GeriAhmet HAKAN Bu astsubayı ne ilan ediyoruz?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu astsubayı ne ilan ediyoruz?

ŞEHİT anasının koluna giren kadın astsubayımız, teselli ederken şunları söylüyor:
-Teyzem, zengin olan asker olur mu? Olmaz!
-Zengin olan asker de olmaz, şehit de olmaz.

*

Kardeşi şehit düşmüş Yarbay’a yapmadıklarını bırakmayan ahlaksız trollere soruyorum:
Düğmenize basılmadı mı daha?
Ne diye uyukluyorsunuz ki?

*

Hadi başlatın astsubay üzerinde tepinme şenliklerini.
-“Paralel” deyin.
-“Terörist” deyin.
-“PKK’lı” deyin.
-“Vakarsız” deyin.
Hadisenize yahu!
Bre çaptan mı düştünüz?

MHP ALEYHTARLIĞINA MI YELKEN AÇTIM?


MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Semih Yalçın, benim Devlet Bahçeli ile ilgili yazdıklarıma itiraz etmiş.

*

Semih Yalçın bana soruyor:
-Uzunca süredir takip ettiğimiz sağduyulu, muvazeneli ve Hak’tan yana tutumunuz neden birdenbire yerini suret-i haktan görünmeye bıraktı?
-Neden ani bir manevrayla MHP aleyhtarlığına yelken açtınız?

*

Semih Bey...
Benim tek amacım sağduyulu, muvazeneli ve Hak’tan yana bir çizgiyi sürdürmektir.
Bütün çabam bunun için.
Eğer bu konuda sizde en küçük bir soru işareti oluşmuşsa...
Eksikliği kendimde ararım.
Lütfen sağduyulu, muvazeneli ve Hak’tan yana bir çizgiyi sürdürmekte kararlı olduğumu biliniz.

ALİ BABACAN’I NEDEN ÖVELİM Kİ?


-OLUP bitene, çok radikal bir şekilde “Dur” mu demiş?
-“Bir şey yapamıyorum, bari çekip gideyim” tavrını mı koymuş?
-Esaslı bir itirazda mı bulunmuş?
-Yiğit Bulut’lar üzerinden istiskal edilmesine karşı “o kadar da değil” mi diyebilmiş?
-İhsan Sabri Çağlayangil gibi “deve dişi gibi” bir bakan mı olmuş?
-“Yanlışa ortak olamam” diyerek izzet ü ikbal ile bab-ı hükümetten mi çekilmiş?
-Pansuman tedbirlerle gidişata hayat öpücüğü kondurmaktan mı kaçınmış?

*

Anlamadım ki?
Neden övecekmişiz Ali Babacan’ı?
13 yılın ardından neden minnet duyacak mıyız kendisine?
Anlamadım.
Gerçekten anlamadım.

MÜTEAHHİT VE MARX


VAHAP Munyar’ın dünkü yazısında okudum.
İstanbul Kartal’da faaliyet gösteren bir müteahhidimiz, Marx’a gönderme yapmış.
Demiş ki:
“Karl Marx, ‘altyapı, üstyapıyı belirler’ diyor. Kartal için de öyle olacak. Altyapı projeleri, Kartal’ı daha da öne çıkaracak.”

*

İyi ki öldün ey Marx...
Yoksa altyapı/üstyapı teorinin, Türkiyeli müteahhitler elinde nasıl da heder edildiğini görecektin.
Ne mutlu sana ki...
Bunu görmeden ölüp gittin.

KEDİM SEKTER’İN ÖĞRETTİĞİ ÜÇ ŞEY


-BİR: Sekter’e sahip olabilirsin... Ama ruhuna, özgürlüğüne ve iradesine asla...

*

-İKİ: Sekter, istediğin zaman sevilecek bir varlık değil, istediği zaman sevdirecek bir varlıktır.

*

-ÜÇ: Sekter’i tam çözdüğünü zannedersin... Ama an gelir, hiç tanımadığını görürsün. Yani Sekter, asla tam olarak kavranamaz.


TARAFSIZ BÖLGE HAFTAYA BAŞLIYOR

HER taraftan sıkıştırılıyorum:
-Ne zaman ekranlarda göreceğiz?
-Tarafsız Bölge ne zaman başlıyor?

*

Cevap veriyorum:
7 Eylül Pazartesi akşamı...
Yani tam bir hafta sonra bugün...
Tarafsız Bölge başlıyor.
Tiryakilerine duyurulur.




DÜZELTME VE CEVAP METNİ

“Hürriyet” adlı gazetenin 11.06.2015 tarihli nüshasının 6. sayfasında, Ahmet Hakan tarafından hazırlanan “Bir Kullanışsız Uyanık: Şems Ethem” başlıklı haberin içeriğinde somut verilerden uzak ve mesnetsiz ifadeler kullanılmak suretiyle, müvekkilimiz Ethem Sancak hakkında gerçek dışı bilgilere yer verilmiştir. Söz konusu haberle Ethem Sancak’ın kişilik haklarına saldırıda bulunularak; müvekkilimizin adı, gerçeklikle uzaktan yakından alakası olmayan konularla birlikte anılmış ve bu yolla toplum nezdindeki saygınlığı sarsılmaya çalışıldığından, cevap ve düzeltme hakkının kullanılması zorunluluğu hâsıl olmuştur.
Sayın Ethem Sancak, ulusal ve uluslararası iş dünyasında tanınan ve takdir gören saygın bir işadamı olup; kamuya hizmet veren birçok vakıf, dernek ve benzeri organizasyonun yönetiminde aktif şekilde yer alması, ahlaki ve toplumsal değerlere verdiği önem ile halk nezdinde ayrıca tanınan ve sevilen itibar sahibi önemli bir şahsiyettir.
Haberde gayr-i samimi bir üslup kullanılmak suretiyle, müvekkilimizin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte yakıştırmalarda ve hareket içerikli söylemlerde bulunulmuş olup, müvekkilimizle ilgili gerçek dışı bilgilere yer verilmiştir. Kamuoyunda sanki müvekkilimizin usulsüz eylemlerde bulunduğu, mevcut hükümetten destek aldığı yönünde olumsuz bir algı yaratılmaya çalışılmıştır. Haberde müvekkilimizin itibarına, güvenilirliğine ve aynı zamanda kişilik haklarına zarar veren, ticari ve sosyal çevresindeki itibarını önemli derecede zedeleyen ve kamuoyu nezdinde küçük düşmesine sebep olan, tamamen tek taraflı beyanlara dayanılarak, müvekkilimize hiçbir savunma hakkı tanınmadan haber yapılmıştır.
Hiçbir somut hükme dayanmaksızın yayınlanmış olan gerçek dışı, hukuka aykırı, mesnetsiz haber; her şeyden önce basın ahlakı ve çalışma ilkelerine aykırılık teşkil etmekte olup, anılan sözde haberi yayınlayan yayın organı ve yetkilileri hakkında, hukuki ve cezai her türlü yasal başvuru yolları kullanılacaktır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
Ethem Sancak Vekili

Av. Begüm Yılmaz

X

Selçuk Bayraktar nasıl oluyor da kutuplaşma belasını yıkıp geçiyor

Geçenlerde Tarafsız Bölge’de konuğumuz oldu Selçuk Bayraktar. Çok izlendi, çok ilgi gördü, çok dikkat çekti program.

Alışılmışın dışına çıkan bir yönü de şu oldu: Türkiye’deki bütün dünyalara seslendi. Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçti. Peki ama Selçuk Bayraktar, neden birbiriyle taban tabana zıt kutupların ortak bileşkesi haline gelebiliyor? Hangi yönleriyle Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçebiliyor? Bu sorulara benim verebildiğim cevaplar şunlar:



*

Çünkü Selçuk Bayraktar...

Neredeyse iki yüz yıldır genlerimize işlemiş olan “Biz yapamayız” algısını darmadağın ediyor.

Yazının Devamını Oku

Ali Erbaş’tan mesaj var: Ben de günaydın derim

Telefonuma bir mesaj geldi.

Baktım:

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’tan gelen bir mesaj...

*

Mesajı noktasına, virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum:



Yazının Devamını Oku

Sabah-ı şerifleriniz hayırlı olsun Ali Erbaş Bey

“Günaydın” demeyecekmişiz.

Çünkü...

“Cahiliye dönemi”nde “Sabahınız hayat olsun” diye selamlama yapılırmış.

“Günaydın” da biraz buna benziyormuş.

*

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın iki yıl önce yazdığı kitapta geçiyormuş bu ifadeler.

*

Rahmetli babam, öfkelendiğinde ve ne diyeceğini bilemediği durumlarda hep şöyle derdi:

“Allahumme meassabirin!”

Yazının Devamını Oku

Resul Tosun’un çıkardığı yapay laiklik tartışması

1990’larda “Laiklik elden gidiyor” denilerek...

Yapay bir laiklik tartışması başlatıldı.

*

Amaç:

Refah Partisi’ni köşeye sıkıştırmaktı.

2021 yılının eylül ayındayız.

Ve yine “laiklik tartışması” yapıyoruz.

*

Yazının Devamını Oku

Önceki Ziya Selçuk... Sonraki Ziya Selçuk...

Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı görevini bıraktıktan sonra yeni bir imaj yapmış.

Önceki hali ile sonraki hali arasında bir mukayese çalışması yaptım:

*

- Öncesinde aşırı resmiyet var, sonrasında jantilik.

*

- Öncesinde omuzlarda okul yükü var, sonrasında yük atılmış.

*

- Öncesinde intizam var, sonrasında ihmal edilmiş şıklık.

*

Yazının Devamını Oku

“12 Eylül İslamcılığa yol verdi” diye bir balon

Dün 12 Eylül’ün yıldönümüydü ya...

Şöyle bir baktım ve gördüm ki...

O meşhur “Türkiye’de İslamcılığın yükselişi, 12 Eylül sayesinde gerçekleşti” balonu yine havalandırılıyor.

*

Gelin, bu balona iğne batırmayı deneyelim:

*

Evet, doğrudur.

12 Eylül, “biraz Müslümanlık” istemiştir.

*

Yazının Devamını Oku

Yılmaz Güney denince hangisi aklımıza gelecek?

Yılmaz Güney’in iki yönü var.

 

Bir yönünde...

Bir hâkimi öldürmüş, sevdiği kadının kafasının üstüne bardak koyup nişan almış, alkollü araç kullanarak bir çocuğun ölümüne neden olmuş... Kısacası şiddete meyyal maço bir adam var.

*

Bir yönünde ise...

Türk sinemasının yüz akı sayılabilecek filmler çekmiş, uluslararası alanda büyük başarılar elde etmiş, sinemanın yıldızı bir sanatçı var.

*

Bu

Yazının Devamını Oku

Bırakın artık şu tatsız ve kibirli müsamereleri

Edremit’in düşman işgalinden kurtuluş törenlerinde, “Kara çarşaftan kurtulup özgürlüğüne kavuşmuş kadın” müsameresi yapılmış.

Çok saçma! Çok komik!

Çok kibirli! Çok tatsız!



Çok anlamsız! Çok ilkel!

Çok gereksiz! Çok bayat!

Yazının Devamını Oku

İmamoğlu’nun açıklaması ne anlama geliyor

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı için şu açıklamayı yaptı:

“Ben şu anda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yım. Bu durumda bana düşen belediye başkanlığını en iyi şekilde yapmak. Şu an benim aklımdan geçen ve amacım, İstanbul’da görevini en iyi yapan bir belediye başkanı olmaktır. Dahası hedefim, İstanbul’da tarihin en başarılı belediye başkanı olmaktır, daha ötesi yok.”

Bu açıklamadan ben şu dört sonucu çıkardım:

*

BİR: Meral Akşener, İmamoğlu’nu övünce, “Akşener, İmamoğlu kartını masaya sürdü” yorumları yapılmıştı. İmamoğlu, bu kıskaçtan kendini kurtarmak istiyor.

*

İKİ: İmamoğlu, bu açıklamayla Kemal Kılıçdaroğlu’na “Ben senin önünde engel olmam, sen adaysan benim bir çıkışım olmaz” mesajı veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş’in takdir kazanmasının tek yolu: Para mara düşünmeden istifayı basmasıdır

Şenol Güneş’in son hezimetten sonra “İstifa ediyorum” dememesinin, diyememesinin nedeni şu:

Gönderilirse... Kendisine yüklü miktarda tazminat ödenecek.

*

İstifa ederse... Yüklü miktardaki tazminatını alamadan gitmiş olacak.

İşte tam da bu nedenle “Başarısızlık bana aittir” demesine rağmen...

Bırakıp gitmiyor, gidemiyor.

*

Şenol Güneş

Yazının Devamını Oku

En etkili muhalefet partisi: Pahalılık

İktidara yakın gazeteciler, günlerdir uyarıyorlar:

“Hayat pahalılığına bir çözüm bulunmalı. Marketler ateş pahası. Fiyatlar katlanarak artıyor. Vatandaşın tek derdi bu. Büyüme rakamları güzel ama kimse büyümeye bakmaz. Önümüzdeki seçimi kazanmak için bu soruna acil çözüm bulunmalı.”

*

Çok doğru, çok haklı, çok önemli uyarılar bunlar.



*

Yazının Devamını Oku

Taliban’ı işte bu cesur kadınlar yenecek

Hürriyet’ten Fevzi ile Selçuk, Kabil’de bir gösteriye denk geldi.

Fevzi notları geçti:

*

50’ye yakın kadın, Taliban karşıtı gösteri yapıyor. Silahlı Taliban milisleri, durumdan hoşnut değil. Göstericileri dağıtmaya çalışıyorlar. Fakat kadınlar, milim kıpırdamadan gösterilerine devam ediyor. Ta ki Taliban şiddeti ortaya çıkıncaya kadar.

*



Yazının Devamını Oku

Aşı karşıtlarının mitinginde açılması gereken pankart

11 Eylül’te Maltepe’de miting var.

Mitingi aşı karşıtları düzenliyor.

Abdurrahman Dilipak da konuşmacılar arasında.

*

Bu mitingde...

Devasa bir pankart açmak lazım.

Üzerine dev harflerle şunlar yazan bir pankart:

*

-

Yazının Devamını Oku

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki

Afgan mültecilerin Türkiye’ye gelme endişesi üzerine...

Bizim memlekette bazıları, “Taliban kafalı tipler geliyor, eyvah bunlar bizi Talibanlaştıracak” diye telaşlanıyorlar.

*

Ben hayatımda bu kadar özgüvensiz bir yaklaşım görmedim.

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki!

*

Afganistan’dan buraya gelenlerin tümü Taliban zihniyetli olsa bile bir şey olmaz.

*

Olsa olsa şöyle şeyler olur:

Yazının Devamını Oku

Faşist olduğu kadar müptezelmiş de

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, bir anısını paylaşmış.

Tesettürlü bir hanım, Tanju Özcan’a “Başkanım benim bebeğim olmuyor, yardımcı olur musunuz?” demiş. Tanju Özcan da tüp bebekle ilgili bu gayet masum yardım talebini, son derece münasebetsizce yorumlayıp “Hanımefendi, ben size nasıl yardımcı olabilirim?” diye cevaplamış.

Tanju Özcan’ın bu anısını, “Biraz da gülelim eğlenelim” diye anlatması ise işin en mide bulandırıcı tarafı.

*

“Ülkemde mülteci istemiyorum” tavrını, “Mülteciye su bile yok” noktasına kadar taşıyan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a şöyle seslenmek isterim:

*

“Faşist olduğunuz kadar müptezelmişsiniz de...”

İZMİR MARŞI’NI BİLE KUTUPLAŞMA KONUSU HALİNE GETİRMEK

Yazının Devamını Oku

Bir sonraki 30 Ağustos hutbesi için bir ikaz

Buradan Diyanet İşleri Başkanlığı’na sesleniyorum:

 

Bir sonraki 30 Ağustos’ta...

- Ya 30 Ağustos konulu hutbe okutmayın.

- Ya da okuttuğunuz hutbede Atatürk’e yer verin.

*

Çünkü Atatürksüz 30 Ağustos...

- Alparslansız Malazgirt gibidir.

- Osman Beysiz

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin ruh hali iyi değil, hiç iyi değil

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet partisinin liderine yönelik sergilenen apaçık bir nezaketsizlik karşısında hepimiz ortaklaşıp “Bu bir nezaketsizliktir” diyemiyoruz.

*

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet lideri, bir yalan haber üzerinden iktidarı sıkıştırmaya çalışıyor. Ve o lider, haberin yalan çıkmasını hiç mesele etmiyor.

*

Artık Türkiye’de...

Şeytanlaştırma tek taraflı işleyen bir mekanizma değil. Bütün taraflar, birbirlerini şeytanlaştırıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Yıllık iznin bir bölümü

“Yazarımız, yıllık izninin bir bölümünü kullanmak üzere yazılarına ara vermiştir.”

Klasik köşe yazarlığının en klişeleşmiş cümlelerinden biridir bu.

*

Eski üstatlarımız, nedense yıllık izinlerinin tamamını asla kullanmazlardı.

Mutlaka “bir bölümünü” kullanırlardı.

*

“Üstatlara saygı” adına...

Ben de bu klişeyi kullanarak...

Yazılara kısa bir süre ara veriyorum.

Yazının Devamını Oku

Şairi bile nobranlaştıran milletvekilliği koltuğu

Bir arkadaşım vardı.

Şiir yazardı. Şairdi yani.

Siyasete girdi. Milletvekili oldu.

*

Hiç unutmuyorum:

Bir sohbet sırasında bir trafik polisiyle yaşadığı bir olayı anlatmıştı.


Yazının Devamını Oku

Bu fotoğraf hem Taliban’a hem de zalimlere en güzel cevaptır

Afganistan’da görev yapan bu Türk askeri...

- Kadınlar sokağa çıkmalı mı, çıkmamalı mı?

- Kadınlar sosyal hayata karışmalı mı, karışmamalı mı?

- Kadınlar iş yapmalı mı, yapmamalı mı?

Türü sorulara yanıt arayan Taliban’a verilmiş en güzel cevaptır.

*

Afganistan’da görev yapan bu Türk askeri...

- Sergilediği şefkatle...

- Ortaya koyduğu insanlıkla...

Yazının Devamını Oku