Dik dur, eğilme Zühtü BeyCANAN KARATAY’IN BEŞ TEMEL ÖZELLİĞİ
- BİR: Her zaman elektrik yaratacak çıkışlar yapabilme potansiyeli var.

*

- İKİ: Az sonra suratınıza öfkeyle bir tokat patlatarak çekip gidecek gibi...

*

- ÜÇ: Diyetisyenlerin sosyalisti... Hep fakir fukaranın durumunu gözetiyor.

*

- DÖRT: Sevenleri ile sevmeyenleri kavga etse... İki taraf da galip gelemez.

*

- BEŞ: Bir diyetisyen doktordan ziyade “önündekini bitir” diyen anne edalı...

 

DÜŞMAN ETTİLER
- TARİHİ yapıları TOKİ binası haline getirerek yeniledikleri için... Gıcıra düşman ettiler.

*

- Önlerine çıkan her boşluğu betona boğdukları için... Betona düşman ettiler.


 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Maklubeci tosun marulcu olmuş

Fetullah’ın manevi oğlu olarak bilinen, hatta soyadını “Gülen” olarak değiştiren basketbolcu Enes var ya...

İşte o Enes, bir vegan dergisine pozlar vermiş.

*

Maruldan kıyafetler giyerek fotoğraflar çektirmiş.

Ve şu mesajları vermiş:

- Et olumsuz etki yaratıyor.

- İnekler ve tavuklar vahşice öldürülüyor.

Yazının Devamını Oku

Milli Mücadele yedi düvel falan

Metin Hülagü adlı tarih profesörü, sosyal medyada şöyle bir paylaşım yapmış:

“Milli Mücadele’de biz 7 düvelle falan savaşmadık. Bu tür masalları çocukken dinlemiştik ama anladık, yalanmış. Tek savaştığımız devlet Yunanistan ve kısmen Fransa’dır.”

*

Tarih profesörü titrim yok ama aklım ve izanım var.

Akıl ve izan çerçevesinde...



Yazının Devamını Oku

Boğaziçi protestoları kimin işine yarayacak?

Eğer bu protestolar...

Amacından saparsa...

Tadında bırakılmazsa...

Bir büyük kargaşaya dönüşürse...

İllegal örgütlerin katılımına açık hale gelirse...

Üniversitenin dışına taşarsa...

Barışçıl yönünü kaybederse...

Polisle çatışma noktasına varırsa...

Yazının Devamını Oku

Savunma Bakanı Hulusi Akar’dan önemli mesajlar

Dünyada hiçbir ordu bunu başaramazdı

- 15 Temmuz badiresinden sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nin durumu nedir? Toparlanma oldu mu?

*

- HULUSİ AKAR: 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra ordudan uzaklaştırılanlar oldu. Generallerin yüzde 50’si, kurmay subayların yüzde 73’ü görevden uzaklaştırıldı. Bunun ardından bir ay sonra Fırat Kalkanı Harekâtı gerçekleşti. Sonra da 4 büyük başarılı operasyon. Dünyada başka hiçbir ordu bunun altından kalkamazdı.

*

SÖZDE DEVLET TEHDİDİNİ PARÇALAYIP ATTIK

- Harekâtların amacı, sizin “terör koridoru” diye nitelediğiniz yapıyı bozmaktı. Bunda başarılı olundu mu?

*

Yazının Devamını Oku

Vitrin mankeni, başörtüsü, CHP ve Sevgi Kılıç

CHP’de başörtülü bir Parti Meclisi üyesi var.

Adı: Sevgi Kılıç.

*

Sevgi Kılıç’ın CHP’nin Parti Meclisi’ne seçilmesini başından beri hep şöyle karşıladım:



“Ne güzel! Ne şahane! Ne hoş!”

Yazının Devamını Oku

2021 duası

2021 yılı...

Maskelerin fora olduğu...

Mesafelerin aradan kalktığı...

Hepimizin aşılandığı...

“Ben de korona oldum” cümlesinin hiç işitilmediği...

Vaka sayısı, ölüm sayısı tartışmalarının yerle yeksan olduğu...

Kucaklaşma döneminin başladığı...

“Entübe” kelimesinin unutulduğu...

65 yaş üstünün rahat bırakıldığı...

Yazının Devamını Oku

‘Sen’ denilmez ‘siz’ denilecek

Bu “sen/siz” meselesine kafayı fena halde takmış bulunmaktayım.

Bunun iki türlüsü var:

*

BİRİNCİ TÜR

Postanede, emniyette, devlet dairesinde görevli olanlar, toplumsal statüsünün yüksek olduğunu düşündükleri tiplere...

“Siz” diye hitap ediyorlar.

Toplumsal statüsünü düşük gördüklerine ise kolaylıkla “sen” diyorlar.

Her önüne gelene “sen” dense...

Genel bir kabalık deyip geçeceğim.

Yazının Devamını Oku

Şu ‘sen’ diye hitap etme sorununu da bir aşsak

Antalya’da şöyle bir olay olmuştu:

 

Polis, “Kalacak yerim yok” diyen bir vatandaşımıza...

Sokağa çıkma kısıtlamasına uymadığı gerekçesiyle...

3 bin 150 lira ceza kesmişti.

*

Bu olay nedeniyle Türk Polis Teşkilatı’ndan bir özür açıklaması geldi.

Yazının Devamını Oku

Bakan Koca’ya sordum: Çin mi, Alman mı? Hangisi denk gelirse şanslıyım?

Şöyle bir durum var:

 

Hem Çin aşısı geliyor Türkiye’ye... Hem de bizim Uğur-Özlem hocaların Alman aşısı...

*

Bu aşılar, belli bir planlama dahilinde yapılacak vatandaşa...

Yani artık hangisi denk gelirse.

*

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı aradım.

Yazının Devamını Oku

Deizm, yılbaşı, içki, Diyanet falan

Haftada bir kez muhakkak muhafazakâr bir yazar, şöyle bir iddiada bulunuyor:

Deizm çığ gibi artıyor!

Hiçbir ölçülmüş veriye dayanmayan bu türden cümlelerle sürekli ortalığın telaşa verilmesi...

Deizm propagandası yapmaktan başka bir şey değildir.

*

Nihat Hatipoğlu’nu seversiniz, sevmezsiniz.


Yazının Devamını Oku

Türkçe Kuran konusunda aklı karışıklar için bir kılavuz

NEDEN ARAPÇA?

Müslümanlar, Kuran’ın “Allah kelamı” olduğuna inanıyorlar. Bu inanış nedeniyle de orijinale sadakat gösteriyorlar. Arapçaya yönelik bir saygı duruşu değildir bu! “Allah kelamı” kabul edilen metne yönelik saygı duruşudur. İbadetlerde, törenlerde Kuran’ın orijinal halinin okunması konusundaki duyarlılığın temel nedeni budur.

*

TÜRKÇE OLMAZ MI?

Türkçe Kuran olmaz mı? Tabii ki olur. Nitekim çok miktarda Kuran meali var. Sadece Türkçe değil. Çince Kuran da olur, İngilizce Kuran da olur, Almanca Kuran da olur, Japonca Kuran da olur. Fakat bütün bunlar, orijinalin yerini tutmaz. Çünkü orijinalin Allah kelamı olduğuna inanılır.

NASIL ANLAYACAĞIZ?

Ritüellerde, dualarda, ibadetlerde, törenlerde Kuran’ın orijinali okunur. Ama bilmek için, öğrenmek için, anlamak için... Tabii ki orijinal metnin çevirisi okunur. Türkçe meal işte bunun için vardır. Kuran’ın daha ayrıntılı yorumu olan Türkçe tefsirler bunun için vardır.

*

Yazının Devamını Oku

FETÖ’cülerin çıplak arama iddiaları neden etkili olamıyor?

Bütün bir Türkiye, artık şunları çok iyi anladı:

 

- FETÖ’cülük, bir aldatma ve kandırma hareketidir.

- Başı, ortası ve sonu sinsilik üzerine bina edilmiştir.

- Gerçek amacı gizlemek, adamların milli sporudur.

- Örgütün en temel şiarı şudur: Olduğun gibi görünme!

- Dava adına gözlerini kırpmadan yalanları patlatırlar.

- Solcu olurlar, liberal olurlar, Atatürkçü olurlar.

-

Yazının Devamını Oku

Yılbaşı kutlamaları... Evde yasak, otelde serbest

Evlerde kalabalıklar halinde yılbaşı kutlaması yapılmasını istemiyor yetkililerimiz.

Bunu “yasak” kapsamına almış durumdalar.

*

- Yaptırımı nedir? Pek belli değil.

- Yasağın delindiği nasıl belirlenecek? Sanırım komşunun komşuyu ihbarıyla...

Neresinden bakarsan bak tatsız bir uygulama...

*

Ama halkın sağlığını göz önünde bulundurduğumda...

Yazının Devamını Oku