GeriAhmet HAKAN Bazı AK Partililer ve yakınları torpille Çin aşısı oluyormuş
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bazı AK Partililer ve yakınları torpille Çin aşısı oluyormuş

CHP’li bir milletvekili, birkaç gündür şu iddiayı dile getiriyor:

 

“Çin aşısı 10 gündür Türkiye’de... Aşı, 10 gündür el altından AK Partili siyasilere, aile dostlarına, nüfuzlu kişilere yapılmaya başlandı bile.”

*

Bazı AK Partililer ve yakınları torpille Çin aşısı oluyormuş

İddia doğru mudur, eğri midir? Bilmiyorum.

*

Ama şunu çok iyi biliyorum:

Çin aşısı, henüz test edilip onaylanmış bir aşı değildir.

*

Konunun uzmanı bilim insanlarına soruyoruz:

“Siz Çin aşısı yaptıracak mısınız?”

*

Bize şu cevabı veriyorlar:

Üçüncü faz sonuçları ortaya çıksın... Türkiye’deki uluslararası akredite kurumlarımız incelemelerini tamamlasın... Ve hepsinden olumlu sonuç çıksın... Tabii ki olurum.”

*

Bu sonuçlar alınmadan...

Aşı yaptırmak demek...

“Gönüllü kobay olmak” demektir.

*

Son söz:

Gönüllü kobaylığı seçenlere “torpilli” denmez, cesaretlerinden dolayı “yiğit” denir.


AZİZ SANCAR’A DA BİR ŞEY DEYİN

BEN “Çin aşısı olacağım” dediğim zaman...

Alaycı bir terbiyesizlikle şarlayanlara soruyorum:

Bazı AK Partililer ve yakınları torpille Çin aşısı oluyormuş

*

Bakın, Aziz Sancar Hoca da “Ben Türkiye’de olsam Çin aşısı olurum” diye üstüne bastıra bastıra açıklama yapmış.

Susacak mısınız?

Konuşacak mısınız?


TÜRK EDEBİYATI TÜRK FUTBOLU

TÜRK futbolu çöküşte falan değil. Resmen ve alenen çökmüş durumda.

*

Türk edebiyatı da taciz iddiaları nedeniyle zangır zangır çöküyor.

*

Ve hükmümü açıklıyorum:

*

Türk edebiyatı ile Türk futbolu arasında başarı grafiği açısından her zaman doğrudan bir bağ olmuştur.


YAĞMUR DUASINA ÇIKMADAN ÖNCE YAPILMASI GEREKENLER

- Doğaya saygılı olacaksın.

- Şehirleri betona boğmayacaksın.

- Kuş yollarını bozmayacaksın.

Bazı AK Partililer ve yakınları torpille Çin aşısı oluyormuş

- Dikey mimariyi bırakacaksın.

- Yatay mimariye geçeceksin.

- Yeşilin kıymetini bileceksin.

*

Bunları yaptıktan sonra...

Yağmur duasına çıkarsan...

Duaların kabul olur.


ŞUNU AK PARTİLİ BİR MİLLETVEKİLİ DESEYDİ

CHP milletvekili Serra Kadıgil, Meclis’te konuşuyor.

Söyledikleri aynen şöyle:

*

“Bakın şimdi... CHP’nin içinde taciz ve tecavüz vakaları oldu mu? Oldu. Tabii ki olacak. Toplumsal cinsiyet eşitliğine sahip olmayan bir ülkede yaşıyoruz. 18 yıldır sizin iktidarınızda yaşıyoruz.”

Bazı AK Partililer ve yakınları torpille Çin aşısı oluyormuş

*

AK Parti’ye hep şöyle diyorum:

*

“Her başınız sıkıştığında İsmet Paşa diyorsunuz. Topu İsmet Paşa’ya atıyorsunuz.”

*

Serra Kadıgil’in bu çıkışından sonra ise...

Şöyle diyeceğim:

*

“Partinizin içindeki tecavüz ve tacizin suçlusu da mı iktidar? Taciziniz ve tecavüzünüz de mi iktidar yüzünden?”

*

Fakat hepsinden daha önemlisi şurası:

*

Serra Kadıgil’in alay edilmeye, mavra çevrilmeye ve kafa bulmaya çok müsait bu cümleleri karşısında...

Sosyal medyanın anlı şanlı alaycıları, mavracıları ve kafa bulucuları ölü taklidi yapmayı tercih ettiler.

*

Bu yaklaşımı...

Herhangi bir AK Partili milletvekili sergileseydi...

En az on yıl kafa bulunurdu kendisiyle...


BİR ŞİİR OKUDU DİYE

CUMHURBAŞKANI
Erdoğan’ın siyasi tarihinde şiirin yeri ve önemi büyük.

*

Bir şiir okudu diye başına gelmeyen kalmamıştı.

*

Şimdi de bir şiir okudu diye...

İran’ın tepkisini çekmiş.

*

Bunlar olup biterken değişmeyen tek bir şey var:

O da Erdoğan’ın şiir okumaya duyduğu ilgi. O hiç bitmiyor.

X

Bayram işini beceremiyoruz

Bir rengi olmalı bayramın.

Bir coşkusu olmalı.

Bir törenselliği olmalı.

Bir yemeği olmalı, bir hediyesi olmalı.

Bir rüzgârı olmalı.

Bir sembolü olmalı, bir oyuncağı olmalı.

Bir havası olmalı sokaklara yansıyan.

Bir geleneği olmalı hafiften modernleştirilmiş.

Bir anısı olmalı “nerede o eski bayramlar” cümlesinin dışında.

Yazının Devamını Oku

İktidarın karşısındaki en etkili ve en güçlü üç muhalefet partisi

Siyasi analizlerine sonsuz güvendiğim Hakan Bayrakçı, AK Parti iktidarının karşısındaki en güçlü üç muhalefet partisini sıralamış.

Bayrakçı’nın sıraladığı üç muhalefet partisi şunlar:

*

- BİRİNCİ PARTİ: Pandemi partisi.

*

- İKİNCİ PARTİ: Metal yorgunluk partisi.

*

- ÜÇÜNCÜ PARTİ: Genç seçmen partisi.

*

Yazının Devamını Oku

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

Ekrem İmamoğlu’nun Fatih Sultan Mehmet türbesinde elinin arkasında olmasından yola çıkılarak başlatılan incelemenin tüm detaylarına baktım.

Şöyle bir macera:

Vatandaşın biri, CİMER’e şikâyet ediyor.

Oradan rutin bir işlemle Cumhuriyet Savcılığı’na gidiyor.

Savcılık, İçişleri Bakanlığı’na gönderiyor.

Bakanlık, rutin incelemeye alıyor.

Müfettişler, İmamoğlu’nun savunmasını alıyor.

Falan...

Yazının Devamını Oku

İsraf var demek yoksulluk yok demek midir?

Dünkü Hürriyet’in manşeti şuydu:

“ÇÖP TOPLADIM, İSRAFI GÖRDÜM”

*

Nereden çıktı bu manşet?

*

Anlatayım:

*

Hürriyet Ekonomi Servisi’nden arkadaşımız Emre Eser, her hafta “İşin Peşinde” diye bir köşe hazırlıyor.

Emre

Yazının Devamını Oku

E hani öldürmeye gelen dirilecekti?

Sezai Karakoç’un ünlü sözü aynen şöyledir:

“İslam’ı öyle bir yaşa ki... Seni öldürmeye gelen sende dirilsin”.

*

Ayasofya’nın eski imamı, sosyal medyada İslam davasını öyle savunuyor ki...

Sosyal medyada onu madara etmek isteyenler, onun artık gitgide çirkinleşen polemikçi üslubu nedeniyle bırakın onda dirilmeyi...

Ona bakıp İslam’dan uzaklaşıyorlar.

*

“Seni öldürmeye gelen sende dirilsin” yaklaşımı nerede?

Yazının Devamını Oku

Bu nasıl kapanma ki...

Büyük kapanmanın ilk gününde İstanbul’un dört bir yanından gelen fotoğraflara bakıyorum:

Trafik yoğun. Otobüslere ek sefer konmuş.

Bunun nedenini anlamaya çalıştık arkadaşlarla.

Ve şöyle bir izah getirdik kendi kendimize:

*

Türkiye genelinde 16 milyon kişi, kapanmadan muaf.

Kim bu muaf tutulanlar?

Çeşitli sektörlerde çalışanlar... Sağlıkçılar... Güvenlikçiler... Adliye çalışanları... Kamu çalışanları... Özel sektör çalışanları...

Yazının Devamını Oku

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

Göç karşıtı şöyle dedi:

“Eyvah! Perişan olduk! Şimdi virüs kıyılara ve Anadolu’ya yayılacak.”

*

Göç yanlısı cevap verdi:

*

“Ne alakası var? Arabasına atlayıp dağa, bağa, yazlığa gittiler. Bu yolculukla virüs nasıl yayılsın?”

*

Göç karşıtı sinirlenerek atağa geçti:

*

Yazının Devamını Oku

Doğruları ve yanlışlarıyla alkol tartışması

Alkol ve korona ilişkisi açısından şu üç doğruyu söylemem gerekir:

BİR: Alkol, bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor. Doğrudur.

*

İKİ: Dünya Sağlık Örgütü, korona açısından alkolden uzak durulması gerektiğini söylüyor. Doğrudur.

*

ÜÇ: Dünyanın birçok ülkesinde karantina süreçlerinde alkol satışına aşırı sınırlandırmalar getiriliyor. Doğrudur.

*

Ama bütün bu doğrular, alkol satışlarının tüm yurtta 17 gün süreyle yasaklanmasını haklı çıkarmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Liyakatsiz dış politika işte buna yol açar

Biden, henüz ABD’ye başkan seçilmeden önce meşhur bir açıklama yapmıştı. “Dur, bir daha bakayım o konuşmaya” dedim.

Açtım, baktım.

*

Açıklamanın sonuna gelince...

Birden irkildim.

Şöyle diyordu Biden:

*

“Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerini nasıl tecrit edeceğimizle ilgilenmek bizim için önemli bir iş olacak. Özellikle Doğu Akdeniz’deki petrol faaliyetleri... Ve birçok farklı şey.”

*

Yazının Devamını Oku

Teşekkürler Biden Bey! İç cepheyi birleştirdin

Dün itibarıyla...

Manzara-i umumiye aşağı yukarı şöyle:

*

Fazıl Say ile AK Parti Bağcılar İlçe Teşkilatı...



Aynı duyguda birleşmiş durumda.

Yazının Devamını Oku

90’ların fırtınası: Selahattin Duman

Selahattin Duman 90’ların köşe yazarıydı.

Yepyeni bir üslupla, müthiş bir espri duygusuyla öyle bir daldı ki Babıali’ye...

Çok kısa süre içinde müthiş tiryakilik yarattı.

*

- Kadın erkek ilişkilerine bodoslama girerdi...

- Hasan Cemal’le kafa buluşları efsaneydi...


Yazının Devamını Oku

Bir zamanlar ben de 23 Nisan çocuğuydum

Her 23 Nisan’da şiir okuma işi bana düşerdi.

“Atatürk Çocuğu” diye bir şiiri, avazım çıktığı kadar bağırarak okuduğumu hatırlıyorum.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Mustafa Kemal’in Kağnısı” şiirini de hakkını vererek okumuşluğum vardır.

*

Bu fotoğraf Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde çekildi.

Rahmetli babamın memuriyeti dolayısıyla Doğubayazıt’taydık.

*

Sene 1976 olmalı.

Yazının Devamını Oku