Gelin, zeytin ağacının altında kenetlenelim

CUMARTESİ günü Milas’taydım.

Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Reşit Özer’in davetiyle 6’ncı Zeytin Hasat Şenliği’ne katıldım.
Geçen yıl gidememiştim, o nedenle bu sene orada olup, gelinen noktayı yerinde görmek istedim.
Hava muhteşem, program yine baş döndürücü yoğunluktaydı.
Her zamanki gibi davul-zurna ve bando eşliğinde yapılan yürüyüş yine çok renkliydi.
***
Sonrasında meydandaki törende milletvekilleri M. Yavuz Demir (AK Parti), Suat Özcan (CHP), Metin Ergun (İyi Parti), Kaymakam Eren Arslan, Vali Esengül Civelek, şenliğe telefonla bağlanan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli birer konuşma yaptı.
Buraya kadar her şey yolunda giderken CHP’li Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat’a nedense söz verilmedi.
Gözlerimizin aradığı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün’ün de törene davet edilmediği (geç davet edildiği) için olmadığı söylendi.
Öyle ki, stantların bile iki ayrı tur halinde ziyaret edildiği aktarıldı.
***
Doğrudur, yanlıştır bilemem.
Ama şu bir gerçek ki, bu tür organizasyonlara siyaset karışır, -hangi partiden olursa olsun- yerel yönetimler devre dışı bırakılırsa yapılan iş kadük kalır.
Heyecan söner, ruh ölür, büyü bozulur, ahenk kaybolur, geçmiş yılların parıltısı kalmaz, konu yasak savmadan öteye gidemez, eşler dostlar birbirini ağırlar noktasına gelir.
Adına şenlik düzenlenen zeytine atfedilen başta barış olmak üzere onca sıfata da yakışmaz.
Bakın, iki yıl önce ne yazmışım:
“Görünen o ki, Milas 4 yıl gibi kısa sürede bu etkinlikte çok büyük aşama kaydetmiş.
İlk andan son ana kadar bir ilçenin zeytin ve ötesi için nasıl kenetlendiğine şahit oldum.
Valilik’ten Büyükşehir Belediyesi’ne, Kaymakamlık’tan Belediye’ye, Sanayi ve Ticaret Odası’ndan Ziraat Odası’na, Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nden aklınıza gelecek her kurum ve kuruluşa, Zeytindostu Derneği’nden irili ufaklı firmalara, büyük küçük, kadın erkek ilçe halkına kadar herkesin imece usülü nasıl canla başla çalıştığını gözlerimle gördüm.”
Bu kez sanki bu kurgu biraz bozulmuş görünüyordu.
Dilerim, ben yanılıyorumdur.
***
Zira bu tür şenlikler çok ama çok önemli, neden mi?
En başta, benzeri organizasyonlarda tüketici ürün sahibiyle doğrudan ilişki kurabiliyor.
Dolayısıyla birinci elden bilgi alabiliyor.
Satın aldığı ürünün arkasında kimlerin emeğinin olduğunu görebiliyor.
Üretenle tüketen aynı gemide olduğunu hissediyor.
Aynı zamanda elleri, saçları, havaları zeytin kokan hemen herkes bilgileniyor, bilinçleniyor, eğleniyor.
Zeytini, tarihini, tadını, değerini, akıtılan emeği bir kez daha öğreniyor ve anlıyor.
Zeytinyağına dair kulaktan dolma bilgiler nedeniyle aslında ne kadar çok doğru bildiği yanlış olduğunu fark ediyor.
***
Tüm eksik ve aksalıklara rağmen bu şenliklerin hakkını yine de teslim etmek lazım.
6 yıl öncesi ilçede 10 civarında zeytinyağı markası vardı, bugün bu sayı 54’e çıktı.
Ödüllü firma sayısı 1’di, günümüzde 10’un üzerinde olduğunu biliyorum.
Bu da bize şenliklerin üreticiler üzerinde pozitif etki yaptığını, yavaş yavaş da olsa onlara özgüven kazandığını gösteriyor.
Ki, AB’den gelecek coğrafi işaret müjdesiyle bunun daha da yukarılara çıkacağı muhakkak!
Şüphesiz Milas, şenlik yapılan birçok yerden daha fazla zeytin potansiyeline ve kültüre sahip.
Ancak hak ettiği yerde değil!
Bizim Milas’ta görmek istediğimiz şey, kalitenin yükseltilmesi, kurumsallaşmanın oturması.
Buna paralel olarak organizasyondaki etkinliklerin çoğalması, katılımın artması.
Böylece üretici ve tüketicinin ilgisinin sürekliliğinin, Türkiye ve hatta yurtdışında yankı bulunabilmesinin sağlanması.
Daha şimdiden, “Seneye nasıl daha iyi yapabiliriz?”in arayışına başlanması.
Unutulmasın ki; kendini yenileyen şenlikler devam eder, yenilemeyenler söner gider.
Milas’ta kendini yenileme potansiyeli fazlasıyla var.
Ve eminim bunu seneye hepimize fazlasıyla göstrecek.
Yolun açık olsun Milas.
Seneye AB coğrafi işaretli zeytinyağına ev sahipliği yapacak hasat şenliğinde görüşmek dileğiyle...


Bu yaşananlar hiç ama hiç yakışmadı

MEDYAYA yansıyan haber ve görüntülere bakıldığında olan şu:
Selçuk’un ilk kadın Belediye Başkanı CHP’li Filiz Ceritoğlu Sengel, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Şirince’de düzenlenen etkinliğe katılıyor.
Sengel, çalışma arkadaşları, partililer ve vatandaşlarla birlikte halay çekerken sözlü ve fiziksel saldırıya uğruyor.
Neresinden bakarsanız bakın yaşananlar hem çirkin, hem de üzücü.
Olayın, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun kutlandığı gün meydana gelişine mi...
Bir belediye başkanına, hem de bir kadın belediye başkanına yönelik olmasına mı...
Yoksa, Türkiye’nin Batı’ya açılan kapısı olarak nitelenen İzmir’de yaşanmasına mı yanarsınız?
Olayın neden kaynaklandığını, sebebini bilmiyorum.
Ama ne olursa olsun, hiçbir şey sözlü ve fiziksel saldırının nedeni olamaz.
“Dünyanın iyi yetişmiş, donanımlı, güçlü kadınlara ihtiyacı var” denilen noktada tüm bu yaşananları izah edecek, haklı kılacak bir gerekçe ne olabilir ki?
Ne acıdır ki, kanaat önderi de olsa, evde de otursa günümüzde toplumun her kesiminden kadınlarımız şiddete maruz kalabiliyor.
Ülkenin kuruluş değerleri unutularak kadın yok sayılıyor.
Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet’e yakışmayan hareketler bunlar.
Şiddetle mücadele için toplumsal cinsiyet eşitliğine inanan erkekler ve ayaklarının üzerinde durabilen güçlü kadınlar yetiştirmekten başka çaremiz yok!

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Evet; bu bir bölge yarışı değil, ülkemizin yarışı

“Milas tarih yazdı peki kim bunun farkında?” diye sordum.


Milas zeytinyağının AB’den coğrafi işaret alan ilk ve tek Türk zeytinyağı olarak eşi benzeri görülmemiş bir başarıya imza attığını, adeta bir tarih yazdığını düşündüğümü paylaştım.
Adları Milas’a kıyasla zeytinyağı ile daha çok özdeşleşmiş yörelerimizin bu konuda hangi aşamada olduklarını merak ettiğimi dile getirmeye çalıştım.
Sağolsun, Ayvalık Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Büyükçıvgın, Whatsapp’tan uzun uzun yazdı.
Öncelikle, “Geçen hafta Bloomberg’te katıldığım canlı yayında Milas’ı ve MİTSO Başkanı Reşit Özer’i kutlayıp teşekkür ettim” diyerek, bir anlamda bu konuda Ayvalık olarak kıskançlık yapmadıklarını paylaştı.
Ayvalık’ın dosyasını Dr. Fahri Yemişçioğlu’nun hazırladığını ve önümüzdeki aylarda başvuruyu eksiksiz tamamlamış olacaklarını aktardı.
Bu arada, dosyalarını tamamlayıp AB tescil başvurusu yapan tüm yörelere ve ürünlere de başarı dileğini iletti.

Yazının Devamını Oku

Milas tarih yazdı tamam da kim bunun farkında?

2020 tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisinin gölgesinde kabus gibi geçti.


Her sektör gibi zeytin ve zeytinyağı da bu olumsuzluktan payına düşeni aldı.
Ama yılın son çeyreğinde ardı ardına gelen haberler yüz güldürdü.
Bunlar arasında hiç kuşkusuz en öne çıkanı, Milas zeytinyağının AB’den coğrafi işaret alan ilk ve tek Türk zeytinyağı olmasıydı.
Daha düne kadar hor görülen ‘Memecik’ türü zeytinle Milas, adeta bir tarih yazdı.
Zeytinyağı sektöründe eşi benzeri görülmemiş bir başarıya imza attı.
Bazı köşe yazarları bu müthiş gelişmeyi birkaç üreticiye mal etse de bence en büyük pay Milas Ticaret ve Sanayi Odası’nın.

Yazının Devamını Oku

Kim tutar sizi!

ZEYTİNYAĞI sektöründe uluslararası arenadaki yarışmaların en prestijlilerinden biri de hiç kuşkusuz İsrail’de düzenlenen Terra Olivo...

 

Bu yıl 3 kategoride toplam 345 ödül dağıtıldı, 34’ü ülkemize geldi.
Ülkemizin değişik bölgelerinden toplayarak Ayvalık’taki fabrikasında erken hasat ve soğuk sıkım yaparak işleyen Nova Vera, İtalya’dan yine ‘beşibiryerde’ yaptı.
‘Trilye’ çeşidiyle, organizasyonun en büyük ödülü olan ‘Top Ten’ (En İyi 10) arasına girmeyi başaran firma, Türkiye’den katılan yağların en iyisi seçilerek ‘Best of Turkey’ ödülüne de layık görüldü.
‘Trilye’ ve ‘Beylik’le büyük prestij altın ödülüyle taçlanan firma, ‘Hayat’, ‘Yamalak Sarısı’ ve ‘Memecik’le de prestij altının sahibi oldu.
Kuruluşunun 3’üncü yılında 107’nci madalyasını alan Nova Vera’yı kutluyorum.
Ve inanıyorum ki, bunlar daha başlangıç.

Yazının Devamını Oku

Tümden yasaklanmalı

BU köşeyi takip edenler hatırlayacaklardır.

 
Havai fişek üzerine bir değil, iki değil, üç değil, onlarca kez yazı yazdım.
“Yeter artık! Fişeğiniz batsın” dedim.
“Vara yoğa patır patır patlattığınız havai fişek işkencenizden bıktık artık” dedim.
Etkili, yetkili isimlere seslendim.
“5 dakikalık bir gösterinin vereceği keyif yüzünden canlıların ölmesine, insanların zehir solumasına, havamızın, suyumuzun ve toprağımızın kirlenmesine müsaade etmeyin” dedim.
Ama bir Allah’ın kulundan tık çıkmadı.

Yazının Devamını Oku

Piyango bu kez bize vurdu belki de yarın sıra sizdedir

GEÇEN hafta ailece İzmir dışındaydık.



Pandemi sürecinde yaklaşık 3 ay eve hapsolan kızımızı alıp tatile çıktık.
Bir de köpeğimiz olduğu için denize sıfır sayılabilecek bir bungalovda kaldık.
Marmaris Orhaniye’de, doğanın içinde, sessiz, sakin, dingin bir 7 gün geçirdik.
Bu arada -merkez üssü dinlendiğimiz bölge olan- iki de ciddi büyüklükte deprem atlattık.

Yazının Devamını Oku

Kadının gücü ve bereketi bu pastanede hayat buldu

ASLINDA açılalı yaklaşık dokuz ay olmuş.

 


Ama uzun zamandır Bornova Küçükpark’a yolum düşmediğinden görmemişim.
Onlardan, eşimin instagram hesabından yaptığı paylaşım sonrası haberim oldu.
Bir de tüm çalışanlarının tamamının kadın ve işletme ortağı olduğunu öğrenince daha da ilgimi çekti.
Dilek Çetmen, Zehra Yenilmez, Senem Aslantaş, Fatma Soyer, Gökçe Özmay, Vahide Güllü, Nesrin Azizoğlu, Narin Cömert, Makbule Demirçivi, Ceren Çanlı, Merve Erim, Aslı Aydın, Aysu Saydam, Süreyya Aydoğdu ve Seren Yılmaz adlı bu 15 kadının yolu, Pastacılar Fırıncılar Derneği’nin açtığı pastacılık kursunda kesişmiş.


Yazının Devamını Oku

Güzel şeyler de oluyor

SON sözümü en baştan söyleyeyim ki, sonradan bir yanlış anlaşılma olmasın.

 


Bu, bir firmayı öne çıkarma ya da reklamını yapma yazısı değildir.
Yaşadığımız zorlu günlerde güzel şeyler de olabildiğini paylaşma amaçlıdır.
***
Doğal olarak şu günlerde hepimiz koronavirüsle yatıp, koronavirüsle kalkıyoruz.
Tüm algılarımız bu konu üzerine yoğunlaşmış durumda.

Yazının Devamını Oku

Bir virüs yazısı da benden

İZMİR’de en sevdiğim mekanlardan biri de Red Dragon’dur.

 

Bana sorarsanız, yerli malzemelerle Uzakdoğu lezzetlerini en iyi sentezleyen restoranlardan biridir.
1993 yılından bu yana kalitesinden, tatlarından, hijyenden ödün vermeden işini aşkla yaparken...
Çoğu ilk günden beri çalışan 20’den fazla kişiye de istihdam sağlar.
Ancak geçen hafta yine ailecek gittiğimiz mekanda, her zaman dolu görmeye alıştığımız masaların bazılarının boş oluşu dikkatimizi çekti.
Nedeni ise malum!

Yazının Devamını Oku

Bana bunlarla gelin!

BU köşeyi takip edenler hatırlayacaklardır.

 


Dönem dönem, “STK’lar ne iş yapar?” diye sorarım.
Zira, -istisnalar hariç- çoğunun ne üyelerine, ne bulundukları kente, ne topluma, ne de insanlığa bir yararı olduğuna inanırım.
Gereksiz kahvaltılar, yemekler, suya yazılan ziyaretler, bir elin verdiğini öbür elin görmemesi gereken iyiliklerin çeşitli turnuvalar adı altında köpürtülerek servis yapıldığı bültenler bana itici gelir.
Ama geçen hafta Ege Genç İş İnsanları Derneği’nin (EGİAD) bir etkinliği dikkatimi çekti.
Dünyada liseli gençler arasında en üst düzey girişimcilik yarışmalarından biri olarak gösterilen, ABD’nin Delaware Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Diamond Challenge’, ülkemizde ilk kez EGİAD’ın partnerliğinde İzmir’de yapıldı.

Yazının Devamını Oku

Dün dündür, bugün bugündür (mü?)

DAHA önce de birkaç kez yazdığım gibi...

 


Bir hayvan dostu olarak köpek ve horoz dövüşlerine ne kadar karşıysam deve ve boğa güreşlerine de o kadar karşıyım.
Bu nedenle son yerel seçimler öncesinde Hayvan Hakları Federasyonu’nun (HAYTAP) başkan adaylarla seçilmeleri halinde yörelerinde benzer etkinliklerin bir daha yapılmayacağına dair imzaladıkları protokoller dikkatimi çekmişti.
Bunun üzerine, “Dostlar size minnettar” diye bir de teşekkür yazısı kaleme almıştım.
Söz veren isimlerden biri de CHP’nin Menemen adayı Serdar Aksoy’du.
Öyle ki, HAYTAP, bu duyarlı davranışı nedeniyle Aksoy’a teşekkür plaketi vermiş, bu da medyada haber olmuştu.

Yazının Devamını Oku

Dünya liginde biz de varız

BİLİYORUM, yazmakta biraz geç kaldım.

 
‘Dünya Natural Sızma Zeytinyağı Şampiyonlar Ligi’ olarak anılan ‘EVOO World Ranking 2019’ sonuçları geçtiğimiz günlerde açıklandı.
Dünyanın farklı ülkelerinde düzenlenen kalite yarışmalarına katılan 12 bin 92 sızma zeytinyağından değerlendirilmeye alınan 4 bin 965 ürün ve üreticisini aldıkları ödül toplamlarına göre sıralayan organizasyonda Türkiye, büyük başarıya imza attı.
134 ödülle 34 ülke arasında 8’incilik kürsününe yerleşti.
Yarışmanın en önemli kategorisi kabul edilen “En İyi Natural Sızma Zeytinyağı Üreticileri İlk 100” listesinde ülkemizden 3 üretici yer aldı.
Manisa’dan Hermus 24’üncü, Ayvalık’tan Nova Vera 27’nci, Gömeç’ten Öz-Em 97’nci oldu.
“En İyi Natural Sızma Zeytinyağları İlk 100”de de 4 üreticinin 5 ürünü kendisine yer buldu.

Yazının Devamını Oku

Kentten köye kültür köprüleri kuruyorlar

(Bugün formatımın dışına çıktım. Çünkü onlar bunu hak ediyorlar. İnanıyorum ki, okuyunca siz de bana hak vereceksiniz.)

 

ONLAR, tam 25 kişi...
Aralarında İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, İzmir Devlet Opera ve Balesi, İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nda görev yapanlar da var.
Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Ege Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve TRT sanatçıları da var.
Topluluklarının adı, Turkish Brass Ensemble Orkestrası.
Genel sanat yönetmenliğini Kenan Gökkaya, sanat koordinatörlüğünü Hikmet Çokağır yapıyor.
Devlet Klasik Türk Müziği Korosu solist sanatçısı Derya Derin seslendirdiği şarkılarla...

Yazının Devamını Oku

‘Mış’ gibi yapmasak

YERLİ ya da ata tohumları...


Binlerce yıl değişen onlarca koşula uyum sağlasalar da bugün yok olma tehlikesi yaşıyorlar.
Belediyesinden derneğine birçok kurum ve kuruluş da sürdürülebilir tarım için genetik birer hazine olan bu tohumları korumak için yoğun mücadele içerisinde.
Bulundukları yörenin çevre, iklim, toprak koşullarına uyum yetenekleri gelişmiş bu tohumların gelecek nesillere aktarılabilmesi için çeşitliliğinin korunması, ekilerek çoğaltılması ve paylaşılması şart.
İzmir Büyükşehir Belediyesi de bu hassasiyetle önemli bir adım attı.
İzmir’de bir çiftçinin evinde sakladığı Anadolu’nun en eski buğday çeşitlerinden ‘karakılçık’ın çimlendirilerek çoğaltılması sonucu elde edilen tohumlar yaklaşık 500 dönümlük araziye ekildi.
Bunun için de Menemen Tarımsal Araştırma Merkezi’nde ‘Yeniden Karakılçık’ sloganıyla ekim şenliği düzenlendi.

Yazının Devamını Oku

Hasat günleri festival oldu Google amcada tavan yaptı

GEÇEN hafta Ticaret Odası Başkanı Mustafa Büyükçıvgın’ın davetlisi olarak Ayvalık’taydım.


Bu yıl ‘Her hasat bir barış çağrısı’ temasıyla 15’incisi düzenlenen Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasadı Festivali’ne katıldım.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile birleştirilip 5 güne yayılan etkinliğin ilk 3 gününde zeytin dostlarıyla birlikte ben de o coşkuyu yaşadım.
Benim yazı günümden önce Genel Yayın Yönetmenimiz Vahap Munyar ve Ege Bölge Temsilcimiz Deniz Sipahi, festivalle ilgili gözlemlerini köşelerinde paylaştıkları için tekrara kaçmamak adına dikkatimi çeken bazı notları aktarmak istiyorum.

- Ayvalık (havanın da etkisiyle) her zamanki gibi yine muhteşemdi, cıvıl cıvıl, kıpır kıpırdı.

- Başkan Büyükçıvgın, gerek açılış günü, gerek sembolik hasat töreninde, gerek ‘Ayvalık Zeytinyağını AB Tescilleyecek, Dünya Tüketecek’ başlıklı panelde ısrarla bazı noktaların altını kalın çizgilerle çizdi.

- Zeytinyağının başkentiyiz. Türkiye’de zeytinyağında ilk coğrafi işareti biz aldık. Şimdi sıra Avrupa’ya geldi. Ülkemizden AB’den tescil almak üzere 20 ürün için başvuru var. Bunlar arasında Ayvalık zeytinyağı da yer alıyor. En kısa zamanda AB coğrafi işareti de alacağız, kararlıyız.

- AB tarafından tescillenmesi Ayvalık zeytinyağının değerini katlayacak. Avrupa’da daha yüksek fiyata satılabilecek.

Yazının Devamını Oku

Şimdi Ayvalık zamanı

BU köşeyi takip edenler ‘zeytin&zeytinyağı’na ilgimi bilirler.

Tabii bir de Ayvalık’a...
Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat Festivali’nin 15’incisi 25-29 Ekim tarihleri arasında yapılacak.
Dolayısıyla, bize yine Ayvalık yolları göründü.
Etkinliğin bu yılki teması ‘Barış’ olarak belirlenmiş.
Ana slogan olarak da “Her hasat bir barış çağrısı” seçilmiş.
Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Mustafa Büyükçıvgın, “Amaç, zeytinin geçmişten bugüne simgelediği barış kavramını bir kez daha gündeme taşıyarak ülkemizde ve dünyada barışın insan yaşamındaki vazgeçilmez yerini en etkin biçimde vurgulamak” diyor.
Bir diğer önemli hedefi de, “Ayvalık zeytin ve zeytinyağının dünyaca ünlü kalitesine dikkat çekerek Ayvalık zeytinyağına yeni pazarlar kazandırmak ve kalitesiyle fark yaratan markalarla dünyaya açılmak” olarak vurguluyor.

Yazının Devamını Oku

Nereden bakarsanız bakın, baştan yanlış!

CHP eğer iktidar olacaksa bunu son seçimde ülke genelinde kazandığı 242 belediye başkanının performansıyla yapacak.


Ama geçen 4 ayda yaşananlara bakınca, insanın kafasında soru işaretleri oluşuyor.
Örnek mi?
Çok, ama ben son ikisini hatırlatayım:
Biri, İzmir’in Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan...
Kendisini önce oy çokluğuyla Karaburun Belediyesi Personel Limited Şirketi’ne müdür olarak atadı.
8 bin liralık maaşının yanında ‘huzur hakkı’ adı altında 7 bin 500 TL maaş bağladı.

Yazının Devamını Oku

Yanlış nerede?

 İZMİR’de yayın yapan 7 yerel gazete (Dokuz Eylül, Ege Telgraf, Haber Ekspres, İlkses, Ticaret, Yeni Bakış, Yenigün) geçtiğimiz günlerde “Yerel basına ses ver” adıyla bir kampanya başlattı.


İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen’in ifadesiyle aslında bu bir kampanya değil, çığlıktı.
“Yalnız kalmayalım, destek bulalım” çığlığıydı.
Gerekçesi de yargı reformu paketindeki icra ve iflas ilanlarının gazetelerde yayımlanma zorunluluğunun kaldırılması maddesi idi.
Yine Dikmen’in söylemiyle bu maddenin kaldırılması demek, yerel basının şah damarının kesilmesi demekti.
Zira, icra iflas ilanlarının toplam ilanlar içinde yüzde 40-60 diliminde bir potansiyel barındırması sebebiyle bunun yarı yarıya azalması demek, yüzde 50 personelin azalması, nitelik bozulması, varlığını sürdürememek demekti.
Buna dikkat çekmek için 7 gazete geçtiğimiz günlerde aynı manşet ve aynı sayfa ile çıktılar.

Yazının Devamını Oku

Hangisi doğru?

DOKUZ Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Devlet Konservatuvarı’nın taşınma sürecinde baş döndüren gelişmeler yaşanıyor.


Önce, Dekan Prof. Dr. Hacı Yakup Öztuna, “Elimizde bir rapor var. Buranın depreme dayanıksız olduğuna kanaat getiren bu rapora uyulmaması halinde suç işlemiş oluruz. Yarın öbür gün muhtemel bir depremin neden olacağı olumsuz sonuçlara karşı önlem almak zorundayız. Taşınma işlemi geçicidir” dedi.
Sonra, Rektörlük’ten, “Şu an için ortada herhangi bir taşınma söz konusu değildir. Bununla ilgili ortaya atılan tarihler de doğru değildir. Mensuplarımızdan kaynağı belli olmayan açıklamalara itibar etmemelerini ve sağduyulu davranmalarını diliyoruz” açıklaması geldi.
Ardından, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, söz konusu binaları sağlamlaştırmak için her türlü desteğe hazır olduklarını söyledi.
Rektörlük bunun üzerine, “Binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi veya yeniden yapılmasına ilişkin süreci İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üstleneceği ve çalışmalarını da ivedi şekilde başlatacağı resmi protokolü yapmaktan mutluluk duyacağımızı belirtmek isteriz” dedi.
Tınaztepe’ye alternatif arayan ve çözüm yollarını genişletmek isteyen rektörlük bir adım daha ileriye giderek belediyeden Tarihi Havagazı Binası’nı bir süreliğine talep etti.
Ancak Büyükşehir, buradaki yoğunluk nedeniyle DEÜ’ye Kültürpark’taki holleri önerdi. Rektörlük de bunu olumlu buldu.

Yazının Devamını Oku