"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Bahçeli gibi bir rakiple yüzde 70 alınmalıydı

SEÇİMDEN birkaç gün önceydi.

Bizim gazetenin yazı işlerine uğramıştım.

Arkadaşlarda bir telaş, bir telaş...
“Ne oluyor” falan derken meseleyi anladım.


*


Gazete bir prensip geliştirmiş:
Seçim sürecinde gazetenin birinci sayfasında her partiye mutlaka yer ayrılacak.
AK Parti, CHP, MHP, HDP... Eşit ve tarafsız bir şekilde hepsinden haberler verilecek.
Fakat o gün, ne yazık ki MHP Lideri Devlet Bahçeli’den tek bir kelime bile gelmemiş.
Miting yapmamış, basın toplantısı yapmamış, herhangi bir etkinliğe katılmamış, kendisinden “çıt” çıkmamış.
Devlet Bahçeli, o gün partisinin genel merkezindeki makam odasından dışarı çıkmamış.
Seçime birkaç gün kala gazetenin birinci sayfasında MHP’nin yer alamaması söz konusu olacak, yani prensip çiğnenecek.
Yazı işlerindeki telaş işte bu yüzden...


*


Saat 20.00 sıraları.
Gazetenin basılmasına dakikalar var.
Yazı işleri bölümünde “Bahçeli’siz birinci sayfa” sancısı had safhada.


*


İşte tam bu sırada haber merkezinden bir arkadaş içeri daldı:
“Müjde, müjde! Devlet Bahçeli az önce tweet attı, şehir baskısına bunu yetiştirebiliriz” diye haykırdı.
Ve böylece yazı işlerindeki herkes rahat bir nefes almış oldu.


*


Şu işe bakar mısınız?
Hürriyet’te haber olmak için çırpınması gereken bir siyasi liderden, Hürriyet haber çıkarmak için çırpınıyor.


*


AK Parti yüzde 49 aldı ya...
Bence az bile aldı.
Rakibi Bahçeli olan bir partinin...
En az yüzde 70 alması gerekirdi.

 

 

Kılıçdaroğlu’na dair kısa ve acıklı saptama

 


KEMAL Kılıçdaroğlu, Türk siyasetinin gelmiş geçmiş...
En zarif.
En nazik.
En eleştiriye tahammüllü.
En demokrat.
En saygılı.
En özgürlükçü.
En dinlemesini bilen.
En iyi niyetli.
Politikacılarının başında gelmektedir.


*


Ama maalesef “LİDER” değildir, “LİDER” olamamıştır.

 

 

Yalancı çakallar işbaşında

 

Bahçeli gibi bir rakiple yüzde 70 alınmalıydı

 


SOSYAL medyadaki bazı yalancı çakallar, benim “AK Parti bu seçimi de kazanırsa ülkeyi terk ederim” dediğim yalanını yaymaya çalışıyorlar.
Kendilerine göre uyduruk bir “görsel” yapmışlar, bunu her yere yayıyorlar.


*


Bu yalanı uyduran ve yayan ahlaksız çakallara “Allah’ınızdan bulun” diyor ve sadece şu üç şeyi söyleyerek konuyu kapatıyorum:


*


BİR: Her konuda iddiaya girerim... Bir tek ülkemi terk etmek hariç...


*


İKİ: Bunu uyduran çakal, gördüğü ilk zorda kaçacak yer arar... Bense gördüğüm her zorda ülkeme daha sıkı yapışırım.


*


ÜÇ: Ha AK Parti gelmiş, ha CHP... Ha MHP gelmiş, ha HDP... Benim için hiç fark etmez... Ben partilerin hasmı ya da dostu değilim... Ben partilerin eleştirmeniyim.

 


Tuğrul Türkeş’in esprisi

 

 

DEVLET Bahçeli, partisinden herhangi bir kopuş söz konusu olduğunda hep şöyle der:
“Dağdan bir kuş kalksa dağ ne kaybeder, dağa bir kuş konsa dağ ne kazanır?”


*


Seçim sonuçlanınca...
Tuğrul Türkeş, “Kalkan kuşu gördü” diye espri yapmış.


*


Ani dönüşünü, ağız dolusu sövdükleriyle bir anda canciğer olmasını, en ağır eleştirilerini anında unutuşunu yok sayacak falan değilim ama yine de bu esprisini tuttum Tuğrul Türkeş’in.

 


HDP, PKK, Demirtaş:

Zor sorular, kolay cevaplar

 


SORU: HDP aleyhinde en büyük kampanyayı AK Parti mi yaptı, PKK mı?
CEVAP: PKK yaptı... PKK şiddete başvurmasaydı AK Parti’nin kampanyası sinek vızıltısı gibi kalırdı.


*


SORU: Demirtaş, PKK’ya karşı yüksek sesle haykırabilir miydi?
CEVAP: Tabii ki haykırabilirdi. Hem de en yüksek sesle... Hem de herkesten önce... Ama bunu yapmadı.


*


SORU: PKK’ya karşı ses yükseltmek Demirtaş açısından o kadar kolay mıydı? “PKK vesayeti” diye bir şey yok mu?
CEVAP: Kolay değildi tabii ki... “PKK vesayeti” diye bir şey var tabii ki... Ama bana söyler misiniz, hangi lider zoru seçmeden lider olmuş ki? Hangi lider imkânsız gibi görünenin peşinden koşmadan lider olabilmiş ki? Liderlik cesaret ve risk işidir.

 


Zaferi üleştirmiyor bile

 


SABAH gazetesinde manşet:
“Zafer Erdoğan’ın.”


*


Anayasa gereği tarafsız olması gereken, miting yapmayan, oy istemeyen bir Cumhurbaşkanı, nasıl olur da seçimden birinci çıkan partinin zaferinin sahibi olur?
Bu soruyu geçiyorum.
Çünkü sorunun cevabını herkes biliyor.


*


Ama insan şunu demeden de edemiyor:
Bari zaferi üleştirseydiniz yahu!
Bari “Zafer Erdoğan’ın” dediğiniz yerin hemen altında birazcık da Ahmet Davutoğlu’ndan söz edeydiniz.
Ya da “Zafer’in büyüğü Erdoğan’ın, küçüğü de Davutoğlu’nun” falan deseydiniz.
Bre vicdansızlar, bre insafsızlar.

 

X