GeriAhmet HAKAN Ben bu ‘gâvurların’ bir numaralı dostuyum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ben bu ‘gâvurların’ bir numaralı dostuyum

- Barcelona’daki IŞİD saldırısını bahane edip ortalığa çıkan faşistlere temiz bir sopa çeken Barcelona’nın “gâvur” iyi insanlarının...

Ben bu ‘gâvurların’  bir numaralı dostuyumBarcelona’da İslam karşıtı faşistlere haddini bildiren dost “gâvurlar”.

*

- “Barcelona hoşgörü kentidir, burada İslam karşıtı gösterilere yer yok” diyerek faşist göstericilere engel olan “gâvur” Katalan solcularının...

*

- Avustralya’da burka giyip İslam’ı hedef alan parlamenteri lokantasından “senin gibi bir ırkçıyı burada istemiyorum” diye kovan “gâvur” lokantacının...

*

- İsrail’in Mescid-i Aksa zulmünü protesto etmek için kilisesinde ezan okutan “gâvur” papazın...

*

- Almanya’da Neo-Nazi hareketinin her mitingine karşı mitingle cevap veren ırkçılık karşıtı “gâvur” Almanların...

*

- Avrupa’da IŞİD saldırılarının hemen ardından “bunun İslam’la ilgisi yok, İslam’a saldırmayın” diye haykıran “gâvur” Batılıların...

*

- Amerika’da Müslüman ülkelere getirilen vizeye karşı Müslümanlarla el ele eylem yapan özgürlükçü “gâvur” Amerikalıların...

*

- İspanya’da, İngiltere’de, Fransa’da “Mültecilere kapıları kapatamazsınız” diye esaslı tavırlar koyan “gâvur” Avrupalıların...

*

BİR NUMARALI DOSTUYUM.

 

BARCELONA VE CİHAT ÜZERİNE ÜÇ SAPTAMA
- BİR: Arabayla çarşıya dalıp insanları ezen yaratıkların yaptıkları ile “cihat” arasında paralellik kurmak... Cihada iftiradır.

*

- İKİ: O katiller yaptıklarına “cihat” diyor diye... O katillerin yaptıklarını “cihat” olarak yorumlamak... O katillere öpücük atmaktır.

*

- ÜÇ: Hem “okullarda cihat öğretilmesin” demek, hem de “cihadı şöyle anlatın, böyle anlatın” demek... Çelişki deryasında yüzmektir.

 

STALİN HIYARI
İLBER Hoca’nın Stalin’le ilgili tanımlaması bu...

*

Hoca’dan aldığım ayakla ben de bazı tanımlamalar yaptım:

*

Hitler bademi... Saddam kestanesi... Mussolini kabağı... Kaddafi fındığı... Hüsnü Mübarek bamyası... Kim patlıcanı... Pinochet kerestesi...

 

FİLOZOFUM YILDIZ TİLBEBen bu ‘gâvurların’  bir numaralı dostuyum
- Nietzsche söylese beğenirdiniz...

- Foucault söylese beğenirdiniz.

- Huxley söylese beğenirdiniz.

Fakat...

“Hepinizden nefret ediyorum ama yalnız da canım sıkılıyor” özlü sözünü Yıldız Tilbe söyleyince...

Hiçbirinizden tıs yok.

 

SARIGÜL
YENİDEN en başa dönüyor ve Şişli’den aday olmak istiyor Mustafa Sarıgül.

*

CHP aday yaparsa sorun yok.

CHP aday yapmazsa DSP oracıkta duruyor.

*

Yani kararı CHP verecek ve buna göre verecek.

Ben bu ‘gâvurların’  bir numaralı dostuyum

 

ADALET BAKANI GÜL’E SESLENİYORUM
SAYIN Bakan...

“Hero” tişörtleri meselesinin aldığı yeni boyuttan bilmem haberiniz var mı?

Minicik bir kız çocuğunun üzerindeki “Benim babam bir kahramandır” yazılı tişörtü, içinde “hero” geçiyor denilerek suç unsuru muamelesi görmüş.

Kız çocuğunun annesi gözaltına alınmış.

*

Sayın Bakan...

Sadece ve sadece FETÖ’cülerin işine yarayan, ülkemizi küçük düşüren şu anlamsız ve saçma uygulamaya bir son verin lütfen.

Ben bu ‘gâvurların’  bir numaralı dostuyum

 

NİYE ‘HÖST, ÇÜŞ, OHA’ DİYEN BİR AK PARTİLİ ÇIKMIYOR?
ŞAKLABAN tetikçi, çıkmış Osman Gökçek’in televizyonuna...

Gazeteciler ve gazetelerle ilgili olarak...

“İktidar aleyhine yazı yazamazlar. Hadi sıkıysa yazsınlar” falan diye böğürüyor.

*

Fakat niyeyse...

İktidar kanadından...

Ne bir Bakan, ne bir

Sözcü...

Bu böğüren şaklabana...

- Höst! Burası Kuzey Kore mi lan? Ne demek iktidar aleyhinde yazamazlar?

- Çüş! Sen Türkiye’nin Saddam’ın ülkesi haline geldiğini mi söylemek istiyorsun?

- Oha! “Türkiye’de demokrasi yok” diyen Batı’ya malzeme mi veriyorsun sen?

Falan demiyor.

*

Niye acaba?

 

Ben bu ‘gâvurların’  bir numaralı dostuyum

TUTUMLU ALİŞAN’IN İÇİNDEN GEÇENLER
TUTUMLULUĞUYLA bilinen Alişan, Nişantaşı’nda bir kafede otururken bir dilenci yaklaşmış... Fotoğrafçıları fark eden Alişan, kerhen de olsa beş lira vermiş dilenciye...

*

Alişan’ın parayı verirken yüz hatlarında oluşan ifadeden içinden neler geçirdiğini anlamaya çalıştım.

Sanırım şöyle şeyler geçiriyordu:

- Şurada fotoğrafçılar olmasa... Sana ben bu beş lirayı biraz zor verirdim.

- Misafir gittiğin evde ev sahibinin yaramaz oğlunu sevmek zorunda kalmak... Durumum bu.

- Gitti beş lira gitti...

- Bir lira versem çakılır mı acaba?

- Düğün öncesi şu çıkan lüzumsuz masrafa bak be!

*

Olayla ilgili Alişan Instagram hesabından bir açıklama yapmış. İlgilenenler oradan okuyabilir.

 

Ben bu ‘gâvurların’  bir numaralı dostuyumHEYKELİ DİKİLECEK ÇAKAL: ZEKERİYA ÖZ
BEŞ
milyon dolarlık rezidansı varmış Ergenekon ve Balyoz’un savcısı Zekeriya Öz’ün.

*

Az çakal değilmiş bu Zekeriya Öz.

- Bir yandan Atatürkçü ve vatansever subayların hayatlarını kararttı.

- Bir yandan beş milyon dolarlık avanta rezidansları iç etti.

- Bir yandan zengin işadamlarının paracıklarıyla Dubai’de hanut geziye gitti.

- Bir yandan da ülkenin liberalleri tarafından “Hukuk devrimcisi” falan diye selamlandı.

*

Bütün bunları aynı anda yapan adama...

“Çakal” denmez de ne denir?

 

BİR POLEMİK CANAVARININ NOT DEFTERİNDEN
- Arda’ya “DM’den yürüme dersleri” vermiştim... Yeni haberim oldu. Arda bana “Sanki kendisi çok iyi yürüyor da...” diye bir mesaj göndermiş. Eyvallah Arda!

*

- Şeyma ile Acun, şöyle bir köşede sessizce izleyebileceğim elektro bağlamalı bir kır düğünü yapacaklarsa... Nikâhlarına çağrılmayı çok isterdim.

*

- Kuşum Aydın’ın “hipster” ile “IŞİD militanı” arasında gidip gelen yeni imajına laf sokacaktım ki... “Onunla da polemik yapmayıver” dedim kendi kendime...

*

- Sibel Kekilli bile ülkemizi ikiye bölebiliyor... Sosyal medyada yayınladığı son mesajın ardından “Sibelciler / Anti-Sibelciler” olarak ikiye bölündük.

*

- Tavlanın Putin’iydim. Fakat son günlerde resmen tavlanın girdiği her seçimde yüzde 25’i aşamayan sosyal demokratı oldum. Nazar herhalde.

Ben bu ‘gâvurların’  bir numaralı dostuyum

SON 24 SAATTE NE OLDU?

X

Vurun kardaşlar vurun

Barolar seçimini kazanan delegeler, zafer coşkusu içinde marş söylediler.

 

Söyledikleri marşın sözleri şöyleydi:

*

“Yolumuz devrim yoludur / Gelin kardaşlar gelin / Yurdumuza faşist dolmuş / Vurun kardaşlar vurun”

*

Barolar Birliği’nin yolu...

Yazının Devamını Oku

E ama Erdoğan haksız mı birader?

Atatürk’ün bu ülkeye kazandırdığı en önemli kazanımlardan biridir Türk kadının seçme ve seçilme hakkına kavuşması...

Taaa 87 yıl önce verilmiş bu hak.

Üstelik Avrupa’nın birçok ülkesinde henüz bu hak tanınmamışken.

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 87 yıl önce tanınan bu hakla ilgili olarak yayınladığı mesajda şöyle demiş:

*

“Her ne kadar kadınlarımız, seçme ve seçilme hakkını 1934 yılında elde etmişlerse de, haklarını özgürce kullanmaya AK Parti ile başlamışlardır.”

*

Bu cümleden yola çıkarak...

Yazının Devamını Oku

İki köşe yazısının satır aralarına sıkışan bilgi

Dün gazetelerde köşe yazılarını okurken...

İki köşe yazısının cümleleri arasına sıkışmış şu iki bilgiye rastladım:

*

- BİR: Meğer Dünya Bankası’nın istatistik açısından bir Performans Endeksi varmış. Türkiye bu endekste 128 ülke arasında en iyi ilk 20’deymiş.

*

- İKİ: Meğer TÜİK’in istisnasız tüm verileri, aralıksız olarak uluslararası denetime tabi tutularak denetleniyormuş.

*

Bunlar gerçek mi abi?

Hakikaten de böyle mi?

Yazının Devamını Oku

Şahap Kavcıoğlu TÜİK'e iletişim dersi vermeye gitsin

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, kısa bir süre önce... Meydan okuyan ve herkesi çok şaşırtan bir hamle yapmıştı.

“Birazdan Merkez Bankası’na gidiyorum” demiş ve bütün gözlerin kendisine çevrilmesini sağlamıştı.

*

Taraftarları coşmuştu.



“Yaşa Kılıçdaroğlu! Var ol Kılıçdaroğlu! Şimdi Merkez Bankası düşünsün! Müthiş hamle! İşte budur!”

Yazının Devamını Oku

Öncelikle kestane balının diyarından selamlar

Son günlerde herkesin dilinde bu selamlama.

“Nedir? Nereden çıktı bu?” falan diye minik bir araştırmaya giriştim.

Ve hemencecik buldum!

Gündüz kuşaklarının başa güreşen programlarından Esra Erol’un programında bir hanımefendi, “Kocamın kredi kartlarını bile ben ödedim ama o Şengül’le kaçtı” iddiasıyla ekrana çıkmış.

Stüdyoda esip savuruyor.

Eşi ise canlı yayına Zonguldak’tan bağlanmış.

*

Hanımefendi, kendisini bırakıp Şengül’le kaçan kocasına saydırıyor da saydırıyor.

Yazının Devamını Oku

Kurtar beni Bülent Abi

Hakkında yazdığım eleştirilere cevap verdi Bülent Arınç. Uzun, upuzun metnin bir yerinde bana şöyle seslenmiş: “Seninle yaşamak zorunda olduğu için acısı her fotoğrafında yüzünden okunan kedin Sekter’e dahi acıyorum.” Hemen kedim Sekter’e dönüp sordum: “Ne diyorsun buna?” Kedim Sekter, hiç ama hiç beklemediğim bir cevap vermesin mi? Yüzüne her şeyi göze almışlara özgü bir ifade kondurup “Kusura bakma ama adam haklı” demesin mi? Bu apaçık nankörlük karşısında çok bozuldum. Öfkeyle zıpladım: “Nasıl haklı ya? Bunu nasıl dersin? Şunca zamanlık yaşanmışlıklar var.” Sekter de bunun üzerine aşağıdaki yazıyı kaleme aldı. Noktasına, virgülüne dokunmadan yayınlıyorum:

Fotoğraflarıma bakanlar, genelde “Aman da ne şirin şey, aman da ne şeker şey, ben bunu yerim yahu” diyorlar, başka da bir şey demiyorlar.

Zannediyorlar ki ben gamsız, kasavetsiz, mutlu mesut yaşıyorum.

Ahmet Hakan’ın elinden çektiğim acıları asla fark etmeyip bana alenen ciğercinin kedisi muamelesi yapıyorlar.

Çok şükür, çok şükür!

Nihayet bunu fark eden bir kişi çıktı:

Bülent Arınç!

O engin ferasetiyle, o muhteşem basiretiyle, o meşhur uyanıklığıyla, o asla külyutmaz tabiatıyla...

Yazının Devamını Oku

Aldıklarını buldukları sananlar hizbi

“Aldıklarını buldukları sananlar” diye nitelendirebileceğimiz bir hizip var.

Tayyip Erdoğan tarafından kendilerine verilenleri, kendi marifetleriyle elde ettiklerini sananlardan oluşan bir hizip bu.

*

Kimdir bunlar?



Mesela

Yazının Devamını Oku

Gazetecilerin hiç değişmeyen fıtratı

İslami literatüre azıcık egemen olan herkesin kolayca bilebileceği bir hadis vardır:

“Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar” diye başlayan hadis.

*

Geçenlerde Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, işte bu meşhur hadisi okudu kürsüde.

*

Bazı yayın organları, bu hadisi alıntılayıp...


Yazının Devamını Oku

Üzerimize taş yağdıracak bir olay: Müslüme olayı

İddialar korkunç... Söylenenler felaket... Haberler kan dondurucu...

- Müslüme’nin babası, meğer dedesiymiş.

- Müslüme’nin annesi, kayınpederim bana tecavüz etti demiş.

- Müslüme’nin abisi de dedesinin çocuğuymuş.

*

Bu korkunç iddialar, bu felaket söylentiler, bu kan dondurucu haberler...

Yeni soruları da gündeme getiriyor:

*

Yazının Devamını Oku

Genco Erkal’a açılan dava: Zincirleme lüzumsuzluklar

Genco Erkal yargılanıyor. Adliye koridorlarındaydı dün.

Gerekçe?

Attığı tweet’ler. Suçlama: Cumhurbaşkanı’na hakaret.

Açtım baktım tweet’lerine. Okudum tek tek.

Okuduklarım, Genco Erkal gibi usta bir sanatçının kıratına yakışmayacak türde ergen siyasi atarlardı.

Her gün sosyal medyada tonlarcasını gördüğümüz türde.

*

Tweet’lerde işlenen temalar şunlar: “

Yazının Devamını Oku

Soğan ekmek yerlermiş

İktidar milletvekillerinden biri çıkmış...

“Gerekirse soğan ekmek yeriz, yine de teslim olmayız” diyor.

*

Bir başkası ise çıkmış...

“Eti gramla, domatesi taneyle yiyin” diye tavsiyede bulunuyor.

*

İddia ediyorum:

Milletvekili sıfatını taşıyan bu kişilerin temel derdi...

Ne vatandaşı ikna etmek ne de vatandaşa moral vermek.

Yazının Devamını Oku

PKK ile ilişkiler nasıl minimize edilebilir?

CHP’li Engin Altay, katıldığı bir televizyon programında HDP’ye şu tavsiyede bulunmuş:

 

“HDP’den PKK ile ilişkilerini minimize etmelerini bekleriz.”

*

Minimize etmenin anlamı şudur:



Yazının Devamını Oku

Gelin, helalleşelim

“Birazdan döneceğim sana” deyip de bir türlü dönmediklerim...

 

- Turp gibi sağlam olduğum halde, “Ben biraz rahatsızlandım” diyerek ektiklerim...

*

- “Mutlaka iade edeceğim” diyerek aldığım kitaplarını asla iade etmediklerim...

*

- Lokantada tam hesap ödeme vakti lavaboya giderek hesabı kilitlediklerim...

*

- “Ben de tam seni arayacaktım” diye kandırdıklarım...

Yazının Devamını Oku

Merkez Bankası eski başkanından trol yaratan karanlık

Benim gözümde Durmuş Yılmaz...

- Ciddiye alınacak bir adamdı.

- Bir ağırlığı vardı.

- Söylediği söz bir değer taşırdı.

*

Ve fakat...


Yazının Devamını Oku

Zamanın ruhunun 10 yıl, 20 yıl gerisinde

10 yıl önce... 20 yıl önce...

“Başörtülü bakan... Neden olmasın? Artık aşmalıyız böyle şeyleri” denseydi.

Bir anlamı, bir karşılığı, bir etkisi olurdu.

*

Çünkü böyle bir mesele vardı.

Ve zamanın ruhu, buna yönelik bir şey söylemeyi gerektiriyordu.

*

10 yıl önce... 20 yıl önce...

“Helalleşelim. Yüzleşelim. Tarihsel yaraları saralım” falan denseydi.

Yazının Devamını Oku

Kemal Bey’in çevresi helalleşmeye hazır mı?

Kemal Bey, helalleşmeye çok hevesli ve arzuluymuş gibi görünüyor.

Bu iyi, bu güzel, bu şahane, bu takdire şayan bir şey.

*

Peki ama ya Kemal Bey’in çevresi.

Acaba onlar da hevesli ve arzulu mu helalleşmeye?

Mesela...

Başörtülü bir kadın gördüklerinde içlerinden, “Bitecek sizin saltanatınız, bitecek! Az kaldı. Bekleyin hele” diye hırslanan Kemal Bey’in ekran cengaverleri?

Ne yani?

Yazının Devamını Oku

Sezai Karakoç’un benim için 7 anlamı

BİR: Mehmet Âkif, Necip Fazıl... Bu silsilenin devamıdır.

İKİ: Cemal Süreya, Turgut Uyar... İkinci Yeni’nin yalnızıdır.

*

ÜÇ: Büyük Doğu, Diriliş... Diriliş üniversitesinin tek başına her şeyidir.

*

DÖRT: Diriliş Partisi... Onurlu bir particiliğin tek örneğidir.

*

BEŞ: Koşu bittikten sonra da koşan atlar... İşte o atların şairidir.

*

Yazının Devamını Oku

Osman Öcalan’ın ölümü HDP’de nasıl karşılandı?

Nasıl karşılanacak?

Büyük, çok büyük bir kayıtsızlıkla karşılandı.

Böyle bir şey hiç olmamış gibi davrandılar.

*

Osman Öcalan’ın abisinin heykelini dikmeyi düşünenler, Osman Öcalan’ın ölümü için bir harf bile söylemediler.

*

Osman Öcalan’ın abisine her fırsatta bin selam yollayanlar, Osman Öcalan’ın ölümünü zerre kadar umursamadılar.

*

Osman Öcalan’ın abisine “Sayın” demek için fırsat kollayanlar,

Yazının Devamını Oku

Polonya-Belarus sınırında insanlık can çekişiyor

Belarus, Avrupa’ya gıcık.

Sırf bu yüzden...

“Gelin sizi Polonya üzerinden Avrupa’ya geçireyim” diyerek Irak, Suriye, Yemen, Afganistan’daki potansiyel göçmenlere çağrı yaptı.

Böylece Belarus’a 20 bine yakın göçmen geldi.

*

Belarus’un ilk yaptığı iş, bu göçmenleri Polonya sınırına sürmek oldu.


Yazının Devamını Oku

Bir cani yetiştirmek istemiyorsanız

Oğlunuzun empati duygusunu geliştirmesini en birinci vazife edinin.

- Oğlunuza canlı sevgisini, özellikle de hayvan sevgisini aşılayın.

*

- Oğlunuzun yanlışlarına yanlış demesini bilin.

*

- Haklı haksız her durumda oğlunuzun tarafını tutmaktan kaçının.

*

- Oğlunuzun her arzusunu tatmin etmeye odaklanmayın.

*

Yazının Devamını Oku