Densizlik günleri lüzumsuzluk çağı

Ceset ve cami

Ebubekir Sifil isimli bir ilahiyatçı, kızdığı gazeteciler için “Bunların cesetleri camiye sokulmasın” falan diye bir açıklama yapmış. Lüzumsuz, gereksiz bir yaklaşım. Ali Ekber Çiçek, bir türküsünde “Kılma cenazemi / Lazım değilsen” der... Sen de en fazla “Kılmam cenazeni / Lazım değilsen” der geçersin. Nedir bu cesetli mesetli camiye sokmama çağrısı...

Densizlik günleri lüzumsuzluk çağı


- İZMİR VE DİYARBAKIR: Coşkun Sabah’a da bir haller oldu. Gün aşırı dikkat çekmek için lüzumsuz açıklamalar yapıyor. En son söyledikleri, tam densizlik... Kızının bikinili fotoğraflarının herkes tarafından görülmesini istemezmiş, çünkü İzmirli değilmiş Diyarbakırlıymış falan... Bize ne kardeşim senin kızından, bikiniden? Ne diye şehirlere yönelik bu tür ayrımcılıklar yapıyorsun. Nedir derdin senin?

Densizlik günleri lüzumsuzluk çağı



YILBAŞI İÇİN EN İYİ 5 HEDİYE ÖNERİSİ

Hürriyet Cumartesi’de Melis Yılmaz, yılbaşı için çok şahane bir hediye listesi haberi yapmış. Onun yaptığı listeden yararlanarak ben de ‘en iyi beş yılbaşı hediyesi’ listesi çıkardım.:

1. Müzikli kar küresi

Evirip çevirince minik kar tanelerinin uçuştuğu “kar küreleri”, bende hep mutluluk yaratır. Oyuncu Pelin Öztekin önermiş bu hediyeyi. Mudo’da varmış... Fiyatı 500 liraymış... Biraz pahalı. Herhalde müzikli olduğundan.

*

2. Ayaklı yatak tepsisi

Kişinin kendisini ya da sevdiğini şımartması dendiğinde bazılarının aklına “yatakta kahvaltı” gelir. Ben sevmem ama sevenler için Elçin Yahşi önermiş bu hediyeyi. IKEA’da varmış. Fiyatı 90 liraymış...

*

3. Bir mumdur, iki mumdur

Mum olayını severim. Bazıları “delikanlıya yakışmaz” diye dudak bükse de bazen evde gizlice yakarım. Rebull’un mumları var. Şahane! Oyuncu Özgün Karaman önermiş bu hediyeyi. Fiyatı 140 liraymış.

*

4. Frida’nın tabakları

Üzerinde Frida resimlerinin işlendiği Karaca’nın tabakları var. Fiyatı 30 liradan başlıyormuş. Kadınlara verilecek en güzel hediye... Hürriyet Ekler gastronomi yazarı Ebru Erke önermiş bu hediyeyi.

*

5. Işıklı çerçeve

Ahşap ve ışıklı çerçeveyi duvara asıyorsun, içini de fotoğraflarla donatıyorsun. Fiyatı da bayağı hesaplı: 65 lira... Trendyol’da varmış... Hediyeyi öneren isim: Oyuncu Sitare Akbaş.


NEYLEYİM BEN NÜFUS’SUZ RAKIM’SIZ TABELAYI

ŞEHİRLERİMİZİN girişindeki tabelalardan “nüfus” ve “rakım” bölümü çıkarılıyormuş.

Niye?

Densizlik günleri lüzumsuzluk çağı

Şehirlerin nüfusu değişiyormuş, tabelaları da değiştirmek gerekiyormuş, dolayısıyla masraf oluyormuş.

*

Gören de “masraf” konusundaki duyarlılıklarıyla uzaya çıkacaklar sanır.


BEKÇİLER AYAKLANIR MI?

FATİH Terim, kızdığı hakeme...

“Senden bekçi bile olmaz” demiş.

*

Densizlik günleri lüzumsuzluk çağı

Hamamcılara laf edildi diye hamamcıların, hemşireler filmde iyi yansıtılmadı diye hemşirelerin ayaklandığı bir ülkede...

Çok tehlikeli bir laf.

*

Umarım bekçiler ayaklanmaz.


ÇAĞIRIRLARSA GİTMEM ÇAĞIRMAZLARSA KÜSERİM

BÜTÇE kapanış konuşmasını dinledim Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın... Polemiklere dalsa da seviyeyi asla düşürmedi. Eleştirilere cevap verirken hep rakamlara yaslandı. Bütün tartışmalara değinen iyi bir bütçe kapanış konuşmasıydı.

 *

Fuat Oktay, muhalefetin tutumunu eleştirirken şöyle bir şey söyledi:

Densizlik günleri lüzumsuzluk çağı

“Sizin tutumunuz şuna benziyor: Komşuda düğün var... Çağırırlarsa gitmeyek... Çağırmazlarsa küsek...”

*

Çok hoşuma gitti bu söz.

Hemen araştırdım.

*

Bir arkadaşım, “Bizim Ayvalık sözüdür. Cunda’da herkes bilir bunu” dedi.

*

Bir başkası ise bu sözün kaynağının Elazığ’a ait olduğunu söyledi.

*

Öyküsü şöyleymiş:

Bir kız, annesine pek hazzetmedikleri komşularının düğününe gidip gitmeyeceklerini sormuş. Anne de kızına “Düğün gününe kadar bekleyek... Çağırırlarsa gitmeyek... Çağırmazlarsa küsek...” cevabını vermiş.

*

İtiraf ediyorum. Bazen ben de bu ruh haline kapılıyorum. “Çağırırlarsa gitmem, çağırmazlarsa küserim” diye düşünüyorum. Allah affetsin.


ARMAĞAN ÇAĞLAYAN’A KONUŞMANIN BÜYÜSÜ

ARMAĞAN Çağlayan çok uzun bir süredir sanal dünyada söyleşiler yapıyor.

Şahane söyleşiler.

Her kesimden... Herkesle...

Ve bu söyleşilerin bir büyüsü var.

Densizlik günleri lüzumsuzluk çağı

*

Şöyle bir büyü:

*

Kim konuşursa... Anında gözümde sempatik hale geliyor. Sadece benim de değil. Tüm toplumun...

*

Korkuyorum:

Armağan Çağlayan, Ebubekir Sofuoğlu’nu konuşturacak diye...

X

Etikçibaşı beni fena yakalamış

Bir etikçibaşı var.

Hadi adını da söyleyeyim: Faruk Bildirici.

*

Kendi kendine “medya ombudsmanı” diye bir unvan veren bu adamın işi gücü açık kovalamak.



Alıyor eline gazeteyi, tek kaşını kaldırıyor ve başlıyor kendince hatalar aramaya.

Yazının Devamını Oku

Parti kongrelerinde çekilen halaylar

Yasaklar nedeniyle bunalmış vatandaşı öfkelendiriyor.

İşyerlerini açamayan esnafı çileden çıkarıyor.

*

Muhalefetin eline muazzam bir koz veriyor.

*

Sağlık Bakanlığı’nın uyarılarını etkisiz hale getiriyor.

*

Kapanmaya yönelik öfkeyi çoğaltıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Her siyasi tartışmanın değişmez argümanları

Haftada iki kez Tarafsız Bölge programını yapıyorum.

Ve haftada iki defa, onlarca kez şu argümanlara maruz kalıyorum:

*

Siz Öcalan’dan mektup getirip okuttunuz.

*

CHP, HDP ile iş tutuyor.

*

Osman Öcalan’ı TRT’ye kim çıkardı?

*

Yazının Devamını Oku

Bir durun artık Sayın Bilim Kurulu üyeleri

Sayın Bilim Kurulu üyeleri...

Şu pandemi denilen belalı sürecin en başından beri...

Çok büyük hizmetler verdiniz. Önemli uyarılarda bulundunuz. Önemli kararlar aldınız. Çok önemli işler yaptınız.

*

Ama artık biraz durma zamanı Sayın Bilim Kurulu üyeleri.*

- Durun! Çünkü millet... Bazı ortamlardaki olağanüstü mesafesizlikleri gördükçe... Sizin ağzınızdan “maske-mesafe” tekerlemesini duymak bile istemiyor.

*

-

Yazının Devamını Oku

Dışlarsan PKK’ya çalışmış olursun

HDP’ye oy vermiş vatandaşlarımızı...

Kazanmaya çalışmak yerine...

- Ötelersen...

- Dışlarsan...

- İtersen...

- Mahkûm edersen...

- Yargılarsan...

- PKK’dan ayırmazsan...

- Yaftalarsan...

Yazının Devamını Oku

Yeter artık! Bitsin şu PKK denilen bela

PKK denilen örgüt, 40 yıldır gündemde.

Bu 40 yıl süresince...

Yapılmayan kalmadı.

*

- Üzerine gidildi... Aman verilmedi... Sınır ötesi operasyonlar yapıldı...

*

- Siyasi kolunun partileri kapatıldı...

*

- Askeri yöntemlere ağırlık verildi... Köyler boşaltıldı...

Yazının Devamını Oku

Özetleme kardeşim yazımı

T24 diye bir site var.

Güya ahlak abidesi... Güya tarafsız... Güya dürüst... Güya saptırma yapmıyor... Güya aşağılık işlerden uzak...

*

Peki ya gerçek? Tam tersi.

Tek farkları şu: Ahlaksızlığı birazcık daha sofistike biçimde yapıyorlar.

*

Dün uzun, upuzun bir yazı yazdım, Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin grup toplantısında yaptığı Gara harekâtı konulu konuşmayı analiz eden.

*

Dedim ki:

Yazının Devamını Oku

İki tarafın fanatikleri için değil... Sessiz çoğunluk için yazılmış bir yazı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, CHP ve İYİ Parti liderlerini ziyaret edip Gara konusunda bilgilendirdiler.

Çok hoşuma gitti bu ziyaret ve bu bilgilendirme.

Muhalefet dışlanmadı diye...

Demokratik bir tutum sergilendi diye...

Yıllardır yapılmayan yapıldı diye...

Kutuplaşma belası bir nebze olsun dinecek diye...

Memnun oldum.

Fakat ne oldu?

Yazının Devamını Oku

13 şehidin katili kim?

Kimdir 13 şehidin sorumlusu?

Katil kimdir?

*

Tabii ki tetiği çeken alçaktır.

Tabii ki tetiği çeken alçağa emri veren alçaktır.

Tabii ki “vur” emri verenin bağlı olduğu örgüttür.

Tabii ki örgütün uzantılarıdır.

Tabii ki örgütün iplerini elinde tutan güçlerdir.

*

Yazının Devamını Oku

Bir alçaklık destanı: Rehine katletmek

PKK denilen örgüt, bu zamana kadar...

- Bebek katletmiştir.

- Öğretmen katletmiştir.

- Köylü katletmiştir.

- İzne giden askerleri katletmiştir.

- İşçi katletmiştir.

- Bombayla vatandaş katletmiştir.

*

İşte en son...

Yazının Devamını Oku

Laikliğe en çok dindarlar sahip çıkmalıdır

Laiklik denilince bazı kesimlerde oluşan alerjinin tek bir nedeni var:

Yakın zamanlara kadar bu memlekette...

Laikliğin, neredeyse din düşmanlığı gibi algılanıp uygulanması...

*

Laiklik, böyle algılanıp uygulandı diye doğru dürüst uygulanmasından vazgeçilemez.

*

Çünkü doğru dürüst uygulanırsa laiklik...

- Tek bir din anlayışının topluma dayatılmasının önüne geçer.

- Dini değişik biçimlerde anlama ve yorumlama özgürlüğüne fırsat verir.

Yazının Devamını Oku

Kumpasta Zekeriya’yla maklubede Ariana’yla

Enes Kanter, gerçekten çok uyanık bir tip.

Ne zaman kiminle ne yapacağını çok iyi biliyor.

Kumpas zamanı...

Zekeriya ile vakit geçirip poz veriyor.

*

Maklube zamanı ise...

Rockefeller’ın torunu Ariana’yla poz veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Muharrem İnce’den Faik Öztrak’a ‘saray ağzı’ yanıtı

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Muharrem İnce’yi “Saray ağzıyla konuşuyor” diye eleştirmişti.

 

Öztrak’ın bu eleştirisine, çok sert bir cevap verdi Muharrem İnce.

Dedikleri şunlar:



*

Yazının Devamını Oku

Bu adamın ilahiyat dekanı olması utanç vericidir

Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cevdet Kılıç, geçen gün şöyle bir tweet attı:

“Boğaziçili misiniz, Boğazdışılı mısınız onu bunu bilmem. Aklınızın ucundan bile geçirmeyin. Biz abdest alır dışarı çıkmayız. Bizim zaten abdestimiz var. Bilin istedik de... Şöyle söyleyeyim. Siz hani bir ayı geçti eylem yapıyorsunuz ya. Biz eylem falan yapmayız. Biz gece vakti işi bitirir ertesi gün işe gideriz bilin istedim.”

Bu nedir Allah aşkına?

*

Boğaziçi gerilimi bitmesin diye mi yapılıyor bu tür provokasyonlar?

*

Bir ilahiyat dekanına yakışıyor mu böyle bir tehdit dili?

*

Yazının Devamını Oku

İskilipli Atıf için şu ikisini birden söylemek mümkün

Bir İskilipli Atıf Hoca tartışması başladı.

Bir taraf İskilipli’yi göklere çıkarıyor.

Bir taraf ise yerin dibine batırıyor.

*

Oysa İskilipli Atıf hakkında...


Yazının Devamını Oku