Paylaş
Ve tabii bir de ‘acı’…
13 Mayıs 2014'te bir kömür madeninde çıkan yangın nedeniyle 301 madencimizin trajik ölümü hala hafızalarımızdaki yerini koruyor.
Bu olayın üzerinden çok değil, sadece 4 ay sonra, 18 Eylül 2014’te Yırca Köyü’nde kömürle çalışacak bir termik santral kurmak için yaklaşık 6 bin zeytin ağacının kesildiği gerçeğini de unutmuş değiliz.
İşte Soma; altı kömür, üstü de zeytin denizini andıran bir cennet.
Bugünkü yazımız ise bu ikiliden ‘zeytin’ üzerine…
***
Kaçımız biliyoruz bilmiyorum ama Karacakaş Mahallesi’nde yaşları 960, 678 ve 384 olan anıt zeytin ağaçları var.
Ben yeni öğrendim bunlara ek olarak bir de yaşı bin 630 olan bir anıt zeytin ağacı daha varmış.
Bu, ilçede yaklaşık 2 bin bin yıldır zeytin ve zeytinyağının olduğunun bilimsel bir kanıtı.
Bir anlamda kömür kadar eski…
Soma’nın toprak yapısı, içerdiği humik asit ve leonardit mineralleri sayesinde zeytinlere eşsiz bir aroma kazandırırken, yıllık ortalama 15.3 derece olan iklimi de zeytinlerin olgunlaşma sürecine olumlu katkı sağlıyor.
4 Ağustos 2023 tarihinde coğrafi işaret tescili alan ‘Soma Zeytinyağı’, yüksek oleik asit ve polifenol içerikleriyle de dikkat çekiyor.
***
Geçtiğimiz günlerde ilçede ‘Zeytinle Mutlu Yaşa’ sloganıyla 5’inci Antikas Zeytin Hasat Festivali gerçekleştirildi.
Zeytinin hem bereketi hem de insanla kurduğu bağ kutlandı.
Gidemedim, ama katılan dostlardan gelinen nokta hakkında çok güzel bilgiler aldım.
Öğrendim ki, kömürle tanınan Soma, 17 yeni zeytinyağı fabrikasıyla tarımının yeni üssüne dönüşmüş.
Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu desteğiyle kurulan tesisler, yüzlerce kişiye istihdam kapısı olmuş.
1.5 milyon olan zeytin ağacı sayısı 2 milyona çıkmış.
İlçedeki markalar (Aliolive, Antikas, Avdan, Büyükkarcı, Hüma, Kırtepe, Omera-Ömeroğlu, Taşdibi, Tekin, Vecihe gibi) son 5 yılda kazandıkları 30’un üzerinde uluslararası ödülle dünyanın dikkatini çekmiş.
***
Kaymakam Ünal Koç, “Soma’nın altının da üstünün de nimetle dolu. Madenle anılan Soma, bugün doğası ve üretimiyle Türkiye’nin bereket merkezlerinden biri haline geldi” diyor.
Belediye Başkanı Sercan Okur, bölgenin zeytinde markalaşma yolculuğuna dikkat çekerek, “Soma bu değerin, yani zeytinin üretim gücünü temsil ediyor. Artık kömür kadar zeytin de bu kentin kimliği. Soma zeytininin marka değerini büyütmeyi hedefliyoruz” diye konuşuyor.
Tarım ve Orman Müdürü Hayati Aslan, TKDK destekli yeni fabrikaların ilçe ekonomisine katma değer sağladığını belirterek, “Sadece son 1 yılda 6 yeni fabrika TKDK desteğiyle hayata geçti. Bu tesisler yalnızca üretim kapasitesini artırmakla kalmadı, bölge halkına yeni iş alanları da açtı. Zeytin, Soma’da artık hem ekonomik hem de sosyal kalkınmanın lokomotifi” ifadelerini kullanıyor.
Bu söylemler, merkezi-yerel idarenin zeytinin değerini ve ilçe ekonomisine katkısının farkında olduğuna, daha da geliştirmek için gereken desteğin verileceğine işaret ediyor.
***
Gelelim son sözümüze:
Dilerim, kömür ve zeytin birbirlerine dost kardeşler olarak Soma’ya değer katmaya devam eder.
Doğanın dengesi bozulmadan biri yerin altından diğeri yerin üstünden bulundukları coğrafyaya ve ülkemize kazandırmayı sürdürür.
Yukarıda saydığım markalara yenileri eklenir, Soma bundan sonra maden acıları ve zeytin kıyımlarıyla değil, zeytinyağında yazdığı başarı öyküleriyle dünya gündeminde yer alır.
Zeytinyağı tüketelim, sağlıklı kalalım.
Paylaş