GeriAhmet HAKAN Athena Gökhan’a açık mektup
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Athena Gökhan’a açık mektup

Sevgili Athena Gökhan Beyefendi.

Sizinle hiç karşılaşmadık. İki satır olsun muhabbet etmişliğimiz yok. Selamlaşmadık bile. Uzaktan gördüğüm kadarıyla iyi bir insana benziyorsunuz. Vicdanlı bir tarafınız var. Bundan eminim. Bir hakkaniyet duygusu taşıyorsunuz. Bundan da eminim.

İşte tam da bu yüzden size bu mektubu yazıyorum.

Athena Gökhan’a açık mektup

Sevgili Athena Gökhan Beyefendi.

Metroda tacize uğradığı iddia edilen sarıklı cübbeli adamla ilgili olarak...

“Bunun laiklik ve Cumhuriyet düşmanı olduğu kesin” demişsiniz.

Yapmayın bunu Athena Gökhan Beyefendi.

Çünkü bu yaptığınızla...

Mesela uzun saçlı, küpeli, marjinal kıyafetli birini gördüğünde “Bunun din ve Allah düşmanı olduğu kesin” diyen bir yobazın yaptığı arasında zerre kadar fark yoktur.

*

Hakkaniyet duygusu olan vicdanlı insanlar...

Karşılarındaki kim olursa olsun asla kılık kıyafetlerine bakarak, “Bu kişi kesinlikle şöyledir, böyledir” diye hüküm vermezler. İlkesel olarak böyle yapmazlar. Kendilerine yakıştırmazlar böyle bir şeyi... Siz de yakıştırmayın Athena Gökhan Beyefendi.

DAMADINIZ HAKSIZLIĞA UĞRAMIŞ BİR KHK’LI FALAN DEĞİLDİ BÜLENT BEY

DOĞRUDUR.

FETÖ’nün örgütsel yapısının içine girmemiş, çeperlerinde bile dolaşmamış, sadece sempati duymuş kişiler bile... KHK ile süründürüldü, süründürülüyor bu memlekette.

Fakat Bülent Bey...

Sizin damadınızın durumu, bu çerçeveye uymuyor.

*

Sizin damat...

FETÖ’cülerin sivil toplum örgütlenmelerinin birinde başkanlık yapmıştır.

17-25 Aralık sonrası örgüt adına okunan basın bildirilerine destek vermiştir.

FETÖ’nün “Bank Asya’ya destek olun” çağrısı üzerine bankaya para yatırmıştır.

“Mahrem imam” olduğuna dair hakkında iddialar vardır.

*

Bütün bunlara rağmen...
Sizin damat, sadece üç güncük hapis yatmıştır ve sonunda da kapı gibi beraat belgesini alabilmiştir.

*

Yani sizin damadın durumu ile...

“Bank Asya’nın önünden geçti” diye hayatı karartılan garibanların durumu arasında pek bir bağlantı yok.

*

Garibanları öne çıkararak... Garibanlardan dem vurarak... Garibanların çektiklerini anlatarak... Damadınızı temize çıkarma gayretinden vazgeçin lütfen.

Garibanlar, sizin “damat aklamaca” oyununuzun figüranları değillerdir.

MERAL AKŞENER SON NOKTAYI KOYDU

TAM bir Cumhuriyet kadını” tartışmasıyla ilgili olarak...

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, şunu dedi:

*

 “Sayın Emine Erdoğan, Sayın Semiha Yıldırım, Sayın Dilek İmamoğlu, Sayın Hayrunnisa Gül... Biz hepimiz Cumhuriyet kadınlarıyız... Cumhuriyet’in sınıflar arası geçirgenliği olmasaydı ben Meral Akşener, köyümde yaşamaya devam edecektim”.

*

Bu, malum tartışmaya konulmuş gayet okkalı bir son noktadır.

METRO MÜCAHİDİ

METRODA burnuna sokulan kameralar karşısında nasıl da vakur bir duruş sergilemişti cübbeli, sarıklı adam.

*

Bu adamı “metro mücahidi” ilan etmek...

O vakur duruşu sulandırmaktan başka bir şey değildir.

EREN ERDEM... OH BE!

EREN Erdem nihayet tahliye oldu. “Oh be” dedim.

Bu tahliyede yargı reformunun azıcık da olsa etkisi olduysa yaşasın yargı reformu!

Şimdi sırada...

Osman Kavala var... Nazlı Ilıcak var...

KALEMSEVERLERİN BAYRAMI BAŞLADI

ÖZELLİKLE dolmakalemlerini ceplerinden kutsal bir ayin yapar gibi çıkaranlar!

İşleri güçleri kalem peşinden koşmak olanlar!

Farklı ve güzel bir kalem gördüklerinde imkânsız aşklarına karşılık bulmuş gibi sevinenler!

Günleriniz geldi.

Çırağan Palace Kempinski’de bugün ve yarın “Kalemin Ucunda İstanbul” temasıyla bir kalem festivali düzenleniyor. Ünlü kalemseverlerin de akın edeceği bu etkinliği kaçırmayın derim.

Athena Gökhan’a açık mektup

TÜRKLERİN HALLOWEEN’İ KUTLAMALARINA DAİR

Ne kadar özenti koksa da...

Ne kadar yapmacık kaçsa da...

Ne kadar köksüz kalsa da...

Ne kadar mukallitlik izleri taşısa da...

Ne kadar yadırgatıcı olsa da...

Sonuçta böyle bir kutlama yapmak, kişilerin keyfine kalmış bir iştir.

Yadırgarım, eleştiririm, beğenmem, özenti bulurum falan ama karışılmasına asla göz yummam.

BİR BİTMEDİ Mİ MAĞDURİYETLERİ?

AK Parti çevresinde bulunanlar, geçmişte yaşadıkları mağduriyetleri...

Gerçekten de abarttılar.

Gerçekten de geçmişte sadece kendileri mağdur edilmiş gibi yaptılar.

Gerçekten de bugünkü mağduriyetlere gözlerini kapattılar.

Fakat son günlerde yaşanan...

“Tam bir Cumhuriyet kadını” tartışması da...

“Metroda taciz edilen sarıklı cübbeli adam” tartışması da...

“Yine mağdur olduk azizim” tarzı bir duruma işaret etmiyor.

*

Her iki tartışmada da AK Parti çevresinde bulunanlar...

“Bunlar asla düzelmezler” diyorlar, “Bunca zaman geçti pek de değişmemişler” diyorlar, “Azıcık güç bulduklarında yaptıkları bu” diyorlar. Bütün bu söylenenlerden de “Biz yine mağduruz” vurgusu çıkmaz, çıkmıyor.

X

Apar topar seçime giderler mi gerçekten?

“Ben falanca ay erken seçim bekliyorum” diye açıklamalar yapıyordu Meral Akşener.

Sürekli güncelleyerek...

Baktı, olmuyor.

Vazgeçti tarih vermekten.

*

Baktım, CHP Sözcüsü Faik Öztrak da benzer bir yaklaşım sergilemiş.


Yazının Devamını Oku

Mehmet Ceyhan tutuklansınmış

Niye tutuklansınmış?

Çünkü felaket tellallığı yapıyormuş.

*

Sanki ortada felaket yok, hayat güllük gülistanlıkmış da her şey Mehmet Ceyhan Hoca’nın uydurmasındanmış gibi bir yaklaşım.

*

Bu ancak ve ancak ansiklopedilerde “saçmalık” maddesine karşılık olabilir.

*

- Yoğun bakımlarda yaşam savaşı verilirken...

Yazının Devamını Oku

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

Ekrem İmamoğlu’nun Fatih Sultan Mehmet türbesinde elinin arkasında olmasından yola çıkılarak başlatılan incelemenin tüm detaylarına baktım.

Şöyle bir macera:

Vatandaşın biri, CİMER’e şikâyet ediyor.

Oradan rutin bir işlemle Cumhuriyet Savcılığı’na gidiyor.

Savcılık, İçişleri Bakanlığı’na gönderiyor.

Bakanlık, rutin incelemeye alıyor.

Müfettişler, İmamoğlu’nun savunmasını alıyor.

Falan...

Yazının Devamını Oku

İsraf var demek yoksulluk yok demek midir?

Dünkü Hürriyet’in manşeti şuydu:

“ÇÖP TOPLADIM, İSRAFI GÖRDÜM”

*

Nereden çıktı bu manşet?

*

Anlatayım:

*

Hürriyet Ekonomi Servisi’nden arkadaşımız Emre Eser, her hafta “İşin Peşinde” diye bir köşe hazırlıyor.

Emre

Yazının Devamını Oku

İşte Ayasofya’ya imam olacak imam

Bugün size bir imamımızın öyküsünü anlatacağım.

Balat’ta imamlık yapan Emin Kır Hocamızın öyküsünü...

*

Emin Kır Hoca’nın serüveni, tayini Eyüpsultan’ın Balat semtindeki Hazreti Kaab Camisi’ne çıkınca başlamış.

Yıl: 2006.



Yazının Devamını Oku

E hani öldürmeye gelen dirilecekti?

Sezai Karakoç’un ünlü sözü aynen şöyledir:

“İslam’ı öyle bir yaşa ki... Seni öldürmeye gelen sende dirilsin”.

*

Ayasofya’nın eski imamı, sosyal medyada İslam davasını öyle savunuyor ki...

Sosyal medyada onu madara etmek isteyenler, onun artık gitgide çirkinleşen polemikçi üslubu nedeniyle bırakın onda dirilmeyi...

Ona bakıp İslam’dan uzaklaşıyorlar.

*

“Seni öldürmeye gelen sende dirilsin” yaklaşımı nerede?

Yazının Devamını Oku

Bu nasıl kapanma ki...

Büyük kapanmanın ilk gününde İstanbul’un dört bir yanından gelen fotoğraflara bakıyorum:

Trafik yoğun. Otobüslere ek sefer konmuş.

Bunun nedenini anlamaya çalıştık arkadaşlarla.

Ve şöyle bir izah getirdik kendi kendimize:

*

Türkiye genelinde 16 milyon kişi, kapanmadan muaf.

Kim bu muaf tutulanlar?

Çeşitli sektörlerde çalışanlar... Sağlıkçılar... Güvenlikçiler... Adliye çalışanları... Kamu çalışanları... Özel sektör çalışanları...

Yazının Devamını Oku

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

Göç karşıtı şöyle dedi:

“Eyvah! Perişan olduk! Şimdi virüs kıyılara ve Anadolu’ya yayılacak.”

*

Göç yanlısı cevap verdi:

*

“Ne alakası var? Arabasına atlayıp dağa, bağa, yazlığa gittiler. Bu yolculukla virüs nasıl yayılsın?”

*

Göç karşıtı sinirlenerek atağa geçti:

*

Yazının Devamını Oku

Teşekkürler Biden Bey! İç cepheyi birleştirdin

Dün itibarıyla...

Manzara-i umumiye aşağı yukarı şöyle:

*

Fazıl Say ile AK Parti Bağcılar İlçe Teşkilatı...



Aynı duyguda birleşmiş durumda.

Yazının Devamını Oku

Terörle yüzleşmeyen HDP, bize ‘Soykırımla yüzleşin’ diyor

HDP’ye yıllardır söylenen bir söz var:

“PKK’nın terörist olduğunu söyleyin”.

*

- Hık derler.

- Mık derler.

- Öyle derler.

- Böyle derler.

Ama bir türlü sadede gelmezler, gelemezler.

*

Yazının Devamını Oku

90’ların fırtınası: Selahattin Duman

Selahattin Duman 90’ların köşe yazarıydı.

Yepyeni bir üslupla, müthiş bir espri duygusuyla öyle bir daldı ki Babıali’ye...

Çok kısa süre içinde müthiş tiryakilik yarattı.

*

- Kadın erkek ilişkilerine bodoslama girerdi...

- Hasan Cemal’le kafa buluşları efsaneydi...


Yazının Devamını Oku

Bir zamanlar ben de 23 Nisan çocuğuydum

Her 23 Nisan’da şiir okuma işi bana düşerdi.

“Atatürk Çocuğu” diye bir şiiri, avazım çıktığı kadar bağırarak okuduğumu hatırlıyorum.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Mustafa Kemal’in Kağnısı” şiirini de hakkını vererek okumuşluğum vardır.

*

Bu fotoğraf Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde çekildi.

Rahmetli babamın memuriyeti dolayısıyla Doğubayazıt’taydık.

*

Sene 1976 olmalı.

Yazının Devamını Oku

‘Menderes’in sonu’ demeden konuşmayı öğrenemediler

CHP’li Engin Altay, tam bir çelişkiler yumağıdır benim için.

Bazen acayip demokratik, acayip şaşırtıcı, acayip alkışlanacak açıklamalar yapar.

Mesela...

“Ey ABD! Senin bize verecek hukuk ve demokrasi dersine ihtiyacımız yok” diyerek ABD’ye rest çeker. Amerika’nın Türkiye’den Doğu Akdeniz, Ege, Kıbrıs, Suriye’de taviz istediğini söyleyip... “Asla taviz verilmemeli” der.

*

Bütün bunlara bakıp...

“Hah işte! Milli muhalefet budur” falan diye umutlanırım.

*

Yazının Devamını Oku

Bütün kadınlar KADES'i indirsin

Dün Hürriyet’in manşetinde Fevzi Kızılkoyun’un bir haberi vardı.

Haberde kadına şiddetle mücadelede elektronik kelepçe takılan kişilerin izlendiği merkez anlatılıyordu.

*

Haberin ayrıntılarını okuyunca...



Bu merkeze güvenim arttı. Umutlandım.

Yazının Devamını Oku

Cenap Şahabettin, Ali Edizer’i tanısaydı

Ali Edizer diye bir doktor var.

Daha önce yaptığı çeşitli densizlikler ve izansızlıklar yüzünden “olay adam” haline gelmiş, hatta GATA’daki görevine son verilmişti.

*

Fakat adam rahat durmuyor abi!

Densizliğe, izansızlığa, abuk sabukluğa devam ediyor.

*

Ne dediğini yazmaya bile tenezzül etmiyorum.

Yazının Devamını Oku