Ali Babacan konuşunca ne gizem kaldı ne büyü

Ali Babacan uzun zamandır susunca...

“Adam öyle hazırlıklar yapıyor ki... Galiba Sartre’ın Nobel’i ret konuşması gibi bir konuşmayla işe başlayacak” falan diyordum.

*

Fakat heyhat!

Karar gazetesine kapsamlı bir mülakat veren Ali Babacan, “Mıy mıy da mıy mıy” demekten başka bir şey demedi.

Ali Babacan konuşunca ne gizem kaldı ne büyü

Her cümlede ortaya çıkan belirgin bir ürkeklik!

Her harfe sinen tedirgin mi tedirgin bir eda!

Her kelimeden akan süper heyecansızlık!

Her vurguda beliren riskten kaçma gayreti!

*

Hey gidi Ali Babacan hey!

Susarken...

Gizemi büyüyle çarparak yükseldikçe yükseliyordun!

Konuştun...

Büyü çarptı, gizem gitti ve aniden tepetaklak oluverdin!

ERDOĞAN, İMAMOĞLU’NA ÜÇ TANE POLİTİK GOL ATTI

CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın 30 büyükşehir belediye başkanı ile dün yaptığı toplantı...

Ekrem İmamoğlu’nun kalesine atılmış üç politik goldür.

BİRİNCİ GOL: “Cumhurbaşkanı’ndan randevu istiyorum” diyen Ekrem İmamoğlu’na bütün başkanlarla birlikte randevu vermesi...

İKİNCİ GOL: Ekrem İmamoğlu’nun “Katılmıyorum, protesto ediyorum” falan demesine fırsat tanımamış olması...

ÜÇÜNCÜ GOL: Ekrem İmamoğlu’nu kamuoyu algısı olarak “30 büyükşehir belediye başkanından biri” olarak kodlaması...

Adım gibi eminim: İstemeye istemeye gitmiştir Ekrem Başkan...

Ali Babacan konuşunca ne gizem kaldı ne büyü

YARIM ASIRLIK ŞAHANE LOGOYA DOKUNULMASIN

İSTANBUL’un camili amblemi, en başarılı şehir amblemlerinden biridir.

1969 yılında yapılmıştır.

Dönemin İstanbul Valiliği’nin açtığı yarışmayla belirlenmiştir.

Yarışmada amblem o kadar beğenilmiştir ki... Birincilik, ikincilik ve üçüncülük ödüllerinin tümünü almıştır.

Grafik sanatçısı Metin Edremit’in yaptığı amblemde hem surlar hem camiler hem de yedi tepe vardır.

*

Bu amblemin yeni belediye yönetimi tarafından değiştirileceğine dair iddialar var gündemde.Belediye yönetimi, “Sadece İBB TV’de değiştirdik, başka yerde değiştirmiyoruz” diye bir açıklama yaptı. İBB TV’ye koydukları yeni logo ise çalıntı çıktı. Keşke orada da değiştirmeselerdi. Ne gerek var bu tür lüzumsuz işlere! Anlamak mümkün değil.

BEN ARTIK...

BİR yere girdiğimde...

“Mekânın sahibi geldi” diyorum.

*

Güzel giyinmiş birini gördüğümde...

“Kıyafetin ateş ediyor” diyorum.

*

Esaslı bir nutuk çekeceksem...

“Dostlar! Romalılar!” diye söze başlıyorum.

HANGİ BAKAN GİDECEK? HANGİ BAKAN KALACAK?

BİLMİYORUM. Bilemiyorum.

Ama bildiğim bir şey var:

“Hangi bakan gidecek? Hangi bakan kalacak?” başlığı altında yazıp çizenlerin tümü fena halde sallamakta!

Hepsi palavra, hepsi uydurma, hepsi atmasyon.

*

Tavsiyem şudur: Uzak durun bu başlıktan.

ANİDEN NASIL BÜLENT ARINÇ’ÇI OLUVERDİM

KOSKOCA AK Parti camiasında...

Canan Kaftancıoğlu’na verilen cezanın saçmalık olduğunu söyleyen bir tek Bülent Arınç olunca...

*

Koskoca AK Parti camiasında...

Ahmet Türk’ün teröre bulaşmamış bir isim olduğunu söyleyen bir tek Bülent Arınç olunca...

*

Maalesef ben de Bülent Arınç’çı olmak zorunda kaldım.

Allah’ım! Kurtar beni!

EN SEVDİĞİM ÜÇ HAYIR DUA

BİR: Allah sonumuzu hayır etsin.

İKİ: Ayağına taş değmesin.

ÜÇ: Allah karşımıza hep iyi insanlar çıkarsın.

KÜBA BELGESELİNİ SEYREDİNCE BEN

NETFLIX’te yayınlanan bir Küba belgeseli var.

Küba’nın yakın tarihini anlatıyor.

İzledim. Sonuç şu oldu:

Fidel’den hızla uzaklaştım, Che’ye hızla yaklaştım.

Ali Babacan konuşunca ne gizem kaldı ne büyü

SÜLEYMAN TURAN DENİNCE AKLIMA GELEN O FİLM

“ÇOCUKLUĞUNUN en şeker filmlerini say” deseler, “Sevgili Dayım” filmini ilk 10’a koyarım.

Tarık Akan’lı, Hale Soygazi’li, Perran Kutman’lı ve tabii Süleyman Turan’lı on numara bir filmdir “Sevgili Dayım”.

Adile Naşit’li, Münir Özkul’lu, Şener Şen’li birçok güzel film yeniden gündemimize girerken “Sevgili Dayım” filminin anadan öksüz, babadan yetim kalmasını bir türlü anlamamışımdır.

Süleyman Turan’ın hem oyuncu hem de senarist olarak katkıda bulunduğu bu şeker mi şeker filmi, hiç değilse Süleyman Turan’ın vefatını vesile kılarak gündemimize alamaz mıyız?

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Bu tartışmalardan artık bıkmadık mı?

Kemalizm tartışması

Eskiden bir anlamı vardı bu tartışmayı yapmanın.

Çünkü ülkeyi yönetenler, Kemalizm adı altında kafalarına göre dayatmalar yapıyorlardı.

Ama artık kalmadı böyle bir şey.

Buna rağmen ne diye Kemalizm tartışması çıkarılıyor ikide bir?

Görmüyor musunuz?

Milletin canı sıkılıyor bu köhnemiş, miadı dolmuş tartışmadan. Bu denli bayat bir tartışma, nasıl oluyor da bu kadar heyecanla yapılabiliyor?

Yoksa dert Kemalizm falan değil de dikkat çekmek mi?

*

Yazının Devamını Oku

Savcılar Cübbeli’yi ifadeye çağırmalıdır

Cübbeli Ahmet, bizim Tarafsız Bölge’de şöyle demişti:

 

“Türkiye’de 2 bin selefi derneği var. Şahıslar pompalı mompalı. İç savaşa hazırlanıyorlar. Özellikle Batman, Adıyaman taraflarında çok selefi akım var. Bu silahlanmayı durdurun. Yarın bu işin önünü alamayız. Birisi ‘Şeyhim’ diye cihat ilan edecek, öbürü ‘Mehdiyim’ diyecek. Birbirini öldürür bu Müslüman millet. Asker bunları vurmak zorunda kalacak. Mutlaka kontrol edilmesi lazım.”

*

Şimdi de Saygı Öztürk’e konuşmuş Cübbeli ve sözlerinin arkasında olduğunu söylemiş.

*

- Savcıların harekete geçmesi lazım, bir.

- Cübbeli’ye “Ver bakalım elindeki bilgileri” denmesi lazım, iki.

- Bunun burada bırakılmaması lazım,

Yazının Devamını Oku

Bittin sen Halil Sezai

Sen artık hepimiz tarafından...

“İncir Reçeli” diye oynadığın filmlerle değil, yaşlı bir adama yönelik uyguladığın şiddet görüntüleriyle hatırlanacaksın Halil Sezai.

Sen artık bizim gözümüzde...

“Romantik şarkılar söyleyen, ıssızlığın ortasındaki kentli adam” olmaktan çıkıp “mağara adamının teki” durumuna düştün Halil Sezai.

*

Sen artık hepimiz için...

Sorunlarını kaba kuvvetle çözmeye çalışan, kendine hâkim olamayan, öfkesini kontrol altına alamayan magandanın en önde gidenisin Halil Sezai.

*

Sen artık şu saatten sonra...

Yazının Devamını Oku

CHP’deki tartışmayla ilgili kapı gibi beş saptama

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “Atatürk” demiyormuş, “Mustafa Kemal” diyormuş.

 

Bunun üzerinden bir cayırtı koptu CHP’de. Öyle böyle değil ama...  Büyük... Çok büyük bir cayırtı.

*

CHP’de kopan bu cayırtı üzerine tam beş adet saptamam var:



Yazının Devamını Oku

Can Dündar, çakma Napolyon’a asker yazıldı

Macron’u övmüş Can Dündar.

 

“Şu üniversiteyi bitirdi”, “Şu okulda okudu”, “Felsefe tahsili yaptı”, “Şurada staj yaptı” falan diye...

Ballandırmış da ballandırmış Macron’u.

*

O Macron ki...


Yazının Devamını Oku

Macron’dan muhalefete gollük bir pas geldi

Macron şöyle demiş:

 

“Türkiye başka, Erdoğan başka... Biz Avrupalılar, Türk halkına değil Erdoğan’a karşı sert olmalıyız. Erdoğan hükümeti, kabul edilemez davranışlarda bulunuyor.”

*

Macron, Erdoğan’a niye karşı?



Yazının Devamını Oku

Didim’deki tecavüz iddiası yenilir yutulur iddia değil

Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay ile ilgili bir iddia yayınlandı dünkü Sabah gazetesinde.

Başkan Atabay’ın beş yıl önce bir kadına tecavüz ettiği öne sürülüyor.

*

İddia sahibi bir kadın...

“Başkan Atabay’dan iş istemeye gittim” diyor. “Atabay bana ‘Daha rahat bir ortamda konuşalım’ dedi” diyor. Kendisini bir çiftliğe götürdüklerini söylüyor. “İşin içinde belediye meclis üyeleri de var” diyor. “Bana alkol içirdiler, uyuşturucu verdiler” diyor.

*

Sonrası?

Korkunç!

Yazının Devamını Oku

Bir imam hatipli olarak Erol Mütercimler konusunda ne diyorum?

“İmam hatip mezunları sapık, sahtekâr, ahlaksız olarak karşımıza çıkıyor” diyen Erol Mütercimler konusunda...

Bir imam hatip mezunu olarak benim ne diyeceğimi soranlar oldu.

Konuyla ilgili olarak diyeceklerim şunlardır:

*

Erol Mütercimler ve onun gibiler, uzaktan bakıldığında...

Her türlü genellemeyi çok ayıp sayan aşırı medeni, aşırı kültürlü insanlarmış izlenimi verirler.

*

Fakat biraz yakınlarına sokulduğunuzda...

Yazının Devamını Oku

Heybeliada’daki o bahtsız hastane

Türkiye’nin ilk pandemi hastanesi Heybeliada’daydı.

Şaşaalı günleri de oldu ama bahtı kara çıktı bu hastanenin.

Adı her geçtiğinde Peyami Safa’nın “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu” romanındaki etkileyici hüzün gelir aklıma.

Zaten hikâyesi de romandaki gencin acıklı hikâyesine çok benzer.



*

Yazının Devamını Oku

Din istismarcısı sapıklara karşı mücadele rehberi

Kafasına sarık sarıp “Ben şeyhim” diye ortaya çıkan tiplere, her şeyden ve herkesten önce devletimiz, “Hop” demeli.

- Etrafına topladığı müritlerle kendine özgü bir ekosistem oluşturanlar, devletin ilgili kurumları tarafından acilen denetim altına alınmalı.

*

- Dini hassasiyeti olanlar, bu tür adamların melunluk yapmaları halinde ilk önce ve en büyük tepkiyi göstermeli.

*

- Alçaklık yaparken yakalanan bu tür adamların müritleri, devlet tarafından derhal bir rehabilitasyon programına tabi tutulmalı.

*

- Diyanet İşleri Başkanlığı, işi kişisel şova dökmüş abuk sabuk açıklamalar yapan bu tür adamlarla mücadele etmeli.

*

Yazının Devamını Oku

Utanmaz alçak son sığınağına sığınamadı

Eğer 20 yıl öncesinde yaşıyor olsaydık...

12 yaşındaki kız çocuğunu istismardan tutuklanan ve kendisini “şeyh” diye yutturan malum utanmaz adam, kendisine sığınacak bir sığınak oluşturabilirdi.

*

Mesela şöyle şeyler derdi:

Müslüman olduğum için beni hedefe koydular.



Yazının Devamını Oku

Sağlık Bakanı Koca’ya sordum: Salgında son durum nedir?

Hastaneler doldu taşıyor mu? Salgın kontrolden çıktı mı? Yoğun bakımlarda alarm zilleri çalıyor mu? Bazı illerde durum felaket mi? İl il, bölge bölge durum nedir? Yeni önlemler kapıda mı? Tüm bu soruları Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya sordum. Bakan Koca çok önemli açıklamalar yaptı... İşte söyledikleri:

İSTANBUL’DA ARTIŞ YOK

İstanbul, şu anda daha kontrollü... İstanbul’da ciddi bir artış yok.



Orta Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da artış var, dikkatlerimiz bu iki bölgede. Ege’de artış yok.

İzmir’de

Yazının Devamını Oku

İlahi Abdullah Gül

Abdullah Gül, sosyal medyadan şu mesajı atmış:

 

“30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Bu vesileyle Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitlerimizi şükranla anıyorum.”

*

Mesajdaki Atatürk vurgusunu görünce...

Bilmiş bir gülümsemeyle...

İçimden şöyle dedim:

Yazının Devamını Oku