GeriAhmet HAKAN Cenap Şahabettin, Ali Edizer’i tanısaydı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cenap Şahabettin, Ali Edizer’i tanısaydı

Ali Edizer diye bir doktor var.

Daha önce yaptığı çeşitli densizlikler ve izansızlıklar yüzünden “olay adam” haline gelmiş, hatta GATA’daki görevine son verilmişti.

*

Fakat adam rahat durmuyor abi!

Densizliğe, izansızlığa, abuk sabukluğa devam ediyor.

*

Ne dediğini yazmaya bile tenezzül etmiyorum.

Cenap Şahabettin, Ali Edizer’i tanısaydı

Yine saçma sapan bir paylaşım... Yine nefret tohumları ekme... Yine izansızlık ve densizlik...

*

Kendisi de bir tıbbiyeli olan eski şair ve yazarlarımızdan Cenap Şahabettin’in çok meşhur olmuş bir sözü vardır.

Tıbbiyeden her şey çıkar, arada bir de doktor çıkar” demiştir.

*

Cenap Şahabettin, tıbbiyeden çıkan devlet adamlarını, müzisyenleri, şairleri, edipleri, romancıları kastediyordu bu sözüyle.

*

Tıbbiyeden izansız ve densiz çıkmazdı.

Bu adam nereden çıktı?

PATATES… SOĞAN…

ÜRETİCİNİN elinde kalan patates ve soğanı, devletin üreticiden satın alması...

Doğru bir karardı.

Üreticiden alınan patates ve soğanın, fakir fukaraya ücretsiz olarak dağıtılması... Harika bir karardı.

*

Fakat ne zamanki sıra patates ve soğanın halka dağıtımına geldi.

- Yüzümüz buruştu.

- Canımız sıkıldı.

- Kafamız bozuldu.

*

Bir baktık ki...

Kaymakamın biri, patates soğan dağıtırken işi şova döküyor. Veren eli de alan eli de... Vıcık bir fotoğrafın konusu haline getiriyor.

*

Bir baktık ki...

Cenap Şahabettin, Ali Edizer’i tanısaydı

Vali yardımcısının biri, patates-soğan çuvallarının arasında “Selamsız Bandosu” türü bir merasim düzenliyor.

*

Bir baktık ki...

Şanlıurfa Eyyubiye’de dayamışlar kamyonu bir mahalleye... Gayet intizamsız ve gayet medeniyetsiz biçimde dağıtım yapıyorlar.

*

Bütün bunları gördükten sonra anladık ki:

*

Doğru ve harika kararlar almak yetmiyormuş.

O doğru ve harika kararları, kimin nasıl uyguladığı da çok ama çok önemliymiş.

KESİCİ’YE KESİCİ CEVAP VERECEK

FLAŞ! Flaş! Flaş!

Bir mahalle baskısı daha hedefine ulaştı.

*

Olay şu:

*

İlhan Kesici, “128 milyar dolar kaybolmaz” demişti TV ekranında.

Tabii hemen acayip tepki aldı CHP mahallesinden.

Cenap Şahabettin, Ali Edizer’i tanısaydı

“Pişmiş aşa su mu katıyorsun?” falan diye...

*

İlhan Bey de ne yapsın?

CHP mahallesinden kendisine yönelen tepkilerin ardından...

Şöyle demek zorunda kaldı:

*

“Partimle ve Genel Başkanım Kılıçdaroğlu ile aynı fikirdeyim. Soruyorum: 128 milyar dolar nerede?”

*

Ve fakat bu cevap, sorunu tam olarak gidermedi, gideremedi, gideremez.

*

Çünkü İlhan Kesici’nin “128 milyar dolar kaybolmaz. Okumayı bilenler girerler Merkez Bankası bilançosuna, ne olup bittiğini görürler. Her şey kayıt altındadır. Devletin kayıtlarındadır” sözleri, kayıtlara geçti bir kere.

*

Yani Kesici’nin sorusunu, artık Kesici cevaplayacak.


ERKAN OĞUR OLAYINDAN ÇIKARILACAK BEŞ DERS

- DERS BİR: Beraber saz çalmaya devam... Çünkü beraber saz çalmayı savunanlar sayesinde kaynaşacağız.

*

- DERS İKİ: Beraber türkü söylemeye devam... Çünkü beraber türkü söyleyenler sayesinde bir arada barış içinde yaşayacağız.

*

- DERS ÜÇ: Mahallelere çekilmeye şiddetle itiraza devam... Çünkü herkesin kendi mahallesine çekilmesini ortadan kaldırmak zorundayız.

Cenap Şahabettin, Ali Edizer’i tanısaydı

*

- DERS DÖRT: Mahalle baskıcılarını ifşa etmeye devam... Çünkü onlar geriledikçe, toplumsal cepheleşme de gerileyecektir.

*

- DERS BEŞ: Erkan Oğur’u kıymetli görmeye devam... Çünkü mahalle baskısı sona erdiğinde o da dik durabilecektir.


SESLER, YÜZLER, SOKAKLAR

- MISRA ÖZ: Çorlu tren kazasında küçük oğlu Oğuz Arda’yı kaybeden ve olayın peşini hiç bırakmayan Mısra Öz, korona nedeniyle yoğun bakıma alınmış... Geçmiş olsun Mısra Öz. Bir an önce sağlığına kavuşmanız dileğiyle... Sağlığınıza kavuşun ve mücadelenize kaldığı yerden devam edin.

Cenap Şahabettin, Ali Edizer’i tanısaydı

- GENCO ERKAL: Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla ifade vermiş. Genco Erkal ve hakaret... Pek yan yana gelebilecek şeyler değil. “Hakaret” hükmünü vermekte ne kadar da acele ediliyor böyle. Ne olur yani Genco Erkal’ın kredisi vardır falan dense...

- İBRAHİM TATLISES: Yıllar sonra gelen son şarkısı açtım dinledim. Bayılmadım şarkıya. Fakat itiraf etmeden de duramayacağım. Şarkıyı dinlediğim andan itibaren “Gelmesin le gelmesin/Bir daha geri gelmesin/Gitsin yüzünü de şeytan görsün/Ölsem mezarıma gelmesin” diye mırıldanıp duruyorum. 

X

Manşet müdafaası

Konya’nın bozkırına milyonlarca dolarlık yatırımı yapmışlar mı?

Yapmışlar.

*

Kiri, pası, kimyasalı, dumanı, atığı olmayan bir enerjiye yönelmişler mi?

Yönelmişler.

*

Güneşin insanlığa sunduğu nimetten elektrik üretecekler mi?

Yazının Devamını Oku

Bizim millet proje sever

Kanal İstanbul’a karşı çıkmak, muhalefetin bileceği bir iştir.

Gerekçelerini sunarlar ve itiraz ederler.

Zaten yapıyorlar da bunu. Hem de gayet gür bir sesle yapıyorlar.

Buraya kadar sorun yok.

*

Sorun şuradadır:

Bizim millet, maalesef projeleri çok sever. Bayılır projelere.

*

Yani demem o ki...

Yazının Devamını Oku

Selamı sabahı sakın kesmeyin

Geçenlerde bir Kemal Kılıçdaroğlu videosu izliyordum.

Ülkenin içinde bulunduğu durumu kendi bakış açısıyla anlatıyor, hükümeti sert bir üslupla eleştiriyor ve en sonunda da şöyle diyordu:

*

“Bunlarla selamı sabahı kesin.”

Bunu duyunca “Eyvah” dedim.

Hem memleket için...

Hem de CHP için...

*

Yazının Devamını Oku

19 yıllık siyaset pratiğinin öğrettiği beş şey

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

BİR: Olmuyor olamıyor

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

Mevcut iktidarın gerilemesine yol açmıyor, aksine tutunmasına yol açıyor.

*

İKİ: Hızlandırmıyor

Organik olmayan çıkışlara yaslanmak ve bel bağlamak...

İktidarın gidişini hızlandırmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerler midir?

Sosyal medyada dolaşırken bir habere rastladım.

Haber aynen şöyleydi:

*

“YÖK Başkanı Yekta Saraç ‘Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerlerdir’ dedi”.

*

Okuduğumda önce “Allah! Allah! Nereden çıktı bu” dedim.


Yazının Devamını Oku

Erdoğan karşısında kimi görmek ister

Kılıçdaroğlu’nu kesin ister.

- KEMAL KILIÇDAROĞLU: Kılıçdaroğlu’nu kesin ister. Hatta istemekle kalmaz, bayağı bir memnun da olur. Muharrem İnce’nin “çıkmışsın yenmiş, çıkmışsın yenmiş” tiradını bile anımsar.

*

- MANSUR YAVAŞ: Kulislerdeki fısıltılara göre istiyormuş Mansur Yavaş’ı... Hatta “Mansur aleyhinde konuşmayın” da demiş. Dişine göre buluyor herhalde... Ama Yavaş’ın pek arzusu yok gibi.



*

Yazının Devamını Oku

Hasan Saltık ah!

Hasan Saltık denilince...

Benim aklıma şunlar gelir:

*

- Neşet Baba’nın tüm külliyatını derleyip toplaması gelir.

*

- Gündemime soktuğu Hisarlı Ahmet gelir.

*

- Tanburi Cemil Bey’in saz semaileri gelir.

*

Yazının Devamını Oku

Ali Babacan’ın ömrü sanki Alman Yeşiller Partisi’nde geçmiş gibi

Ali Babacan, çevrecilik açısından hükümeti eleştirmiş.

Şöyle bir baktım açıklamalarına... Şu tür şeyler söylüyor:

*

“Bunların zihniyeti böyle... Bu zihniyetten ancak böyle şeyler çıkar... Temel sorun bu zihniyettir...”

Ben hayatımda böyle komik bir açıklama görmedim!

*

O Ali Babacan ki...

AK Parti’nin yıllar süren iktidarı boyunca hep bakandı.

Yazının Devamını Oku

Özgür Özel’den Bakan Varank’a sürpriz alo

CHP’li Özgür Özel, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ı telefonla aradı.

Şunları söyledi:

*

- Sayın Bakan!

- Siyasi rekabet bir yana Türkiye’nin aşı üretmesi bir yana.

- Yerli aşının üçüncü fazı için bakanlık olarak gönüllüler aradığınıza yönelik bir çağrı yapmışsınız. O çağrınızı ben de sosyal medya hesabımdan paylaştım.

- Ayrıca gönüllü arama afişlerinin CHP binalarına asılması için de girişimlerde bulunacağım.

- Hocaların uygun gördüğü bir aşamada yerli aşıda gönüllü olmaya da hazırım.

-

Yazının Devamını Oku

Atatürk’e dil uzatmadan olmuyor mu bu işler?

Önce bir şey soracağım:

 

Ayasofya’nın ibadete açılışını...

- Atatürk’e gönderme yapmadan...

- Atatürk’e hakaret etmeden...

- Atatürk’e dil uzatmadan...

İfade etmek mümkün değil mi?

*

Hiçbir şeyi dikkate almıyorsanız, bari...

Yazının Devamını Oku

Bir günün öne çıkanları, kahırları, öfkeleri, gururları, vurguları falan

Ayşe Begüm... Türkiye işte böyle bir gençle gurur duyar

“TÜRKİYE seninle gurur duyuyor” sloganı, çok hırpalanmış bir slogandır.

Hırpalanmasının temel nedeni şudur:

Hiç de gurur duymayacağımız kişiler için atılmıştır bu slogan.



Ama bugün bu sloganı büyük bir gönül rahatlığıyla atabiliyoruz.

Yazının Devamını Oku

Yine sorulmayan soru vakası: Eleman kimdir, nereden seçilir, nasıl belirlenir

Saygı Öztürk, eksik bıraktığı soruyu sormuş Korkut Eken’e.

Demiş ki:

*

“Atilla Peker’i Kıbrıs’a götürdüğünüzü söylemiştiniz. Neden bir devlet görevlisini değil de Peker’i götürdünüz?”

*

Korkut Eken de cevap vermiş:

*

“Orada PKK ile çatışma olursa yanımda birisi olsun istedim. Bu tür olaylarda o günkü devlet stratejisine göre ‘eleman’ kullanılıyordu.”

*

Yazının Devamını Oku

Korkut Eken’e sorulmayan sorunun yaşamsal önemi

Gazeteci Saygı Öztürk, Korkut Eken’e soruyor:

“Gazeteci Kutlu Adalı’yı öldürmekle suçlandınız...”

*

Korkut Eken, cevap veriyor:

*

“Şöyle bir olay oldu: Hasan Paşa (dönemin Barış Kuvvetleri Komutanı Hasan Kundakçı) telefon etmiş. Kundakçı, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’a ‘Kıbrıs’ta çok büyük PKK faaliyetleri var. Teröristler burada cirit atıyor’ falan demiş. Ben de o dönemde Emniyet’te özel harekât polislerini yetiştirmekle görevliyim. Mehmet Bey de beni gönderdi. Her ihtimale karşı, Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker’le gittim.”

Gazeteci Saygı Öztürk, soruyor:

*

Yazının Devamını Oku

En büyük en acil ve en önemli sorunumuz

Optimar Araştırma’nın nisan ayı anketinden bir sonucu aktarıyorum:

Aşı olmayı düşünüyor musunuz?

YÜZDE 52: Evet olurum.

YÜZDE 39.2: Hayır olmam, aşının uzun vadeli etkilerini bilmiyorum.

YÜZDE 8.4: Hayır, aşıya karşıyım.

Bu zamana kadar Türkiye’nin en önemli sorunu, aşı teminiydi. Bundan sonra Türkiye’nin en önemli sorunu aşı konusunda olumsuz tavır sergileyen yüzde 48’dir. BİR DAHA KULİSLERE ASLA DALMAYACAĞIM

EĞER ortada bir büyük sessizlik varsa, kulisler anında hareketlenir.

Her türden kulisçi, hemen harekete geçer.

Yazının Devamını Oku

İlk doz aşıda bile yüzde 80 koruma

Önce Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’na kocaman bir teşekkür.

İki gündür Hürriyet’te çok önemli bir hizmet yapıyor Osman Hoca.

“BioNTech Dosyası”nı açarak...

Bu aşıyla ilgili akla gelebilecek her türlü sorunun yanıtını veriyor.



Büyük bir emeğin ürünü olan bu yazı dizisini dikkatle okuyor ve çok faydalanıyorum.

Yazının Devamını Oku

Büyük resmin peşinde koşanlara beş öğüt

ÖĞÜT BİR: Alengirli işler

KABUL... Çok alengirli işlerin arkasında genellikle devasa güçler bulunur. Bunu asla gözden ırak tutmamak lazım. Ancak durum böyledir diye... Her alengirli işin arkasında da her zaman devasa güçler bulunmayabilir.

*

ÖĞÜT İKİ: Komplo ile fal

TAMAM... Paranoyak olmamanız takip edilmediğiniz anlamına gelmez. Ama şunu da unutmayın: Bazen puro içen bir adam, sadece puro içen bir adamdır. “Komplo” ile “fal”, birbirine benzer: Onlara inanma ama onlarsız da kalma!

*

ÖĞÜT ÜÇ: Hayal kırıklıkları

DOĞRU... Alengirli olaylar, sarsıcı etkilere yol açar. Bu nedenle “Hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak” der dururuz. Ancak şu da doğrudur: Hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağı beklentisi, genellikle büyük bir hayal kırıklığıyla sonuçlanır.

*

Yazının Devamını Oku

Neden herkes aşıdaki büyük müjdenin farkına varamadı?

Sıtkı sıyrılmıştı milletin.

Tabii benim de.

*

- Öyle çok müjde verildi ki...

- Öyle çok milyon rakamı telaffuz edildi ki...

- Öyle çok hayal kırıklıkları yaşandı ki...

- Öyle çok rakamlarda revizeye gidildi ki...

Biz artık “Şu kadar milyon aşı gelecek” beyanlarına yüz vermez olduk.

*

Yazının Devamını Oku

Türkiye’nin aşı sorunu tamamdır

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile görüştüm.

Kendisine sorduğum ilk soru şu oldu:

*

“Türkiye’nin aşı sorunu halloldu, bu iş bitti diyebilir misiniz?”

*

Şu cevabı verdi:

*

“Bu iş bitmiştir. Sorun çözülmüştür.”

*

Yazının Devamını Oku