Yanlış nerede?

 İZMİR’de yayın yapan 7 yerel gazete (Dokuz Eylül, Ege Telgraf, Haber Ekspres, İlkses, Ticaret, Yeni Bakış, Yenigün) geçtiğimiz günlerde “Yerel basına ses ver” adıyla bir kampanya başlattı.


İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen’in ifadesiyle aslında bu bir kampanya değil, çığlıktı.
“Yalnız kalmayalım, destek bulalım” çığlığıydı.
Gerekçesi de yargı reformu paketindeki icra ve iflas ilanlarının gazetelerde yayımlanma zorunluluğunun kaldırılması maddesi idi.
Yine Dikmen’in söylemiyle bu maddenin kaldırılması demek, yerel basının şah damarının kesilmesi demekti.
Zira, icra iflas ilanlarının toplam ilanlar içinde yüzde 40-60 diliminde bir potansiyel barındırması sebebiyle bunun yarı yarıya azalması demek, yüzde 50 personelin azalması, nitelik bozulması, varlığını sürdürememek demekti.
Buna dikkat çekmek için 7 gazete geçtiğimiz günlerde aynı manşet ve aynı sayfa ile çıktılar.
Böylelikle Türkiye’deki yerel basın tarihinde bir ilke de imza attılar.
Aslında bu ilk çığlık değildi.
Ağustos 2018’de de bir gecede değeri neredeyse 3’e katlanan dövizle birlikte maliyetlerin yüzde 300 artması üzerine istihdamı düşürmemek ve bir süre daha devamlılığı sağlamak adına pazar günleri çıkmama kararı almışlardı.
İşte, bu ortamda 2 yıldır üzerinde çalıştıkları ‘belediye meclis tutanaklarının yerel gazetelerde yayınlanması’ düşüncesini hızlandırdılar.
Ve konu İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde oybirliği ile kabul edildi.
Peki, bu hamle sorunları çözmeye yetecek mi, elbette hayır.
Ama umutları yeşerttiği bir gerçek.
Bence işin acı olan tarafı, yerel basının (her türlü haberlerine sayfalarında neredeyse çarşaf çarşaf yer vermelerine rağmen) yayınlandıkları yerdeki bir kısım kurum, kuruluş, sivil toplum örgütleri ve firmalar tarafından tek kuruş desteklenmedikleri için hükümet ve yerel yönetimler tarafından verilen ilanlarla yaşamlarını sürdürmek zorunda olmaları.

 
Unutanlara
hatırlatma

İZMİR’de son 5-10 yıldır bir moda gelişti.
Haberi yapan muhabir ve onu gazete sayfalarına koyan yazıişleri adeta by-pass edildi.
Herkes işini gazetenin (ya da haber ajansının) temsilcisiyle görme peşinde.
Oysa gazete bir ekip işi.
Kendilerini kentin ‘kaanat önderi’ olarak gören kimi firma, kurum ve kuruluşların yöneticileri ne yazık ki bunu unutmuş görünüyor.
Düzenledikleri toplantılara ne muhabir, ne de yazıişlerinden birini davet etme gereği duyuyorlar.
Olası ziyaretlerini sadece üst yönetimle yapıyorlar.
Öyle ki; köşe yazılarında hoşlarına gitmeyen bir şey olduğunda dahi yazanı değil, temsilciyi arıyorlar.
İçi dolu ya da boş her söylediklerinin (hatta tavla partilerinin) yer almasını istiyorlar.
Bir noktada bunu başarabildikleri için ilan verme gereği de duymuyorlar.
Ama gerekçe olarak ekonomide yaşanan durgunluğu, gazetelerin eskisi gibi okunmamasını gösteriyorlar.
İyi de madem okunmuyor, o zaman bir firma, kurum, kuruluş ya da kişi niye haberinin illa gazetede çıkmasını ister?
Neden, “Niye yokum, niye o önce ben sonrayım, niye onun açıklaması büyük benimki küçük, niye o fotoğraflı ben fotoğrafsızım vs..” diye kendince hesap sorar?
O zaman sormazlar mı, “Bırak önce sonrayı, büyüğü küçüğü, fotoğraflı fotoğrafsızı yerel ya da ulusal gazetelerin bölge ekleri olmasa sesinizi nerede, nasıl duyurabileceksiniz?” diye!

 
Bir zirvenin ardından

GEÇEN hafta İzmir Ticaret Odası, “İzmir Girişimcilik Zirvesi 2019” düzenledi.
Samumed Kurucu ve CEO’su Osman Kibar, Eczacıbaşı Holding ve Zorlu Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ayşegül İldeniz konuşmacı olarak katıldı. Fazıl Say da finalde bir piyano resitali sundu.
Zirveyle ilgili kendi gözlemlerimi yazamıyorum, çünkü davetli değildim.
Neymiş; salonun kapasitesi yetersizmiş, her basın kuruluşundan sadece bir kişi çağrılabilmiş.
Ve doğal olarak tercih yine temsilcilerden yana kullanılmış!
Katıl(a)madığım için, davetli meslektaşlarımın yazıdıklarını okuyunca özetle anladığım şu:
Müthiş bir zirve... Öyle ki, son yıllarda İzmir’de düzenlenen en iyi organizasyonlardan biri. Hani derler ya ‘10 numara 5 yıldız’, tam da öyle. Her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. İçerik, konuşmacılar, zaman yönetimi, görsellik vs. mükemmel!
Sosyal medyadaki yansımalar ise şöyle:
Milyar dolarlık şirketlerin kurucuları, sanatçılar sahnede, ama İzmirli tek bir genç girişimci yok! Bırak sahneyi, dinleyiciler arasında da yok! Adı üstünde, girişimcilik zirvesi... O yüzden ‘zirve’dekiler çağrılmış. Şirketi olmayan bir sürü insan gitmiş, duyduk. Eğer konuşmacılar İzmir ekosistemini gerçekten canlandırmak istiyorlarsa, yatırımlarını genç girişimcilere açıklasaydılar keşke... Geçen yıl Helsinki’de düzenlenen Avrupa’nın en büyük girişim zirvesinde cumhurbaşkanları DJ eşliğinde tişörtlerle çıktı sahneye... Biz ise klasik müzik eşliğinde siyah beyaz nostaljik fotolar hediye ediyoruz.
Evet, İzmir tabii ki ‘Silikon Vadisi’ olsun.
Ama dikkat edelim de mazaallah elimizde patlamasın!

 
Bakalım ne kadar merhem olabilecek?

SAHİL tarafı genişletilerek Altınyol’un 3’ten 4 şeride nasıl çıkarılacağı konusundaki yazılarıma nihayet İzmir Büyükşehir’den yanıt geldi.
Büyükşehir Basın Bürosu’ndan gelen mailden yola çıkarak, gerek benim, gerek okurların İZBAN hattı, yaya ve üstgeçitler, köprüler, izmirdeniz projesi kapsamında yapılan sahil düzenlemesi konusundaki endişelerimiz boşa çıktı.
Meğer dar bir alanda 3.5 metrelik şerit genişliği 3.25 metreye düşürülecek, orta refüj buna göre düzenlenecek, kaldırımdan da 50 santimetre çalınacak, sahilin son haline de hiç dokunulmayacakmış.
Amaç, sabahları Karşıyaka çıkışında yaşanan yoğunluğu yüzde 25 oranında azaltabilmekmiş.
Bakalım; yapım aşamasında yaşanacak olası sıkıntıya ve harcanacak paraya ne kadar değecek, yaraya ne kadar merhem olabilecek?
Yaşayıp hep beraber göreceğiz!

 
Minik bir not: Eleştiri ve önerileriniz için doğrudan bana ulaşırsanız sevinirim.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Evet; bu bir bölge yarışı değil, ülkemizin yarışı

“Milas tarih yazdı peki kim bunun farkında?” diye sordum.


Milas zeytinyağının AB’den coğrafi işaret alan ilk ve tek Türk zeytinyağı olarak eşi benzeri görülmemiş bir başarıya imza attığını, adeta bir tarih yazdığını düşündüğümü paylaştım.
Adları Milas’a kıyasla zeytinyağı ile daha çok özdeşleşmiş yörelerimizin bu konuda hangi aşamada olduklarını merak ettiğimi dile getirmeye çalıştım.
Sağolsun, Ayvalık Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Büyükçıvgın, Whatsapp’tan uzun uzun yazdı.
Öncelikle, “Geçen hafta Bloomberg’te katıldığım canlı yayında Milas’ı ve MİTSO Başkanı Reşit Özer’i kutlayıp teşekkür ettim” diyerek, bir anlamda bu konuda Ayvalık olarak kıskançlık yapmadıklarını paylaştı.
Ayvalık’ın dosyasını Dr. Fahri Yemişçioğlu’nun hazırladığını ve önümüzdeki aylarda başvuruyu eksiksiz tamamlamış olacaklarını aktardı.
Bu arada, dosyalarını tamamlayıp AB tescil başvurusu yapan tüm yörelere ve ürünlere de başarı dileğini iletti.

Yazının Devamını Oku

Milas tarih yazdı tamam da kim bunun farkında?

2020 tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisinin gölgesinde kabus gibi geçti.


Her sektör gibi zeytin ve zeytinyağı da bu olumsuzluktan payına düşeni aldı.
Ama yılın son çeyreğinde ardı ardına gelen haberler yüz güldürdü.
Bunlar arasında hiç kuşkusuz en öne çıkanı, Milas zeytinyağının AB’den coğrafi işaret alan ilk ve tek Türk zeytinyağı olmasıydı.
Daha düne kadar hor görülen ‘Memecik’ türü zeytinle Milas, adeta bir tarih yazdı.
Zeytinyağı sektöründe eşi benzeri görülmemiş bir başarıya imza attı.
Bazı köşe yazarları bu müthiş gelişmeyi birkaç üreticiye mal etse de bence en büyük pay Milas Ticaret ve Sanayi Odası’nın.

Yazının Devamını Oku

Kim tutar sizi!

ZEYTİNYAĞI sektöründe uluslararası arenadaki yarışmaların en prestijlilerinden biri de hiç kuşkusuz İsrail’de düzenlenen Terra Olivo...

 

Bu yıl 3 kategoride toplam 345 ödül dağıtıldı, 34’ü ülkemize geldi.
Ülkemizin değişik bölgelerinden toplayarak Ayvalık’taki fabrikasında erken hasat ve soğuk sıkım yaparak işleyen Nova Vera, İtalya’dan yine ‘beşibiryerde’ yaptı.
‘Trilye’ çeşidiyle, organizasyonun en büyük ödülü olan ‘Top Ten’ (En İyi 10) arasına girmeyi başaran firma, Türkiye’den katılan yağların en iyisi seçilerek ‘Best of Turkey’ ödülüne de layık görüldü.
‘Trilye’ ve ‘Beylik’le büyük prestij altın ödülüyle taçlanan firma, ‘Hayat’, ‘Yamalak Sarısı’ ve ‘Memecik’le de prestij altının sahibi oldu.
Kuruluşunun 3’üncü yılında 107’nci madalyasını alan Nova Vera’yı kutluyorum.
Ve inanıyorum ki, bunlar daha başlangıç.

Yazının Devamını Oku

Tümden yasaklanmalı

BU köşeyi takip edenler hatırlayacaklardır.

 
Havai fişek üzerine bir değil, iki değil, üç değil, onlarca kez yazı yazdım.
“Yeter artık! Fişeğiniz batsın” dedim.
“Vara yoğa patır patır patlattığınız havai fişek işkencenizden bıktık artık” dedim.
Etkili, yetkili isimlere seslendim.
“5 dakikalık bir gösterinin vereceği keyif yüzünden canlıların ölmesine, insanların zehir solumasına, havamızın, suyumuzun ve toprağımızın kirlenmesine müsaade etmeyin” dedim.
Ama bir Allah’ın kulundan tık çıkmadı.

Yazının Devamını Oku

Piyango bu kez bize vurdu belki de yarın sıra sizdedir

GEÇEN hafta ailece İzmir dışındaydık.



Pandemi sürecinde yaklaşık 3 ay eve hapsolan kızımızı alıp tatile çıktık.
Bir de köpeğimiz olduğu için denize sıfır sayılabilecek bir bungalovda kaldık.
Marmaris Orhaniye’de, doğanın içinde, sessiz, sakin, dingin bir 7 gün geçirdik.
Bu arada -merkez üssü dinlendiğimiz bölge olan- iki de ciddi büyüklükte deprem atlattık.

Yazının Devamını Oku

Bizim çılgın zeytinyağcılar

 SİZLERLE ayrı kaldığımız süreçte önce Japonya’dan, ardından da İtalya’dan güzel haberler geldi.


Türk zeytinyağı markaları uluslararası arenada bir kez daha yüzümüzü güldürdü.
Olive Japan 2020’de 9 altın, 16 gümüş madalya kazandık.
(Alfabetik sırayla) Hermus, Kisthene02, Nermin Hanım, Nova Vera, Oleamea, Purio ve Zeytinel birincilik kürsüsüne çıkarak hepimize büyük gurur yaşattı.
Aynı zamanda ‘ülkenin en iyisi’ ödülüne layık görülen Nova Vera yine fark yarattı ve bu 9 altın madalyanın 3’üne birden imza attı.
Alhatoğlu, Anafortis, Eget Vakfı, Hermus, Kisthene02, Kristal, Nova Vera, Oleamea, Olizzi, Troy, Tuay ve Zethoveen da ikinci olarak ülkemize gümüş ve puan kazandırdı.
Hermus ve Nova Vera 3’er gümüş madalyayla öne çıkarken, beni en çok mutlu eden şeylerden biri de, ilk günden beri dış pazarda Türkiye’nin ancak ‘özellikli’ ürünlerle başarı kazanabileceğini savunan ve buna örnek olarak da yıllar önce Rusya için üretmeye başladıkları çocuklara özel ‘Kidsolio’yu gösteren Alhatoğlu’nun bu markasıyla ödül alması oldu.

Yazının Devamını Oku

Kadının gücü ve bereketi bu pastanede hayat buldu

ASLINDA açılalı yaklaşık dokuz ay olmuş.

 


Ama uzun zamandır Bornova Küçükpark’a yolum düşmediğinden görmemişim.
Onlardan, eşimin instagram hesabından yaptığı paylaşım sonrası haberim oldu.
Bir de tüm çalışanlarının tamamının kadın ve işletme ortağı olduğunu öğrenince daha da ilgimi çekti.
Dilek Çetmen, Zehra Yenilmez, Senem Aslantaş, Fatma Soyer, Gökçe Özmay, Vahide Güllü, Nesrin Azizoğlu, Narin Cömert, Makbule Demirçivi, Ceren Çanlı, Merve Erim, Aslı Aydın, Aysu Saydam, Süreyya Aydoğdu ve Seren Yılmaz adlı bu 15 kadının yolu, Pastacılar Fırıncılar Derneği’nin açtığı pastacılık kursunda kesişmiş.


Yazının Devamını Oku

Güzel şeyler de oluyor

SON sözümü en baştan söyleyeyim ki, sonradan bir yanlış anlaşılma olmasın.

 


Bu, bir firmayı öne çıkarma ya da reklamını yapma yazısı değildir.
Yaşadığımız zorlu günlerde güzel şeyler de olabildiğini paylaşma amaçlıdır.
***
Doğal olarak şu günlerde hepimiz koronavirüsle yatıp, koronavirüsle kalkıyoruz.
Tüm algılarımız bu konu üzerine yoğunlaşmış durumda.

Yazının Devamını Oku

Bir virüs yazısı da benden

İZMİR’de en sevdiğim mekanlardan biri de Red Dragon’dur.

 

Bana sorarsanız, yerli malzemelerle Uzakdoğu lezzetlerini en iyi sentezleyen restoranlardan biridir.
1993 yılından bu yana kalitesinden, tatlarından, hijyenden ödün vermeden işini aşkla yaparken...
Çoğu ilk günden beri çalışan 20’den fazla kişiye de istihdam sağlar.
Ancak geçen hafta yine ailecek gittiğimiz mekanda, her zaman dolu görmeye alıştığımız masaların bazılarının boş oluşu dikkatimizi çekti.
Nedeni ise malum!

Yazının Devamını Oku

Bana bunlarla gelin!

BU köşeyi takip edenler hatırlayacaklardır.

 


Dönem dönem, “STK’lar ne iş yapar?” diye sorarım.
Zira, -istisnalar hariç- çoğunun ne üyelerine, ne bulundukları kente, ne topluma, ne de insanlığa bir yararı olduğuna inanırım.
Gereksiz kahvaltılar, yemekler, suya yazılan ziyaretler, bir elin verdiğini öbür elin görmemesi gereken iyiliklerin çeşitli turnuvalar adı altında köpürtülerek servis yapıldığı bültenler bana itici gelir.
Ama geçen hafta Ege Genç İş İnsanları Derneği’nin (EGİAD) bir etkinliği dikkatimi çekti.
Dünyada liseli gençler arasında en üst düzey girişimcilik yarışmalarından biri olarak gösterilen, ABD’nin Delaware Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Diamond Challenge’, ülkemizde ilk kez EGİAD’ın partnerliğinde İzmir’de yapıldı.

Yazının Devamını Oku

Dün dündür, bugün bugündür (mü?)

DAHA önce de birkaç kez yazdığım gibi...

 


Bir hayvan dostu olarak köpek ve horoz dövüşlerine ne kadar karşıysam deve ve boğa güreşlerine de o kadar karşıyım.
Bu nedenle son yerel seçimler öncesinde Hayvan Hakları Federasyonu’nun (HAYTAP) başkan adaylarla seçilmeleri halinde yörelerinde benzer etkinliklerin bir daha yapılmayacağına dair imzaladıkları protokoller dikkatimi çekmişti.
Bunun üzerine, “Dostlar size minnettar” diye bir de teşekkür yazısı kaleme almıştım.
Söz veren isimlerden biri de CHP’nin Menemen adayı Serdar Aksoy’du.
Öyle ki, HAYTAP, bu duyarlı davranışı nedeniyle Aksoy’a teşekkür plaketi vermiş, bu da medyada haber olmuştu.

Yazının Devamını Oku

Dünya liginde biz de varız

BİLİYORUM, yazmakta biraz geç kaldım.

 
‘Dünya Natural Sızma Zeytinyağı Şampiyonlar Ligi’ olarak anılan ‘EVOO World Ranking 2019’ sonuçları geçtiğimiz günlerde açıklandı.
Dünyanın farklı ülkelerinde düzenlenen kalite yarışmalarına katılan 12 bin 92 sızma zeytinyağından değerlendirilmeye alınan 4 bin 965 ürün ve üreticisini aldıkları ödül toplamlarına göre sıralayan organizasyonda Türkiye, büyük başarıya imza attı.
134 ödülle 34 ülke arasında 8’incilik kürsününe yerleşti.
Yarışmanın en önemli kategorisi kabul edilen “En İyi Natural Sızma Zeytinyağı Üreticileri İlk 100” listesinde ülkemizden 3 üretici yer aldı.
Manisa’dan Hermus 24’üncü, Ayvalık’tan Nova Vera 27’nci, Gömeç’ten Öz-Em 97’nci oldu.
“En İyi Natural Sızma Zeytinyağları İlk 100”de de 4 üreticinin 5 ürünü kendisine yer buldu.

Yazının Devamını Oku

Kentten köye kültür köprüleri kuruyorlar

(Bugün formatımın dışına çıktım. Çünkü onlar bunu hak ediyorlar. İnanıyorum ki, okuyunca siz de bana hak vereceksiniz.)

 

ONLAR, tam 25 kişi...
Aralarında İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, İzmir Devlet Opera ve Balesi, İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nda görev yapanlar da var.
Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Ege Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve TRT sanatçıları da var.
Topluluklarının adı, Turkish Brass Ensemble Orkestrası.
Genel sanat yönetmenliğini Kenan Gökkaya, sanat koordinatörlüğünü Hikmet Çokağır yapıyor.
Devlet Klasik Türk Müziği Korosu solist sanatçısı Derya Derin seslendirdiği şarkılarla...

Yazının Devamını Oku

‘Mış’ gibi yapmasak

YERLİ ya da ata tohumları...


Binlerce yıl değişen onlarca koşula uyum sağlasalar da bugün yok olma tehlikesi yaşıyorlar.
Belediyesinden derneğine birçok kurum ve kuruluş da sürdürülebilir tarım için genetik birer hazine olan bu tohumları korumak için yoğun mücadele içerisinde.
Bulundukları yörenin çevre, iklim, toprak koşullarına uyum yetenekleri gelişmiş bu tohumların gelecek nesillere aktarılabilmesi için çeşitliliğinin korunması, ekilerek çoğaltılması ve paylaşılması şart.
İzmir Büyükşehir Belediyesi de bu hassasiyetle önemli bir adım attı.
İzmir’de bir çiftçinin evinde sakladığı Anadolu’nun en eski buğday çeşitlerinden ‘karakılçık’ın çimlendirilerek çoğaltılması sonucu elde edilen tohumlar yaklaşık 500 dönümlük araziye ekildi.
Bunun için de Menemen Tarımsal Araştırma Merkezi’nde ‘Yeniden Karakılçık’ sloganıyla ekim şenliği düzenlendi.

Yazının Devamını Oku

Gelin, zeytin ağacının altında kenetlenelim

CUMARTESİ günü Milas’taydım.

Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Reşit Özer’in davetiyle 6’ncı Zeytin Hasat Şenliği’ne katıldım.
Geçen yıl gidememiştim, o nedenle bu sene orada olup, gelinen noktayı yerinde görmek istedim.
Hava muhteşem, program yine baş döndürücü yoğunluktaydı.
Her zamanki gibi davul-zurna ve bando eşliğinde yapılan yürüyüş yine çok renkliydi.
***
Sonrasında meydandaki törende milletvekilleri M. Yavuz Demir (AK Parti), Suat Özcan (CHP), Metin Ergun (İyi Parti), Kaymakam Eren Arslan, Vali Esengül Civelek, şenliğe telefonla bağlanan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli birer konuşma yaptı.
Buraya kadar her şey yolunda giderken CHP’li Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat’a nedense söz verilmedi.

Yazının Devamını Oku

Hasat günleri festival oldu Google amcada tavan yaptı

GEÇEN hafta Ticaret Odası Başkanı Mustafa Büyükçıvgın’ın davetlisi olarak Ayvalık’taydım.


Bu yıl ‘Her hasat bir barış çağrısı’ temasıyla 15’incisi düzenlenen Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasadı Festivali’ne katıldım.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile birleştirilip 5 güne yayılan etkinliğin ilk 3 gününde zeytin dostlarıyla birlikte ben de o coşkuyu yaşadım.
Benim yazı günümden önce Genel Yayın Yönetmenimiz Vahap Munyar ve Ege Bölge Temsilcimiz Deniz Sipahi, festivalle ilgili gözlemlerini köşelerinde paylaştıkları için tekrara kaçmamak adına dikkatimi çeken bazı notları aktarmak istiyorum.

- Ayvalık (havanın da etkisiyle) her zamanki gibi yine muhteşemdi, cıvıl cıvıl, kıpır kıpırdı.

- Başkan Büyükçıvgın, gerek açılış günü, gerek sembolik hasat töreninde, gerek ‘Ayvalık Zeytinyağını AB Tescilleyecek, Dünya Tüketecek’ başlıklı panelde ısrarla bazı noktaların altını kalın çizgilerle çizdi.

- Zeytinyağının başkentiyiz. Türkiye’de zeytinyağında ilk coğrafi işareti biz aldık. Şimdi sıra Avrupa’ya geldi. Ülkemizden AB’den tescil almak üzere 20 ürün için başvuru var. Bunlar arasında Ayvalık zeytinyağı da yer alıyor. En kısa zamanda AB coğrafi işareti de alacağız, kararlıyız.

- AB tarafından tescillenmesi Ayvalık zeytinyağının değerini katlayacak. Avrupa’da daha yüksek fiyata satılabilecek.

Yazının Devamını Oku

Şimdi Ayvalık zamanı

BU köşeyi takip edenler ‘zeytin&zeytinyağı’na ilgimi bilirler.

Tabii bir de Ayvalık’a...
Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat Festivali’nin 15’incisi 25-29 Ekim tarihleri arasında yapılacak.
Dolayısıyla, bize yine Ayvalık yolları göründü.
Etkinliğin bu yılki teması ‘Barış’ olarak belirlenmiş.
Ana slogan olarak da “Her hasat bir barış çağrısı” seçilmiş.
Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Mustafa Büyükçıvgın, “Amaç, zeytinin geçmişten bugüne simgelediği barış kavramını bir kez daha gündeme taşıyarak ülkemizde ve dünyada barışın insan yaşamındaki vazgeçilmez yerini en etkin biçimde vurgulamak” diyor.
Bir diğer önemli hedefi de, “Ayvalık zeytin ve zeytinyağının dünyaca ünlü kalitesine dikkat çekerek Ayvalık zeytinyağına yeni pazarlar kazandırmak ve kalitesiyle fark yaratan markalarla dünyaya açılmak” olarak vurguluyor.

Yazının Devamını Oku

Nereden bakarsanız bakın, baştan yanlış!

CHP eğer iktidar olacaksa bunu son seçimde ülke genelinde kazandığı 242 belediye başkanının performansıyla yapacak.


Ama geçen 4 ayda yaşananlara bakınca, insanın kafasında soru işaretleri oluşuyor.
Örnek mi?
Çok, ama ben son ikisini hatırlatayım:
Biri, İzmir’in Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan...
Kendisini önce oy çokluğuyla Karaburun Belediyesi Personel Limited Şirketi’ne müdür olarak atadı.
8 bin liralık maaşının yanında ‘huzur hakkı’ adı altında 7 bin 500 TL maaş bağladı.

Yazının Devamını Oku