GeriAhmet HAKAN Deniz Baykal, ‘Ben Kürtleri, Alevileri sevmem’ dedi mi?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Deniz Baykal, ‘Ben Kürtleri, Alevileri sevmem’ dedi mi?

Zülfü Livaneli’nin İrfan Aktan’a verdiği röportajı okudum.

 

Genel yorumum şudur:

*

Çok önemli tespitler var röportajda. Özellikle Erdal İnönü, Bülent Ecevit ve Deniz Baykal’la ilgili saptamaları ilginç. Çok yararlı, çok etkileyici bir röportaj. Bulup okumanızı tavsiye ederim.

*

Ve fakat Zülfü Livaneli’nin röportajdaki bir sözüne takılmadan da edemedim.

Deniz Baykal, ‘Ben Kürtleri, Alevileri sevmem’ dedi mi

Şöyle demiş Livaneli:

*

“Deniz Baykal Kürtleri, Alevileri, ezilenleri sevmez. Bunu çok sefer kendisi de söyledi. Basında çıktı”.

*

Allah Allah!

Deniz Baykal, herhangi bir demecinde “Ben Kürtleri sevmem, ben Alevileri sevmem, ben ezilenleri sevmem” dedi de ben mi atladım?

Deniz Baykal, ‘Ben Kürtleri, Alevileri sevmem’ dedi mi

Üstelik bir kez de değil, çok sefer söylemiş bunu.

*

Tabii ki doğru değil bu!

Bir politikacı ne kamu huzurunda ne de gizli kapaklı ortamda böyle bir şey der. Tabii eğer aklını peynir ekmekle yememişse!

Kürtleri sevmese de... Alevileri sevmese de... Yapmaz bunu!

Baykal’ın da yok böyle bir sözü.

*

Ama Livaneli’ye bakarsanız Deniz Baykal, böyle demiş.

Üstelik gazetelere demeç verir gibi söylemiş bunu. Livaneli’nin sözünden edinilen izlenim bu.

*

Ne kadar kolay değil mi haksızlık yapmak?

Oysa aynı Livaneli, röportaj boyunca...

“Bana hep haksızlıklar yapıldı, hep iftiralar atıldı” diye yakınmaktan da geri durmamış.

Kendisine yapılan haksızlıklardan, atılan iftiralardan yakınan Zülfü Livaneli’nin, söz konusu Baykal olunca kolayca haksızlık yapmasını ve iftira atmasını yadırgadım doğrusu.

*

“Ben Baykal’ın Alevileri, Kürtleri, ezilenleri sevmediğini düşünüyorum” diyebilirdi.

Hatta ve hatta...

“Deniz Baykal’ın özel görüşmelerinde Kürtleri, Alevileri sevmediğini söylediğine dair iddialar var” bile diyebilirdi.

*

Böyle bir nezakete başvurmamasını, “Deniz Baykal böyle demiştir” diye olayı özetlemesini...

Zülfü Livaneli’ye hiç yakıştıramadım.

NE İŞLERİ VAR ACABA AFGANİSTAN’DA

ABD, yıllardır Afganistan’daydı... Yeni çekildi.

İtalya da oradaymış.

Almanya da.

İkisi de yeni çekiliyor.

Bu arada İngilizler, ABD’den doğan boşluğu doldurmak için Afganistan’a asker yollamak istiyormuş.

*

“Ne işimiz var bizim Afganistan’da” diyenlerin pek bir etkisi yok galiba bu ülkelerde. Neden acaba?

ÜNİVERSİTELİ OYUNCULAR CENNETİ OLMUŞUZ

İZMİR Belediyesi, 36 oyuncu almak için bir sınav açmış.

Sınava üniversite ve konservatuvarların oyunculuk ana sanat dalını bitirenler girebiliyormuş.
Dikkat!

Deniz Baykal, ‘Ben Kürtleri, Alevileri sevmem’ dedi mi

Bu sınava 850 kişi katılmış.

*

Sınavın adil ve dürüst yapılmadığına dair iddialar var. Orası da mühim ama ben en çok bu kalabalığa şaşırdım.

Oyuncu olmak için üniversite okuyan ne çok gencimiz varmış!

ETRAFIMDAKİLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ

- Etrafımda zekâya önem vermeyen kimse yok.

*

- Özünde ve son tahlilde iyi insan olmayan kimse yok.

*

- Her pazartesi rejime başlamayan kimse yok.

*

- “Benim kedi çok farklı” demeyen kimse yok.

*

- İnternette gördüğü her habere hemen inanmayan kimse yok.

İKİNCİ DOZ BİONTECH’TEN SONRA MIRILDANDIKLARIM

- “Aşımızı tamamladık” diye paylaşım yapsam mı acaba?

*

- 14 gün sonra Almanya’ya gidebiliyorum. Gitmesem de güzel duygu.

*

- Şu saatten sonra varyant maryant dinlemem.

*

- Sinovac’lılara acıyan gözlerle bakma arzusuyla dopdoluyum.

*

- Aşı karşıtları haklıysa...

Yandık valla.

BU NASIL KATAR’A SATILMA

SAKARYA’daki Tank Palet Fabrikası’nın...

- Yüzde 51’i Türk şirketindeymiş, yüzde 49’u Katar’ınmış.

Deniz Baykal, ‘Ben Kürtleri, Alevileri sevmem’ dedi mi

- Fabrikadaki denetim yetkisi Milli Savunma Bakanlığı’ndaymış.

- Üretim, TSK’nın ihtiyaç ve taleplerine göre yapılıyormuş.

- Fabrikanın mülkiyeti Hazine’ye aitmiş.

- Tahsisi Milli Savunma Bakanlığı’na aitmiş.

- Çalışanların kadrosu, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı ASFAT’taymış.

*

Ya bu nasıl Katar’a satılma?

Anlamadım ki.

X

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku

Kürt meselesini çözelim çözmesine de mesele nedir?

Eskiden bana birisi “Kürt meselesi yok. Ne meselesi?” dediğinde...

Hemen atılır ve başlardım saydırmaya:

“Kürtlerin varlığı bile inkâr ediliyor” derdim.

“Kürtçenin varlığına bile tahammül edilemiyor” derdim.

“Terörle mücadele adına bin türlü hukuksuzluk yapılıyor” derdim.

“Bunlar ortadayken, sen nasıl Kürt meselesi yok dersin?” derdim.

Yani derdim Allah derdim.

Gelelim bugüne...

Yazının Devamını Oku

‘Sezai Temelli’li, HDP’li, İmralılı falan bir fıkra

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu şöyle demiş:

“İmralı meşru bir organ değil. Meşru organ kimdir? HDP’yi meşru organ olarak görebiliriz. Eğer bu sorun çözülecekse meşru bir organla çözebiliriz.”

*

Tam “Şahane bir yaklaşım, güzel bir öneri” diyerek üzerine atlayacaktım ki...

“Küt” diye bir cevap geldi HDP’den.

*

HDP adına açıklama yapan isim Sezai Temelli.

Dediği şu:

*

Yazının Devamını Oku

Selçuk Bayraktar nasıl oluyor da kutuplaşma belasını yıkıp geçiyor

Geçenlerde Tarafsız Bölge’de konuğumuz oldu Selçuk Bayraktar. Çok izlendi, çok ilgi gördü, çok dikkat çekti program.

Alışılmışın dışına çıkan bir yönü de şu oldu: Türkiye’deki bütün dünyalara seslendi. Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçti. Peki ama Selçuk Bayraktar, neden birbiriyle taban tabana zıt kutupların ortak bileşkesi haline gelebiliyor? Hangi yönleriyle Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçebiliyor? Bu sorulara benim verebildiğim cevaplar şunlar:



*

Çünkü Selçuk Bayraktar...

Neredeyse iki yüz yıldır genlerimize işlemiş olan “Biz yapamayız” algısını darmadağın ediyor.

Yazının Devamını Oku

Ali Erbaş’tan mesaj var: Ben de günaydın derim

Telefonuma bir mesaj geldi.

Baktım:

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’tan gelen bir mesaj...

*

Mesajı noktasına, virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum:



Yazının Devamını Oku

Sabah-ı şerifleriniz hayırlı olsun Ali Erbaş Bey

“Günaydın” demeyecekmişiz.

Çünkü...

“Cahiliye dönemi”nde “Sabahınız hayat olsun” diye selamlama yapılırmış.

“Günaydın” da biraz buna benziyormuş.

*

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın iki yıl önce yazdığı kitapta geçiyormuş bu ifadeler.

*

Rahmetli babam, öfkelendiğinde ve ne diyeceğini bilemediği durumlarda hep şöyle derdi:

“Allahumme meassabirin!”

Yazının Devamını Oku

Resul Tosun’un çıkardığı yapay laiklik tartışması

1990’larda “Laiklik elden gidiyor” denilerek...

Yapay bir laiklik tartışması başlatıldı.

*

Amaç:

Refah Partisi’ni köşeye sıkıştırmaktı.

2021 yılının eylül ayındayız.

Ve yine “laiklik tartışması” yapıyoruz.

*

Yazının Devamını Oku

Önceki Ziya Selçuk... Sonraki Ziya Selçuk...

Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı görevini bıraktıktan sonra yeni bir imaj yapmış.

Önceki hali ile sonraki hali arasında bir mukayese çalışması yaptım:

*

- Öncesinde aşırı resmiyet var, sonrasında jantilik.

*

- Öncesinde omuzlarda okul yükü var, sonrasında yük atılmış.

*

- Öncesinde intizam var, sonrasında ihmal edilmiş şıklık.

*

Yazının Devamını Oku

“12 Eylül İslamcılığa yol verdi” diye bir balon

Dün 12 Eylül’ün yıldönümüydü ya...

Şöyle bir baktım ve gördüm ki...

O meşhur “Türkiye’de İslamcılığın yükselişi, 12 Eylül sayesinde gerçekleşti” balonu yine havalandırılıyor.

*

Gelin, bu balona iğne batırmayı deneyelim:

*

Evet, doğrudur.

12 Eylül, “biraz Müslümanlık” istemiştir.

*

Yazının Devamını Oku

Yılmaz Güney denince hangisi aklımıza gelecek?

Yılmaz Güney’in iki yönü var.

 

Bir yönünde...

Bir hâkimi öldürmüş, sevdiği kadının kafasının üstüne bardak koyup nişan almış, alkollü araç kullanarak bir çocuğun ölümüne neden olmuş... Kısacası şiddete meyyal maço bir adam var.

*

Bir yönünde ise...

Türk sinemasının yüz akı sayılabilecek filmler çekmiş, uluslararası alanda büyük başarılar elde etmiş, sinemanın yıldızı bir sanatçı var.

*

Bu

Yazının Devamını Oku

Bırakın artık şu tatsız ve kibirli müsamereleri

Edremit’in düşman işgalinden kurtuluş törenlerinde, “Kara çarşaftan kurtulup özgürlüğüne kavuşmuş kadın” müsameresi yapılmış.

Çok saçma! Çok komik!

Çok kibirli! Çok tatsız!



Çok anlamsız! Çok ilkel!

Çok gereksiz! Çok bayat!

Yazının Devamını Oku

İmamoğlu’nun açıklaması ne anlama geliyor

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı için şu açıklamayı yaptı:

“Ben şu anda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yım. Bu durumda bana düşen belediye başkanlığını en iyi şekilde yapmak. Şu an benim aklımdan geçen ve amacım, İstanbul’da görevini en iyi yapan bir belediye başkanı olmaktır. Dahası hedefim, İstanbul’da tarihin en başarılı belediye başkanı olmaktır, daha ötesi yok.”

Bu açıklamadan ben şu dört sonucu çıkardım:

*

BİR: Meral Akşener, İmamoğlu’nu övünce, “Akşener, İmamoğlu kartını masaya sürdü” yorumları yapılmıştı. İmamoğlu, bu kıskaçtan kendini kurtarmak istiyor.

*

İKİ: İmamoğlu, bu açıklamayla Kemal Kılıçdaroğlu’na “Ben senin önünde engel olmam, sen adaysan benim bir çıkışım olmaz” mesajı veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş’in takdir kazanmasının tek yolu: Para mara düşünmeden istifayı basmasıdır

Şenol Güneş’in son hezimetten sonra “İstifa ediyorum” dememesinin, diyememesinin nedeni şu:

Gönderilirse... Kendisine yüklü miktarda tazminat ödenecek.

*

İstifa ederse... Yüklü miktardaki tazminatını alamadan gitmiş olacak.

İşte tam da bu nedenle “Başarısızlık bana aittir” demesine rağmen...

Bırakıp gitmiyor, gidemiyor.

*

Şenol Güneş

Yazının Devamını Oku

En etkili muhalefet partisi: Pahalılık

İktidara yakın gazeteciler, günlerdir uyarıyorlar:

“Hayat pahalılığına bir çözüm bulunmalı. Marketler ateş pahası. Fiyatlar katlanarak artıyor. Vatandaşın tek derdi bu. Büyüme rakamları güzel ama kimse büyümeye bakmaz. Önümüzdeki seçimi kazanmak için bu soruna acil çözüm bulunmalı.”

*

Çok doğru, çok haklı, çok önemli uyarılar bunlar.



*

Yazının Devamını Oku

Taliban’ı işte bu cesur kadınlar yenecek

Hürriyet’ten Fevzi ile Selçuk, Kabil’de bir gösteriye denk geldi.

Fevzi notları geçti:

*

50’ye yakın kadın, Taliban karşıtı gösteri yapıyor. Silahlı Taliban milisleri, durumdan hoşnut değil. Göstericileri dağıtmaya çalışıyorlar. Fakat kadınlar, milim kıpırdamadan gösterilerine devam ediyor. Ta ki Taliban şiddeti ortaya çıkıncaya kadar.

*



Yazının Devamını Oku

Aşı karşıtlarının mitinginde açılması gereken pankart

11 Eylül’te Maltepe’de miting var.

Mitingi aşı karşıtları düzenliyor.

Abdurrahman Dilipak da konuşmacılar arasında.

*

Bu mitingde...

Devasa bir pankart açmak lazım.

Üzerine dev harflerle şunlar yazan bir pankart:

*

-

Yazının Devamını Oku

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki

Afgan mültecilerin Türkiye’ye gelme endişesi üzerine...

Bizim memlekette bazıları, “Taliban kafalı tipler geliyor, eyvah bunlar bizi Talibanlaştıracak” diye telaşlanıyorlar.

*

Ben hayatımda bu kadar özgüvensiz bir yaklaşım görmedim.

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki!

*

Afganistan’dan buraya gelenlerin tümü Taliban zihniyetli olsa bile bir şey olmaz.

*

Olsa olsa şöyle şeyler olur:

Yazının Devamını Oku

Faşist olduğu kadar müptezelmiş de

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, bir anısını paylaşmış.

Tesettürlü bir hanım, Tanju Özcan’a “Başkanım benim bebeğim olmuyor, yardımcı olur musunuz?” demiş. Tanju Özcan da tüp bebekle ilgili bu gayet masum yardım talebini, son derece münasebetsizce yorumlayıp “Hanımefendi, ben size nasıl yardımcı olabilirim?” diye cevaplamış.

Tanju Özcan’ın bu anısını, “Biraz da gülelim eğlenelim” diye anlatması ise işin en mide bulandırıcı tarafı.

*

“Ülkemde mülteci istemiyorum” tavrını, “Mülteciye su bile yok” noktasına kadar taşıyan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a şöyle seslenmek isterim:

*

“Faşist olduğunuz kadar müptezelmişsiniz de...”

İZMİR MARŞI’NI BİLE KUTUPLAŞMA KONUSU HALİNE GETİRMEK

Yazının Devamını Oku

Bir sonraki 30 Ağustos hutbesi için bir ikaz

Buradan Diyanet İşleri Başkanlığı’na sesleniyorum:

 

Bir sonraki 30 Ağustos’ta...

- Ya 30 Ağustos konulu hutbe okutmayın.

- Ya da okuttuğunuz hutbede Atatürk’e yer verin.

*

Çünkü Atatürksüz 30 Ağustos...

- Alparslansız Malazgirt gibidir.

- Osman Beysiz

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin ruh hali iyi değil, hiç iyi değil

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet partisinin liderine yönelik sergilenen apaçık bir nezaketsizlik karşısında hepimiz ortaklaşıp “Bu bir nezaketsizliktir” diyemiyoruz.

*

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet lideri, bir yalan haber üzerinden iktidarı sıkıştırmaya çalışıyor. Ve o lider, haberin yalan çıkmasını hiç mesele etmiyor.

*

Artık Türkiye’de...

Şeytanlaştırma tek taraflı işleyen bir mekanizma değil. Bütün taraflar, birbirlerini şeytanlaştırıyor.

*

Yazının Devamını Oku