"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Depremin duası olur mu, olmaz mı?

Deprem için toplanma alanları tam ve mükemmelse...

Deprem anında telefonlar tıkır tıkır çalışmaya devam ediyorsa...

Binalar elden geçirilmiş ve depreme dayanıklı hale getirilmişse...

Deprem vergileri deprem için kullanılmışsa...

Sıra dua etmeye gelmiş demektir.

*

Böyle bir durumda dua edilir.

Hatta edilen duaya “Deprem Duası” adı bile verilebilir.

*

Ama hiçbir tedbir alınmadan...

Ne kadar dua edilirse edilsin, edilen duaya ne isim verilirse verilsin...

Pek bir fayda vermez.

*

Çünkü temel ilke, şu iki cümlede özetlenmiştir:

BİR: Tedbir kuldan...

İKİ: Takdir Allah’tan...

EMRİNİZDEYİZ... HAYIR, BİZ SİZİN EMRİNİZDEYİZ

CELAL Şengör ekranda Ekrem İmamoğlu’na şöyle diyor:

“Emrinizdeyiz Sayın Başkan...”.

*

Ekrem İmamoğlu ise Celal Şengör’e şöyle karşılık veriyor:

“Bilim ne derse o... Asıl biz sizin emrinizdeyiz hocam...”.

*

Biri bilim adamı, diğeri seçilmiş bir başkan...

Niye emir komuta içine girmeye bu kadar hevesli olabiliyorlar?

Niye ilişkilerini emir almak/emir vermek üzerine kurmaya bu derece meraklılar?

Niye hemen ast/üst ilişkisine kayıyorlar?

Niye birlikte çalışmayı, ortak çözüm aramayı falan akıllarına getirmiyorlar?

*

İktidarıyla muhalefetiyle...

Ülkemizin temel sorunlarından biri de bu galiba.

DEPREMİ UÇAKTA YAŞAYINCA

DEPREM anında uçaktaydım.

İşte bu yüzden...

“Öyle bir sallandık ki...” diye anlatılanları kendimi vererek dinleyemedim.

“Ya yeni bir sallantı olursa...” korkusuna kendimi kaptıramadım.

Günün her anında “Deprem de deprem... Deprem de deprem...” diyemedim.

DEPREM VE İMAM HATİP

CELAL Şengör şöyle demiş:

“162 imam hatip inşa ederken 9 fen lisesi yapan bir millet, deprem tarafından ezilmeye müstahaktır”.

*

Deprem ile imam hatip arasında bu türlü bir bağlantı varsa...

99 depreminde kimsenin burnunun bile kanamaması gerekirdi.

*

Çünkü o dönemde...

Celal Şengör Hoca’nın karşılarında hazır ola geçmeye fazlasıyla meraklı olduğu askerler, imam hatiplerin köküne kibrit suyu dökmekle meşgullerdi.

ANLAMADIM... ÇAĞIRILDI MI ÇAĞIRILMADI MI?

YAŞANAN depremin ardından İstanbul’da valilik öncülüğünde bir toplantı yapıldı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı orada, İçişleri Bakanı orada, Şehircilik Bakanı orada, vali orada, AFAD Başkanı orada. Yani ilgili herkes orada... Bir tek İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu yok.

*

Ekrem İmamoğlu, “Siz çağrılmadınız mı?” sorusuna “Genel sekreter yardımcımız ve arkadaşlarımız orada” diye cevap vermiş...

*

İki şey söyleyeceğim:

BİR: Eğer İmamoğlu yerine belediyenin başka yetkilileri bu toplantıya çağrıldıysa... Bu yapılan İmamoğlu’na yönelik bir ayrımcılıktır.

İKİ: Yok eğer İmamoğlu çağrıldığı halde kendisi gitmeyip genel sekreter yardımcısını gönderdiyse... Bu yaptığı çok çiğ bir davranıştır.

ADNAN’CISI BİR YANDAN FETÖ’CÜSÜ BİR YANDAN

FETÖ’cü diyor ki...

“Bizimkiler Silivri’de... Depremin merkez üssü Silivri... Şimdi anladınız mı işin sırrını?”

*

Adnan’cı diyor ki...

“Hocamız Silivri’de... Deprem de Silivri’de oldu... Şimdi gördünüz mü Mehdi’yi...”

*

Şunlar bir bitse de kurtulsak.

Depremin duası olur mu, olmaz mı

ÜÇ MADDEDE ERDOĞAN’IN BM KONUŞMASI ANALİZİ

MADDE BİR: “Dünya sahnesinde tüm mazlumların sesi olmak”. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bulunduğu makamın kendisine yüklediği bir misyon olarak görüyor bunu. “Bunu yapmazsam bu görevde ne işim var” anlayışında.

*

MADDE İKİ: “Nükleer silah sahibi olmak sadece bazı ülkelerin hakkıdır” anlayışının tartışılmaz bulunmasına da... “BM’de beş ülke belirleyicidir” yaklaşımının herkes tarafından tartışmasız kabul edilmesine de... Net itirazı var Erdoğan’ın. Uluslararası platformları, işte bu itirazları dile getirme alanı olarak görüyor.

*

MADDE ÜÇ: Hindistan’ın Müslümanlara yönelik uyguladığı acımasız politikalar... İsrail’in Filistin’de yürüttüğü işgal politikası... Ortadoğu’nun içler acısı hali... Batı’da ortaya çıkan Müslümanlara yönelik nefret söylemleri... Erdoğan’ın dikkatleri üzerine çekmek için kullandığı konular değil bunlar... Bunları samimiyetle kendi sorunu olarak görüyor. Gündeminden düşürmemesinin temel nedeni bu...

ŞEREFSİZLİK NEDİR? AHA İŞTE BUDUR!

CEREN Damar’ı hatırlıyor musunuz?

Hani mafyacılık oynayan bir üniversite öğrencisi tarafından hunharca katledilen araştırma görevlisi vardı ya... İşte o!

*

Dün davanın duruşması vardı.

Duruşmada şöyle şeyler söylemiş Ceren Damar’ı katleden adam:

*

 “Anneme FETÖ’cü dedi”, “Yüzüme tükürdü”, “Sevdiğim kadındı”, “Beni seviyordu”, “Kendisinden ayrıldığım için sınavda beni rahatsız etmişti.”

*

Sırf yaptığı alçaklıktan paçayı kurtarmak için...

Katlettiği kadının arkasından her türlü iftirayı boca etmek...

Şerefsizlik nedir?

Şerefsizlik işte budur.

Al bunu, sözlüklerde tanım olarak kullan!

X