GeriAhmet HAKAN Bu kayyumluk değil! Ya idrak yoksunluğu ya da apaçık ihanet
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu kayyumluk değil! Ya idrak yoksunluğu ya da apaçık ihanet

- MEHTER marşlarıyla...


- Bayraklar çekerek...

 

- Kürtçe tabelaları yıkarak...

 

Belediye binası zapt etmek de neyin nesi Allah aşkına?

 

Sen ne yaptığını zannediyorsun kardeşim?

 

*

 

Orası zaten bize ait değil mi?

 

Mehter marşlarıyla falan neyin fethi bu?

 

*

 

O bayrak hepimizin bayrağı değil mi?

 

Ne diye bir zafer nişanesi gibi sallıyorsun o bayrağı milletin üstüne?

 

*

 

Kürtçe bizim de dilimiz değil mi?

 

Ne diye yıkıyorsun Kürtçe tabelayı?

 

*

 

Bu yaptıklarınla...

 

- PKK’ya mükemmel bir propaganda fırsatı verdiğinin...

 

- Kürtleri yabancılaştırdığının...

 

- Birliği, beraberliği bombaladığının...

 

Farkında değil misin?

 

*

 

Eğer farkında olmayarak yapıyorsan...

 

Tehlikeli oyunlar oynayan ve asla ehil olmayan bir idrak yoksununun tekisin.

 

*

 

Yok, eğer farkında olarak yapıyorsan...

 

Üst aklın elinde oyuncak olmuşsun ve FETÖ’cü bir ihanete imza atmışsın demektir.

 

BİNALİ YILDIRIM İÇİN NE DEDİLER?

 

Bayram kutlaması için Silivri’deyim. Eş, dost, konu, komşu, akraba, hısım... Hepsiyle yakın temas... Hepsinin dünya görüşü farklı... Sohbetin tam ortasında aramızdan biri, Başbakan Binali Yıldırım’ın bir polis memuru için telefonla kız isteme muhabbetinin görüntülerini açıyor... İzliyoruz... Ve yorumlar gelmeye başlıyor.

 

*

 

“BU adamın bu kadar sempatik olabileceğini rüyamda görsem inanmazdım.”

 

Annemin Atatürkçü komşusu Nebahat Teyze

 

*

 

“Samimiyetine hastayım bu adamın.”

 

40 yıllık hızlı ülkücü Kemal Dayım

 

*

 

“Ahmet Davutoğlu’ndan sonra ilaç gibi geldi vallaha.”

 

Apolitik yeğenim

 

*

 

“Çok doğal... Organik gibi bir şey.”

 

Komşumuz Doktor Hulusi Bey

 

*

 

“E ne de olsa Erzincanlı.”

 

Erzincanlı bir hısım

 

*

 

“Düşük profilli tabirinin anlamını değiştirdi resmen... Artık kimse yüksek profilli başbakan istemeyecek.”

 

Gazeteci yakınım

 

*

 

“Ben başarılı olacağını biliyordum, ben bunu daha önce söylemiştim.”

 

Her konuda “Ben demiştim” demeye meraklı annem.

 

BRAVO SÜLEYMAN SOYLU’YA

 

İÇİŞLERİ Bakanı Süleyman Soylu, belediyedeki Kürtçe tabelayı indiren kayyuma gereken dersi verdi.

 

Şöyle dedi Bakan Soylu:

 

“Türkçe gibi Kürtçe de bizim dilimizdir. Bizim meselemiz terörledir. Hemen talimat verdim. O tabela yerine asılacak.”

 

*

 

İşte budur!

 

Teşekkürler Sayın Bakan.

 

KİRVE VS VAFTİZ BABASI

 

“Kirvelik gibi bir müessese bizden başka hangi millette var” diye sorunca...

 

Yığınla “hop” diyen mesajlar aldım.

 

Herkes “Vaftiz babalığı” müessesesini hatırlatıyor bana.

 

*

 

Doğrudur. Atlamışım. Tabii ki “Vaftiz babalığı” diye bir şey var.

 

*

 

Fakat söyleyin bakalım.

 

Hangi dilde “Kirvem hallarımı böyle yaz” diye bir dize var?

 

Ne yani?

 

Var mı “Vaftiz babam hallarımı böyle yaz” türü yakıcı bir çıkış?

 

EYLÜLDE TATİL NEDEN GÜZELDİR

 

- YAKICI bir sıcak yoktur. Klimatize ortam diye inlemezsin.

 

*

 

- Tatilciler hafiften çekilmiştir. Orası büyük çapta sana kalmıştır.

 

*

 

- Eylülün rengi pek güzeldir. Gözünü asla kısmazsın.

 

*

 

- Akşamları hafiften bir esinti çıkar. Dünyalara değişmezsin.

 

*

 

- Nereye gidersen git boş yoktur. Çünkü eylülde her yer güzeldir.

 

KURBAN BAYRAMI VESİLESİYLE TUTUKLU GAZETECİLERE DAİR

 

- ALİ BULAÇ: Bağımsız İslamcı entelektüellerdendir. “Fetullahçı” kalıbına asla sığmaz. Örgütsel yapının hiçbir yerinde yer almamıştır. Bugün İslamcı diye bilinenlerin tümünde emeği vardır. Çoğu onun kitaplarıyla yetişmiştir.

 

*

 

- NAZLI ILICAK: “İnatçı” diyebilirsiniz. “Dediğim dedikçi” diyebilirsiniz. “Sonuna kadar arkasında durmaya yatkın” diyebilirsiniz. Ama “darbeci” diyemezsiniz. Ama “Fetullah’ın kripto elemanı” diyemezsiniz. Ama “FETÖ mekanizmasının bir dişlisi” diyemezsiniz. Çünkü bütün bir ömrü bunu tekzip eder.

 

*

 

- AHMET TURAN ALKAN: Akademiden gelip de üslup sahibi olan ender yazarlardandır. Tanpınar’a nazire yaparak yazdığı “Altıncı Şehir” adlı Sivas’ı anlatan kitabının tadı hâlâ damağımızda... “FETÖ” saçmalıklarıyla yan yana gelemeyecek kadar bağımsız ve bağlantısız bir aydındır.

 

*

 

- NURİYE AKMAN: Gazete röportajında çığır açmış bir gazetecidir. Onun sorduğu gibi soran birinin 15 Temmuz’dan sonra ortaya çıkan “Fetullahçılık” saçmalıklarından binde birine bile aklını yatırması mümkün değildir. Ondaki bitmek tükenmek bilmeyen merak duygusu, “Fetullahçı” olmamasının en büyük kanıtıdır.

 

*

 

- LALE KEMAL: Demokrat, muhalif, liberal bir gazetecidir. Demokrasi adına yakın zamana kadar iktidarı desteklemiştir. Zaman gazetesinde kısa bir süre yazmıştır. Suçu budur. Bundan ibarettir. Böyle bir suçlamayla tutuklanması, vicdanları sızlatmaktadır.

X

Selçuk Bayraktar nasıl oluyor da kutuplaşma belasını yıkıp geçiyor

Geçenlerde Tarafsız Bölge’de konuğumuz oldu Selçuk Bayraktar. Çok izlendi, çok ilgi gördü, çok dikkat çekti program.

Alışılmışın dışına çıkan bir yönü de şu oldu: Türkiye’deki bütün dünyalara seslendi. Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçti. Peki ama Selçuk Bayraktar, neden birbiriyle taban tabana zıt kutupların ortak bileşkesi haline gelebiliyor? Hangi yönleriyle Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçebiliyor? Bu sorulara benim verebildiğim cevaplar şunlar:



*

Çünkü Selçuk Bayraktar...

Neredeyse iki yüz yıldır genlerimize işlemiş olan “Biz yapamayız” algısını darmadağın ediyor.

Yazının Devamını Oku

Ali Erbaş’tan mesaj var: Ben de günaydın derim

Telefonuma bir mesaj geldi.

Baktım:

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’tan gelen bir mesaj...

*

Mesajı noktasına, virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum:



Yazının Devamını Oku

Sabah-ı şerifleriniz hayırlı olsun Ali Erbaş Bey

“Günaydın” demeyecekmişiz.

Çünkü...

“Cahiliye dönemi”nde “Sabahınız hayat olsun” diye selamlama yapılırmış.

“Günaydın” da biraz buna benziyormuş.

*

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın iki yıl önce yazdığı kitapta geçiyormuş bu ifadeler.

*

Rahmetli babam, öfkelendiğinde ve ne diyeceğini bilemediği durumlarda hep şöyle derdi:

“Allahumme meassabirin!”

Yazının Devamını Oku

Resul Tosun’un çıkardığı yapay laiklik tartışması

1990’larda “Laiklik elden gidiyor” denilerek...

Yapay bir laiklik tartışması başlatıldı.

*

Amaç:

Refah Partisi’ni köşeye sıkıştırmaktı.

2021 yılının eylül ayındayız.

Ve yine “laiklik tartışması” yapıyoruz.

*

Yazının Devamını Oku

Önceki Ziya Selçuk... Sonraki Ziya Selçuk...

Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı görevini bıraktıktan sonra yeni bir imaj yapmış.

Önceki hali ile sonraki hali arasında bir mukayese çalışması yaptım:

*

- Öncesinde aşırı resmiyet var, sonrasında jantilik.

*

- Öncesinde omuzlarda okul yükü var, sonrasında yük atılmış.

*

- Öncesinde intizam var, sonrasında ihmal edilmiş şıklık.

*

Yazının Devamını Oku

“12 Eylül İslamcılığa yol verdi” diye bir balon

Dün 12 Eylül’ün yıldönümüydü ya...

Şöyle bir baktım ve gördüm ki...

O meşhur “Türkiye’de İslamcılığın yükselişi, 12 Eylül sayesinde gerçekleşti” balonu yine havalandırılıyor.

*

Gelin, bu balona iğne batırmayı deneyelim:

*

Evet, doğrudur.

12 Eylül, “biraz Müslümanlık” istemiştir.

*

Yazının Devamını Oku

Yılmaz Güney denince hangisi aklımıza gelecek?

Yılmaz Güney’in iki yönü var.

 

Bir yönünde...

Bir hâkimi öldürmüş, sevdiği kadının kafasının üstüne bardak koyup nişan almış, alkollü araç kullanarak bir çocuğun ölümüne neden olmuş... Kısacası şiddete meyyal maço bir adam var.

*

Bir yönünde ise...

Türk sinemasının yüz akı sayılabilecek filmler çekmiş, uluslararası alanda büyük başarılar elde etmiş, sinemanın yıldızı bir sanatçı var.

*

Bu

Yazının Devamını Oku

Bırakın artık şu tatsız ve kibirli müsamereleri

Edremit’in düşman işgalinden kurtuluş törenlerinde, “Kara çarşaftan kurtulup özgürlüğüne kavuşmuş kadın” müsameresi yapılmış.

Çok saçma! Çok komik!

Çok kibirli! Çok tatsız!



Çok anlamsız! Çok ilkel!

Çok gereksiz! Çok bayat!

Yazının Devamını Oku

İmamoğlu’nun açıklaması ne anlama geliyor

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı için şu açıklamayı yaptı:

“Ben şu anda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yım. Bu durumda bana düşen belediye başkanlığını en iyi şekilde yapmak. Şu an benim aklımdan geçen ve amacım, İstanbul’da görevini en iyi yapan bir belediye başkanı olmaktır. Dahası hedefim, İstanbul’da tarihin en başarılı belediye başkanı olmaktır, daha ötesi yok.”

Bu açıklamadan ben şu dört sonucu çıkardım:

*

BİR: Meral Akşener, İmamoğlu’nu övünce, “Akşener, İmamoğlu kartını masaya sürdü” yorumları yapılmıştı. İmamoğlu, bu kıskaçtan kendini kurtarmak istiyor.

*

İKİ: İmamoğlu, bu açıklamayla Kemal Kılıçdaroğlu’na “Ben senin önünde engel olmam, sen adaysan benim bir çıkışım olmaz” mesajı veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş’in takdir kazanmasının tek yolu: Para mara düşünmeden istifayı basmasıdır

Şenol Güneş’in son hezimetten sonra “İstifa ediyorum” dememesinin, diyememesinin nedeni şu:

Gönderilirse... Kendisine yüklü miktarda tazminat ödenecek.

*

İstifa ederse... Yüklü miktardaki tazminatını alamadan gitmiş olacak.

İşte tam da bu nedenle “Başarısızlık bana aittir” demesine rağmen...

Bırakıp gitmiyor, gidemiyor.

*

Şenol Güneş

Yazının Devamını Oku

En etkili muhalefet partisi: Pahalılık

İktidara yakın gazeteciler, günlerdir uyarıyorlar:

“Hayat pahalılığına bir çözüm bulunmalı. Marketler ateş pahası. Fiyatlar katlanarak artıyor. Vatandaşın tek derdi bu. Büyüme rakamları güzel ama kimse büyümeye bakmaz. Önümüzdeki seçimi kazanmak için bu soruna acil çözüm bulunmalı.”

*

Çok doğru, çok haklı, çok önemli uyarılar bunlar.



*

Yazının Devamını Oku

Taliban’ı işte bu cesur kadınlar yenecek

Hürriyet’ten Fevzi ile Selçuk, Kabil’de bir gösteriye denk geldi.

Fevzi notları geçti:

*

50’ye yakın kadın, Taliban karşıtı gösteri yapıyor. Silahlı Taliban milisleri, durumdan hoşnut değil. Göstericileri dağıtmaya çalışıyorlar. Fakat kadınlar, milim kıpırdamadan gösterilerine devam ediyor. Ta ki Taliban şiddeti ortaya çıkıncaya kadar.

*



Yazının Devamını Oku

Aşı karşıtlarının mitinginde açılması gereken pankart

11 Eylül’te Maltepe’de miting var.

Mitingi aşı karşıtları düzenliyor.

Abdurrahman Dilipak da konuşmacılar arasında.

*

Bu mitingde...

Devasa bir pankart açmak lazım.

Üzerine dev harflerle şunlar yazan bir pankart:

*

-

Yazının Devamını Oku

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki

Afgan mültecilerin Türkiye’ye gelme endişesi üzerine...

Bizim memlekette bazıları, “Taliban kafalı tipler geliyor, eyvah bunlar bizi Talibanlaştıracak” diye telaşlanıyorlar.

*

Ben hayatımda bu kadar özgüvensiz bir yaklaşım görmedim.

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki!

*

Afganistan’dan buraya gelenlerin tümü Taliban zihniyetli olsa bile bir şey olmaz.

*

Olsa olsa şöyle şeyler olur:

Yazının Devamını Oku

Faşist olduğu kadar müptezelmiş de

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, bir anısını paylaşmış.

Tesettürlü bir hanım, Tanju Özcan’a “Başkanım benim bebeğim olmuyor, yardımcı olur musunuz?” demiş. Tanju Özcan da tüp bebekle ilgili bu gayet masum yardım talebini, son derece münasebetsizce yorumlayıp “Hanımefendi, ben size nasıl yardımcı olabilirim?” diye cevaplamış.

Tanju Özcan’ın bu anısını, “Biraz da gülelim eğlenelim” diye anlatması ise işin en mide bulandırıcı tarafı.

*

“Ülkemde mülteci istemiyorum” tavrını, “Mülteciye su bile yok” noktasına kadar taşıyan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a şöyle seslenmek isterim:

*

“Faşist olduğunuz kadar müptezelmişsiniz de...”

İZMİR MARŞI’NI BİLE KUTUPLAŞMA KONUSU HALİNE GETİRMEK

Yazının Devamını Oku

Bir sonraki 30 Ağustos hutbesi için bir ikaz

Buradan Diyanet İşleri Başkanlığı’na sesleniyorum:

 

Bir sonraki 30 Ağustos’ta...

- Ya 30 Ağustos konulu hutbe okutmayın.

- Ya da okuttuğunuz hutbede Atatürk’e yer verin.

*

Çünkü Atatürksüz 30 Ağustos...

- Alparslansız Malazgirt gibidir.

- Osman Beysiz

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin ruh hali iyi değil, hiç iyi değil

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet partisinin liderine yönelik sergilenen apaçık bir nezaketsizlik karşısında hepimiz ortaklaşıp “Bu bir nezaketsizliktir” diyemiyoruz.

*

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet lideri, bir yalan haber üzerinden iktidarı sıkıştırmaya çalışıyor. Ve o lider, haberin yalan çıkmasını hiç mesele etmiyor.

*

Artık Türkiye’de...

Şeytanlaştırma tek taraflı işleyen bir mekanizma değil. Bütün taraflar, birbirlerini şeytanlaştırıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Yıllık iznin bir bölümü

“Yazarımız, yıllık izninin bir bölümünü kullanmak üzere yazılarına ara vermiştir.”

Klasik köşe yazarlığının en klişeleşmiş cümlelerinden biridir bu.

*

Eski üstatlarımız, nedense yıllık izinlerinin tamamını asla kullanmazlardı.

Mutlaka “bir bölümünü” kullanırlardı.

*

“Üstatlara saygı” adına...

Ben de bu klişeyi kullanarak...

Yazılara kısa bir süre ara veriyorum.

Yazının Devamını Oku

Şairi bile nobranlaştıran milletvekilliği koltuğu

Bir arkadaşım vardı.

Şiir yazardı. Şairdi yani.

Siyasete girdi. Milletvekili oldu.

*

Hiç unutmuyorum:

Bir sohbet sırasında bir trafik polisiyle yaşadığı bir olayı anlatmıştı.


Yazının Devamını Oku

Bu fotoğraf hem Taliban’a hem de zalimlere en güzel cevaptır

Afganistan’da görev yapan bu Türk askeri...

- Kadınlar sokağa çıkmalı mı, çıkmamalı mı?

- Kadınlar sosyal hayata karışmalı mı, karışmamalı mı?

- Kadınlar iş yapmalı mı, yapmamalı mı?

Türü sorulara yanıt arayan Taliban’a verilmiş en güzel cevaptır.

*

Afganistan’da görev yapan bu Türk askeri...

- Sergilediği şefkatle...

- Ortaya koyduğu insanlıkla...

Yazının Devamını Oku