GeriAhmet HAKAN Devletten aldığı maaşla geçinen piyasayı bilmez mi?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Devletten aldığı maaşla geçinen piyasayı bilmez mi?

ERDOĞAN şöyle dedi Kemal Kılıçdaroğlu için:

“Devletten aldığı maaş dışında tek kuruşu çalışarak kazanmamış adam...”

*

CHP’liler bu eleştiriye cevap veriyor:

- Bizim genel başkanımız haram yememiştir.

- Sadece devletten maaş almıştır.

- Helal maaş, helal lokma... Ne var bunda?

Yani Erdoğan’ın Kemal Kılıçdaroğlu’na...

“Vay namuslu vay” dediğini sanıyorlar.

Ya da öylesi işlerine geliyor.

*

Oysa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın o cümlesinin muradı bambaşka!

*

Erdoğan demek istiyor ki:

- Kılıçdaroğlu, piyasa nedir bilmez.

- Kılıçdaroğlu, risk nedir bilmez.

- Kılıçdaroğlu, ‘kestiğim çek karşılıksız çıkacak’ endişesi nedir bilmez.

- Kılıçdaroğlu, ‘çalışanlarımın maaşını nasıl ödeyeceğim’ derdi nedir bilmez.

Yani Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun iş dünyası ve çalışanlar açısından bir umut olamayacağı mesajını vermeye çalışıyor.

*

CHP’liler...

“Bizim genel başkan, sadece maaşını almıştır, haram yememiştir” diye cevap vermek yerine...

- Kemal Bey, esnafın da derdini bilir, işinsanının da...

- Kemal Bey, çekin karşılıksız çıkma endişesine vakıftır.

- Kemal Bey, çalışanların maaşını ödeme derdini çok iyi bilir.

- Kemal Bey, piyasayı da ticari riski de çok ama çok iyi bilir.

Diyebilmeliydiler.

Ve bunun örneklerini ortaya koyabilmeliydiler.

*

Böylece...

- Hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tam cevap vermiş olurlardı.

- Hem de ‘memurdan lider olmaz’ anlayışıyla hesaplaşma fırsatını gayet güzel bir şekilde değerlendirmiş olurlardı.

 

ESAD’A KİMYASALLARI TRUMP ATTIRIYOR OLMASIN

BİZ ne zaman Rusya’yla yakınlaşsak...

- Hop diye... Esad’ın kimyasal kullandığına dair haberler yükseliyor.

- Hop diye... ABD’nin başı “Hayvan Esat” diye çıkışıyor.

*

Ve biz de bir an...

- “Acaba Rusya’dan uzaklaşsak mı?” diye...

- “Acaba ABD’ye yaklaşsak mı?” diye...

Kalıveriyoruz.

*

Kafam Melih Gökçek gibi çalışsa...

Vallaha da billaha da...

“Esad’a kimyasalları Trump attırıyor olmasın” türü fena şeyler gelir aklıma...

*

Melih Gökçek kafasına sahip olmadığım halde...

Aklıma böyle şeyler geliyor.

Düşünün artık.

 

DEVASA BİR ŞAKA: MELİH GÖKÇEK

Devletten aldığı maaşla geçinen piyasayı bilmez mi

“LA Casa De Papel” diye bir İspanyol dizisi var.

Merakla izlediğimiz, meftunu olduğumuz, tiryakisi olduğumuz bir dizi... Neftlix’te yayınlanıyor.

İşte bu dizi, yeni sezonu için Türk izleyicilerine yönelik de bir fragman çekip yayınladı.

Dizinin konseptine, konusuna gayet uygun bir fragman.

Fakat ‘öküzün altında buzağı arayangiller’ familyasının baş üyesi Melih Gökçek, bu fragmanı alıp kare kare analiz ederek şu sonuçlara varmış:

- Darbe olacak...

- Suikast olacak...

- Gezi olacak...

Falan.

La Casa De Papel'den Türkiye'ye özel tanıtım

Yahu Melih Gökçek!

Devletten aldığı maaşla geçinen piyasayı bilmez mi

Sen ki 30 yılda FETÖ’nün ne menem bir yapı olduğunu çözememiş bir adamsın...

Bir fragmandan bütün bu anlamları nasıl çıkardın be arkadaş?

Madem bu kadar zeki ve külyutmaz idin...

Nasıl oldu da FETÖ denilen yapı, seni beşiğinde mışıl mışıl uyuttu?

Bir cevap ver hele.

 

MAGAZİN FALAN

- BURCU ESMERSOY, “Erkek arkadaşınızla buluştuğunuzda yanınıza para almaya gerek yok ama siz yine de alın” demiş. Herkes cümlenin ilk bölümüne takılmış ama ben en çok “ama siz yine de alın” bölümüne odaklandım. Öyle olunca da tepki gösteremedim vallaha.

- MUSTAFA KESER, Kemal Kılıçdaroğlu ile polemiğe girmiş. Ne kadar geç kalmış bir çıkış bu! “Kemal Kılıçdaroğlu’na vurunca başına bir şey gelmez” olgusu, artık sokaktaki çocuğun bile bildiği bir olgu... Keşke biraz daha erken davransaydı, belki daha fazla makbule geçerdi.

- CECELİ, BENGÜ VS, bir marş yapmışlar. Afrin’i de içine alan, milli duyguları ayağa kaldırmaya yönelik bir marş. Tabii ki iyi niyetli bir çaba... Ama öyle olmamış ki, öyle ruhsuz ki, öyle zorlama ki...  İnsana “ısmarlama sanat olmaz” dedirtiyor. Keşke daha yaratıcı bir dönemlerini bekleseydiler!

 

ARTIK ADANA’NIN BÖREĞİ DE MEŞHUR

ADANA’da bir sanayi sitesinde seyyar tezgâhta doğan, üç kuşaktır devam ettirilen ve İstanbul dâhil birçok ilde şubeleri bulunan “Levent Börekçilik”in böreğinden tattıktan sonra...

Bir daha başka börek yiyemiyorsun.

“Nedir bu işin sırrı diye soruyorsun” işin başındaki Levent Tamtürk’e...

Ser veriyor, sır vermiyor.

- “Üç çeşit peynir kullanıyoruz ama peynirlerle ilgili ayrıntı veremem” diyor.

- “Belirli dönemin ve belirli yörenin sütünden yapılan tereyağını kullanıyoruz ama yöre adı veremem” diyor.

Amaaan! Neyse... Börekçi açacak değiliz ya... Yiyelim geçelim affedersin.

 

X

Ümmet yerine insanlık

- Londra sokakları İsrail karşıtı gösterilerde atılan sloganlarla inledi.

- Kralımız Roger Waters hepimizden önce atılıp İsrail’e haddini bildirdi.

- Berlin’de gösteriler düzenlendi İsrail’e karşı...

- Meleğimiz Rihanna “Kırılsın bu zalim döngü” dedi.

- New York’ta bir grup, Biden’a “İsrail’e desteği kes” dedi.



Yazının Devamını Oku

Hiç kimse istemiyor Kılıçdaroğlu'nun aday olmasını

Dünkü yazımda...

“Galiba Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı ısıtılıyor” demiştim.

*

Neye dayanarak söylemiştim bunu?

*

Şu iki şeye:

*

- BİR: Cumhuriyet gazetesinde “Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan’ı geçti” diye manşetten duyurulan bir ankete dayanarak...

*

Yazının Devamını Oku

Türkiye’de yavaş yavaş ısındırılan bir şey var

Geçen gün Cumhuriyet gazetesinin manşeti şöyleydi:

“Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan’ı geçti”.

*

Anket yapılmış. Yapılan ankette “Erdoğan mı, Kılıçdaroğlu mu?” diye sorulmuş. Kılıçdaroğlu diyenlerin oranı, Erdoğan diyenlerin oranını geçmiş.



Haberin özeti bu.

Yazının Devamını Oku

Bayram işini beceremiyoruz

Bir rengi olmalı bayramın.

Bir coşkusu olmalı.

Bir törenselliği olmalı.

Bir yemeği olmalı, bir hediyesi olmalı.

Bir rüzgârı olmalı.

Bir sembolü olmalı, bir oyuncağı olmalı.

Bir havası olmalı sokaklara yansıyan.

Bir geleneği olmalı hafiften modernleştirilmiş.

Bir anısı olmalı “nerede o eski bayramlar” cümlesinin dışında.

Yazının Devamını Oku

Babacan’ın sallamasına karşı benim sallamam

Ali Babacan şöyle demiş:

 

2018 seçiminde Abdullah Gül, muhalefetin ortak adayı olsaydı kazanırdı.”

*

Hahahaha!

*

Tam bir sallama bu.

Hem de bayağı bir dayanaksız sallama.

*

Yazının Devamını Oku

İktidarın karşısındaki en etkili ve en güçlü üç muhalefet partisi

Siyasi analizlerine sonsuz güvendiğim Hakan Bayrakçı, AK Parti iktidarının karşısındaki en güçlü üç muhalefet partisini sıralamış.

Bayrakçı’nın sıraladığı üç muhalefet partisi şunlar:

*

- BİRİNCİ PARTİ: Pandemi partisi.

*

- İKİNCİ PARTİ: Metal yorgunluk partisi.

*

- ÜÇÜNCÜ PARTİ: Genç seçmen partisi.

*

Yazının Devamını Oku

Apar topar seçime giderler mi gerçekten?

“Ben falanca ay erken seçim bekliyorum” diye açıklamalar yapıyordu Meral Akşener.

Sürekli güncelleyerek...

Baktı, olmuyor.

Vazgeçti tarih vermekten.

*

Baktım, CHP Sözcüsü Faik Öztrak da benzer bir yaklaşım sergilemiş.


Yazının Devamını Oku

Mehmet Ceyhan tutuklansınmış

Niye tutuklansınmış?

Çünkü felaket tellallığı yapıyormuş.

*

Sanki ortada felaket yok, hayat güllük gülistanlıkmış da her şey Mehmet Ceyhan Hoca’nın uydurmasındanmış gibi bir yaklaşım.

*

Bu ancak ve ancak ansiklopedilerde “saçmalık” maddesine karşılık olabilir.

*

- Yoğun bakımlarda yaşam savaşı verilirken...

Yazının Devamını Oku

Mevlüt Çavuşoğlu’na ‘Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız’ cümlesini sordum

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Berlin’de yaptığı uzun açıklamaların içinde şöyle bir cümle yer aldı:

“Turistin görebileceği herkesi mayıs sonuna kadar aşılayacağız.”

*

Bu cümle, çok tepki aldı.

Benim de kulağımı tırmaladı.

Bakan Çavuşoğlu’nu aradım.

Berlin’deymiş.

Alman Cumhurbaşkanı ile bir görüşme yapmış.

Yazının Devamını Oku

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

Ekrem İmamoğlu’nun Fatih Sultan Mehmet türbesinde elinin arkasında olmasından yola çıkılarak başlatılan incelemenin tüm detaylarına baktım.

Şöyle bir macera:

Vatandaşın biri, CİMER’e şikâyet ediyor.

Oradan rutin bir işlemle Cumhuriyet Savcılığı’na gidiyor.

Savcılık, İçişleri Bakanlığı’na gönderiyor.

Bakanlık, rutin incelemeye alıyor.

Müfettişler, İmamoğlu’nun savunmasını alıyor.

Falan...

Yazının Devamını Oku

İsraf var demek yoksulluk yok demek midir?

Dünkü Hürriyet’in manşeti şuydu:

“ÇÖP TOPLADIM, İSRAFI GÖRDÜM”

*

Nereden çıktı bu manşet?

*

Anlatayım:

*

Hürriyet Ekonomi Servisi’nden arkadaşımız Emre Eser, her hafta “İşin Peşinde” diye bir köşe hazırlıyor.

Emre

Yazının Devamını Oku

İşte Ayasofya’ya imam olacak imam

Bugün size bir imamımızın öyküsünü anlatacağım.

Balat’ta imamlık yapan Emin Kır Hocamızın öyküsünü...

*

Emin Kır Hoca’nın serüveni, tayini Eyüpsultan’ın Balat semtindeki Hazreti Kaab Camisi’ne çıkınca başlamış.

Yıl: 2006.



Yazının Devamını Oku

E hani öldürmeye gelen dirilecekti?

Sezai Karakoç’un ünlü sözü aynen şöyledir:

“İslam’ı öyle bir yaşa ki... Seni öldürmeye gelen sende dirilsin”.

*

Ayasofya’nın eski imamı, sosyal medyada İslam davasını öyle savunuyor ki...

Sosyal medyada onu madara etmek isteyenler, onun artık gitgide çirkinleşen polemikçi üslubu nedeniyle bırakın onda dirilmeyi...

Ona bakıp İslam’dan uzaklaşıyorlar.

*

“Seni öldürmeye gelen sende dirilsin” yaklaşımı nerede?

Yazının Devamını Oku

Bu nasıl kapanma ki...

Büyük kapanmanın ilk gününde İstanbul’un dört bir yanından gelen fotoğraflara bakıyorum:

Trafik yoğun. Otobüslere ek sefer konmuş.

Bunun nedenini anlamaya çalıştık arkadaşlarla.

Ve şöyle bir izah getirdik kendi kendimize:

*

Türkiye genelinde 16 milyon kişi, kapanmadan muaf.

Kim bu muaf tutulanlar?

Çeşitli sektörlerde çalışanlar... Sağlıkçılar... Güvenlikçiler... Adliye çalışanları... Kamu çalışanları... Özel sektör çalışanları...

Yazının Devamını Oku

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

Göç karşıtı şöyle dedi:

“Eyvah! Perişan olduk! Şimdi virüs kıyılara ve Anadolu’ya yayılacak.”

*

Göç yanlısı cevap verdi:

*

“Ne alakası var? Arabasına atlayıp dağa, bağa, yazlığa gittiler. Bu yolculukla virüs nasıl yayılsın?”

*

Göç karşıtı sinirlenerek atağa geçti:

*

Yazının Devamını Oku

Doğruları ve yanlışlarıyla alkol tartışması

Alkol ve korona ilişkisi açısından şu üç doğruyu söylemem gerekir:

BİR: Alkol, bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor. Doğrudur.

*

İKİ: Dünya Sağlık Örgütü, korona açısından alkolden uzak durulması gerektiğini söylüyor. Doğrudur.

*

ÜÇ: Dünyanın birçok ülkesinde karantina süreçlerinde alkol satışına aşırı sınırlandırmalar getiriliyor. Doğrudur.

*

Ama bütün bu doğrular, alkol satışlarının tüm yurtta 17 gün süreyle yasaklanmasını haklı çıkarmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Liyakatsiz dış politika işte buna yol açar

Biden, henüz ABD’ye başkan seçilmeden önce meşhur bir açıklama yapmıştı. “Dur, bir daha bakayım o konuşmaya” dedim.

Açtım, baktım.

*

Açıklamanın sonuna gelince...

Birden irkildim.

Şöyle diyordu Biden:

*

“Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerini nasıl tecrit edeceğimizle ilgilenmek bizim için önemli bir iş olacak. Özellikle Doğu Akdeniz’deki petrol faaliyetleri... Ve birçok farklı şey.”

*

Yazının Devamını Oku

Teşekkürler Biden Bey! İç cepheyi birleştirdin

Dün itibarıyla...

Manzara-i umumiye aşağı yukarı şöyle:

*

Fazıl Say ile AK Parti Bağcılar İlçe Teşkilatı...



Aynı duyguda birleşmiş durumda.

Yazının Devamını Oku

Terörle yüzleşmeyen HDP, bize ‘Soykırımla yüzleşin’ diyor

HDP’ye yıllardır söylenen bir söz var:

“PKK’nın terörist olduğunu söyleyin”.

*

- Hık derler.

- Mık derler.

- Öyle derler.

- Böyle derler.

Ama bir türlü sadede gelmezler, gelemezler.

*

Yazının Devamını Oku

90’ların fırtınası: Selahattin Duman

Selahattin Duman 90’ların köşe yazarıydı.

Yepyeni bir üslupla, müthiş bir espri duygusuyla öyle bir daldı ki Babıali’ye...

Çok kısa süre içinde müthiş tiryakilik yarattı.

*

- Kadın erkek ilişkilerine bodoslama girerdi...

- Hasan Cemal’le kafa buluşları efsaneydi...


Yazının Devamını Oku