Boğaziçi protestoları kimin işine yarayacak?

Eğer bu protestolar...

Amacından saparsa...

Tadında bırakılmazsa...

Bir büyük kargaşaya dönüşürse...

İllegal örgütlerin katılımına açık hale gelirse...

Boğaziçi protestoları kimin işine yarayacak

Üniversitenin dışına taşarsa...

Barışçıl yönünü kaybederse...

Polisle çatışma noktasına varırsa...

Siyasallaşırsa...

Kültürel olarak ayrışır ve yabancılaşırsa...

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın işine yarayacaktır.

*

Şimdi diyeceksiniz ki:

*

Ne yapılsa Erdoğan’ın işine yarıyor? Ne yapılacak da Erdoğan’ın işine yaramayacak?

*

Onu da söyleyeyim:

*

AK Parti seçmeni tedirgin edilip bloklaşmasına yardımcı olunmazsa...

Geniş halk kesimlerinin itidal arayışına karşılık verecek tutum alınırsa...

Amaçtan sapılarak, mesele “iktidar” meselesi haline getirilmezse...

İktidarın bu tür yollarla gönderilmesinin imkânsızlığı fark edilirse...

Değerler üzerinden çatışmalar bir tarafa bırakılırsa...

Muhalefet partileri akıllarını başlarına toplayıp etkili stratejiler bulursa...

Sadece Boğaziçi işi değil, her iş muhalefete yarar.

ÖĞRENCİLERE EL SALLAMIŞ

HABER şu:

*

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Melih Bulu, Cüneyt Özdemir’in canlı yayınında kendisini protesto eden öğrencilere el salladı.

Boğaziçi protestoları kimin işine yarayacak

Ne var bunda?

*

Tolerans var... Eleştiriye açıklık var... Anlayışlı bir tutum var... Protestoyu hazmetme var... Medeni bir yaklaşım var...

*

Melih Bulu, bu tutumunda samimiyse şu iki şeyden biri olabilir:

*

BİR: Ya öğrencilerin protesto şevkinin kırılmasına yol açar.

*

İKİ: Ya da “Madem istemiyorsunuz, giderim” der.

MELİH HOCA DA ÇOK ELİTİST ÇIKTI

BOĞAZİÇİ Üniversitesi’ne rektör olarak atanan Prof. Melih Bulu, hobilerini ve beğenilerini şöyle anlatıyor:

Boğaziçi protestoları kimin işine yarayacak

Yamaç paraşütüyle uçarım.

İyi bir bisiklet yarışçısıyım.

Basket oynarım, boyum kısa olmasına rağmen iyi 3’lük atarım.

Rock ve metal dinlerim.

Metallica ve Guns N’Roses’ı severim.

İlk işim üniversiteye hoparlörümü getirip heavy metal dinlemek olacak.

*

Nedir bu?

*

Tam olarak şudur:

Kendini ispat gayretidir.

“Ben sizin zannettiğiniz kişi değilim” çabalamasıdır.

*

İnsanın böyle bir gayret içine girmek durumunda kalması...

Ne kadar trajik!

*

Böyle bir çabalamanın karşılığının, sadece ve sadece “gaddar bir alaycılık” olması...

Ne kadar sinir bozucu!

*

Trajediden de...

Gaddar alaycılıktan da...

Kurtulmanın tek bir yolu var aslında:

*

Tam ters bir yoldan gitmek!

*

Mesela... “Bozlak okur, Hacı Taşan Emmi’yi dinlerim” diyeceksin.

*

Mesela... “Tespih koleksiyonu yapar, iyi çay demlerim” diye övüneceksin.

*

Mesela... Boğaziçi’nin bahçesinde mangal yapacağını söyleyeceksin.

*

Mesela... Hoparlörle “Sordum Sarı Çiçeğe” dinleteceğini müjdeleyeceksin.

*

Yine tepki çekersin... Yine hedeflerin odağı olursun... Yine üstüne gelirler... Yine sevilmezsin...

*

Ama hiç değilse...

Trajik bir duruma düşmez, gaddar bir alaycılığın hedefi haline gelmemiş olursun.

KİRLİ KAMPANYA

SMA hastası çocuklar için düzenlenen kampanyaya “kirli kampanya” demenin, bu kampanyaya iyi niyetle destek verenleri olumsuz etkileyeceğini yazmıştım.

*

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, dün şöyle bir mesaj paylaştı sosyal medyada:

Boğaziçi protestoları kimin işine yarayacak

“SMA kampanyasının ‘kirli’ yönü bazı küresel şirketlerin insanımızın iyi niyetini suiistimal etmesidir. Samimi duygularla hareket edenlerin tüm çabaları masumdur. SMA Bilim Kurulumuzun uygun gördüğü her tedavi, uygun görülen her hastaya uygulanmaktadır. Konu mali değil, insanidir.”

*

Mesaj alınmış.

Memnun oldum.

İLKER BAŞBUĞ OLAYI

BU zamana kadar darbelerle ilgili yapılan analizlerde genellikle şu kalıplar kullanılır:

*

Menderes şöyle yapsaydı... Darbe olmazdı.

Ecevit şöyle yapsaydı... Darbe olmazdı.

Demirel şöyle yapsaydı... Darbe olmazdı.

*

Artık şu noktada anlaşmamız gerekiyor:

*

Bu analiz biçimi...

Darbeye mazeret üretmekten ve darbeyi meşru kılmaktan öte hiçbir anlam taşımıyor.

*

İlker Başbuğ da vazgeçmelidir bundan.

 

X

Grevle ortaya çıkan polemiklere dalıyorum

Diyorlar ki:

AK Partili belediyelerde işçiler niye greve gitmiyor?

*

Ben de diyorum ki:

*

Gitsinler kardeşim. Grev haktır. Memnun değillerse gitsinler. Gittiler de “Niye gidiyorsunuz” mu dedik? Sendikaları mı greve gitmiyorlar? İyi o zaman sendikalarını değiştirsinler.

*

Diyorlar ki:

*

Yazının Devamını Oku

Beş maddede özet: Berat Albayrak olayı

*

MADDE BİR

BERAT ALBAYRAK DAMAT OLMASAYDI

Elimizi vicdanımıza koyup da söyleyelim: Berat Albayrak, “damat” olmasaydı... AK Parti iktidarında bugüne kadar geldiği yerlere gelemez miydi? Kimsenin adını bile bilmediği 35 yaşındaki Ali Babacan’ı “camianın yetişmiş bir genci” olarak ekonomiden sorumlu bakanlığa getiren Tayyip Erdoğan, 70’lerden beri yoldaşı olan Sadık Albayrak’ın yetişmiş oğlu Berat Albayrak’a benzer bir sorumluluğu vermez miydi?

MADDE İKİ

AVANTAJI MIYDI? DEZAVANTAJI MIYDI?

Damat olmak, Berat Albayrak’ın siyasetteki en büyük avantajı değildi. Tam tersine, en büyük dezavantajıydı. Damat olmasaydı... Bu kadar dikkat çekmeyecekti, bu denli üzerine gidilmeyecekti, bu şekilde paratoner durumuna düşmeyecekti, “yumuşak karın” muamelesi görmeyecekti, siyasal pozisyonu yerli yerine oturmuş olacaktı, daha adil bir tartışmanın konusu olacaktı, daha insaflı yaklaşımların öznesi olacaktı.

MADDE ÜÇ

Yazının Devamını Oku

Her siyasi tartışmanın değişmez argümanları

Haftada iki kez Tarafsız Bölge programını yapıyorum.

Ve haftada iki defa, onlarca kez şu argümanlara maruz kalıyorum:

*

Siz Öcalan’dan mektup getirip okuttunuz.

*

CHP, HDP ile iş tutuyor.

*

Osman Öcalan’ı TRT’ye kim çıkardı?

*

Yazının Devamını Oku

Dışlarsan PKK’ya çalışmış olursun

HDP’ye oy vermiş vatandaşlarımızı...

Kazanmaya çalışmak yerine...

- Ötelersen...

- Dışlarsan...

- İtersen...

- Mahkûm edersen...

- Yargılarsan...

- PKK’dan ayırmazsan...

- Yaftalarsan...

Yazının Devamını Oku

Özetleme kardeşim yazımı

T24 diye bir site var.

Güya ahlak abidesi... Güya tarafsız... Güya dürüst... Güya saptırma yapmıyor... Güya aşağılık işlerden uzak...

*

Peki ya gerçek? Tam tersi.

Tek farkları şu: Ahlaksızlığı birazcık daha sofistike biçimde yapıyorlar.

*

Dün uzun, upuzun bir yazı yazdım, Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin grup toplantısında yaptığı Gara harekâtı konulu konuşmayı analiz eden.

*

Dedim ki:

Yazının Devamını Oku

İki tarafın fanatikleri için değil... Sessiz çoğunluk için yazılmış bir yazı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, CHP ve İYİ Parti liderlerini ziyaret edip Gara konusunda bilgilendirdiler.

Çok hoşuma gitti bu ziyaret ve bu bilgilendirme.

Muhalefet dışlanmadı diye...

Demokratik bir tutum sergilendi diye...

Yıllardır yapılmayan yapıldı diye...

Kutuplaşma belası bir nebze olsun dinecek diye...

Memnun oldum.

Fakat ne oldu?

Yazının Devamını Oku

PKK ile mesafe yok! Katliamla da yok!

Her PKK katliamında...

Gözler kısılıp HDP’ye bakılıyor.

*

- “Ne diyecekler acaba?” diye...

*

- “Katliama yönelik şöyle okkalı bir kınama yapacaklar mı?” diye...

*

- “Acaba yine bir gerekçe bulacaklar mı?” diye...

*

Yazının Devamını Oku

Bir alçaklık destanı: Rehine katletmek

PKK denilen örgüt, bu zamana kadar...

- Bebek katletmiştir.

- Öğretmen katletmiştir.

- Köylü katletmiştir.

- İzne giden askerleri katletmiştir.

- İşçi katletmiştir.

- Bombayla vatandaş katletmiştir.

*

İşte en son...

Yazının Devamını Oku

Laikliğe en çok dindarlar sahip çıkmalıdır

Laiklik denilince bazı kesimlerde oluşan alerjinin tek bir nedeni var:

Yakın zamanlara kadar bu memlekette...

Laikliğin, neredeyse din düşmanlığı gibi algılanıp uygulanması...

*

Laiklik, böyle algılanıp uygulandı diye doğru dürüst uygulanmasından vazgeçilemez.

*

Çünkü doğru dürüst uygulanırsa laiklik...

- Tek bir din anlayışının topluma dayatılmasının önüne geçer.

- Dini değişik biçimlerde anlama ve yorumlama özgürlüğüne fırsat verir.

Yazının Devamını Oku

Kumpasta Zekeriya’yla maklubede Ariana’yla

Enes Kanter, gerçekten çok uyanık bir tip.

Ne zaman kiminle ne yapacağını çok iyi biliyor.

Kumpas zamanı...

Zekeriya ile vakit geçirip poz veriyor.

*

Maklube zamanı ise...

Rockefeller’ın torunu Ariana’yla poz veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Muharrem İnce’den Faik Öztrak’a ‘saray ağzı’ yanıtı

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Muharrem İnce’yi “Saray ağzıyla konuşuyor” diye eleştirmişti.

 

Öztrak’ın bu eleştirisine, çok sert bir cevap verdi Muharrem İnce.

Dedikleri şunlar:



*

Yazının Devamını Oku

İskilipli Atıf için şu ikisini birden söylemek mümkün

Bir İskilipli Atıf Hoca tartışması başladı.

Bir taraf İskilipli’yi göklere çıkarıyor.

Bir taraf ise yerin dibine batırıyor.

*

Oysa İskilipli Atıf hakkında...


Yazının Devamını Oku