GeriAhmet HAKAN Bir butona basma olayı da CHP’den
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir butona basma olayı da CHP’den

CHP’ye yönelik en büyük eleştirilerden biri de şudur: “Bunlar hizmet diye sadece heykel diker”.

*

Sanki “Ne kadar da haklı bir eleştiri” dercesine...

Ardahan’ın CHP’li belediyesi...

“Çok büyük hizmet” olarak dikmiş heykeli...

Bir butona basma olayı da CHP’den

Açılışına da CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu davet etmiş.

*

Kemal Kılıçdaroğlu da...

- Tamam, kardeşim... Atatürkçüyüz...

- Tamam, Atatürk bu milletin ortak değeridir...

- Tamam, Atatürk’ü unutturmamalıyız...

- Hepsine tamam da... Şu heykel Atatürkçülüğünden vazgeçelim artık...

- Atatürk’ün heykellerini dikmek için çabalayacağımıza, Atatürk gibi hizmet edelim millete...

- O Atatürk ki... Hem Osmanlı’nın borcunu ödemiş hem de ülkeyi fabrikalarla donatmıştı...

Diye bir diskur çekmek yerine...

Koştura koştura gidip bu heykelin açılışını yapmış.

*

Açılış ise tam bir kara komedi...

Bir sürü erkek toplanmışlar butonların başına...

Bazı eller butonların üzerinde, bazı eller de butondaki ellerin üzerinde...

Bir butona basma olayı da CHP’den

Heykelin üzerindeki örtünün teknolojik bir hamleyle sıyrılması için basıyorlar butona.

Ama o da ne!

Örtü sıyrılmıyor.

Bunun üzerine manuel yönteme geçiliyor.

Ve bir görevli, elleriyle sıyırıyor heykelin üstündeki örtüyü...

*

Size bir şey söyleyeyim mi?

CHP seçmeni, İstanbul İzmir arasını 3.5 saate indiren otoyolun ücretine yönelik eleştirilerinin binde birini...

“Çok büyük hizmet” diye butonla heykel açan kendi partisinin liderine yöneltse...

Her şey çok güzel olabilir.

 

GROTESKİN DİBİNİ BULMAK: KABURGADAN ÇIKAN YÜZÜK

YER: Nusret.

Yemek: Bir bütün halinde kaburga...

Sürpriz: Kaburganın içine gizlenmiş tek taş yüzük.

*

Nusret’te işte böyle bir evlilik teklifi olayı gerçekleşti.

*

İnsan “Öyle bir evlilik teklifi yapayım ki iğrençlikte sınır tanımayayım” falan diye bin yıl düşünse...

Böyle bir evlilik teklifi yapmak gelmez aklına.

 

HASAN KAÇAN’CIYIM

“ATATÜRK’E hakaret etmek serbest olsun” diye yanıp tutuşan, bu uğurda yasal düzenleme yapılması için sosyal medya kampanyaları düzenleyen, sürekli Atatürk’e saldıran, bütün işini gücünü Atatürk’le uğraşmaya adayan...

Mustafa Armağan gibilere karşı...

“Böyle yapmayalım... Bu ayıptır” diye itiraz eden...

Hasan Kaçan’dan yanayım.

Hem de göğsümü gere gere...

 

MUHARREM İNCE’YE YENİ BİR SOYADI LAZIM

KEMAL Kılıçdaroğlu’nun “KARABULUT” olan soyadı...

“KILIÇDAROĞLU” olarak değişti.

*

Ekrem İmamoğlu’nun “MÜDAFA” olan soyadı...

“İMAMOĞLU” olarak değişti.

*

Muharrem İnce’ye “İNCE” olan soyadını...

“MÜFTÜOĞLU” olarak değiştirmesini teklif ediyorum.

*

“Muharrem Müftüoğlu” olduğu anda...

Kimse tutamaz kendisini.

*

Gerçi kısaltması “MM” olunca...

Akla Marilyn Monroe’yi getirecektir ama olsun o kadar.

 

HASTASIYIZ

- Cem Yılmaz ve olağanüstü göndermelerinin...

- Alev Alatlı ve tükenmek bilmeyen dikkat çekme potansiyelinin...

- Yılmaz Morgül ve gerekçesiz özgüveninin...

- Barbaros Şansal ve dik başlı mağduriyetinin...

- Burhan Kuzu ve muhalifleri delirtme azminin...

- Okan Bayülgen ve ters köşe yapmalarının...

HASTASIYIZ.

 

SOL ELLE YEMEK

AKİT zihniyeti, yine bütün işi gücü bırakıp...

Sol elle yemek yemenin ne fena bir iş olduğunu anlatmakla meşgul.

*

Sol elle yemek yemeye kafayı takarlar.

Sağ elle haram yemeye zerre laf etmezler.

*

Ondan sonra da “Gençlerimiz niye deist oluyor” falan...

 

BOL ACABALI İSTANBUL-İZMİR OTOYOLU MÜDAFAASI

- “Uçakla gitmek daha hesaplı” diyenler, bir arabaya beş kişi doluşup gitmek konusunda ne düşünürler acaba?

*

- “Ama çok pahalı... Ama ateş pahası...” diyenler, eski yolu kullanmayı tercih ederek sorunu çözseler nasıl olur acaba?

- İstanbul-İzmir otoyolu hiç yapılmasaydı... Bu eleştiriler hiç söz konusu olmayacaktı... Olaya bir de bu açıdan baksak mı acaba?

*

- Yakıttan tasarruf... Zamandan tasarruf... Niye bol keseden eleştirenlerin akıllarının ucundan bile geçmez acaba?

 

YÜKSELEN YENİ DEĞERLER

- Kadına yönelik şiddet konusunda ortak duyarlılık...

- Siyanürlü aramalara ve ağaç kesmelere karşı ödünsüz çevrecilik...

- Hayvanlara yönelik kötü muamelelere karşı sert tepkisellik...

- Akraba kayırmacılığına ve torpile yönelik alabildiğine isyan...

- Çocuklara yönelik cinsel taciz konusunda ölümüne karşı koyuş...

X

Bayram işini beceremiyoruz

Bir rengi olmalı bayramın.

Bir coşkusu olmalı.

Bir törenselliği olmalı.

Bir yemeği olmalı, bir hediyesi olmalı.

Bir rüzgârı olmalı.

Bir sembolü olmalı, bir oyuncağı olmalı.

Bir havası olmalı sokaklara yansıyan.

Bir geleneği olmalı hafiften modernleştirilmiş.

Bir anısı olmalı “nerede o eski bayramlar” cümlesinin dışında.

Yazının Devamını Oku

Babacan’ın sallamasına karşı benim sallamam

Ali Babacan şöyle demiş:

 

2018 seçiminde Abdullah Gül, muhalefetin ortak adayı olsaydı kazanırdı.”

*

Hahahaha!

*

Tam bir sallama bu.

Hem de bayağı bir dayanaksız sallama.

*

Yazının Devamını Oku

Apar topar seçime giderler mi gerçekten?

“Ben falanca ay erken seçim bekliyorum” diye açıklamalar yapıyordu Meral Akşener.

Sürekli güncelleyerek...

Baktı, olmuyor.

Vazgeçti tarih vermekten.

*

Baktım, CHP Sözcüsü Faik Öztrak da benzer bir yaklaşım sergilemiş.


Yazının Devamını Oku

Mehmet Ceyhan tutuklansınmış

Niye tutuklansınmış?

Çünkü felaket tellallığı yapıyormuş.

*

Sanki ortada felaket yok, hayat güllük gülistanlıkmış da her şey Mehmet Ceyhan Hoca’nın uydurmasındanmış gibi bir yaklaşım.

*

Bu ancak ve ancak ansiklopedilerde “saçmalık” maddesine karşılık olabilir.

*

- Yoğun bakımlarda yaşam savaşı verilirken...

Yazının Devamını Oku

İsraf var demek yoksulluk yok demek midir?

Dünkü Hürriyet’in manşeti şuydu:

“ÇÖP TOPLADIM, İSRAFI GÖRDÜM”

*

Nereden çıktı bu manşet?

*

Anlatayım:

*

Hürriyet Ekonomi Servisi’nden arkadaşımız Emre Eser, her hafta “İşin Peşinde” diye bir köşe hazırlıyor.

Emre

Yazının Devamını Oku

İşte Ayasofya’ya imam olacak imam

Bugün size bir imamımızın öyküsünü anlatacağım.

Balat’ta imamlık yapan Emin Kır Hocamızın öyküsünü...

*

Emin Kır Hoca’nın serüveni, tayini Eyüpsultan’ın Balat semtindeki Hazreti Kaab Camisi’ne çıkınca başlamış.

Yıl: 2006.



Yazının Devamını Oku

E hani öldürmeye gelen dirilecekti?

Sezai Karakoç’un ünlü sözü aynen şöyledir:

“İslam’ı öyle bir yaşa ki... Seni öldürmeye gelen sende dirilsin”.

*

Ayasofya’nın eski imamı, sosyal medyada İslam davasını öyle savunuyor ki...

Sosyal medyada onu madara etmek isteyenler, onun artık gitgide çirkinleşen polemikçi üslubu nedeniyle bırakın onda dirilmeyi...

Ona bakıp İslam’dan uzaklaşıyorlar.

*

“Seni öldürmeye gelen sende dirilsin” yaklaşımı nerede?

Yazının Devamını Oku

Bu nasıl kapanma ki...

Büyük kapanmanın ilk gününde İstanbul’un dört bir yanından gelen fotoğraflara bakıyorum:

Trafik yoğun. Otobüslere ek sefer konmuş.

Bunun nedenini anlamaya çalıştık arkadaşlarla.

Ve şöyle bir izah getirdik kendi kendimize:

*

Türkiye genelinde 16 milyon kişi, kapanmadan muaf.

Kim bu muaf tutulanlar?

Çeşitli sektörlerde çalışanlar... Sağlıkçılar... Güvenlikçiler... Adliye çalışanları... Kamu çalışanları... Özel sektör çalışanları...

Yazının Devamını Oku

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

Göç karşıtı şöyle dedi:

“Eyvah! Perişan olduk! Şimdi virüs kıyılara ve Anadolu’ya yayılacak.”

*

Göç yanlısı cevap verdi:

*

“Ne alakası var? Arabasına atlayıp dağa, bağa, yazlığa gittiler. Bu yolculukla virüs nasıl yayılsın?”

*

Göç karşıtı sinirlenerek atağa geçti:

*

Yazının Devamını Oku

Doğruları ve yanlışlarıyla alkol tartışması

Alkol ve korona ilişkisi açısından şu üç doğruyu söylemem gerekir:

BİR: Alkol, bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor. Doğrudur.

*

İKİ: Dünya Sağlık Örgütü, korona açısından alkolden uzak durulması gerektiğini söylüyor. Doğrudur.

*

ÜÇ: Dünyanın birçok ülkesinde karantina süreçlerinde alkol satışına aşırı sınırlandırmalar getiriliyor. Doğrudur.

*

Ama bütün bu doğrular, alkol satışlarının tüm yurtta 17 gün süreyle yasaklanmasını haklı çıkarmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Terörle yüzleşmeyen HDP, bize ‘Soykırımla yüzleşin’ diyor

HDP’ye yıllardır söylenen bir söz var:

“PKK’nın terörist olduğunu söyleyin”.

*

- Hık derler.

- Mık derler.

- Öyle derler.

- Böyle derler.

Ama bir türlü sadede gelmezler, gelemezler.

*

Yazının Devamını Oku

90’ların fırtınası: Selahattin Duman

Selahattin Duman 90’ların köşe yazarıydı.

Yepyeni bir üslupla, müthiş bir espri duygusuyla öyle bir daldı ki Babıali’ye...

Çok kısa süre içinde müthiş tiryakilik yarattı.

*

- Kadın erkek ilişkilerine bodoslama girerdi...

- Hasan Cemal’le kafa buluşları efsaneydi...


Yazının Devamını Oku

Bir zamanlar ben de 23 Nisan çocuğuydum

Her 23 Nisan’da şiir okuma işi bana düşerdi.

“Atatürk Çocuğu” diye bir şiiri, avazım çıktığı kadar bağırarak okuduğumu hatırlıyorum.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Mustafa Kemal’in Kağnısı” şiirini de hakkını vererek okumuşluğum vardır.

*

Bu fotoğraf Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde çekildi.

Rahmetli babamın memuriyeti dolayısıyla Doğubayazıt’taydık.

*

Sene 1976 olmalı.

Yazının Devamını Oku

‘Menderes’in sonu’ demeden konuşmayı öğrenemediler

CHP’li Engin Altay, tam bir çelişkiler yumağıdır benim için.

Bazen acayip demokratik, acayip şaşırtıcı, acayip alkışlanacak açıklamalar yapar.

Mesela...

“Ey ABD! Senin bize verecek hukuk ve demokrasi dersine ihtiyacımız yok” diyerek ABD’ye rest çeker. Amerika’nın Türkiye’den Doğu Akdeniz, Ege, Kıbrıs, Suriye’de taviz istediğini söyleyip... “Asla taviz verilmemeli” der.

*

Bütün bunlara bakıp...

“Hah işte! Milli muhalefet budur” falan diye umutlanırım.

*

Yazının Devamını Oku