GeriAhmet HAKAN Bunlara artık terörist muamelesi yapalım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bunlara artık terörist muamelesi yapalım

Kadınlar Günü’ne bir kadının öldüresiye dövülmesi olayıyla girdik.

 

Yine aynı şeyler oldu:

*

Sosyal medya ayağa kalktı... “Tutuklansın” kampanyası yürütüldü... Bir kadını çocuğunun yanında öldüresiye döven şeref yoksunu adam bulundu... Devlet katlarından kınamalar geldi... Yetkililer üzüntü bildirdi... Bu arada her zaman olduğu gibi yine kadına el kaldıran haysiyetsizin siyasal görüşüne odaklanan gerzekler çıktı...

Bunlara artık terörist muamelesi yapalım

Falan.

*

Bir kısırdöngüye düşmüş durumdayız.

Bir türlü kurtulamıyoruz.

*

Ne yaparsak yapalım, kadınlara şiddet uygulayan yaratıklar üzerinde etkili olamıyoruz toplum olarak.

*

- Nasihat ediyoruz... Aldırmıyorlar.

- “Erkekliğe sığmaz” falan diyerek en önem verdikleri yerden yürüyoruz... Irgalanmıyorlar.

- Utandırmaya çalışıyoruz... Hiç utanmıyorlar.

- Annesinden, bacısından falan söz ediyoruz... Sıfır etki.

*

Galiba en iyisi bu yaratıklara “terörist” muamelesi yapmak.

Bir de bunu deneyelim. Belki işler.

NİYE KİMSE MÜDAHALE ETMEDİ BU OLAYA?

KADİR Şeker olayından sonra “Artık kimse sokakta şiddet gören kadınların yardımına koşmayacak” diye korkuyorduk. Korktuğumuz başımıza geldi. Samsun’daki şiddeti, herkes film izler gibi izledi. Bir kişi bile çıkıp müdahale etmedi.

Bunlara artık terörist muamelesi yapalım

*

Kadir Şeker anımsatmasına bir şey diyeceğim yok ama ben yine de gözümüzün önünde yaşanan bir barbarlığa karşı muhakkak bir şey yapmalıyız diye düşünüyorum.


KADINLAR GÜNÜ NOTLARI

- 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’dür her şeyden önce... Bu nedenle bilhassa emekçi kadınlara bin selam!

*

- Emekçi kadınlar dendiğinde aklınıza ilk olarak “ev hanımları” gelsin. Onların emeği çok büyüktür ve o emeğin hatırı pek sayılmaz.

*

- Üniversitelerimizde akademisyenlerin yüzde 45’i kadınmış... Sayıları daha artsın inşallah.

*

- Kadınlar Günü’nde çiçek böcek edebiyatı yapan pek kalmadı galiba... Bir ara neydi o... Aman Allah’ım. Hafazanallah!

*

- Ama şimdi de güya hınzır, güya laf sokucu, güya düşündürücü kadın reklamları girdi devreye. İlk üç gün desteklemiştik, yetsin artık.

*

- Kadın cinayetleri üzerine açıklanan istatistikleri hiç sevmiyorum. Her rakamın bir katil tarafından karartılan bir hayat olduğu gerçeğini ıskalatıyor çünkü.


SANA KIRMIZI HİÇ YAKIŞMAYACAK

EY İstanbul!

Turuncuyla durumu son anda zar zor kurtarmıştın.

Bunlara artık terörist muamelesi yapalım

Ama korkarım ki turuncudan kırmızıya jet hızıyla geçivereceksin.

*

- Caddelerin dopdolu...

- Parklarda mesafe falan yok.

- Açılan restoranlarından bazıları dikkatsiz.

- Bazı kafeler kural mural dinlemiyor.

Kısacası kızarıyorsun ve yaklaşıyor yaklaşmakta olan.


NEREDEYDİ BU PAPA?

PAPA’nın Irak seyahatini izliyorum dikkatle.

*

Çok barışçıl, aşırı sevgi dolu, müthiş hoşgörülü bir gezi bu.

*

İnsan ister istemez soruyor:

Bunlara artık terörist muamelesi yapalım

*

Irak’ta katliamlar yaşanırken... ABD jetleri Bağdat’a bombalar yağdırırken... “Demokrasi götürüyoruz” bahanesiyle Irak yerle yeksan edilirken... Kahrolası işgal, Irak topraklarını kasıp kavururken... DEAŞ belası hortlamışken... Mezhepler birbirine kırdırılırken... Etnik gruplar savaşa tutuşturulmuşken...

NEREDEYDİ BU PAPA?


EN SEVDİĞİM KADINLAR: GİRİŞİMCİ KADINLAR

HALKBANK Genel Müdürü Osman Arslan’dan bir davetiye aldım. “Üreten Kadınlar Zirvesi” adı altında dijital ortamda bir zirve düzenliyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da onur konuğu...

*

Şöyle bir baktım girişimci kadınlara:

Emine Kılıç, bir alışveriş sitesi kurmuş. Ebru Baybara, şef olmuş. Zümran Ömür, Kars’ta bir peynir müzesi açmış. Bedriye Berber, eko-turizm işine el atmış. Birsel Doğan, geri dönüşüm girişimcisi olmuş...

*

Bunlar etkinliğe katılıp da isimlerini yazabildiklerim. Daha yüzlercesi var. Hatta ve hatta binlercesi var.

Hepsinin aklına, fikrine, emeklerine sağlık. Yaşadıkları onca dezavantaja rağmen girişimci olmayı başaran bu kadınlar... En sevdiğimiz kadınlar onlardır.


ESRA DERMANCIOĞLU! SEN BİZİM HER ŞEYİMİZSİN

ESRA Dermancıoğlu diye bir oyuncumuz var malum. Murat Balcı adlı bir başka oyuncuyla sevgili olmuş Esra Hanım.

Bir magazin programında...

Esra Dermancıoğlu’nun Murat Balcı’ya hiç yakışmadığını söylüyorlar.

*

- Yok, Murat Balcı’nın tarzı bu değilmiş. (Nereden biliyorlarsa adamın tarzını.)

Bunlara artık terörist muamelesi yapalım

- Yok adam çok yakışıklıymış. (E ne yapalım, Esra Hanım da pek güzel.)

- Yok Esra ona uymazmış. (Sana ne birader, sana ne?)

*

Esra Dermancıoğlu, bir video çekip bu yorumlara bir cevap vermiş.

Dudakları yapılı, göğüsleri yapılı, gözleri çekilmiş bir kadın taklidi yaparak...

Galiba böyle olmadığım için tarzı olamıyorum” demiş.

*

Şahane! Harika! İşte budur.

Üstüne üstüne gideceksin abi bu tür saçmalıkların. Başka türlü kurtuluş mümkün değil.

X

Amiraller, bildiri, kumpas

Amirallerin bildirisiyle ilgili...

İki gündür...

Kumpas lafları dolaşıma sokulmaya başlandı.

*

Söylenenlere göre...

- Aslında bildiri, gece yarısı yayınlanmayacakmış.

- Bazı eller devreye girmiş, bildiri gece yarısı yayınlanmış.

- Bazı amiraller, bildirinin son halini görememişler.

- Bildiri, amirallerden kaçırılarak yayınlanmış.

Yazının Devamını Oku

Hürriyet’in yayıncılık anlayışına ters bir haber

İçtenlikle bir gayretimiz var Hürriyet’te.

Herkesin hakkına hukukuna saygı göstermek için çabalıyoruz. Sorumluluğu bulunmayan kişileri sorumluymuş gibi göstermekten kaçınmaya çalışıyoruz. Yargı kararı ortaya çıkmadan yargısal hükümlerde bulunmaktan uzak duruyoruz.

*

Titizleniyoruz bu konularda. Gayret ediyoruz.

*

Ama yayıncılıkta bazen yol kazaları da oluyor, olabiliyor.

*

Geçen gün sadece ve sadece Hürriyet’in internet sitesinde bir haber çıktı. Çok kısa bir süre yayında kaldı bu haber.

Bildirici amirallerin yakınlarını da konu eden bir haberdi bu.

Yazının Devamını Oku

Soru ve cevaplarla amiral bildirisi

SORU: Ne yani? Emekli amiraller mi darbe yapacak?

- CEVAP: Bizim kısa tarihimiz, “Yüce Türk Milletine” diye başlayan darbe bildirileriyle dopdoludur. Bu yüzden “Yüce Türk Milletine” diye başlayan bir bildiri gördük mü işkilleniyoruz. Hele bildirinin altında “Amiral” imzası görünce daha da işkilleniyoruz. Hele bildiri, gece yarısı gelince... Büsbütün işkilleniyoruz. Şimdi ben soruyorum: İşkillenmeyelim de ne yapalım?

*

- SORU: Bildiri yayınlamak suç mu?

- CEVAP: Elbette suç değil. Geçen hafta emekli büyükelçiler, benzer içerikte bir bildiri yayınladılar. Kim çıkıp “Bunlar darbeci” dedi? Bu arada eski milletvekilleri de yine benzer içerikte bir bildiri yayınladılar. “Darbe” diyen çıktı mı? Demek ki burada başka bir şey var.

*

- SORU: Burada ne var? Emekli amiral, görüş açıklayamaz mı?

- CEVAP: Tabii ki açıklar. Açıklıyorlar da zaten. Televizyonlara çıkıyorlar. Kişisel yaklaşımlarını ortaya koyuyorlar. Sosyal medyada yazıp çiziyorlar. Kimse de onlara bir şey demiyor. Ama siz “Aramıza hiçbir alt rütbeli girmesin, biz amiraller olarak şöyle bir posta koyalım” derseniz, tehditkâr ifadelerle dolu bir bildiriyi gece yarısı gündeme düşürürseniz... Her demokratik ülkede “Ne oluyor yahu” diye sorulur. En azından “Bunlar, bir iklim mi yaratmak istiyor? Bu işin arkasında ne var?” denir.

*

Yazının Devamını Oku

Hayatımın dilemması: Sinovac mı BioNtech mi?

“Geleneksel yöntemden şaşmayacaksın arkadaş” diyorlar.

Hop, başlıyor kalbim Sinovac diye atmaya.

*

“Yeni teknolojileri denemek lazım arkadaş” diyorlar.

Hop, bu sefer kalbim BioNtech diye atmaya başlıyor.

*

Bilmem kaç bin yıllık Çin kültüründen söz ediyorlar.

Hemen Sinovac’a ısınıyorum.

Yazının Devamını Oku

İşimiz aşıya kaldı

Vaka sayısı açısından...

Avrupa birincisiyiz.

Dünyada dördüncüyüz.

40 binleri geçmiş durumdayız.

Varyantlar kaplamış her bir yanımızı.

En çok da İngiliz varyantı.

*

Durduramıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Selahattin Demirtaş’ın dilinin altındaki bakla

Selahattin Demirtaş, şöyle demiş:

“Eğer muhalefetteki milliyetçi odaklar, demokrasi ittifakına ısrarla engel olmaya devam edeceklerse... Bu durumda HDP öncülüğünde üçüncü bir ittifak, demokrasi ittifakı ilan edilebilir.”

*

Ne demek bu?

Hadi biraz anlamaya çalışalım.

“Muhalefetteki milliyetçi odaklar” derken kastettiği İYİ Parti mi acaba? “Bu iş İYİ Parti’yle gitmez” mi demek istiyor Demirtaş?

*

Önerdiği yol şu: HDP öncülüğünde üçüncü bir ittifak. Ne yani? Millet ittifakı ve cumhur ittifakının dışında bir de

Yazının Devamını Oku

Hayatın hepimize öğrettiği ilke: Suç şahsidir

Hangi olay olursa olsun... Hangi parti söz konusu edilirse edilsin... Hangi siyasi grup işin içine girerse girsin...

Ben her zaman ve her durumda...

“Suçun şahsiliği” prensibinden zerre kadar ödün vermedim.

*

Ensar olayında böyle davrandım.

Milyonlarca dayak yemeyi göze alarak...

*

CHP’de ortaya çıkan taciz ve tecavüz olaylarında...

Yine aynı prensibe göre hareket ettim.

Yazının Devamını Oku

Alerjiyi azdıralım Atatürk kabartmalı nişan verelim

28 Şubat sürecinde gazetelerde yapılan haberlere genelde şöyle başlanırdı:

 

“Adını açıklamak istemeyen üst düzey bir askeri yetkili dedi ki...”

*

Saygı Öztürk’ün dünkü köşesinde gördüm ki...

O kalıp, şuna dönüşmüş:

*

“Adını açıklamayan bir yargı mensubu dedi ki...”

*

Yazının Devamını Oku

Şu üç şey sorulduğunda hep şunları söylüyorum

1- ERKEN SEÇİM

VALLA abi şöyle söyleyeyim: Sonbaharda olabilir. Olmadı, ilkbaharda... Ama bir de bakmışsın, seküler kesimin tatile gitmesini fırsat bilip Ağustos’un tam göbeğinde de yapabilirler. Bu arada seneye kalma ihtimali de var... Ama Reis sürpriz sever. Bir de bakmışsın seçim vaktinde yapılmış...

*

2- KABİNE DEĞİŞİKLİĞİ

Siz bu yazıyı okurken, değişim gerçekleşmiş olabilir. Böyle bir ihtimal var... Bir bakmışsınız, bir hafta sonra olmuş. Bu da ihtimaller arasında... Bakanlıklar ikiye, üçe, dörde bölünebilir... Ama bölünmeyebilir de! Şu da var: Belki her şey aynı kalır, sıfır değişim olur.

*

3- TAM KAPANMA

Bir tam kapanma kararı gelebilir... Ama gelmeyebilir de... Belki yarı kapanmanın dozu biraz artar... Mesela: Cumartesi öğleye kadar açık, öğleden sonra kapalı gibi... Mesela: Lokantalardaki masa sayısının biraz daha azaltılması gibi... Ha şu da var: Yarı kapanmaya tam gaz devam da edilebilir.

Yazının Devamını Oku

Aşırı acıklı bir çaba: Enver’den yazarlık öğrenme çabası

Enver Aysever’in CHP’li belediyeleri söğüşlemesinin iki yöntemi var:

BİR: “Yazı akademisi” diye kurs düzenlemek.

*

İKİ: “Yazarlık atölyesi” diye yazarlık öğretmek.

Kısacası...

Enver’in iddiası, milletimize “Nasıl yazar olunur” dersleri vermek.

*

Tezgâh şöyle işliyor:

Yazının Devamını Oku

Kemal Kılıçdaroğlu’na hak vererek sorduğum dört soru

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, HDP için açılan kapatma davasıyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:

“Siyasi partiler, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Siyasi görüşleri, ekonomik görüşleri, toplumsal görüşleri her siyasi parti kendisine göre yorumlar. Halkın desteğini alan siyasi parti yaşar, halkın desteğini almayan parti tarihin çöp sepetine atılır. Demokrasiyi savunuyorsak siyasi partilerin kapatılmasını bırakmalıyız.”

*

Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamasını okuduğumda...

İlk verdiğim tepki şu oldu:

*

Aaaa! Ne kadar da haklı!

Fakat sonra kafamda

Yazının Devamını Oku

Finlandiya örneğiyle Enver’in ihalesini temize çıkarmak

İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i severim.

Kendisine karşı bir önyargım yok.

Hatta varsa bile önyargılarımın tümü pozitif.

*

Fakat şu kendi yandaşı Enver Aysever’e verdiği ihale konusunu izah ederken sergilediği tavrı, hiç mi hiç beğenmedim.

*

Söylediklerini dikkatle dinledim.

Yazının Devamını Oku