Paylaş
Ülke genelinde sofralık zeytin üretiminin yüzde 13’ünü, yağlık zeytin üretiminin ise yüzde 14’ünü Aydın karşılıyor.
Aydın hem sofralık hem de yağlık zeytin üretiminde 3’üncü sırada yer alıyor.
Ve bu tabloda Didim önemli bir yere sahip.
Didim her ne kadar ‘deniz-kum-güneş’ üçlüsüyle bilinse de tarımda da ciddi potansiyele sahip.
Tarım ürünleri arasında ise zeytin öne çıkıyor.
Didim ve çevresi aslında antik dönemlerden beri zeytincilik yapılan bir coğrafya.
Milet ve Apollon Tapınağı gibi tarihi yerlerle iç içe bir zeytincilik kültürü mevcut.
Bölgedeki sayıları 10’u aşan tescilli anıt zeytin ağaçları da bu köklü geçmişin birer kanıtı.
Son yıllarda kaymakamlık, belediye ve ziraat odasının güç birliği yapmasıyla bir yandan bölgedeki zeytin ağacı varlığı sayısı artarken bir yandan da modern sıkım fabrikaları kuruluyor.
Buna bağlı olarak da Didim zeytininin ve zeytinyağının markalaşması yönünde önemli adımlar atılıyor.
GİTTİM, YERİNDE GÖRDÜM
Tüm bunları yerinde görmek için, kaymakamlık, belediye ve ziraat odası iş birliğiyle bu yıl 7’ncisi düzenlenen Uluslararası Didim Zeytin Festivali’ne konuk oldum.
Atölyeler, tadımlar, paneller ve konserlerle dolu 3 gün geçirdim.
Beni en çok etkileyenler ise Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya’nın moderatörlüğünde Dr. Gül Kahraman ve eczacı Atilla Totoş’un katılımıyla gerçekleşen ‘Zeytinyağı ve Sağlık’ paneli ile Prof. Dr. Renan Tunalıoğlu tarafından verilen zeytinyağı tadım eğitimi oldu.
Dileğim, her iki etkinliğin Türkiye’nin 81 ilinde de düzenlenmesi.
Böylece bu mucize meyveyi ve şifa değerindeki suyunu herkesin tanıyıp tüketmesi.
(İçeriğindeki bileşenlerin hangi hastalıklara fren görevi üstlendiğini duyduğunuzda eminim ki şaşıracak, yüksel polifenollü zeytinyağlarından her sabah aç karnına 1 çorba kaşığı içmek isteyeceksiniz.)
Sadece bu ikisi mi?
Zeytinyağlı yemek yarışması, çocuklara yönelik zeytin kurulumu atölyesi, Kos’tan gelen Aregala Yunanistan Gastronomi Başkanı şef Kadri Memiş’in hazırlayıp ikram ettiği ‘kardeşlik salatası’, ünlü şeflerin workshopları, Horokos Dans Grubu’nun gösterisi, konserler, zeytin hasadı, zeytin sıkımı vs. de organizasyona ayrı birer renk kattı.
Stantlara katılım biraz azdı ama ilerleyen yıllarda markalaşma sayısının artışına bağlı olarak bu konudaki katılımın da fazlalaşacağına inanıyorum.
Öyle olmasını istiyor ve diliyorum.
BU SİNERJİ DİDİM’İ UÇURUR
Gelelim yerel dinamiklere…
Bu yılın temmuz ayında ilçeye atanan kaymakam Mesut Çoban, festivalin tüm süreçlerinde vardı.
Antalya Aksu doğumlu Çoban, zeytinci bir aileden geldiğini, ürüne yabancı olmadığını söyledi.
Bu, Didim için büyük şans.
Hem ürünü hem de sektörü tanıyan bir kaymakamın varlığı ilçeyi kısa sürede bambaşka bir noktaya taşıyabilir.
Bunun iyi değerlendirilmesi gerektiğine inanıyor ve altını kalın çizgiyle çiziyorum.
Belediye Başkanı Hatice Gençay da aynı düşünce yapısında.
Her konuşmasında ısrarla, Didim’in sadece bir turizm beldesi olmadığını, tarımın da ilçenin bir başka önemli değeri olduğunu vurguluyor.
“Zeytin bu toprakların en eski tanığı. Kökleri geçmişe, dalları geleceğe uzanıyor. Zeytini korumak yalnızca bir tarım meselesi değil; geleceğimize, çocuklarımıza ve bu toprakların ruhuna sahip çıkmaktır” diyor.
Başkan Gençay ayrıca…
Didim’de zeytinciliğin yaygınlaşması, özellikle yüksek polifenollü soğuk sıkım natürel sızma zeytinyağı üretimine odaklanılması, dünya çapında markaların hayata geçirilmesi konularında da kararlı.
“Didim’i zeytinin ve zeytinyağının başkenti yapacağız, bunda kararlıyım” diyerek ilçesine turizmden sonra yeni bir hedef çiziyor.
Ziraat Odası Başkanı (ki aynı zamanda Zeytindostu Derneği Başkanı) Hilmi Yıldırım da aynı heyecanı taşıyor.
“Şenlik boyunca bir dakika yerinde durmadı” desem abartmış olmam.
Enerjisini zeytin ve zeytinyağından almış atom karınca gibiydi.
Eş zamanlı yürüyen etkinlikler arasında adeta mekik dokudu.
Organizasyonun sunuculuğunu bile yaptı.
BİR SONRAKİ ADIM GUINNESS
Hilmi Başkan’ın önem verdiği etkinliklerden toplu zeytinyağı tadımında tarihi Apollon Tapınağı’nda geçtiğimiz yıl 3 bin kişiyle kırılan rekor bu sene 3 bin 283 kişiye ulaştı.
Hedef bu sayıyı önce 5 bine çıkarmak, ardından da 15 bin kişiyle Guinness Rekorlar Kitabı’na girmek.
Hilmi Yıldırım’ın gönlünde yatan ise Didim’i zeytin denizine çevirmek.
Bunun ilk adımına da şahitlik ettim.
Yakında Didim’den sürpriz haberler gelebilir.
Yolu şimdiden açık olsun.
Paylaş