GeriAhmet HAKAN Alo! Ben Meral Akşener! Bizim Buğra FETÖ’cü mü?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Alo! Ben Meral Akşener! Bizim Buğra FETÖ’cü mü?

İYİ Partili Ümit Özdağ’ın Tarafsız Bölge’de yaptığı açıklamalara göre...

Olay şöyle cereyan etmiş:

Ümit Özdağ, Meral Akşener’e demiş ki: “Buğra Kavuncu FETÖ’cüdür.”

*

Meral Akşener, Ümit Özdağ’a şu karşılığı vermiş:

“Konuyu araştıracağım.”

*

Bir süre sonra...

Meral Akşener, Ümit Özdağ’a şöyle demiş:

Alo Ben Meral Akşener Bizim Buğra FETÖ’cü mü

“Devlete sordum, Buğra Kavuncu FETÖ’cü değil.”

*

Devlete nasıl soruluyor acaba? Kime soruluyor? Nasıl soruluyor? Dilekçeyle mi soruluyor? El altından mı soruluyor? Resmi olarak mı soruluyor? Telefon mu ediliyor?

*

Eğer telefon ediliyorsa...

Şöyle mi başlıyor görüşme:

“Alooo! Ben Meral Akşener. Bizim Buğra arkadaşımız var. Kavuncu soyadı. Buğra FETÖ’cü mü?”

*

Size bir şey söyleyeyim mi?

Ümit Özdağ’ın Tarafsız Bölge’ye çıkmasının ardından zihnimi en çok kurcalayan soru şu:

“Gerçekten devlete soruldu ve gerçekten devlet de FETÖ’cü değil dedi mi? İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz’ın iddia ettiği gibi Hulusi Akar ve Hakan Fidan’la bu konu görüşüldü mü?”

*

Bu sorunun yanıtı nasıl ortaya çıkar? Tam olarak bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey var: Ben tam bir haftadır şu soru bir yanıt bulsun diye bekliyorum.


İYİ Kİ EKREM BAŞKAN KATILMAMIŞ O TOPLANTIYA

BİR korona toplantısı yapılmıştı İstanbul’da. Geniş kapsamlı. Bakan Koca’nın da katıldığı... Ekrem İmamoğlu, o toplantıya davet edilmemişti... Ve kıyamet kopmuştu.

*

Ben de yazdım:

Alo Ben Meral Akşener Bizim Buğra FETÖ’cü mü

Nasıl davet edilmez diye...

*

İmamoğlu’nun korona olduğu ortaya çıkınca...

İster misiniz İstanbul Valisi, “İyi ki çağırmamışız kendisini, yoksa hepimiz korona olacaktık” diye bir demeç versin.

*

Şaka bir yana... Çok geçmiş olsun diyorum İmamoğlu’na...


FRANSIZ MALLARINI BOYKOT MU DEDİNİZ?

BİR ülkeye kızıldığında akla ilk ve son gelenin o ülkenin mallarının boykot edilmesi olması ne hazin.

Niye daha yaratıcı, daha etkileyici, daha zekâ dolu, daha akılcı, daha sonuç alıcı, daha şaşırtıcı yollar akla gelmiyor, anlamış değilim.

Alo Ben Meral Akşener Bizim Buğra FETÖ’cü mü

*

Mesela Fransız toplumuna Macron’un yapıp ettiklerinin sıradan bir Müslüman’da nasıl bir etki uyandırdığını anlatmayı deneyebilirsin... Mesela Fransız toplumundan kendi haklı duruşuna destekçiler bulmaya çalışabilirsin... Mesela Macron’un oluşturduğu İslam karşıtı havayı, vicdani bir yaklaşımla Fransa içinde dağıtacak çıkışlar yapabilirsin...

*

“Fransız mallarını boykot ediyoruz” demek... Hem işin kolayına kaçmaktır, hem de Macron’u zerre kadar ırgalamaz.

Onun yerine Macron’u afallatacak daha akılcı yollar denenmeli.


SİZE BİR SIR VEREYİM Mİ?

“MİLLET ittifakının adayı kim olacak” diye kadim bir konumuz var.

*

Konu ne zaman açılsa...

Hemen herkes bir çırpıda Gül, Babacan, İmamoğlu, Yavaş, İnce, Akşener, Kesici gibi isimleri sıralayıveriyor.

*

İşittiğime göre...

Millet ittifakının adayı, bütün bu isimlerin dışında bir isim olabilirmiş.

*

Kimseye söylemeyin ve benden duymuş olmayın ama o isim...

Alo Ben Meral Akşener Bizim Buğra FETÖ’cü mü

HAŞİM KILIÇ imiş.

*

Sağda solda sürekli bu isim fısıldanmaya başlanmış durumda.

*

İsim fısıldandıktan sonra da şunlar söyleniyor:

Adı üzerinde ittifakın tüm parçaları anlaşabilirler, “geçiş dönemi cumhurbaşkanı” olabilir, siyasi angajmanının olmaması avantaj, Sezer gibi AYM’den gelmesi önemli...

*

Sonunda top dönüp dolaşıp Haşim Kılıç’a gelirse...

İlk sen yazmıştın dersiniz artık.


CHP’NİN KİTABININ TOPLATILMASINA DAİR

CHP, bir kitap hazırlamış.

“21 soruda FETÖ’nün siyasi ayağı” diye bir kitap.

Mahkeme, bu kitabın toplatılmasına karar vermiş.

*

Bu konuyla ilgili iki şey söyleyeceğim:

*

- BİR: Kitap toplatmak kadar sevimsiz başka bir eylem yoktur şu yeryüzünde. Ne diye böyle şeyler yapılır, anlamıyorum. Üstelik bu karar, net biçimde CHP’nin yararına, AK Parti’nin de zararına bir karar.

*

- İKİ: Başka bir mücadele yöntemi yok mu yani? E sen de çık, “21 soruda FETÖ’nün siyasi ayağı” diye bir kitap yaz... Kendi bakış açınla olayı analiz et. Bu konuda CHP’ye yönelik eleştirilerini sırala...


ÜNLÜLER ÇOCUKLARINA HANGİ İSİMLERİ KOYUYOR

SAVAŞ Özbey’in Kelebek’teki köşesinden öğrendiğime göre...

Ünlülerimizin son dönemde çocuklarına verdikleri isimler şunlarmış:

*

Kayla/Maya/Sasha Mia/Lila/Elya/Ares/Arya/Lalin.

*

Çok uğraşılmış, çok düşünülmüş, çok mesai harcanmış isimler bunlar. Tınıları güzel, melodileri hoş, telaffuzları tatlı.

*

Fakat şöyle bir sorun var:

*

Bu yavrucaklarımız, büyüyünce memleketimizin çeşitli resmi ya da gayriresmi mekânlarında “Adınız?” sorusuna muhatap olacaklar.

*

Ve kaçınılmaz olarak şuna maruz kalacaklar:

*

- Soru: Adınız nedir?

- Cevap: Lalin.

- Soru: Nalin mi?

- Cevap: Hayır, Lalin.

- Soru: Anlamadım, nasıl yani?

- Cevap: Lüleburgaz’ın L’si...

*

Hafazanallah! Hafazanallah! 

X

İktidarın da işi zor muhalefetin de

İKTİDARIN ZORLUKLARI

* Hayat pahalılığıyla ilgili sorunlar.

* Pandemi etkisi.

* Üzerinden atamadığı atalet.

* Yeni bir hikâye yazamaması.

* Yeni bir iletişim dili kuramaması.

MUHALEFETİN ZORLUKLARI

* Çok parçalı oluşu.

* Aday belirlemedeki belirsizlikler.

Yazının Devamını Oku

AKP’li herkesten nefret ediyormuş

Bir avukat, şöyle yazmış sosyal medya hesabında:

“AKP’li herkesten nefret ediyorum. Tahammülüm yok.”

*

Baktım.

Bu paylaşım sahibine karşı...

AK Parti’ye yakın duranlar laf ediyorlar.

“Kutuplaştırma bu değilse nedir” falan diye...

*

Muhalefet cephesinden ise tık yok.

Yazının Devamını Oku

Endekse gel endekse: Afganistan’da temel haklar Türkiye’den daha iyiymiş

“Hukukun Üstünlüğü” diye bir endeks açıklanmış.

Kim açıklamış?

World Justice Project” adlı bir kurum.

*

Bu kurum, her yıl yayınladığı endeksle...

“Hukukun Üstünlüğü” perspektifinden bakarak ülkelerin durumunu ortaya koyma iddiasında.

*

Şöyle bir inceliyoruz endeksi...

Karşımıza şunlar çıkıyor:

Yazının Devamını Oku

Teknik bir izah: Siyasi suikastlar neyi amaçlar?

Siyasi suikastlar, neyi amaçlar?

- Ülkede kaos çıkmasını amaçlar.

*

- Yönetilemeyen ülke algısı yaymayı amaçlar.

*

- Toplumsal huzursuzluğu amaçlar.

*

- Halkın infiale kapılmasını amaçlar.

*

Yazının Devamını Oku

Duyum nedir nasıl alınır?

Önce dikkat çekme hastalığına yakalanmış bir gazeteci yazdı:

 

“Duyumlar alıyorum. Siyasi suikastlar olabilir.”

*

Ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dan benzer bir açıklama geldi:



Yazının Devamını Oku

Tamerci de değilim Nihalci de değilim

Altın Portakal Film Yarışması’nın ödül töreninde sunuculuk yapan Tamer Karadağlı ile ödül alan Nihal Yalçın arasındaki sorunu, hiçbir etki altında kalmadan, zerre kadar politik bir anlam yüklemeden, kadın/erkek meselesine indirgemeden şöyle yorumluyorum:

İkisinin hallerine de güldüm. İkisinin hallerini de tuhaf karşıladım. İkisinin halleriyle de dalgamı geçtim.

*

Peki hangisinden yanayım?

Hemen söyleyeyim:



Yazının Devamını Oku

Bunun Kadir Şeker vakasıyla alakası yok

Bugün Hürriyet’in manşetinde bir vicdan tutulmasının öyküsü var.

Olay, tam olarak şu:

*

Hatay’da bir adam, elinde satırla bir kadını kovalıyor.

Canını kurtarmak isteyen kadın, bir dükkânın önünde oturan dört kişinin arkasına sığınıyor.

Satırlı adam, dört kişinin arkasına sığınan kadına elindeki satırla vuruyor.Ve o dört kişi, kıllarını bile kıpırdatmıyor.

*

Bazıları, bu olay üzerine...

Yazının Devamını Oku

İmam hatiplinin gazetesi

Yakın çevresine kendisini “huysuz” diye pazarlayan ama gazetecilik yaptığı dönemde yerleşik düzene karşı hiçbir huysuzluğuna rastlanmayan Tuğrul Eryılmaz diye eski bir gazeteci var.

Bizim İlber Hoca, işte bu Tuğrul Eryılmaz’la Cihangir’de bir araya gelmiş.

*

Tuğrul Eryılmaz, bu buluşmadan söz ettiği yazısında...

İlber Ortaylı’nın fotoğrafının altına şunu yazmış:

*

“İmam hatiplinin gazetesinde neden yazdığı anlaşılamayan akademisyen İlber Ortaylı...”

*

Yazının Devamını Oku

Paradigmanın iflası

“Paradigmanın İflası” diye bir kitap vardı.

Yazarı Fikret Başkaya’ydı.

90’larda başucu kitabımız haline gelmişti.

*

O kitabın adından aldığım ilhamla, bir paradigma iflasından söz edeceğim.

Sosyal medyanın ilk yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda...

Şöyle bir paradigma gelişmişti:

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi kültürü mü? Boğaziçi tepinmesi mi?

Ne zaman Boğaziçi Üniversitesi söz konusu olsa...

Hep şöyle şeyler söylüyorlardı:

*

Boğaziçi’nin bir kültürü vardır.

*

Buradaki ortam, ultra uygar bir ortamdır.

Acayip medeni tartışmalar yapılır burada.

*

Yazının Devamını Oku

Fulya’nın kanserle mücadelesi

Fulya Soybaş, çok kısa bir süre içinde Hürriyet’in vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.

 

Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle, kendini tamamen işine odaklamasıyla, temas ve mesafeyi şahane ayarlamasıyla...

Hepimizi etkiledi, etkiliyor.

*

Ama bizi asıl etkileyen yönü...


Yazının Devamını Oku

Kararsızların artmasının temel nedeni şudur

Ne diyor muhalefet?

- “Üç harfli marketleri şehirlerin dışına atacağız” diyor.

*

- “AVM’leri uzaklara fırlatacağız” diyor.

*

- “Elektrik şirketlerini, elektrik boykotlarıyla dize getireceğiz” diyor.

*

Peki bu tür vaatleri işiten memnuniyetsiz seçmen ne yapıyor?

Yazının Devamını Oku

Mehter Marşı İzmir Marşı

Müjdat Gezen’e bir sempatim var.

Neden?

Nedenini tam olarak izah edemeyeceğim.

“Bazen nedensiz de sempati beslenir” deyip geçiyorum.

*

Fakat yaptığı son çıkışlara çok net itirazım var.

*

Muhalefet kanallarından birinde şöyle demiş Müjdat Gezen:

*

Yazının Devamını Oku

Tuhaf ve anormal bir valilik açıklaması

Önceki gün şöyle bir haber vardı gündemde:

 

Flaş... Flaş... Flaş... Artvin Kemalpaşa Kaymakamı, kendisine hoş geldiniz diyerek elini uzatan öğretmeni haddini bil diyerek sınıftan kovdu.

*

Ve dün...

Bu konuyla ilgili olarak Artvin Valiliği’nden bir açıklama geldi.

*

Valilik açıklaması, aynen şöyle:

*

Yazının Devamını Oku

Parlamenter sistem hayaline erişmek için şu 7 adım şart

BİRİNCİ ADIM: Kazanabilecek iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulacaksın.

İKİNCİ ADIM: Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacaksın.

*

ÜÇÜNCÜ ADIM: Anayasa değişikliğini sağlayacak çoğunluğa erişeceksin.

*

DÖRDÜNCÜ ADIM: Olmuyorsa... Referanduma gidecek çoğunluğu bulacaksın.

*

BEŞİNCİ ADIM: Diyelim yakaladın. Referandumu kazanacaksın.

*

Yazının Devamını Oku

Kahraman Özgür Bey üç harfli marketlere karşı

Melih Gökçek, birkaç yıl önce “cinler” demek yerine “üç harfliler” demeyi tercih etmişti de olay olmuştu.

Dün de CHP’li Özgür Özel “üç harfliler” dedi.

Ama bambaşka bir kasıtla!

Özgür Özel’in üç harflileri, “cinler” değildi, üç harfli süpermarketlerdi.

*

Söylediği tam olarak şu Özel’in:

*

“İktidar olduğumuzda bu üç harfli marketleri ve AVM’leri şehirlerin sınırlarının dışına yollayacağız. Bu konuda verilmiş bir sözümüz var.”

Yazının Devamını Oku

Erdoğan aniden ‘Parlamenter sisteme dönüyoruz’ derse

Geçenlerde Cübbeli Ahmet vardı Tarafsız Bölge’de... “Tarikatlar içindeki cinayetler” konusunu konuşmak için davet etmiştik kendisini.

Reklam arasında siyasete daldı Cübbeli.

Bana, “AK Parti, parlamenter sisteme döner mi?” diye sordu.

Bütün gece sınava çalıştığı halde hiç beklemediği yerden gelen soruyla afallamış öğrencilere özgü bir şaşkınlıkla kekeledim: “Sanmam... Gündemde değil... Olmaz öyle şey... Kem... Küm...”

Benim kem küm etmemle zerre ilgilenmedi Cübbeli.

Ve hemen kendi görüşünü söyledi:

“AK Parti, parlamenter sisteme dönerse iktidarı hiç kaybetmez. Durumu riske atmak istemiyorsa yapması gereken şey parlamenter sisteme dönmektir.”

*

Posta yazarı

Yazının Devamını Oku

Meral Akşener’in ‘Aday değilim’ demesi iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Siyasetin bir numaralı sorusu şudur:

 

Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?

*

Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.



Yazının Devamını Oku

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku