GeriAhmet HAKAN Bir yatak markasına yazdığın destanları ne çabuk unuttun Hıncal Uluç!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir yatak markasına yazdığın destanları ne çabuk unuttun Hıncal Uluç!

“TEMPUR” diye bir yatak markası var. Uzay mekiklerinde kullanılan malzemeden yatak üretiyor.

Fakat bir sorun var: Bu markanın ürünleri aşırı pahalı!

*

Geç de olsa şunu keşfettim bir süre önce:

Meğer bizim yerli ve milli bir firmamız, aynı teknolojiyi kendi imkânlarıyla geliştirmiş, “Tempur” denilen yabancı markanın ürettiğinden çok daha iyisini üretmiş ve çok daha ucuza satıyormuş.

Yerli ve milli markamıza azıcık destek çıkayım dedim. Mahcupça, çekinerek, ürkerek bir destek yazısı yazmış bulundum.

Hay yazmaz olaydım!

*

“Reklam yapıyor” falan diye üzerime çullanmalar, çirkin imalar falan.

Bir yatak markasına yazdığın destanları ne çabuk unuttun Hıncal Uluç

Tam “Ya sabır” diyordum ki...

Hıncal Uluç’un yazısını gördüm.

*

Hıncal Uluç, yazdığım yazıyla benim basın ahlakını çiğnediğimi ima ediyor ve bizim yayın grubumuzun İcra Kurulu Başkanı Mehmet Soysal’a şöyle sesleniyor:

*

“Sözüm Hürriyet’in yönetici patronu Mehmet Soysal’a! Ben 70 yıldır, çocukluğumdan beri Hürriyet’i hep keyifle okudum. Öyle okumaya devam etmek istiyorum Bay Soysal! Şimdi Ahmet Hakan başta tüm Hürriyet yazarlarına eskisi gibi zevk alarak devam etmem ya da artık her satırlarına ‘Kaça yazmış acaba?’ korkunç şüphesi içinde bakmam sizin elinizde. Duruma acil el koyun.”

*

Size bir şey söyleyeyim mi?

Bu Hıncal Uluç var ya bu Hıncal Uluç...

Türk matbuat tarihinde bir yatak firmasına hem lirik, hem de epik sayısız destanlar düzmekle meşhur ilk ve tek yazardır.

*

Mesela şunu Hıncal Uluç yazmıştır:

“Tempur marka yatağım var. Böyle bir şey olamaz. Bir uzaktan kumandası var yatağın... Düğmelere basmaya başlıyorsunuz. Baş kısmı yükseliyor. Bu arada yorgun ayaklarınızı dinlendirmek isterseniz ayak kısmını havaya kaldıran bir düğme de var. Ama bunlar başlangıç. Asıl harika olan... Kumanda üzerindeki düğmelerle masaj başlatabiliyorsunuz. Bu müthiş yatağı daha yakından tanımak isterseniz... İşte internet adresi: www... En iyisi (...) adresindeki showroom’a gidin, görün ve deneyin. 0216 368 57....’den randevu alabilirsiniz.”

*

Mesela şunu da Hıncal Uluç yazmıştır:

“İnsanı dinlendiren derin uykudur. Derin uyudunuz mu hatta üç saat bile yeter insana. Ben Tempur yatak ve yastıklarını keşfedince derin uykuyu yakaladım.”

*

Mesela şunu da Hıncal Uluç yazmıştır:

“Vallahi iyi para verdim ama değdi. NASA’nın astronotları için ısmarladığı Tempur yatakları, 35 yıldır bel fıtıklı Hıncal’ı kurtardı. Tempur yatakları, dünyada hastane ve otellerin kalite garantisi ve belgesi gibi adeta... Pahalı... Ama bir defa alıyorsunuz. Evladiyelik.”

*

Neyse... Daha çok örnek var, üstelik hiçbiri bu alıntılar kadar kısa değil. En az yarım gazete sayfası!

Ama yeter sanırım.

*

Bir kör kuruşçuk bile menfaat sağlamadan... Tamamen yerli ve milli bir markamızı, bir yabancı marka karşısında azıcık öne çıkarmak maksadıyla yazdığım bir yazı dolayısıyla... Beni yayın grubumuzun en tepe yöneticisine şikâyet eden Hıncal Uluç’a sadece tek bir soru sorup bırakacağım:

Yahu Hıncal Uluç! Sen utanıp sıkılmayı ne zaman öğreneceksin?

 

ŞU DEKANA ŞUNU SÖYLE LÜTFEN FATMA BAŞKAN!

Bir yatak markasına yazdığın destanları ne çabuk unuttun Hıncal Uluç

KONYA Necmettin Erbakan Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bölümleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Karalı, şöyle bir paylaşımda bulunmuş sosyal medyada:

*

“İLAN EDİYORUM.

Bir yatak markasına yazdığın destanları ne çabuk unuttun Hıncal Uluç

Aile hayatına yönelik bazı politikaları YANLIŞ buluyorum. İyi bir çocuk yetiştirmek, iyi bir ev hanımı olmak bakan ya da başkan olmaktan veya başarılı bir iş kadını olmaktan çok daha elzemdir. Yerel seçimde hiçbir kadın belediye başkan adayına OY VERMEYECEĞİM!”

*

Dekan Bey’in görev yaptığı üniversite Konya’nın Meram ilçesinde...

Meram Belediye Başkanı ise Fatma Toru isimli bir kadın siyasetçi...

Fatma Başkan’dan bir talebim var:

Sayın Fatma Başkan!

Lütfen şu dekana...

“Sen oy verme u.... a....” der misiniz?

U ne? A ne?” falan demeyin sakın Fatma Başkan...

Dekan Bey, U’yu da A’yı da hemen anlayacaktır.

 

KEMAL BEY’E VE CHP’YE ÖVGÜ

“TÜRKÇE ezan” tartışması başlatarak CHP’yi lüzumsuz bir ateşin içine atan, ardından da Kemal Kılıçdaroğlu’na adaba sığmayan laflar eden Öztürk Yılmaz, CHP’den en hızlı şekilde atıldı!

Tebrikler CHP... Tebrikler Kılıçdaroğlu...

Hızınız, kararlılığınız, dikkatiniz, ödünsüzlüğünüz için tebrikler!

 

YEREL SEÇİM ÖNCESİ BAZI RİCALARIM OLACAK

- Çok rica ediyorum: Aday sıfatını elde edememiş olan aday adayları! Aday sıfatını kazanana kadar benden uzak durabilir misiniz lütfen?

*

- Çok rica ediyorum: “İşte AK Parti’nin belediye başkan adayları” diyerek birbirinden farklı listeleri WhatsApp’ıma gönderenler! Buna bir son verir misiniz lütfen?

 

ŞAİR BURADA NE DEMEK İSTİYOR ACABA?

TRUMP aynen şöyle demiş:

“Kaşıkçı olayından veliaht prensin haberdar olma ihtimali var. Kendi çıkarlarımız ve İsrail’in çıkarları için ABD, Suudi Arabistan’ın sarsılmaz bir partneri olmaya devam edecektir.”

*

Şair, burada şunu demek istemiş:

*

Prens Efendi!

İstediğin kadar gazeteci kestirip doğratabilirsin...

İstediğin kadar hunharca cinayetler işletebilirsin...

İstediğin kadar asitle ceset yok ettirebilirsin...

Hiiiç mi hiiiiç sorun değil.

Yeter ki bizim ve İsrail’in çıkarlarına bir zarar gelmesin...

Bizim çıkarlara dokunmadığın müddetçe istediğin haltı yiyebilirsin Prens Efendi!

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Son 24 saatte ne oldu? (21.11.2018) 2
X

İktidarın da işi zor muhalefetin de

İKTİDARIN ZORLUKLARI

* Hayat pahalılığıyla ilgili sorunlar.

* Pandemi etkisi.

* Üzerinden atamadığı atalet.

* Yeni bir hikâye yazamaması.

* Yeni bir iletişim dili kuramaması.

MUHALEFETİN ZORLUKLARI

* Çok parçalı oluşu.

* Aday belirlemedeki belirsizlikler.

Yazının Devamını Oku

AKP’li herkesten nefret ediyormuş

Bir avukat, şöyle yazmış sosyal medya hesabında:

“AKP’li herkesten nefret ediyorum. Tahammülüm yok.”

*

Baktım.

Bu paylaşım sahibine karşı...

AK Parti’ye yakın duranlar laf ediyorlar.

“Kutuplaştırma bu değilse nedir” falan diye...

*

Muhalefet cephesinden ise tık yok.

Yazının Devamını Oku

Endekse gel endekse: Afganistan’da temel haklar Türkiye’den daha iyiymiş

“Hukukun Üstünlüğü” diye bir endeks açıklanmış.

Kim açıklamış?

World Justice Project” adlı bir kurum.

*

Bu kurum, her yıl yayınladığı endeksle...

“Hukukun Üstünlüğü” perspektifinden bakarak ülkelerin durumunu ortaya koyma iddiasında.

*

Şöyle bir inceliyoruz endeksi...

Karşımıza şunlar çıkıyor:

Yazının Devamını Oku

Teknik bir izah: Siyasi suikastlar neyi amaçlar?

Siyasi suikastlar, neyi amaçlar?

- Ülkede kaos çıkmasını amaçlar.

*

- Yönetilemeyen ülke algısı yaymayı amaçlar.

*

- Toplumsal huzursuzluğu amaçlar.

*

- Halkın infiale kapılmasını amaçlar.

*

Yazının Devamını Oku

Duyum nedir nasıl alınır?

Önce dikkat çekme hastalığına yakalanmış bir gazeteci yazdı:

 

“Duyumlar alıyorum. Siyasi suikastlar olabilir.”

*

Ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dan benzer bir açıklama geldi:



Yazının Devamını Oku

Tamerci de değilim Nihalci de değilim

Altın Portakal Film Yarışması’nın ödül töreninde sunuculuk yapan Tamer Karadağlı ile ödül alan Nihal Yalçın arasındaki sorunu, hiçbir etki altında kalmadan, zerre kadar politik bir anlam yüklemeden, kadın/erkek meselesine indirgemeden şöyle yorumluyorum:

İkisinin hallerine de güldüm. İkisinin hallerini de tuhaf karşıladım. İkisinin halleriyle de dalgamı geçtim.

*

Peki hangisinden yanayım?

Hemen söyleyeyim:



Yazının Devamını Oku

Bunun Kadir Şeker vakasıyla alakası yok

Bugün Hürriyet’in manşetinde bir vicdan tutulmasının öyküsü var.

Olay, tam olarak şu:

*

Hatay’da bir adam, elinde satırla bir kadını kovalıyor.

Canını kurtarmak isteyen kadın, bir dükkânın önünde oturan dört kişinin arkasına sığınıyor.

Satırlı adam, dört kişinin arkasına sığınan kadına elindeki satırla vuruyor.Ve o dört kişi, kıllarını bile kıpırdatmıyor.

*

Bazıları, bu olay üzerine...

Yazının Devamını Oku

İmam hatiplinin gazetesi

Yakın çevresine kendisini “huysuz” diye pazarlayan ama gazetecilik yaptığı dönemde yerleşik düzene karşı hiçbir huysuzluğuna rastlanmayan Tuğrul Eryılmaz diye eski bir gazeteci var.

Bizim İlber Hoca, işte bu Tuğrul Eryılmaz’la Cihangir’de bir araya gelmiş.

*

Tuğrul Eryılmaz, bu buluşmadan söz ettiği yazısında...

İlber Ortaylı’nın fotoğrafının altına şunu yazmış:

*

“İmam hatiplinin gazetesinde neden yazdığı anlaşılamayan akademisyen İlber Ortaylı...”

*

Yazının Devamını Oku

Paradigmanın iflası

“Paradigmanın İflası” diye bir kitap vardı.

Yazarı Fikret Başkaya’ydı.

90’larda başucu kitabımız haline gelmişti.

*

O kitabın adından aldığım ilhamla, bir paradigma iflasından söz edeceğim.

Sosyal medyanın ilk yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda...

Şöyle bir paradigma gelişmişti:

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi kültürü mü? Boğaziçi tepinmesi mi?

Ne zaman Boğaziçi Üniversitesi söz konusu olsa...

Hep şöyle şeyler söylüyorlardı:

*

Boğaziçi’nin bir kültürü vardır.

*

Buradaki ortam, ultra uygar bir ortamdır.

Acayip medeni tartışmalar yapılır burada.

*

Yazının Devamını Oku

Fulya’nın kanserle mücadelesi

Fulya Soybaş, çok kısa bir süre içinde Hürriyet’in vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.

 

Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle, kendini tamamen işine odaklamasıyla, temas ve mesafeyi şahane ayarlamasıyla...

Hepimizi etkiledi, etkiliyor.

*

Ama bizi asıl etkileyen yönü...


Yazının Devamını Oku

Kararsızların artmasının temel nedeni şudur

Ne diyor muhalefet?

- “Üç harfli marketleri şehirlerin dışına atacağız” diyor.

*

- “AVM’leri uzaklara fırlatacağız” diyor.

*

- “Elektrik şirketlerini, elektrik boykotlarıyla dize getireceğiz” diyor.

*

Peki bu tür vaatleri işiten memnuniyetsiz seçmen ne yapıyor?

Yazının Devamını Oku

Mehter Marşı İzmir Marşı

Müjdat Gezen’e bir sempatim var.

Neden?

Nedenini tam olarak izah edemeyeceğim.

“Bazen nedensiz de sempati beslenir” deyip geçiyorum.

*

Fakat yaptığı son çıkışlara çok net itirazım var.

*

Muhalefet kanallarından birinde şöyle demiş Müjdat Gezen:

*

Yazının Devamını Oku

Tuhaf ve anormal bir valilik açıklaması

Önceki gün şöyle bir haber vardı gündemde:

 

Flaş... Flaş... Flaş... Artvin Kemalpaşa Kaymakamı, kendisine hoş geldiniz diyerek elini uzatan öğretmeni haddini bil diyerek sınıftan kovdu.

*

Ve dün...

Bu konuyla ilgili olarak Artvin Valiliği’nden bir açıklama geldi.

*

Valilik açıklaması, aynen şöyle:

*

Yazının Devamını Oku

Parlamenter sistem hayaline erişmek için şu 7 adım şart

BİRİNCİ ADIM: Kazanabilecek iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulacaksın.

İKİNCİ ADIM: Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacaksın.

*

ÜÇÜNCÜ ADIM: Anayasa değişikliğini sağlayacak çoğunluğa erişeceksin.

*

DÖRDÜNCÜ ADIM: Olmuyorsa... Referanduma gidecek çoğunluğu bulacaksın.

*

BEŞİNCİ ADIM: Diyelim yakaladın. Referandumu kazanacaksın.

*

Yazının Devamını Oku

Kahraman Özgür Bey üç harfli marketlere karşı

Melih Gökçek, birkaç yıl önce “cinler” demek yerine “üç harfliler” demeyi tercih etmişti de olay olmuştu.

Dün de CHP’li Özgür Özel “üç harfliler” dedi.

Ama bambaşka bir kasıtla!

Özgür Özel’in üç harflileri, “cinler” değildi, üç harfli süpermarketlerdi.

*

Söylediği tam olarak şu Özel’in:

*

“İktidar olduğumuzda bu üç harfli marketleri ve AVM’leri şehirlerin sınırlarının dışına yollayacağız. Bu konuda verilmiş bir sözümüz var.”

Yazının Devamını Oku

Erdoğan aniden ‘Parlamenter sisteme dönüyoruz’ derse

Geçenlerde Cübbeli Ahmet vardı Tarafsız Bölge’de... “Tarikatlar içindeki cinayetler” konusunu konuşmak için davet etmiştik kendisini.

Reklam arasında siyasete daldı Cübbeli.

Bana, “AK Parti, parlamenter sisteme döner mi?” diye sordu.

Bütün gece sınava çalıştığı halde hiç beklemediği yerden gelen soruyla afallamış öğrencilere özgü bir şaşkınlıkla kekeledim: “Sanmam... Gündemde değil... Olmaz öyle şey... Kem... Küm...”

Benim kem küm etmemle zerre ilgilenmedi Cübbeli.

Ve hemen kendi görüşünü söyledi:

“AK Parti, parlamenter sisteme dönerse iktidarı hiç kaybetmez. Durumu riske atmak istemiyorsa yapması gereken şey parlamenter sisteme dönmektir.”

*

Posta yazarı

Yazının Devamını Oku

Meral Akşener’in ‘Aday değilim’ demesi iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Siyasetin bir numaralı sorusu şudur:

 

Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?

*

Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.



Yazının Devamını Oku

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku