Binali Yıldırım’la Tuzla’dan Silivri’ye bir yol sohbeti

Seçimi hesaplaşmaya dönüştürmek, İstanbul’a kötülük yapmaktır

KAMPANYADA üçüncü gün... Binali Yıldırım’ın istikameti: Silivri ve Çatalca... Tuzla’da buluştuk Binali Yıldırım’la... Atladık arabaya... Silivri’ye ulaşıncaya kadar ben sordum, o cevapladı.

Binali Yıldırım’la Tuzla’dan Silivri’ye bir yol sohbeti

- İSTANBUL’A KÖTÜLÜK: Konuşmamızın en başında Binali Yıldırım, yerel seçimin ideolojik bir hesaplaşma alanına çekilmemesi gerektiğini söyledi. “Ne demek bu? Biraz açar mısınız?” diye sordum. İşte söyledikleri: “Yerel seçimi, bir hesaplaşmaya dönüştürmemek gerekir. Bu seçimde sadece İstanbul’u, İstanbul’un sorunlarını, İstanbul’un geleceğini konuşmalıyız. Konuyu İstanbul dışına taşırmak, İstanbul’a kötülük yapmak anlamına gelir.”

*

- SAMİMİYETLE: “Aday olmayı en baştan beri düşünüyor muydunuz?” diye sordum Binali Yıldırım’a... “Samimiyetle söylemem gerekirse başlangıçta zihnimde değildi” dedi. Ardından da ekledi: “Görev verildiği andan itibaren ise dört elle işe sarılmış durumdayım. Proje ve icraat zaten bizim işimiz. 16 yıldır yaptığımız iş... İstanbul’un tüm konuları, benim zaten bildiğim konular.”

*

- FENA DEĞİL: Peki ya anketler? Acaba anketler ne diyor? Yıldırım, anketlerle ilgilenmediğini söyledi. İstanbul’u dinlediğini, vatandaşla sohbet ettiğini, vatandaşın beklentilerini anlamaya çalıştığını belirtti. Ben hemen atıldım: “Vatandaşla temasınızda ilk intibaınız nasıl?”. Binali Bey gayet soğukkanlı bir edayla “Fena değil” yanıtını verdi.

*

ADAYLARA BAŞARILAR: “Rakibiniz hakkında... Rakipleriniz hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusuna kelimesi kelimesine şu cevabı verdi Binali Yıldırım: “Hiçbir rakibimi küçümsemem. Kavga niyetinde değiliz. Bütün adaylara başarılar diliyorum.”

 

‘ŞEHİR TERASLARI’ GELİYOR

Binali Yıldırım’la Tuzla’dan Silivri’ye bir yol sohbeti

- Benim açımdan İstanbul’un en büyük sorunu şu: Kocaman binaların arasında sıkışıp kalmak... Nefes alınacak yerlerin azlığı... Şehrin göbeğinde yaya mekânlarının kısıtlı oluşu...

*

- Binali Yıldırım, işte bu soruna çare olarak “Şehir Terasları” projesini geliştirmiş. “Şehir Terasları”, yayalar için yolların üstüne yapılacak olan yeşil köprüler ya da yaya platformları... Binaların arasında sıkışıp kalmış vatandaşlarımızın nefes alabileceği, yeşillendirilmiş alanlar...

*

- Binali Yıldırım’a “Üste böyle bir platform yaptığınızda altta distopyatik boğucu bir hava oluşmaz mı?” diye sordum. Gülümseyerek cevap verdi: “Oluşmayacak. Çünkü şehir teraslarının altında araçların duraklayacağı yerler ve yayaların erişim yollarının üzeri tamamen açık olacak.”

*

- New York’ta, Seul’de benzer projeler geliştirilmiş ve hayli de olumlu sonuçlar alınmış. Binali Yıldırım, şehir terasları projesinin önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyor.

 

HARBİYE AÇIKHAVA’YA AÇILIR KAPANIR TAVAN

- Yaz ayları geldiğinde hepimizi bir heyecan kaplar. Neden? Çünkü Harbiye Açıkhava’nın vakti gelmiştir... Fakat Eylül’le birlikte Harbiye Açıkhava’nın ömrü de sona erer... Çünkü kışa uygun değildir...

Binali Yıldırım’la Tuzla’dan Silivri’ye bir yol sohbeti

*

- Binali Yıldırım, Harbiye Açıkhava’nın bu kaderini değiştirecek bir projeyle yola çıkıyor. Üç ayda 60-70 organizasyon yerine 12 ay boyunca yüzlerce etkinliğin yapılmasını sağlayacak bir projeyle...

*

Binali Yıldırım’la Tuzla’dan Silivri’ye bir yol sohbeti

- Projeye göre... Açıkhava’nın üstü açılır kapanır olacak. Hareketli bir tabanı olacak... Ha! Bu arada “Açıkhava” demeye devam edeceğiz. Çünkü sadece çok gerekli zamanlarda üstü kapatılacak.

 

AFİYET OLSUN DEMEYİP DE NE DİYECEKTİM Kİ?

BİNALİ Yıldırım’ın Kadıköy’de dolaşırken içki içip yemek yiyenlere “Afiyet olsun” demesi bayağı konuşulmuştu. Bunu anımsattım kendisine... Söyledikleri aynen şunlar:

*

“Niye konuşuluyor böyle bir şey, anlamış değilim. Aklımdan hiçbir şey geçmeden, büyük bir doğallıkla yemek yiyen insanlara ‘Afiyet olsun’ dedim. Bunda yadırganacak ne var? ‘Niye yemek yiyorsunuz’ mu diyecektim? İçki içiyorlarmış... Herkes yaptığı işten mesuldür. Biz yargılayamayız, sorgulayamayız. Herkesi zorla kendine benzetmeye çalışırsan huzursuzluk olur. Etkileşim tabii ki olur ama etkileşimin de doğal olması gerekir.”

 

EYÜP SULTAN İMAMININ ADIMI SÖYLEDİĞİNİ FARK ETMEDİM

EYÜP Sultan’da imam dua ederken, “Binali Bey’in başarılı olması için el Fatiha” demişti... Bunu hatırlattım Binali Bey’e... Şunları söyledi:

*

“Duada benim adımın söylendiğini o anda fark etmiş değilim. Gazetelerde yazınca öğrendim. Benim böyle bir talebim olmadı. Dediğim gibi bilgim de yoktu. Tembih falan da yok. Diğer adaylar da gitsinler Eyüp Sultan’a... Onlar için de dua edilsin... Dua hepimize lazım.”

 

SİLİVRİ’NİN KIRMIZI TAKSİLERİNE SARI SÖZÜ

RAHMETLİ babam, Silivri’den emekli oldu. Annem hâlâ Silivri’de oturuyor. Benim hayatımın bir bölümü Silivri’de geçti. Bu yüzden biraz da Silivrili sayılırım.

*

Silivri, artık İstanbul’un bir parçası... Suyu İSKİ’den geliyor... Büyükşehir için oy kullanıyor Silivri halkı... Ama Silivri’nin taksileri, sarı değil kırmızı... Yani her şey değişiyor ama bir tek taksilerin bu konumu değişmiyor. Kırmızı taksiler, İstanbul’un diğer ilçelerinden yolcu alamıyorlar.

Binali Yıldırım’la Tuzla’dan Silivri’ye bir yol sohbeti

*

Kırmızı taksiciler karşıladı Binali Yıldırım’ı Silivri’nin girişinde. Yıldırım, dertlerini dinledi. Çözüm sözü verdi. Ve yanına cumhur ittifakının adayı Volkan Yılmaz’ı alarak kırmızı taksilerden birinin direksiyonuna geçti.

*

İzlenimim şudur ki: Binali Yıldırım, ahaliyle diyalog kurmasını, inandırıcı bir şekilde söz vermesini, verdiği sözde duracağının sembolik ifadelerini ortaya koymayı gayet iyi başarıyor.

 

GELENEKSEL BİNALİ YILDIRIM ARMAĞANI

BİNALİ Yıldırım’ın makam aracında koltuğunun hemen önünde üç beş adet renkli tespihlerden bulunuyor.

Binali Yıldırım’la Tuzla’dan Silivri’ye bir yol sohbeti

Binali Bey, şöyle bir gelenek geliştirmiş: Aracında beraber seyahat ettiklerine bu tespihlerden birini hediye edermiş.

*

Ben de bu gelenekten payıma düşeni aldım. Tespihi elimde gören “Versene bir bakayım” falan diyerek hacılamaya çalıştılar ama ödün vermedim. Zira en azından hevesimi iyice alıncaya kadar kimseye kaptırmaya niyetim yok.

Binali Yıldırım Silivri'deAK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, Silivri'de çiçekçilikten 4 bin kişinin iş sahibi olacağını belirterek, "Çünkü İstanbul'un çiçeğini, başka şehirlerden alıyoruz. Burnumuzun dibinde Silivri'de, çiçekçilik köyü var. Şimdi onu geliştireceğiz, bütün İstanbul'u süsleyecek çiçekleri de Silivri'den almış olacağız." dedi. Yıldırım, yanına gelen Silivri Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi'ni öğrencisi Merve Sude, Yıldırım'ı okuluna davet etti. Yıldırım, "Bugün gelemeyiz program çok yoğun" dedi. Merve Sude'nin ısrarı üzerine Binali Yıldırım, Silivri Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi'ne uğradı.

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Sahipsiz kalan bir cenazenin öyküsü

Akşam saatleriydi.

Telefonum çaldı.

Sedat Ergin, heyecanlı bir ses tonuyla şunları anlattı:

*

“Çok alakasız bir yerden öğrendim. Nur Vergin vefat etmiş. Kimsesi yokmuş. Cenazesi iki gün evde kalmış. Çilingir marifetiyle evinin kapısı açılmış. Polis iki gündür yana yakıla Nur Vergin’in bir yakınını arıyor, bulamıyormuş. Cenaze ortada kalmış.”

*

Haberi aldığım anda şoke oldum.

*

Yazının Devamını Oku

Merkel’in yerine gelecek isim PKK’yı çok üzecek

Merkel’in yerine gelecek isim belli oldu: Armin Laschet.

 

Laschet’in en önemli iki özelliği var:

- BİR: Türkiye dostu...

- İKİ: PKK’ya terörist demeyenlere çok kızıyor...

*

Bir tartışma programında izledim Armin Laschet’i...

Yazının Devamını Oku

Bütün yönleriyle aşı sırası olayı

Hadi gelin hatırlayalım.

 

Çin aşısının küçümsendiği, acayip kuşkularla karşılandığı, “Çin aşısı mı? Aman kalsın!” dendiği, “Ben Alman aşısı olurum arkadaş” tavrının konduğu günlerde...

Bazı önemli şahıslara...

Şöyle bir soru soruluyordu:

*

“Efendim, siz Çin aşısı olur musunuz?”

*

Önemli şahıslar, bu soruya...

Yazının Devamını Oku

Sevim Gözay’la bir anı: Birand’ın aykırı imam hatip programına çıkmıştık

İmam-hatipler, bir zamanlar bu ülkenin en önemli tartışma konusuydu.

Önleri kesilir, tartışılırdı.

Sayıları artar, tartışılırdı.

Mağdur edilirler, tartışılırdı.

Mağduriyetleri giderilir, tartışılırdı.

Tartışılır babam tartışılırdı yani.

*

Bu nedenle de...

İmam-hatipler, bir zamanlar tartışma programlarının

Yazının Devamını Oku

Sözde

Kemal Kılıçdaroğlu, son günlerde çok sert.

İyi ama...

- İktidar yumuşak mı?

- Cumhurbaşkanı Erdoğan yumuşak mı?

- AK Parti sözcüleri yumuşak mı?

Hayır! Asla!

*

Normal şartlar altında baktığımızda söylemem gereken şudur:

*

Yazının Devamını Oku

WhatsApp’tan neden kolay kolay çıkamam

Dadanmacı bir kişilik olduğum için tiryakisi olduğum bir şeyi hemen terk edemediğimden...

- Sanki ben orayı terk edince... Herkes orada kalacak ve arkamdan konuşacakmış gibi düşündüğümden...

*

- Yeni yerlere ısınma sürecinin üzerimde yarattığı ağır tedirginlik ve yoğun stresten korkuyor olmamdan...

*

- İçinde bulunduğum grupların “Çıkalım mı, çıkmayalım mı” konusunda yaptıkları tartışmadan fena halde sıkıldığımdan...


Yazının Devamını Oku

Maklubeci tosun marulcu olmuş

Fetullah’ın manevi oğlu olarak bilinen, hatta soyadını “Gülen” olarak değiştiren basketbolcu Enes var ya...

İşte o Enes, bir vegan dergisine pozlar vermiş.

*

Maruldan kıyafetler giyerek fotoğraflar çektirmiş.

Ve şu mesajları vermiş:

- Et olumsuz etki yaratıyor.

- İnekler ve tavuklar vahşice öldürülüyor.

Yazının Devamını Oku

Milli Mücadele yedi düvel falan

Metin Hülagü adlı tarih profesörü, sosyal medyada şöyle bir paylaşım yapmış:

“Milli Mücadele’de biz 7 düvelle falan savaşmadık. Bu tür masalları çocukken dinlemiştik ama anladık, yalanmış. Tek savaştığımız devlet Yunanistan ve kısmen Fransa’dır.”

*

Tarih profesörü titrim yok ama aklım ve izanım var.

Akıl ve izan çerçevesinde...



Yazının Devamını Oku

Bizim çocuklar yapmadı

12 Eylül darbesinin haberi ABD’ye ulaştığında...

Bir ABD yetkilisi...

“Our boys have done it” demişti.

Yani...

“Bizim çocuklar başardı.”

ABD’deki son olayların başladığı andan itibaren öylece bekledim.

Bir yetkilimiz çıksa da...

“Kongreyi basanlar bizim çocuklar değil” diye bir demeç patlatsa diye...

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi protestoları kimin işine yarayacak?

Eğer bu protestolar...

Amacından saparsa...

Tadında bırakılmazsa...

Bir büyük kargaşaya dönüşürse...

İllegal örgütlerin katılımına açık hale gelirse...

Üniversitenin dışına taşarsa...

Barışçıl yönünü kaybederse...

Polisle çatışma noktasına varırsa...

Yazının Devamını Oku

Hasip, Emine Fatma, Sırrı Selahattin Ahmet

İYİ Parti’nin önemli isimlerinden Yavuz Ağıralioğlu, HDP’ye karşı bugüne kadar yapılmış en sert açıklamalardan birini yapmış.

 

Söyledikleri, HDP açısından gerçekten yenilir yutulur cinsten şeyler değil.

*

Tam olarak söylediği şu Ağıralioğlu’nun:



Yazının Devamını Oku

Savunma Bakanı Hulusi Akar’dan önemli mesajlar

Dünyada hiçbir ordu bunu başaramazdı

- 15 Temmuz badiresinden sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nin durumu nedir? Toparlanma oldu mu?

*

- HULUSİ AKAR: 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra ordudan uzaklaştırılanlar oldu. Generallerin yüzde 50’si, kurmay subayların yüzde 73’ü görevden uzaklaştırıldı. Bunun ardından bir ay sonra Fırat Kalkanı Harekâtı gerçekleşti. Sonra da 4 büyük başarılı operasyon. Dünyada başka hiçbir ordu bunun altından kalkamazdı.

*

SÖZDE DEVLET TEHDİDİNİ PARÇALAYIP ATTIK

- Harekâtların amacı, sizin “terör koridoru” diye nitelediğiniz yapıyı bozmaktı. Bunda başarılı olundu mu?

*

Yazının Devamını Oku

Vitrin mankeni, başörtüsü, CHP ve Sevgi Kılıç

CHP’de başörtülü bir Parti Meclisi üyesi var.

Adı: Sevgi Kılıç.

*

Sevgi Kılıç’ın CHP’nin Parti Meclisi’ne seçilmesini başından beri hep şöyle karşıladım:



“Ne güzel! Ne şahane! Ne hoş!”

Yazının Devamını Oku

Osman Hoca’nın iyi hayat tavsiyelerinden 10’unu seçtim

Dünkü Hürriyet’te uzun, upuzun bir liste yayınladı Osman Müftüoğlu... Listenin adı: “İYİ HAYAT TAVSİYELERİ”. Yüz maddelik bir liste... “Çok çok iyi bir hayat” olmasa da “Eh işte... İdare eder bir hayat” için listeden 10 madde seçtim kendime...

1. STRESE UYUM SAĞLA

Uyum sağla demek kolay... Nasıl yapacağız bu işi Osman Hocam? Huyunu suyunu bilmiyoruz ki bu meretin.



*

2. AZ KONUŞ ÇOK DİNLE

Yazının Devamını Oku

2021 duası

2021 yılı...

Maskelerin fora olduğu...

Mesafelerin aradan kalktığı...

Hepimizin aşılandığı...

“Ben de korona oldum” cümlesinin hiç işitilmediği...

Vaka sayısı, ölüm sayısı tartışmalarının yerle yeksan olduğu...

Kucaklaşma döneminin başladığı...

“Entübe” kelimesinin unutulduğu...

65 yaş üstünün rahat bırakıldığı...

Yazının Devamını Oku

‘Sen’ denilmez ‘siz’ denilecek

Bu “sen/siz” meselesine kafayı fena halde takmış bulunmaktayım.

Bunun iki türlüsü var:

*

BİRİNCİ TÜR

Postanede, emniyette, devlet dairesinde görevli olanlar, toplumsal statüsünün yüksek olduğunu düşündükleri tiplere...

“Siz” diye hitap ediyorlar.

Toplumsal statüsünü düşük gördüklerine ise kolaylıkla “sen” diyorlar.

Her önüne gelene “sen” dense...

Genel bir kabalık deyip geçeceğim.

Yazının Devamını Oku

Şu ‘sen’ diye hitap etme sorununu da bir aşsak

Antalya’da şöyle bir olay olmuştu:

 

Polis, “Kalacak yerim yok” diyen bir vatandaşımıza...

Sokağa çıkma kısıtlamasına uymadığı gerekçesiyle...

3 bin 150 lira ceza kesmişti.

*

Bu olay nedeniyle Türk Polis Teşkilatı’ndan bir özür açıklaması geldi.

Yazının Devamını Oku

Bakan Koca’ya sordum: Çin mi, Alman mı? Hangisi denk gelirse şanslıyım?

Şöyle bir durum var:

 

Hem Çin aşısı geliyor Türkiye’ye... Hem de bizim Uğur-Özlem hocaların Alman aşısı...

*

Bu aşılar, belli bir planlama dahilinde yapılacak vatandaşa...

Yani artık hangisi denk gelirse.

*

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı aradım.

Yazının Devamını Oku

Deizm, yılbaşı, içki, Diyanet falan

Haftada bir kez muhakkak muhafazakâr bir yazar, şöyle bir iddiada bulunuyor:

Deizm çığ gibi artıyor!

Hiçbir ölçülmüş veriye dayanmayan bu türden cümlelerle sürekli ortalığın telaşa verilmesi...

Deizm propagandası yapmaktan başka bir şey değildir.

*

Nihat Hatipoğlu’nu seversiniz, sevmezsiniz.


Yazının Devamını Oku

Türkçe Kuran konusunda aklı karışıklar için bir kılavuz

NEDEN ARAPÇA?

Müslümanlar, Kuran’ın “Allah kelamı” olduğuna inanıyorlar. Bu inanış nedeniyle de orijinale sadakat gösteriyorlar. Arapçaya yönelik bir saygı duruşu değildir bu! “Allah kelamı” kabul edilen metne yönelik saygı duruşudur. İbadetlerde, törenlerde Kuran’ın orijinal halinin okunması konusundaki duyarlılığın temel nedeni budur.

*

TÜRKÇE OLMAZ MI?

Türkçe Kuran olmaz mı? Tabii ki olur. Nitekim çok miktarda Kuran meali var. Sadece Türkçe değil. Çince Kuran da olur, İngilizce Kuran da olur, Almanca Kuran da olur, Japonca Kuran da olur. Fakat bütün bunlar, orijinalin yerini tutmaz. Çünkü orijinalin Allah kelamı olduğuna inanılır.

NASIL ANLAYACAĞIZ?

Ritüellerde, dualarda, ibadetlerde, törenlerde Kuran’ın orijinali okunur. Ama bilmek için, öğrenmek için, anlamak için... Tabii ki orijinal metnin çevirisi okunur. Türkçe meal işte bunun için vardır. Kuran’ın daha ayrıntılı yorumu olan Türkçe tefsirler bunun için vardır.

*

Yazının Devamını Oku