Binali Bey ve Kemal Bey’in olağanüstü yanlış bayrak tartışması

KEMAL Bey dedi ki:

Haberin Devamı

“Sekiz şehidimiz var. Şehitlerimiz toprağa verilinceye kadar vatandaşlarımız evlerine ve işyerlerine bayrak assın.”

*

Binali Bey’den beklerdim ki...

Şöyle desin:

“Bravo Kemal Bey! Ne güzel bir teklif bu böyle... Harika! Şahane! Sizi hep böyle görmek isteriz.”

*

Fakat ne oldu?

Şu oldu:

Binali Bey, Kemal Bey’in “bayrak asın” önerisine resmen ve alenen ateş püskürdü.

Şöyle dedi Binali Bey:

“Sen bayrağını cebine koyup Hakkâri’ye giderken biz Türkiye’nin her yerinde bayrağımızı dalgalanıyorduk.”

*

Binali Bey’in bu yaklaşımına karşılık...

Kemal Bey’den beklerdim ki bu pası şahane bir gole çevirsin.

Çıkıp desin ki:

“Yahu ben milletimden şehitlerimiz için bayrak asmalarını istedim. Ne var bunda laf edecek? Hayrola? Sen niye bundan rahatsız oldun ki?”

*

Ancak Kemal Bey bu türden susturucu ve mahcup edici bir açıklama yapmak yerine...

Haberin Devamı

Tuttu... “Sizin zamanınızda havaalanlarına hangi bayrakların asıldığını unutmadık” diyerek tam da Binali Bey’in arzu edeceği türden bir cevap vermiş oldu ve şu lüzumsuz polemiğin sürüp gitmesine imkân tanımış oldu.

*

Kısacası durum şu:

- Biri niye ve neden rahatsız, belli değil.

- Öbürü nasıl cevap vereceğini bilmiyor.

*

İşin tam burasında rahmetli Ferdi Özbeğen’in ‘Kandil’ şarkısı geliyor aklıma...

Şarkının sözlerini azıcık duruma uyarlayarak mırıldanıyorum:

“Gün ışığında yola koyuldum / Elimde kandil gözüm siyasette / Anlam arıyorum, maharet arıyorum / Taş arıyorum, gedik arıyorum...”

 

SALAK AKİT’Çİ! SEN DE ‘SOSYAL DENEY YAPTIM’ DESENE!

KANUNİ’ye “salak” dediği için büyük tepki alan Celal Şengör Hoca, olayı şöyle izah etti:

“Ben sosyal deney yapmıştım.”

*

Akit TV’de “Nişantaşı, Etiler, Cihangir, TBMM... Alayını katledelim” diyen herif, gerçekten çok salak...

Tepkiyi görünce...

Hemen kaçacak delik aradı.

*

Oysa Celal Şengör Hoca gibi uyanık bir tip olsa...

“Ben orada aslında çok önemli açıklamalar yapmıştım. Türk askerinin asla sivil katletmediğini ve katletmeyeceğini anlatmıştım. Fakat ertesi gün kimse bununla ilgilenmez diyerek bir sosyal deney yapmaya kalkıştım. ‘Sivil öldürsek Cihangir, Nişantaşı, Etiler’dekileri öldürürüz’ dedim... Haklı da çıktım. Ertesi gün kimse benim ‘Türk askeri sivil katliam yapmaz’ yaklaşımımla ilgilenmedi. Öldürürüz lafımla ilgilendi. Yani sosyal deneyim tuttu. Türkiye’nin zekâ ve kültür seviyesi ortaya çıktı” derdi.

*

Gördüğünüz gibi...

Haberin Devamı

Celal Şengör Hocamız, her alanda olduğu gibi kasaba kurnazlığında da acayip şampiyon.

 

BEYEFENDİ HAZRETLERİ

ABDÜLHAMİD’i anma konulu bir toplantıda bir belediye başkan yardımcısı, konuşmasına dinleyiciler arasında bulunan Bilal Erdoğan’ı selamlayarak başlamış.

Cümlesi aynen şöyle:

“Pek Sayın Bilal Erdoğan Beyefendi Hazretleri...”

*

Böyle bir hitap biçiminden Bilal Erdoğan’ın çok ciddi rahatsız olduğundan, bu hitap biçiminin Bilal Erdoğan’ı asla mutlu etmediğinden ve bu hitap biçiminde bulunan belediye başkan yardımcısının göze girmeyi başaramadığından, hatta tam tersi etki uyandırdığından...

Yüzde yüz eminim.

 

KAYYIM YAVUZ

YAVUZ Bingöl’e...

“Seni MESAM’a kayyım olarak atamayı düşünüyoruz Yavuz Bey. Ne dersiniz?” dendiğinde...

Normal şartlar altında...

Yavuz Bingöl’ün...

Haberin Devamı

“Abiler, yapmayın etmeyin. Zaten üzerime çok geliyorlar. Böyle bir şey olursa beni fena hırpalarlar” demesi gerekirdi.

*

Demediğine göre...

Şartlar Yavuz Bingöl için pek normal değil herhalde.

 

YİNE Mİ ÇİÇEK?

PAZAR günü bu köşede yazdım.

Dedim ki:

“Reis her an... ‘Şeker fabrikalarının özelleştirilmesini rafa kaldıralım’ diye bir çıkış yapabilir. Yazın bunu bir kenara. Dediydi dersiniz.”

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanlarından Yiğit Bulut, TRT’de yayınlanan programda demiş ki:

“Sayın Cumhurbaşkanımız asla böyle bir şeye izin vermez. Milletimizin yararına ise bu konuda gerekli adımı atacaktır.”

*

Yine mi bilmiş olacağım yahu?

Yine mi çiçek yahu?

 

BUGÜNLERDE NEDEN ÇOK MUTLUYUM?

Haberin Devamı

- Şahane bir kulaklık aldım. Gümbür gümbür.

*

- Mandabatmaz’da kahve içtim. Muhteşem.

*

- “Dark” isimli diziyi keşfettim. Sürükleniyorum.

*

- Oscar’da en iyi kadın oyuncu ödülü tam istediğime gitti. Yaşasın.

*

- Bahar geliyor. Daha ne olsun!

*

- İki haftadır tavlada deviriyorum. Düşeş üstüne düşeş!

 

HANGİ ŞEHİR NE KOKUYOR?

BİR koku uzmanı, “İstanbul simit ve çay kokuyor” demiş.

Buradan aldığım ayakla ‘şehirler ve kokuları’ konusuna dalıyorum:

*

- BURSA: Kesif bir inşaat kokusuna bürünmüş döner kokusuna, azıcık kestane şekeri kokusunun bulaşmasıyla oluşan tuhaf bir koku.

*

- DİYARBAKIR: Kaçak çay kokusu, sarma tütün kokusu, Süryani türküsü kokusu ve biraz da Ahmet Kaya kokusu...

*

Haberin Devamı

- ANKARA: Melih Gökçek’in gözyaşları kokusu, dinozor cesetleri kokusu, azıcık da giden fıskiyenin arkasından bakma kokusu...

*

- MARAKEŞ: Kına kokusu, tamirhane cümbüşü kokusu, yılan ve oynatıcıları kokusu, “Çok Şey Bilen Adam” filmi kokusu...

*

- AMSTERDAM: Ot kokusu, mantar kokusu, çöp kokusu, sarhoş kokusu falan...

*

- YOZGAT: Sürmeli kokusuna karışan Çamlık kokusu, yağmurdan sonra ortadan kalkan sokak kokusu ve buhur kokusu...

 

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Yazarın Tüm Yazıları