Paylaş
*
- TRUMP: Bu ne eğlenceli müzik ya! Tayyip Erdoğan gerçekten yaman adam.
*
- MACRON: Ben de dünya liderlerini ülkemde Napolyon dönemi marşlarıyla mı karşılasam acaba?
*
- ZELENSKİ: Ordumuzun şöyle marşı olsa Rusya’yı çoktan yenerdik abi. Ah ah.
*
- RUTTE: Tüylerim diken diken oldu ama bunu belli etmesem iyi olur galiba.
*
- SANCHEZ: Vur vur inlesin, Netanyahu dinlesin.
*
- STARMER: Bizim atlar, Türklerin atlarından çok daha iyi.
*
- MERZ: Türkler iyi bir organizasyon yapınca biz de iyi bir organizasyon yapmış sayılır mıyız?
*
- MELONİ: Mehter müziği eşliğinde yürürken kendimi podyumda yürüyormuş gibi hissettim valla.

BİLİYORSUNUZ ONLARIN ÖZEL BİR DURUMU VAR
Muhalif yazar çizerlerimizin NATO Zirvesi’ne yaklaşımı şöyle:
- Koca NATO Zirvesi’ni Trump’ın Anıtkabir’e gitmemesine indirgiyorlar.
- Ankara’da yolların kapanmasını, en temel sorun olarak gösteriyorlar.
- Trump’ın Rahip Brunson’dan söz etmesinin üzerine atlıyorlar.
- Ellerine geçen her görüntüyü kusur bulmak için didikliyorlar.
*
Peki devletin başında Tayyip Erdoğan değil de mesela Özgür Özel olsaydı...
Aynı muhaliflerimiz olaya nasıl yaklaşırdı?
*
- NATO Zirvesi’ni en epik biçimde göklere çıkarmazlar mıydı?
-Trump’ın minnacık bir iltifatıyla bile acayip gururlanmazlar mıydı?
- “Dünya bize selam duruyor” falan diye kendilerinden geçmezler miydi?
- “Yunan Başbakanı’na mehter dinlettik mehter” diye hava basmazlar mıydı?
*
“Neden böyle oluyor” diye çok da şey etmemek lazım.
Çünkü biliyorsunuz muhaliflerimizin özel bir durumu var.
MÖNÜDE GEÇEN YÖRELERİMİZ
Beştepe NATO Zirvesi akşam yemeği mönüsü, tam anlamıyla bir şehirler ve kasabalar geçidi gibiydi.
*
Mönüde...
Trabzon’dan tereyağı vardı. Urla’dan enginar vardı. Ayaş’tan isli salça vardı. Denizli’den yanık yoğurt vardı. Hizan’dan bal vardı. Kayseri’den mantı vardı. Tokat’tan asma yaprağı vardı. Gaziantep’ten fıstık vardı. Kahramanmaraş’tan dondurma vardı.
*
Türkiye’nin dört bir yöresinden eşsiz lezzetlerin liderlere sunulması harika.
Keşke bizim Yozgat’ın testi kebabına da küresel bir şans verilseydi.

Temsili yapay zekâ görseli.
ERDOĞAN’IN YANINDA TRUMP
- Asla patavatsızlık yapmıyor.
- Övülmediği halde sürekli övüyor.
- Beden diliyle bile mutlu görünüyor.
- Kibirli ve üstenci halini terk ediyor.
- “Dünyanın ağası benim” demiyor.
- Hiç canı sıkılmış gibi durmuyor.

MEŞRUİYET FALAN
Trump, Erdoğan’a meşruiyet veriyormuş.
Ha bire bunu söyleyenler var.
*
Oysa Erdoğan, meşruiyetini 2023 yılında yapılan kıran kırana bir seçimde halkından almış bir lider.
Ne Trump’ı ne meşruiyeti.
ÇOK ZOR OLACAK
- Macron’un Seymenler Parkı’ndaki koşusunu irdeledikten sonra... Kemal Kılıçdaroğlu’nun hamlelerine dönmek çok zor olacak.
*

- Meloni’nin Trump’tan köşe bucak kaçmasının geyiğini yaptıktan sonra... Erdal Beşikçioğlu’nun Kemalci mi Özgürcü mü olduğu meselesine dönmek çok zor olacak.

*
- Liderlerin yeni dünya düzeniyle ilgili verdikleri ipuçlarını ele aldıktan sonra... Özgürcüler yeni partiyi ne zaman kuracak konusuna dönmek çok zor olacak.
ZİRVENİN MASKOTU: LOKUM
“Bir Ankara kedisi yok mu ortamlarda” falan diye düşünürken...
Şak diye geldi bu fotoğraf.
*
Evet, evet. Onu da unutmamışlar.
Medya Merkezi’ne gelen basın mensuplarını, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin sevimli dostlarından “Lokum” karşılamış.
*
Lokum’un “Nereye düştüm ben böyle” der gibi halleriyle basın mensuplarının arasında salınması...
Benim aklıma hemen kedim Sekter’i getirdi.

GELİŞİGÜZEL NATO NOTLARI
- Her liderin isminin yazıldığı kalem ve defter hazırlanmış Türkiye tarafından. Kalemlere bayıldım. Acaba hangi marka? Bilsek de alsak.
- İzlanda’nın genç kadın başbakanı, Beştepe’ye gelince azıcık heyecanlı ve şaşkındı. Beştepe’nin azametinden mi, mehteranın kudretinden mi? Bilemedim.
- Miçotakis çok komik biri. Mehter eşliğindeki süklüm püklüm yürüyüşü, ülkesinde eleştirilince... Ertesi gün biraz efeler gibi, biraz da sahte kabadayı gibi yürümeye çalıştı. Tam mavralıktı yani.
- Dünden beri dilimde sürekli aynı marş: Ceddin deden / Neslin baban / Hep kahraman / Türk milleti.
- Emine Erdoğan ile Bayan Macron arasında bir hukuk var, bir dostluk var. Görüntüler de bunu ortaya koydu.
- Kıyafetiyle, duruşuyla, yürüyüşüyle çok göz doldurdu Meloni. Ya da bana öyle geldi. Bilemiyorum artık.
- NATO Ankara Zirvesi görüntülerini izleyen Netanyahu’nun psikolojik durumu: Pasif agresif bir ruh hali, genel iştahsızlık, öfke kontrolünü kaybetme, hayattan zevk alamama, can sıkıntısı, hüzün, mutsuzluk, aşırı depresyon.
- Dünyanın en sıkıcı insanı: Tam NATO magazinine dalmışken “arkadaşlar, biraz da NATO 3.0’ı konuşalım, dünya nereye gidiyor ona bakalım” falan diyen insandır.
- Beştepe’deki Millet Kütüphanesi, hakkı bir türlü teslim edilmemiş muazzam bir mekândır. NATO Zirvesi nedeniyle nihayet farkına varıldı.
- Erdoğan ile Trump kol kola ilerlerken... Fonda yavaştan Ahmet Kaya’nın “Kum Gibi” şarkısının çalması. Her şey bu kadar da planlanmaz ama.

Paylaş