GeriAhmet HAKAN Bu fotoğraf hem Taliban’a hem de zalimlere en güzel cevaptır
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu fotoğraf hem Taliban’a hem de zalimlere en güzel cevaptır

Afganistan’da görev yapan bu Türk askeri...

- Kadınlar sokağa çıkmalı mı, çıkmamalı mı?

- Kadınlar sosyal hayata karışmalı mı, karışmamalı mı?

- Kadınlar iş yapmalı mı, yapmamalı mı?

Türü sorulara yanıt arayan Taliban’a verilmiş en güzel cevaptır.

*

Afganistan’da görev yapan bu Türk askeri...

Bu fotoğraf hem Taliban’a hem de zalimlere en güzel cevaptır

- Sergilediği şefkatle...

- Ortaya koyduğu insanlıkla...

- Mağdura gerdiği kol kanatla...

Arkasına bile bakmadan kaçıp giden zalimlere verilmiş en güzel cevaptır.

BUNU İZMİR’DE DEĞİL DE BATMAN’DA YAPSANIZ


HDP’li bir grup, İzmir’de Taliban karşıtı eylem yapmışlar.

*

Eylemi anlatıyorum:

*

Siyah çarşaflara bürünmüşler, sonra çarşafları çıkarıp kıyafetleriyle baş başa kalmışlar. Ardından da “Jin, jiyan, azadi”, yani “Kadın, yaşam, özgürlük” diye Kürtçe slogan atmışlar.

Bu fotoğraf hem Taliban’a hem de zalimlere en güzel cevaptır

*

Taliban demek, isteyenin istediği kıyafeti giyememesi demektir.

Taliban’a karşı yapılan bir gösteride siyah çarşaf giymeyi tercih edenlerin aşağılanmasını, işte bu nedenle anlamam mümkün değil.  

*

Ama bundan daha önemli bir mesele var:

HDP’li kadınlar, bu gösteriyi İzmir’de değil de neden Batman’da ya da Diyarbakır’da yapmazlar?

BİR AŞI KARŞITIYLA TARTIŞMAYA GİRİŞMEK

- Depresyona sokar.

- Yorar.

- Kafayı yedirir.

- Delirtir.

Bu fotoğraf hem Taliban’a hem de zalimlere en güzel cevaptır

- İhtiyarlatır.

- Panik atak geçirtir.

- “Yandım Allah” diye kaçırtır.

- Sinir krizinin eşiğine getirir.

- Beyni yaktırır.

28 ŞUBAT’IN HAPSE YOLLANAN GENERALLERİ

İNTİKAMCI bir tarafım yok. Unutmaya çok yatkınım. Kin gütmem. “Hapislerde çürüsünler” diye tutturmam.

*

Belki de bu kişilik özelliklerimden dolayı...

Bu fotoğraf hem Taliban’a hem de zalimlere en güzel cevaptır

Bana vaktiyle epey zulmetmiş olan Çevik Bir’in bile hapse girmesine üzüldüm doğrusu.

*

Ama görüyorum ki...

Generallerin hapse girmeleri üzerine...

“28 Şubat zaten bir darbe değildi, ne yaptı ki bu insanlar” falan diyerek işi 28 Şubat’ı tamamen aklama paklamaya vardıranlar var.

*

Bu tiplere “Hop! O kadar da değil yani” demeyi bir borç bilirim.

HAKKANİ / HAQQANİ

BUGÜNLERDE Taliban’ın liderlerinden Hakkani isimli biri çok dikkat çekiyor. Adamın bir camide Amerikan malı silahla yaptığı konuşmanın fotoğrafları dolaşımda.

Bu fotoğraf hem Taliban’a hem de zalimlere en güzel cevaptır

*

Hakkani ismini görünce...

Hemen aklıma Homeland’de Taliban liderini canlandıran Haqqani tiplemesi geldi.

*

Buradan dizideki Haqqani’yi canlandıran Türk oyuncu Numan Acar’a bin selam yolluyorum.

Gerçekten de gerçek Hakkani’den daha Haqqani bir tipleme çizmişti.

NAMUS BELASI

CANAN Kaftancıoğlu, “sınır namustur” sloganındaki “namus” kelimesini cinsiyetçi bulanlara karşı bir yazı yazmış Cumhuriyet gazetesinde. Tezlerini tartışacak değilim. Sadece Cem Karaca’nın “Namus Belası” adlı şarkısına yaptığı göndermeye değineceğim, o kadar.

*

Bir televizyon röportajında Cem Karaca’ya, “Namus Belası” şarkısını sormuştum.

Bu fotoğraf hem Taliban’a hem de zalimlere en güzel cevaptır

Verdiği cevabı hiç unutamam:

*

“Namus belası diyerek silaha sarılanları eleştiren bir şarkıdır bu. Geleneksel anlayışı protesto eden bir şarkıdır yani. Ama yanlış anlaşıldı şarkı. Herkes, namus belasına silaha sarılanları yücelttiğimizi sandı.”

BEKRİ MUSTAFA

DÜNKÜ Hürriyet’te Eyüp Serbest imzasıyla yayınlanan bir Bekri Mustafa haberi vardı. Bekri’nin mezarının üzerine “evliya” yazan bir tabela asmışlar, haber onu anlatıyordu.

*

Madem lafı geçti, ben de merhum Hasan Pulur üstadımız gibi bir Bekri Mustafa fıkrası anlatayım:

*

Bekri Mustafa, Küçük Ayasofya Camisi’nin önünden geçmektedir. O sırada musallada bir tabut vardır. Fakat namazı kıldıracak imam ortalarda yoktur. Beklemekten canı sıkılan cemaat, kavuğu ve cübbesiyle yoldan geçen Bekri’yi “hoca” zanneder ve namazı kıldırmasını ister. Bekri, hoca olmadığını söylese de dinlemezler, zorla öne geçirirler. Bekri Mustafa, namazı kıldırdıktan sonra tabuta doğru eğilir ve bir şeyler fısıldar. Cemaat, merakla ne fısıldadığını sorar. Bekri de şu cevabı verir:

“Ölüye şöyle dedim: Sen şimdi aramızdan ayrılıp öteki dünyaya gidiyorsun. Eğer orada bu dünyanın ahvalini sorarlarsa ‘Bekri Mustafa Ayasofya’ya imam oldu’ dersin, onlar durumu anlar.”

EN BOMBA HABER


“SON günlerin en bomba, en muazzam, en çarpıcı, en sarsıcı, en herkesi ilgilendiren, en önemli haberi nedir?” diye sorarsanız...

Cevabım şu olur:

*

Dün gazetelerin kuytu köşelerinde yer alan “Bundan sonra kapanma olmayacak” haberidir.

*

Düşünsenize abiler! Bundan böyle kapanma olmayacak... Şahane bir şey değil mi?

X

AKP’li herkesten nefret ediyormuş

Bir avukat, şöyle yazmış sosyal medya hesabında:

“AKP’li herkesten nefret ediyorum. Tahammülüm yok.”

*

Baktım.

Bu paylaşım sahibine karşı...

AK Parti’ye yakın duranlar laf ediyorlar.

“Kutuplaştırma bu değilse nedir” falan diye...

*

Muhalefet cephesinden ise tık yok.

Yazının Devamını Oku

Endekse gel endekse: Afganistan’da temel haklar Türkiye’den daha iyiymiş

“Hukukun Üstünlüğü” diye bir endeks açıklanmış.

Kim açıklamış?

World Justice Project” adlı bir kurum.

*

Bu kurum, her yıl yayınladığı endeksle...

“Hukukun Üstünlüğü” perspektifinden bakarak ülkelerin durumunu ortaya koyma iddiasında.

*

Şöyle bir inceliyoruz endeksi...

Karşımıza şunlar çıkıyor:

Yazının Devamını Oku

Teknik bir izah: Siyasi suikastlar neyi amaçlar?

Siyasi suikastlar, neyi amaçlar?

- Ülkede kaos çıkmasını amaçlar.

*

- Yönetilemeyen ülke algısı yaymayı amaçlar.

*

- Toplumsal huzursuzluğu amaçlar.

*

- Halkın infiale kapılmasını amaçlar.

*

Yazının Devamını Oku

Duyum nedir nasıl alınır?

Önce dikkat çekme hastalığına yakalanmış bir gazeteci yazdı:

 

“Duyumlar alıyorum. Siyasi suikastlar olabilir.”

*

Ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dan benzer bir açıklama geldi:



Yazının Devamını Oku

Tamerci de değilim Nihalci de değilim

Altın Portakal Film Yarışması’nın ödül töreninde sunuculuk yapan Tamer Karadağlı ile ödül alan Nihal Yalçın arasındaki sorunu, hiçbir etki altında kalmadan, zerre kadar politik bir anlam yüklemeden, kadın/erkek meselesine indirgemeden şöyle yorumluyorum:

İkisinin hallerine de güldüm. İkisinin hallerini de tuhaf karşıladım. İkisinin halleriyle de dalgamı geçtim.

*

Peki hangisinden yanayım?

Hemen söyleyeyim:



Yazının Devamını Oku

Bunun Kadir Şeker vakasıyla alakası yok

Bugün Hürriyet’in manşetinde bir vicdan tutulmasının öyküsü var.

Olay, tam olarak şu:

*

Hatay’da bir adam, elinde satırla bir kadını kovalıyor.

Canını kurtarmak isteyen kadın, bir dükkânın önünde oturan dört kişinin arkasına sığınıyor.

Satırlı adam, dört kişinin arkasına sığınan kadına elindeki satırla vuruyor.Ve o dört kişi, kıllarını bile kıpırdatmıyor.

*

Bazıları, bu olay üzerine...

Yazının Devamını Oku

İmam hatiplinin gazetesi

Yakın çevresine kendisini “huysuz” diye pazarlayan ama gazetecilik yaptığı dönemde yerleşik düzene karşı hiçbir huysuzluğuna rastlanmayan Tuğrul Eryılmaz diye eski bir gazeteci var.

Bizim İlber Hoca, işte bu Tuğrul Eryılmaz’la Cihangir’de bir araya gelmiş.

*

Tuğrul Eryılmaz, bu buluşmadan söz ettiği yazısında...

İlber Ortaylı’nın fotoğrafının altına şunu yazmış:

*

“İmam hatiplinin gazetesinde neden yazdığı anlaşılamayan akademisyen İlber Ortaylı...”

*

Yazının Devamını Oku

Paradigmanın iflası

“Paradigmanın İflası” diye bir kitap vardı.

Yazarı Fikret Başkaya’ydı.

90’larda başucu kitabımız haline gelmişti.

*

O kitabın adından aldığım ilhamla, bir paradigma iflasından söz edeceğim.

Sosyal medyanın ilk yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda...

Şöyle bir paradigma gelişmişti:

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi kültürü mü? Boğaziçi tepinmesi mi?

Ne zaman Boğaziçi Üniversitesi söz konusu olsa...

Hep şöyle şeyler söylüyorlardı:

*

Boğaziçi’nin bir kültürü vardır.

*

Buradaki ortam, ultra uygar bir ortamdır.

Acayip medeni tartışmalar yapılır burada.

*

Yazının Devamını Oku

Fulya’nın kanserle mücadelesi

Fulya Soybaş, çok kısa bir süre içinde Hürriyet’in vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.

 

Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle, kendini tamamen işine odaklamasıyla, temas ve mesafeyi şahane ayarlamasıyla...

Hepimizi etkiledi, etkiliyor.

*

Ama bizi asıl etkileyen yönü...


Yazının Devamını Oku

Kararsızların artmasının temel nedeni şudur

Ne diyor muhalefet?

- “Üç harfli marketleri şehirlerin dışına atacağız” diyor.

*

- “AVM’leri uzaklara fırlatacağız” diyor.

*

- “Elektrik şirketlerini, elektrik boykotlarıyla dize getireceğiz” diyor.

*

Peki bu tür vaatleri işiten memnuniyetsiz seçmen ne yapıyor?

Yazının Devamını Oku

Mehter Marşı İzmir Marşı

Müjdat Gezen’e bir sempatim var.

Neden?

Nedenini tam olarak izah edemeyeceğim.

“Bazen nedensiz de sempati beslenir” deyip geçiyorum.

*

Fakat yaptığı son çıkışlara çok net itirazım var.

*

Muhalefet kanallarından birinde şöyle demiş Müjdat Gezen:

*

Yazının Devamını Oku

Tuhaf ve anormal bir valilik açıklaması

Önceki gün şöyle bir haber vardı gündemde:

 

Flaş... Flaş... Flaş... Artvin Kemalpaşa Kaymakamı, kendisine hoş geldiniz diyerek elini uzatan öğretmeni haddini bil diyerek sınıftan kovdu.

*

Ve dün...

Bu konuyla ilgili olarak Artvin Valiliği’nden bir açıklama geldi.

*

Valilik açıklaması, aynen şöyle:

*

Yazının Devamını Oku

Parlamenter sistem hayaline erişmek için şu 7 adım şart

BİRİNCİ ADIM: Kazanabilecek iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulacaksın.

İKİNCİ ADIM: Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacaksın.

*

ÜÇÜNCÜ ADIM: Anayasa değişikliğini sağlayacak çoğunluğa erişeceksin.

*

DÖRDÜNCÜ ADIM: Olmuyorsa... Referanduma gidecek çoğunluğu bulacaksın.

*

BEŞİNCİ ADIM: Diyelim yakaladın. Referandumu kazanacaksın.

*

Yazının Devamını Oku

Kahraman Özgür Bey üç harfli marketlere karşı

Melih Gökçek, birkaç yıl önce “cinler” demek yerine “üç harfliler” demeyi tercih etmişti de olay olmuştu.

Dün de CHP’li Özgür Özel “üç harfliler” dedi.

Ama bambaşka bir kasıtla!

Özgür Özel’in üç harflileri, “cinler” değildi, üç harfli süpermarketlerdi.

*

Söylediği tam olarak şu Özel’in:

*

“İktidar olduğumuzda bu üç harfli marketleri ve AVM’leri şehirlerin sınırlarının dışına yollayacağız. Bu konuda verilmiş bir sözümüz var.”

Yazının Devamını Oku

Erdoğan aniden ‘Parlamenter sisteme dönüyoruz’ derse

Geçenlerde Cübbeli Ahmet vardı Tarafsız Bölge’de... “Tarikatlar içindeki cinayetler” konusunu konuşmak için davet etmiştik kendisini.

Reklam arasında siyasete daldı Cübbeli.

Bana, “AK Parti, parlamenter sisteme döner mi?” diye sordu.

Bütün gece sınava çalıştığı halde hiç beklemediği yerden gelen soruyla afallamış öğrencilere özgü bir şaşkınlıkla kekeledim: “Sanmam... Gündemde değil... Olmaz öyle şey... Kem... Küm...”

Benim kem küm etmemle zerre ilgilenmedi Cübbeli.

Ve hemen kendi görüşünü söyledi:

“AK Parti, parlamenter sisteme dönerse iktidarı hiç kaybetmez. Durumu riske atmak istemiyorsa yapması gereken şey parlamenter sisteme dönmektir.”

*

Posta yazarı

Yazının Devamını Oku

Meral Akşener’in ‘Aday değilim’ demesi iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Siyasetin bir numaralı sorusu şudur:

 

Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?

*

Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.



Yazının Devamını Oku

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku

Kürt meselesini çözelim çözmesine de mesele nedir?

Eskiden bana birisi “Kürt meselesi yok. Ne meselesi?” dediğinde...

Hemen atılır ve başlardım saydırmaya:

“Kürtlerin varlığı bile inkâr ediliyor” derdim.

“Kürtçenin varlığına bile tahammül edilemiyor” derdim.

“Terörle mücadele adına bin türlü hukuksuzluk yapılıyor” derdim.

“Bunlar ortadayken, sen nasıl Kürt meselesi yok dersin?” derdim.

Yani derdim Allah derdim.

Gelelim bugüne...

Yazının Devamını Oku