GeriAhmet HAKAN AK Parti neden kahve dağıtmaktan vazgeçti?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

AK Parti neden kahve dağıtmaktan vazgeçti?

SOSYAL medyada dolaşımda olan birkaç fotoğraf karesini yayınlamıştık Kanal D Haber’de...

AK Parti’nin referandum için vatandaşa dağıttığı ürünleri yansıtıyordu o fotoğraf kareleri:

Bir paket çay, bir paket makarna falan...

*

AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci aradı.

Dedi ki:

Bir düzeltme yapmak istiyorum. Biz bundan önceki seçimlerde bir paket kahve dağıtırdık, bu referandumda bir paket Rize çayı dağıtıyoruz. Referandum broşürümüz, bir kalem ve bir paket Rize çayı... Başka da bir şey dağıtmıyoruz”.

AK Parti neden kahve  dağıtmaktan vazgeçti

*

Teşekkür ettim...

Telefonu kapattım.

*

Sonra düşünmeye başladım:

Her seçimde kahve dağıtan AK Parti, acaba bu referandumda neden çay dağıtmaya karar vermiş olabilir” diye.

Ve çok geçmeden...

Kafama dank etti!

*

Referandumda ‘hayır’ın rengi ne?

Kahverengi!

*

Hemen kendime sade Türk kahvesi söyledim.

Ve bu muhteşem buluşumla gurur duyarak başladım yudumlamaya...

HER ŞEYİ BIRAKIP GİTMEK İSTERİM

- “İroni yaptım ironi” demek zorunda kaldığım zaman...

*

- Polemik yaptığım şahıs, işi duygusala bağladığı zaman...

*

- “Bugün ne var haberlerde” diye sorulduğu zaman...

*

- “Sen bilirsin, söyle bakalım, ne olur referandumda” denildiği zaman...

*

- “Sizin işiniz de iş hani... Konu sıkıntısı çekmiyorsunuz” denildiği zaman...

SİNAN OĞAN IRKÇI MI?

ŞUNLARI demiş Sinan Oğan:

- Benim Anadolu’da yetişen delikanlım, kınalı kuzum El Bab’da şehit düşecek...

- Taşı sıksa suyunu çıkaracak herifler gelecek, sahillerde nargile fokurdatacak.

- Yok öyle bir şey!

*

Biraz düşününce...

İnsan şöyle ağız dolusu “vay ırkçı vay” diyemiyor.

İZMİR MARŞI’NDA İLK ÜÇ

VOLKAN KONAK: Öyle ritmik, öyle bize özgü bir şekilde seslendirdi ki... Birincilik tahtı onun.

*

HALUK LEVENT: Öyle janti, öyle klas bir seslendirmeyle çıktı ki... Anında fethetti tüm gönülleri.

*

ATHENA GÖKHAN: Öyle tam yerinde, öyle tam zamanında söyledi ki... “İşte böyle kapak yaparlar” dedirtti.

BURADAN AVRUPA’DAKİ GURBETÇİLERE SESLENİYORUM

- Kaç çocuk yaparsanız yapın... Ama muhakkak çocuklarınızı insan sevgisiyle dopdolu yetiştiriniz.

*

- Hangi büyük arabaya binerseniz binin... Ama muhakkak mütevazı olmayı ihmal etmeyiniz.

*

- Hangi güzel evlerde yaşarsanız yaşayın... Ama muhakkak insanlığınızla komşularınıza parmak ısırtınız.

*

- Hangi büyük işi kurarsanız kurun... Ama muhakkak çevrenizdekilerin sizin için “elinden, dilinden zarar gelmez” demelerini sağlayınız.

AK Parti neden kahve  dağıtmaktan vazgeçti

MERKEL’LE TOKALAŞMAYAN TRUMP NEYE BENZİYORDU

- Anne sözünden çıkan bir yaramaza benziyordu.

*

- “Yazıklar olsun sana Merkel” diyen bir Erdoğan’a benziyordu.

*

- İşine gelmeyeni duymayan bir İsmet Paşa’ya benziyordu.

*

- “Almanya bizi kıskanıyor” diyen bir gurbetçiye benziyordu.

BAYKAL’IN PEYGAMBER BENZETMESİNE DAİR

KURAN’da Hz. Peygamber’in ikaz edildiği, hatasının hatırlatıldığı ayetler var.

Bakınız: Abese Suresi...

*

Peygamberler üstün insanlardır, örnek insanlardır, ilahi bir görevle görevlendirilmişlerdir, Allah’ın elçisi olmak gibi mukaddes bir vazifeleri vardır.

Bunlar doğru...

Ama hatadan da münezzeh değillerdir.

*

Ancak durumun böyle olması...

Deniz Baykal’ın “Bu kadar yetkiyi Peygamber’e versen, Peygamber’i bile bozarsın” cümlesinin yakışıksızlığını ortadan kaldırmıyor.

*

Peygamberleri sıradanlaştıran bu yaklaşım, en hafifinden çok ama çok yakışıksız kaçmıştır.

Peygamber’e sevgisini ve saygısını bildiğimiz Baykal’a hiç yakışmadı bu.

GÖKÇEK İLE ARINÇ ARASINDAKİ 7 FARK

Gökçek hınzırdır... Arınç mahzun.

*

  Gökçek realizmin afacan sembolüdür... Arınç duygusala bağlamanın anıtı...

*

 Gökçek sokak çocuğudur... Arınç kasaba beyefendisi...

*

 Gökçek bam bam bam yapar... Arınç tecahülü arifane yapar...

*

  Gökçek fıkracıdır... Arınç şiirci...

*

Gökçek aksiyondur... Arınç romantik komedi.

*

Gökçek Çiçek Abbas’taki Şener Şen’dir... Arınç “Mazlum’u getirin bana Mazlum’u”daki Mazlum...

X

Selçuk Bayraktar nasıl oluyor da kutuplaşma belasını yıkıp geçiyor

Geçenlerde Tarafsız Bölge’de konuğumuz oldu Selçuk Bayraktar. Çok izlendi, çok ilgi gördü, çok dikkat çekti program.

Alışılmışın dışına çıkan bir yönü de şu oldu: Türkiye’deki bütün dünyalara seslendi. Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçti. Peki ama Selçuk Bayraktar, neden birbiriyle taban tabana zıt kutupların ortak bileşkesi haline gelebiliyor? Hangi yönleriyle Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçebiliyor? Bu sorulara benim verebildiğim cevaplar şunlar:



*

Çünkü Selçuk Bayraktar...

Neredeyse iki yüz yıldır genlerimize işlemiş olan “Biz yapamayız” algısını darmadağın ediyor.

Yazının Devamını Oku

Ali Erbaş’tan mesaj var: Ben de günaydın derim

Telefonuma bir mesaj geldi.

Baktım:

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’tan gelen bir mesaj...

*

Mesajı noktasına, virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum:



Yazının Devamını Oku

Sabah-ı şerifleriniz hayırlı olsun Ali Erbaş Bey

“Günaydın” demeyecekmişiz.

Çünkü...

“Cahiliye dönemi”nde “Sabahınız hayat olsun” diye selamlama yapılırmış.

“Günaydın” da biraz buna benziyormuş.

*

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın iki yıl önce yazdığı kitapta geçiyormuş bu ifadeler.

*

Rahmetli babam, öfkelendiğinde ve ne diyeceğini bilemediği durumlarda hep şöyle derdi:

“Allahumme meassabirin!”

Yazının Devamını Oku

Resul Tosun’un çıkardığı yapay laiklik tartışması

1990’larda “Laiklik elden gidiyor” denilerek...

Yapay bir laiklik tartışması başlatıldı.

*

Amaç:

Refah Partisi’ni köşeye sıkıştırmaktı.

2021 yılının eylül ayındayız.

Ve yine “laiklik tartışması” yapıyoruz.

*

Yazının Devamını Oku

Önceki Ziya Selçuk... Sonraki Ziya Selçuk...

Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı görevini bıraktıktan sonra yeni bir imaj yapmış.

Önceki hali ile sonraki hali arasında bir mukayese çalışması yaptım:

*

- Öncesinde aşırı resmiyet var, sonrasında jantilik.

*

- Öncesinde omuzlarda okul yükü var, sonrasında yük atılmış.

*

- Öncesinde intizam var, sonrasında ihmal edilmiş şıklık.

*

Yazının Devamını Oku

“12 Eylül İslamcılığa yol verdi” diye bir balon

Dün 12 Eylül’ün yıldönümüydü ya...

Şöyle bir baktım ve gördüm ki...

O meşhur “Türkiye’de İslamcılığın yükselişi, 12 Eylül sayesinde gerçekleşti” balonu yine havalandırılıyor.

*

Gelin, bu balona iğne batırmayı deneyelim:

*

Evet, doğrudur.

12 Eylül, “biraz Müslümanlık” istemiştir.

*

Yazının Devamını Oku

Yılmaz Güney denince hangisi aklımıza gelecek?

Yılmaz Güney’in iki yönü var.

 

Bir yönünde...

Bir hâkimi öldürmüş, sevdiği kadının kafasının üstüne bardak koyup nişan almış, alkollü araç kullanarak bir çocuğun ölümüne neden olmuş... Kısacası şiddete meyyal maço bir adam var.

*

Bir yönünde ise...

Türk sinemasının yüz akı sayılabilecek filmler çekmiş, uluslararası alanda büyük başarılar elde etmiş, sinemanın yıldızı bir sanatçı var.

*

Bu

Yazının Devamını Oku

Bırakın artık şu tatsız ve kibirli müsamereleri

Edremit’in düşman işgalinden kurtuluş törenlerinde, “Kara çarşaftan kurtulup özgürlüğüne kavuşmuş kadın” müsameresi yapılmış.

Çok saçma! Çok komik!

Çok kibirli! Çok tatsız!



Çok anlamsız! Çok ilkel!

Çok gereksiz! Çok bayat!

Yazının Devamını Oku

İmamoğlu’nun açıklaması ne anlama geliyor

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı için şu açıklamayı yaptı:

“Ben şu anda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yım. Bu durumda bana düşen belediye başkanlığını en iyi şekilde yapmak. Şu an benim aklımdan geçen ve amacım, İstanbul’da görevini en iyi yapan bir belediye başkanı olmaktır. Dahası hedefim, İstanbul’da tarihin en başarılı belediye başkanı olmaktır, daha ötesi yok.”

Bu açıklamadan ben şu dört sonucu çıkardım:

*

BİR: Meral Akşener, İmamoğlu’nu övünce, “Akşener, İmamoğlu kartını masaya sürdü” yorumları yapılmıştı. İmamoğlu, bu kıskaçtan kendini kurtarmak istiyor.

*

İKİ: İmamoğlu, bu açıklamayla Kemal Kılıçdaroğlu’na “Ben senin önünde engel olmam, sen adaysan benim bir çıkışım olmaz” mesajı veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş’in takdir kazanmasının tek yolu: Para mara düşünmeden istifayı basmasıdır

Şenol Güneş’in son hezimetten sonra “İstifa ediyorum” dememesinin, diyememesinin nedeni şu:

Gönderilirse... Kendisine yüklü miktarda tazminat ödenecek.

*

İstifa ederse... Yüklü miktardaki tazminatını alamadan gitmiş olacak.

İşte tam da bu nedenle “Başarısızlık bana aittir” demesine rağmen...

Bırakıp gitmiyor, gidemiyor.

*

Şenol Güneş

Yazının Devamını Oku

En etkili muhalefet partisi: Pahalılık

İktidara yakın gazeteciler, günlerdir uyarıyorlar:

“Hayat pahalılığına bir çözüm bulunmalı. Marketler ateş pahası. Fiyatlar katlanarak artıyor. Vatandaşın tek derdi bu. Büyüme rakamları güzel ama kimse büyümeye bakmaz. Önümüzdeki seçimi kazanmak için bu soruna acil çözüm bulunmalı.”

*

Çok doğru, çok haklı, çok önemli uyarılar bunlar.



*

Yazının Devamını Oku

Taliban’ı işte bu cesur kadınlar yenecek

Hürriyet’ten Fevzi ile Selçuk, Kabil’de bir gösteriye denk geldi.

Fevzi notları geçti:

*

50’ye yakın kadın, Taliban karşıtı gösteri yapıyor. Silahlı Taliban milisleri, durumdan hoşnut değil. Göstericileri dağıtmaya çalışıyorlar. Fakat kadınlar, milim kıpırdamadan gösterilerine devam ediyor. Ta ki Taliban şiddeti ortaya çıkıncaya kadar.

*



Yazının Devamını Oku

Aşı karşıtlarının mitinginde açılması gereken pankart

11 Eylül’te Maltepe’de miting var.

Mitingi aşı karşıtları düzenliyor.

Abdurrahman Dilipak da konuşmacılar arasında.

*

Bu mitingde...

Devasa bir pankart açmak lazım.

Üzerine dev harflerle şunlar yazan bir pankart:

*

-

Yazının Devamını Oku

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki

Afgan mültecilerin Türkiye’ye gelme endişesi üzerine...

Bizim memlekette bazıları, “Taliban kafalı tipler geliyor, eyvah bunlar bizi Talibanlaştıracak” diye telaşlanıyorlar.

*

Ben hayatımda bu kadar özgüvensiz bir yaklaşım görmedim.

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki!

*

Afganistan’dan buraya gelenlerin tümü Taliban zihniyetli olsa bile bir şey olmaz.

*

Olsa olsa şöyle şeyler olur:

Yazının Devamını Oku

Faşist olduğu kadar müptezelmiş de

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, bir anısını paylaşmış.

Tesettürlü bir hanım, Tanju Özcan’a “Başkanım benim bebeğim olmuyor, yardımcı olur musunuz?” demiş. Tanju Özcan da tüp bebekle ilgili bu gayet masum yardım talebini, son derece münasebetsizce yorumlayıp “Hanımefendi, ben size nasıl yardımcı olabilirim?” diye cevaplamış.

Tanju Özcan’ın bu anısını, “Biraz da gülelim eğlenelim” diye anlatması ise işin en mide bulandırıcı tarafı.

*

“Ülkemde mülteci istemiyorum” tavrını, “Mülteciye su bile yok” noktasına kadar taşıyan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a şöyle seslenmek isterim:

*

“Faşist olduğunuz kadar müptezelmişsiniz de...”

İZMİR MARŞI’NI BİLE KUTUPLAŞMA KONUSU HALİNE GETİRMEK

Yazının Devamını Oku

Bir sonraki 30 Ağustos hutbesi için bir ikaz

Buradan Diyanet İşleri Başkanlığı’na sesleniyorum:

 

Bir sonraki 30 Ağustos’ta...

- Ya 30 Ağustos konulu hutbe okutmayın.

- Ya da okuttuğunuz hutbede Atatürk’e yer verin.

*

Çünkü Atatürksüz 30 Ağustos...

- Alparslansız Malazgirt gibidir.

- Osman Beysiz

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin ruh hali iyi değil, hiç iyi değil

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet partisinin liderine yönelik sergilenen apaçık bir nezaketsizlik karşısında hepimiz ortaklaşıp “Bu bir nezaketsizliktir” diyemiyoruz.

*

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet lideri, bir yalan haber üzerinden iktidarı sıkıştırmaya çalışıyor. Ve o lider, haberin yalan çıkmasını hiç mesele etmiyor.

*

Artık Türkiye’de...

Şeytanlaştırma tek taraflı işleyen bir mekanizma değil. Bütün taraflar, birbirlerini şeytanlaştırıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Yıllık iznin bir bölümü

“Yazarımız, yıllık izninin bir bölümünü kullanmak üzere yazılarına ara vermiştir.”

Klasik köşe yazarlığının en klişeleşmiş cümlelerinden biridir bu.

*

Eski üstatlarımız, nedense yıllık izinlerinin tamamını asla kullanmazlardı.

Mutlaka “bir bölümünü” kullanırlardı.

*

“Üstatlara saygı” adına...

Ben de bu klişeyi kullanarak...

Yazılara kısa bir süre ara veriyorum.

Yazının Devamını Oku

Şairi bile nobranlaştıran milletvekilliği koltuğu

Bir arkadaşım vardı.

Şiir yazardı. Şairdi yani.

Siyasete girdi. Milletvekili oldu.

*

Hiç unutmuyorum:

Bir sohbet sırasında bir trafik polisiyle yaşadığı bir olayı anlatmıştı.


Yazının Devamını Oku

Bu fotoğraf hem Taliban’a hem de zalimlere en güzel cevaptır

Afganistan’da görev yapan bu Türk askeri...

- Kadınlar sokağa çıkmalı mı, çıkmamalı mı?

- Kadınlar sosyal hayata karışmalı mı, karışmamalı mı?

- Kadınlar iş yapmalı mı, yapmamalı mı?

Türü sorulara yanıt arayan Taliban’a verilmiş en güzel cevaptır.

*

Afganistan’da görev yapan bu Türk askeri...

- Sergilediği şefkatle...

- Ortaya koyduğu insanlıkla...

Yazının Devamını Oku