GeriAhmet HAKAN Bu kez ben de heykelciyim!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu kez ben de heykelciyim!

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara’da TBBM ve Genelkurmay kavşağına bir Atatürk heykeli dikileceğini açıkladı.

Aslında ben de...

CHP’li belediyelerin bütün iş güç bitmiş gibi ha bire heykel dikme çabası içinde olmalarına acayip kıl olanlardanım.

Fakat buna rağmen...

İzin verirseniz, bu kez farklı bir tutum alacağım.

*

Mansur Yavaş’ın dikileceğini açıkladığı Atatürk heykeliyle ilgili olarak...

Bu ne lüzumsuz bir iştir.

Sizin başka işiniz yok mu?

Demeyeceğim.

*

Neden mi? Açıklayayım:

Mansur Yavaş’ın Atatürk heykeli dikileceğini açıkladığı yere, yani TBMM ve Genelkurmay kavşağına...

Melih Gökçek, dalga geçer gibi kocaman bir “SAAT HEYKELİ” dikmişti de ondan...

*

Milli açıdan maneviyatı yüksek olan bir yere bir manasızlık abidesi olarak “SAAT HEYKELİ” dikilmesine verilen en güzel cevap, Atatürk heykeli dikmek olacaktır.

Bu kez ben de heykelciyim

MEHMET HABERAL’A ÇEKTİRİLENLER YETMEDİ Mİ?

FETÖ’cü alçaklar, tıp alanında ülkemizin medarı iftiharı olan Prof. Mehmet Haberal’a etmediklerini bırakmamışlardı.

“Hastanesinde Ecevit’i zehirleyerek öldürmeye kast etti” iddiasında bile bulundular. Ve bu deli saçması iddialarının üzerinde, günlerce tepindiler.

Zindanlara attılar Haberal’ı.

Adamcağız “Suçum ne? Suçum ne? Bana suçumu söyleyin?” diye bas bas bağırdı.

Kulak arkası ettiler.

*

FETÖ’nün ne mal olduğu çoktan anlaşıldı ama deli saçması iddiaları hâlâ aramızda dolaştırılıyor. Hem de en yüksek mevkide “başdanışman” sıfatını taşıyanlar tarafından...

“Devlet Bahçeli, Mehmet Haberal’ın hastanesindeyse acilen başka hastaneye nakledilmeli” falan denilerek.

*

Mehmet Haberal, FETÖ’cü alçakların elinden çekti bütün çekeceğini...

Daha çekecek bir şeyi kalmadı. Rahat bırakın adamı.

SESİNİ ÇIKARACAK KİMSE KALMAMIŞTI

İÇKİYE zam geldi, “Ağzıma sürmem” diyerek sustun... Sigaraya zam geldi, “Zıkkım içsinler” diyerek sustun... Puroya zam geldi, “Bana ne be bana ne” diyerek sustun...

Sıra elektriğe, doğalgaza falan geldiğinde ise...

Sesini çıkaracak kimse kalmamıştı.

ARAMIZDA PARA TOPLASAK

İvana Sert’in şarkı söylemesini engellesek?

Burhan Kuzu’nun Twitter’da takılmasını engellesek?

Alişan’ın kurgusal şakalara bulaşmasını engellesek?

Haluk Bilginer’in Türk Joker’i olmasını engellesek?

Şengör’ün fay hatları dışındaki faylara girmesini engellesek?

FIRAT’IN DOĞUSUYLA İLGİLİ İKİ ÖNEMLİ NOKTA

BİRİNCİ NOKTA - ‘BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİZ’ ARTIK KESİNLİK İÇEREN BİR CÜMLE

CUMHURBAŞKANI Erdoğan, ilk kez “Bir gece ansızın gelebiliriz” dediğinde dışarıdan ve içeriden “Boş tehdit, yapamaz, sallıyor” falan diyenler çoğunluktaydı. Ama artık Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir gece ansızın gelebiliriz” dediğinde dışarıdan ve içeriden “Acaba ne zaman gelecek? Bugün mü? Yarın mı?” deniliyor, başka da bir şey denilmiyor.

İKİNCİ NOKTA -  TRUMP REİS BÜTÜN SİYASİ ANALİZLERİ TUZLA BUZ ETTİ

“ABD asla bölgeyi kendi haline bırakmaz”, “ABD kesinlikle bölgede birleşik bir Kürt devleti kuracak”, “ABD’nin bölgedeki ortağı PYD”, “ABD’yi ikna etmek mümkün değildir”... Falan diye yapılan analizlerin tümü, Trump’ın “Gidiyoruz, ne haliniz varsa görün” açıklamasıyla birlikte tuzla buz olmuştur. Bu ezberleri tekrar edenler, yeni ezberler bulmak zorunda.

Bu kez ben de heykelciyim

CEM YILMAZ’IN YENİ FİLMİNDEN TÜYOLAR

Sinemada tek bilete iki ayrı film izleyeceksin.

*

Birinci filmde gülerken yüreğiniz ezilecek... İkinci filmde yüreğiniz ezilmeden güleceksiniz.

*

Bilhassa ikinci filmde kahkahalar garanti!

*

İzlerken “İnsanoğlu amma da tamahkâr ha!” diyeceksiniz.

*

İki filmde de Cem Yılmaz’ın abisi Can Yılmaz’ın minimal oyunculuğuyla döktürdüğüne şahit olacaksınız.

*

Cem Yılmaz filmlerinin gediklileri Zafer Algöz, Fuat Özkan, Ozan Güven... Bu filmlerde de yer alacak.

*

Filmler izlenip bittikten sonra “Birinci şöyleydi, ikinci böyleydi” diye yorum yapacaksınız.

*

Film vizyona girdiğinde detoks otelleri, “Cem Yılmaz bizi kötülüyor” diye ayağa kalkacak.

*

“Ayzek” vardı ya... Hani çocukluğumuzun “Aşk Gemisi” dizisinin sempatik barmeni... Onu anacaksınız.

*

İlber Ortaylı’ya minik bir gönderme dikkatlerden kaçmayacak.

*

Uzaylılar... Evet evet uzaylılar... Yine gelecekler.

*

Ön dişleri olmayan Cem Yılmaz... Şaşıracaksınız.

*

“Bütün oyuncular resmen döktürmüş” diyeceksiniz.

X

Erdoğan aniden ‘Parlamenter sisteme dönüyoruz’ derse

Geçenlerde Cübbeli Ahmet vardı Tarafsız Bölge’de... “Tarikatlar içindeki cinayetler” konusunu konuşmak için davet etmiştik kendisini.

Reklam arasında siyasete daldı Cübbeli.

Bana, “AK Parti, parlamenter sisteme döner mi?” diye sordu.

Bütün gece sınava çalıştığı halde hiç beklemediği yerden gelen soruyla afallamış öğrencilere özgü bir şaşkınlıkla kekeledim: “Sanmam... Gündemde değil... Olmaz öyle şey... Kem... Küm...”

Benim kem küm etmemle zerre ilgilenmedi Cübbeli.

Ve hemen kendi görüşünü söyledi:

“AK Parti, parlamenter sisteme dönerse iktidarı hiç kaybetmez. Durumu riske atmak istemiyorsa yapması gereken şey parlamenter sisteme dönmektir.”

*

Posta yazarı

Yazının Devamını Oku

Meral Akşener’in ‘Aday değilim’ demesi iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Siyasetin bir numaralı sorusu şudur:

 

Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?

*

Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.



Yazının Devamını Oku

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku

Kürt meselesini çözelim çözmesine de mesele nedir?

Eskiden bana birisi “Kürt meselesi yok. Ne meselesi?” dediğinde...

Hemen atılır ve başlardım saydırmaya:

“Kürtlerin varlığı bile inkâr ediliyor” derdim.

“Kürtçenin varlığına bile tahammül edilemiyor” derdim.

“Terörle mücadele adına bin türlü hukuksuzluk yapılıyor” derdim.

“Bunlar ortadayken, sen nasıl Kürt meselesi yok dersin?” derdim.

Yani derdim Allah derdim.

Gelelim bugüne...

Yazının Devamını Oku

‘Sezai Temelli’li, HDP’li, İmralılı falan bir fıkra

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu şöyle demiş:

“İmralı meşru bir organ değil. Meşru organ kimdir? HDP’yi meşru organ olarak görebiliriz. Eğer bu sorun çözülecekse meşru bir organla çözebiliriz.”

*

Tam “Şahane bir yaklaşım, güzel bir öneri” diyerek üzerine atlayacaktım ki...

“Küt” diye bir cevap geldi HDP’den.

*

HDP adına açıklama yapan isim Sezai Temelli.

Dediği şu:

*

Yazının Devamını Oku

Selçuk Bayraktar nasıl oluyor da kutuplaşma belasını yıkıp geçiyor

Geçenlerde Tarafsız Bölge’de konuğumuz oldu Selçuk Bayraktar. Çok izlendi, çok ilgi gördü, çok dikkat çekti program.

Alışılmışın dışına çıkan bir yönü de şu oldu: Türkiye’deki bütün dünyalara seslendi. Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçti. Peki ama Selçuk Bayraktar, neden birbiriyle taban tabana zıt kutupların ortak bileşkesi haline gelebiliyor? Hangi yönleriyle Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçebiliyor? Bu sorulara benim verebildiğim cevaplar şunlar:



*

Çünkü Selçuk Bayraktar...

Neredeyse iki yüz yıldır genlerimize işlemiş olan “Biz yapamayız” algısını darmadağın ediyor.

Yazının Devamını Oku

Ali Erbaş’tan mesaj var: Ben de günaydın derim

Telefonuma bir mesaj geldi.

Baktım:

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’tan gelen bir mesaj...

*

Mesajı noktasına, virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum:



Yazının Devamını Oku

Sabah-ı şerifleriniz hayırlı olsun Ali Erbaş Bey

“Günaydın” demeyecekmişiz.

Çünkü...

“Cahiliye dönemi”nde “Sabahınız hayat olsun” diye selamlama yapılırmış.

“Günaydın” da biraz buna benziyormuş.

*

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın iki yıl önce yazdığı kitapta geçiyormuş bu ifadeler.

*

Rahmetli babam, öfkelendiğinde ve ne diyeceğini bilemediği durumlarda hep şöyle derdi:

“Allahumme meassabirin!”

Yazının Devamını Oku

Resul Tosun’un çıkardığı yapay laiklik tartışması

1990’larda “Laiklik elden gidiyor” denilerek...

Yapay bir laiklik tartışması başlatıldı.

*

Amaç:

Refah Partisi’ni köşeye sıkıştırmaktı.

2021 yılının eylül ayındayız.

Ve yine “laiklik tartışması” yapıyoruz.

*

Yazının Devamını Oku

Önceki Ziya Selçuk... Sonraki Ziya Selçuk...

Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı görevini bıraktıktan sonra yeni bir imaj yapmış.

Önceki hali ile sonraki hali arasında bir mukayese çalışması yaptım:

*

- Öncesinde aşırı resmiyet var, sonrasında jantilik.

*

- Öncesinde omuzlarda okul yükü var, sonrasında yük atılmış.

*

- Öncesinde intizam var, sonrasında ihmal edilmiş şıklık.

*

Yazının Devamını Oku

“12 Eylül İslamcılığa yol verdi” diye bir balon

Dün 12 Eylül’ün yıldönümüydü ya...

Şöyle bir baktım ve gördüm ki...

O meşhur “Türkiye’de İslamcılığın yükselişi, 12 Eylül sayesinde gerçekleşti” balonu yine havalandırılıyor.

*

Gelin, bu balona iğne batırmayı deneyelim:

*

Evet, doğrudur.

12 Eylül, “biraz Müslümanlık” istemiştir.

*

Yazının Devamını Oku

Yılmaz Güney denince hangisi aklımıza gelecek?

Yılmaz Güney’in iki yönü var.

 

Bir yönünde...

Bir hâkimi öldürmüş, sevdiği kadının kafasının üstüne bardak koyup nişan almış, alkollü araç kullanarak bir çocuğun ölümüne neden olmuş... Kısacası şiddete meyyal maço bir adam var.

*

Bir yönünde ise...

Türk sinemasının yüz akı sayılabilecek filmler çekmiş, uluslararası alanda büyük başarılar elde etmiş, sinemanın yıldızı bir sanatçı var.

*

Bu

Yazının Devamını Oku

Bırakın artık şu tatsız ve kibirli müsamereleri

Edremit’in düşman işgalinden kurtuluş törenlerinde, “Kara çarşaftan kurtulup özgürlüğüne kavuşmuş kadın” müsameresi yapılmış.

Çok saçma! Çok komik!

Çok kibirli! Çok tatsız!



Çok anlamsız! Çok ilkel!

Çok gereksiz! Çok bayat!

Yazının Devamını Oku

İmamoğlu’nun açıklaması ne anlama geliyor

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı için şu açıklamayı yaptı:

“Ben şu anda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yım. Bu durumda bana düşen belediye başkanlığını en iyi şekilde yapmak. Şu an benim aklımdan geçen ve amacım, İstanbul’da görevini en iyi yapan bir belediye başkanı olmaktır. Dahası hedefim, İstanbul’da tarihin en başarılı belediye başkanı olmaktır, daha ötesi yok.”

Bu açıklamadan ben şu dört sonucu çıkardım:

*

BİR: Meral Akşener, İmamoğlu’nu övünce, “Akşener, İmamoğlu kartını masaya sürdü” yorumları yapılmıştı. İmamoğlu, bu kıskaçtan kendini kurtarmak istiyor.

*

İKİ: İmamoğlu, bu açıklamayla Kemal Kılıçdaroğlu’na “Ben senin önünde engel olmam, sen adaysan benim bir çıkışım olmaz” mesajı veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş’in takdir kazanmasının tek yolu: Para mara düşünmeden istifayı basmasıdır

Şenol Güneş’in son hezimetten sonra “İstifa ediyorum” dememesinin, diyememesinin nedeni şu:

Gönderilirse... Kendisine yüklü miktarda tazminat ödenecek.

*

İstifa ederse... Yüklü miktardaki tazminatını alamadan gitmiş olacak.

İşte tam da bu nedenle “Başarısızlık bana aittir” demesine rağmen...

Bırakıp gitmiyor, gidemiyor.

*

Şenol Güneş

Yazının Devamını Oku

En etkili muhalefet partisi: Pahalılık

İktidara yakın gazeteciler, günlerdir uyarıyorlar:

“Hayat pahalılığına bir çözüm bulunmalı. Marketler ateş pahası. Fiyatlar katlanarak artıyor. Vatandaşın tek derdi bu. Büyüme rakamları güzel ama kimse büyümeye bakmaz. Önümüzdeki seçimi kazanmak için bu soruna acil çözüm bulunmalı.”

*

Çok doğru, çok haklı, çok önemli uyarılar bunlar.



*

Yazının Devamını Oku

Taliban’ı işte bu cesur kadınlar yenecek

Hürriyet’ten Fevzi ile Selçuk, Kabil’de bir gösteriye denk geldi.

Fevzi notları geçti:

*

50’ye yakın kadın, Taliban karşıtı gösteri yapıyor. Silahlı Taliban milisleri, durumdan hoşnut değil. Göstericileri dağıtmaya çalışıyorlar. Fakat kadınlar, milim kıpırdamadan gösterilerine devam ediyor. Ta ki Taliban şiddeti ortaya çıkıncaya kadar.

*



Yazının Devamını Oku

Aşı karşıtlarının mitinginde açılması gereken pankart

11 Eylül’te Maltepe’de miting var.

Mitingi aşı karşıtları düzenliyor.

Abdurrahman Dilipak da konuşmacılar arasında.

*

Bu mitingde...

Devasa bir pankart açmak lazım.

Üzerine dev harflerle şunlar yazan bir pankart:

*

-

Yazının Devamını Oku

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki

Afgan mültecilerin Türkiye’ye gelme endişesi üzerine...

Bizim memlekette bazıları, “Taliban kafalı tipler geliyor, eyvah bunlar bizi Talibanlaştıracak” diye telaşlanıyorlar.

*

Ben hayatımda bu kadar özgüvensiz bir yaklaşım görmedim.

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki!

*

Afganistan’dan buraya gelenlerin tümü Taliban zihniyetli olsa bile bir şey olmaz.

*

Olsa olsa şöyle şeyler olur:

Yazının Devamını Oku