GeriAhmet HAKAN Bir rap şarkısı da anneler için gelse
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir rap şarkısı da anneler için gelse

DENİZ TEKİN... Gitarıyla HDP önünde bekleyen annelerin sesi olsa...

ŞANIŞER... Çocukları ölüm için dağlara götürenlere laflar sıralasa...

*

EZHEL... Annelerin isyanını yaptığı bir şarkıyla “olay” haline getirse...

*

TAHRİBAD-I İSYAN... Anneler için ortalığı tahrip etse...

*

KAMUFLE... PKK’ya “ver o anaların çocuklarını” diye haykırsa...

*

FUAT... “Hem ormanları yakıyorsunuz hem çocukları” dese...

Bir rap şarkısı da anneler için gelse

Velhasıl-ı kelam...

Şöyle üç dakikalık okkalı bir rap şarkısı da...

HDP önünde bekleyen bağrı yanık analar için gelse de...

Hepimiz...

“Helal olsun vallahi çocuklara! Vicdanları sadece bir kesim için sızlayanlardan değillermiş” desek...

Nasıl olur?

CUMARTESİ ANNELERİ DE BİZİM ANNELERİMİZDİR

HDP’nin önünde evlatları için haykıran annelere destek veriyoruz ya...

Diyecek bir şey bulamayanların, dedikleri tek şey şu: “Cumartesi Anneleri şunca zamandır eylem yaparken sen neredeydin?”

*

Acılı anneleri yarıştırarak işin içinden sıyrılma çabasının farkındayım ama yine de kendi adıma bu sorunun yanıtını vereyim:

*

Ben hiçbir zaman acılı anneleri günlere ayırmadım... Cumartesi Anneleri’nin acısıyla HDP önünde evlatlarını talep eden annelerin acısı arasında benim açımdan zerre fark yoktur.

Bir rap şarkısı da anneler için gelse

NİŞANTAŞI ÜNİVERSİTESİ: ÖĞRENCİ OLASIM GELDİ

ADIM bir biçimde Nişantaşılıya çıktı ya... Tabii ki Nişantaşı Üniversitesi’ne kayıtsız kalamazdım. Her adımında “Burada ne okunur ama... Öğrenci olasım geldi...” diye sayıklayarak dolaştım üniversiteyi... İzlenimlerimi aktarıyorum:

*

YOK BÖYLE KAMPUS: Kasmaya zerre imkân tanımayan, rengârenk, cıvıl cıvıl, her yanından gençlik fışkıran, devasa ama devasalığıyla asla ezmeyen, teknolojik ama ben teknolojiğim diye bağırmayan bir kampus... Üstelik her zerresiyle de engelli dostu...

*

TEORİ DEĞİL PRATİK: Üniversitenin mottosu şu: “Yüzde 30 teori, yüzde 70 pratik...” Yani mezun olanın ayrıca öğrenmeye ihtiyaç duymayacağı bir sistem kurmuşlar... Hayatın tam göbeğine “güm” diye atılma ve iş bulma imkânına oynuyorlar.

*

EKSİĞİ YOK: Laboratuvar mı? Hepsi son model... Simülasyon mu? Hepsi son teknoloji... Stüdyo mu? Hepsi en kapsamlısından... Sınıf mı? Hepsi en akıllısından... Dijitalleşme mi? Müfredat bile dijital...

*

GÖRMEDEN OLMAZ: Bilimselliği sevdiren renkli caddeleri var kampusun... Neşeyle öğretmeyi, mutlulukla bilim yapmayı, pratikle pişmeyi amaçlayan kocaman bir teknoloji parkı gibi bir yer... Anlatılarak anlaşılması imkânsız, görmeniz lazım.

*

LEVENT UYSAL: Üniversitenin kurucusu Levent Uysal, yüzünde daima bir tebessümle dolaşan bir adam... Zevkleri genç, ilgi alanları genç, merakları genç... Böyle olunca da kurduğu üniversitenin her zerresinden gençlik fışkırıyor.

NEREDE BU MEVLÜT UYSAL?

YENİKAPI’ya yığılan araçlar üzerinden AK Parti yetkilileri açıklamalar yapıyorlar, “Yalan, iftira” falan diye...

Bakıyoruz: İstanbul’un son AK Partili Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’a... Ondan “tıs” yok.

*

Yahu Mevlüt Uysal!

Gitsene Yenikapı’ya.

Millete bilgi versene.

“Bu araçları belediye kiralamış, başka kurumlara kullandırmış. Belediyenin parasını çarçur etmiş” falan diyorlar, niye susuyorsun?

Sorumluluğu sana ait olan bir işin savunmasını niye başkalarına bırakıyorsun ki kardeşim.

*

Yoksa diyecek bir sözün mü yok nedir?

CHP’LİLER NİYE HDP İLE YAKINLAŞMAYA SES ETMEZ

BUNUN üç temel nedeni var:

*

BİR: Kendilerinde yılların zafere susamışlığı var da ondan.

*

İKİ: Tayyip Erdoğan karşıtlığı en güçlü duyguları da ondan...

*

ÜÇ: “AK Parti yapıyor, biz niye yapmayalım ki” diye düşünüyorlar da ondan...

HER DAİM ELEKTRİK YARATANLAR ORKESTRASI

Börek çörek, ekmek düşmanlığında Canan Karatay.

Cahil avcılığında ve itinayla laf sokmada İlber Ortaylı.

Yemede içmede ve ankette Vedat Milor.

İlişkilerde, aşklarda ve türevlerinde Billur Kalkavan.

Her daim ama her daim olayların adamı olmakta Fatih Terim.

Bilimsellikte, pozitivizmde ve sarsıntılarda Celal Şengör.

Tarikat, cemaat, kefen ve ötesinde Cübbeli Ahmet.

Twitter canavarlığında ve korkunç gülümsemede Melih Gökçek.

Magazinel ayarcılıkta Demet Akalın.

İçeride kalarak hunharca eleştiride Abdurrahman Dilipak.

Evlilik ve boşanma döngüsünde Burcu Esmersoy.

ZORUNLU AÇIKLAMA

YILDIRIM Demirören’i tavlada yenmiş, bunu da tantanalı bir gururla yazmıştım.

Bu kez yenildim.

Yıldırım Bey “E bunu da yazarsın artık” deyince yazmak şart oldu tabii...

*

Gerçi usta oyuncuların, “gel gel yapmak” ve “üst üste yenip de gelir kapısının kesilmesine fırsat vermemek” gibi kendilerine özgü tuhaf tutumları olur ama neyse...

Son tahlilde yenilmiş oldum.

X

Ali Erbaş’tan mesaj var: Ben de günaydın derim

Telefonuma bir mesaj geldi.

Baktım:

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’tan gelen bir mesaj...

*

Mesajı noktasına, virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum:



Yazının Devamını Oku

Sabah-ı şerifleriniz hayırlı olsun Ali Erbaş Bey

“Günaydın” demeyecekmişiz.

Çünkü...

“Cahiliye dönemi”nde “Sabahınız hayat olsun” diye selamlama yapılırmış.

“Günaydın” da biraz buna benziyormuş.

*

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın iki yıl önce yazdığı kitapta geçiyormuş bu ifadeler.

*

Rahmetli babam, öfkelendiğinde ve ne diyeceğini bilemediği durumlarda hep şöyle derdi:

“Allahumme meassabirin!”

Yazının Devamını Oku

Resul Tosun’un çıkardığı yapay laiklik tartışması

1990’larda “Laiklik elden gidiyor” denilerek...

Yapay bir laiklik tartışması başlatıldı.

*

Amaç:

Refah Partisi’ni köşeye sıkıştırmaktı.

2021 yılının eylül ayındayız.

Ve yine “laiklik tartışması” yapıyoruz.

*

Yazının Devamını Oku

Önceki Ziya Selçuk... Sonraki Ziya Selçuk...

Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı görevini bıraktıktan sonra yeni bir imaj yapmış.

Önceki hali ile sonraki hali arasında bir mukayese çalışması yaptım:

*

- Öncesinde aşırı resmiyet var, sonrasında jantilik.

*

- Öncesinde omuzlarda okul yükü var, sonrasında yük atılmış.

*

- Öncesinde intizam var, sonrasında ihmal edilmiş şıklık.

*

Yazının Devamını Oku

“12 Eylül İslamcılığa yol verdi” diye bir balon

Dün 12 Eylül’ün yıldönümüydü ya...

Şöyle bir baktım ve gördüm ki...

O meşhur “Türkiye’de İslamcılığın yükselişi, 12 Eylül sayesinde gerçekleşti” balonu yine havalandırılıyor.

*

Gelin, bu balona iğne batırmayı deneyelim:

*

Evet, doğrudur.

12 Eylül, “biraz Müslümanlık” istemiştir.

*

Yazının Devamını Oku

Yılmaz Güney denince hangisi aklımıza gelecek?

Yılmaz Güney’in iki yönü var.

 

Bir yönünde...

Bir hâkimi öldürmüş, sevdiği kadının kafasının üstüne bardak koyup nişan almış, alkollü araç kullanarak bir çocuğun ölümüne neden olmuş... Kısacası şiddete meyyal maço bir adam var.

*

Bir yönünde ise...

Türk sinemasının yüz akı sayılabilecek filmler çekmiş, uluslararası alanda büyük başarılar elde etmiş, sinemanın yıldızı bir sanatçı var.

*

Bu

Yazının Devamını Oku

Bırakın artık şu tatsız ve kibirli müsamereleri

Edremit’in düşman işgalinden kurtuluş törenlerinde, “Kara çarşaftan kurtulup özgürlüğüne kavuşmuş kadın” müsameresi yapılmış.

Çok saçma! Çok komik!

Çok kibirli! Çok tatsız!



Çok anlamsız! Çok ilkel!

Çok gereksiz! Çok bayat!

Yazının Devamını Oku

İmamoğlu’nun açıklaması ne anlama geliyor

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı için şu açıklamayı yaptı:

“Ben şu anda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yım. Bu durumda bana düşen belediye başkanlığını en iyi şekilde yapmak. Şu an benim aklımdan geçen ve amacım, İstanbul’da görevini en iyi yapan bir belediye başkanı olmaktır. Dahası hedefim, İstanbul’da tarihin en başarılı belediye başkanı olmaktır, daha ötesi yok.”

Bu açıklamadan ben şu dört sonucu çıkardım:

*

BİR: Meral Akşener, İmamoğlu’nu övünce, “Akşener, İmamoğlu kartını masaya sürdü” yorumları yapılmıştı. İmamoğlu, bu kıskaçtan kendini kurtarmak istiyor.

*

İKİ: İmamoğlu, bu açıklamayla Kemal Kılıçdaroğlu’na “Ben senin önünde engel olmam, sen adaysan benim bir çıkışım olmaz” mesajı veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş’in takdir kazanmasının tek yolu: Para mara düşünmeden istifayı basmasıdır

Şenol Güneş’in son hezimetten sonra “İstifa ediyorum” dememesinin, diyememesinin nedeni şu:

Gönderilirse... Kendisine yüklü miktarda tazminat ödenecek.

*

İstifa ederse... Yüklü miktardaki tazminatını alamadan gitmiş olacak.

İşte tam da bu nedenle “Başarısızlık bana aittir” demesine rağmen...

Bırakıp gitmiyor, gidemiyor.

*

Şenol Güneş

Yazının Devamını Oku

En etkili muhalefet partisi: Pahalılık

İktidara yakın gazeteciler, günlerdir uyarıyorlar:

“Hayat pahalılığına bir çözüm bulunmalı. Marketler ateş pahası. Fiyatlar katlanarak artıyor. Vatandaşın tek derdi bu. Büyüme rakamları güzel ama kimse büyümeye bakmaz. Önümüzdeki seçimi kazanmak için bu soruna acil çözüm bulunmalı.”

*

Çok doğru, çok haklı, çok önemli uyarılar bunlar.



*

Yazının Devamını Oku

Taliban’ı işte bu cesur kadınlar yenecek

Hürriyet’ten Fevzi ile Selçuk, Kabil’de bir gösteriye denk geldi.

Fevzi notları geçti:

*

50’ye yakın kadın, Taliban karşıtı gösteri yapıyor. Silahlı Taliban milisleri, durumdan hoşnut değil. Göstericileri dağıtmaya çalışıyorlar. Fakat kadınlar, milim kıpırdamadan gösterilerine devam ediyor. Ta ki Taliban şiddeti ortaya çıkıncaya kadar.

*



Yazının Devamını Oku

Aşı karşıtlarının mitinginde açılması gereken pankart

11 Eylül’te Maltepe’de miting var.

Mitingi aşı karşıtları düzenliyor.

Abdurrahman Dilipak da konuşmacılar arasında.

*

Bu mitingde...

Devasa bir pankart açmak lazım.

Üzerine dev harflerle şunlar yazan bir pankart:

*

-

Yazının Devamını Oku

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki

Afgan mültecilerin Türkiye’ye gelme endişesi üzerine...

Bizim memlekette bazıları, “Taliban kafalı tipler geliyor, eyvah bunlar bizi Talibanlaştıracak” diye telaşlanıyorlar.

*

Ben hayatımda bu kadar özgüvensiz bir yaklaşım görmedim.

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki!

*

Afganistan’dan buraya gelenlerin tümü Taliban zihniyetli olsa bile bir şey olmaz.

*

Olsa olsa şöyle şeyler olur:

Yazının Devamını Oku

Faşist olduğu kadar müptezelmiş de

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, bir anısını paylaşmış.

Tesettürlü bir hanım, Tanju Özcan’a “Başkanım benim bebeğim olmuyor, yardımcı olur musunuz?” demiş. Tanju Özcan da tüp bebekle ilgili bu gayet masum yardım talebini, son derece münasebetsizce yorumlayıp “Hanımefendi, ben size nasıl yardımcı olabilirim?” diye cevaplamış.

Tanju Özcan’ın bu anısını, “Biraz da gülelim eğlenelim” diye anlatması ise işin en mide bulandırıcı tarafı.

*

“Ülkemde mülteci istemiyorum” tavrını, “Mülteciye su bile yok” noktasına kadar taşıyan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a şöyle seslenmek isterim:

*

“Faşist olduğunuz kadar müptezelmişsiniz de...”

İZMİR MARŞI’NI BİLE KUTUPLAŞMA KONUSU HALİNE GETİRMEK

Yazının Devamını Oku

Bir sonraki 30 Ağustos hutbesi için bir ikaz

Buradan Diyanet İşleri Başkanlığı’na sesleniyorum:

 

Bir sonraki 30 Ağustos’ta...

- Ya 30 Ağustos konulu hutbe okutmayın.

- Ya da okuttuğunuz hutbede Atatürk’e yer verin.

*

Çünkü Atatürksüz 30 Ağustos...

- Alparslansız Malazgirt gibidir.

- Osman Beysiz

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin ruh hali iyi değil, hiç iyi değil

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet partisinin liderine yönelik sergilenen apaçık bir nezaketsizlik karşısında hepimiz ortaklaşıp “Bu bir nezaketsizliktir” diyemiyoruz.

*

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet lideri, bir yalan haber üzerinden iktidarı sıkıştırmaya çalışıyor. Ve o lider, haberin yalan çıkmasını hiç mesele etmiyor.

*

Artık Türkiye’de...

Şeytanlaştırma tek taraflı işleyen bir mekanizma değil. Bütün taraflar, birbirlerini şeytanlaştırıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Yıllık iznin bir bölümü

“Yazarımız, yıllık izninin bir bölümünü kullanmak üzere yazılarına ara vermiştir.”

Klasik köşe yazarlığının en klişeleşmiş cümlelerinden biridir bu.

*

Eski üstatlarımız, nedense yıllık izinlerinin tamamını asla kullanmazlardı.

Mutlaka “bir bölümünü” kullanırlardı.

*

“Üstatlara saygı” adına...

Ben de bu klişeyi kullanarak...

Yazılara kısa bir süre ara veriyorum.

Yazının Devamını Oku

Şairi bile nobranlaştıran milletvekilliği koltuğu

Bir arkadaşım vardı.

Şiir yazardı. Şairdi yani.

Siyasete girdi. Milletvekili oldu.

*

Hiç unutmuyorum:

Bir sohbet sırasında bir trafik polisiyle yaşadığı bir olayı anlatmıştı.


Yazının Devamını Oku

Bu fotoğraf hem Taliban’a hem de zalimlere en güzel cevaptır

Afganistan’da görev yapan bu Türk askeri...

- Kadınlar sokağa çıkmalı mı, çıkmamalı mı?

- Kadınlar sosyal hayata karışmalı mı, karışmamalı mı?

- Kadınlar iş yapmalı mı, yapmamalı mı?

Türü sorulara yanıt arayan Taliban’a verilmiş en güzel cevaptır.

*

Afganistan’da görev yapan bu Türk askeri...

- Sergilediği şefkatle...

- Ortaya koyduğu insanlıkla...

Yazının Devamını Oku

Laiklik var olduğu sürece bizde Taliban barınamaz

Taliban zihniyeti ne diyor?

Şunu diyor:

*

Dini herkes benim gibi yorumlayacak.

Dinden herkes benim anladığımı anlayacak.

Benim dinden çıkardığım kurallara herkes uyacak.

Dini başka türlü yorumlamak yasak.

*

Laiklik

Yazının Devamını Oku