Bana bunlarla gelin!

BU köşeyi takip edenler hatırlayacaklardır.

Haberin Devamı

 


Dönem dönem, “STK’lar ne iş yapar?” diye sorarım.
Zira, -istisnalar hariç- çoğunun ne üyelerine, ne bulundukları kente, ne topluma, ne de insanlığa bir yararı olduğuna inanırım.
Gereksiz kahvaltılar, yemekler, suya yazılan ziyaretler, bir elin verdiğini öbür elin görmemesi gereken iyiliklerin çeşitli turnuvalar adı altında köpürtülerek servis yapıldığı bültenler bana itici gelir.
Ama geçen hafta Ege Genç İş İnsanları Derneği’nin (EGİAD) bir etkinliği dikkatimi çekti.
Dünyada liseli gençler arasında en üst düzey girişimcilik yarışmalarından biri olarak gösterilen, ABD’nin Delaware Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Diamond Challenge’, ülkemizde ilk kez EGİAD’ın partnerliğinde İzmir’de yapıldı.
Amerikan Koleji’nden Selin Sayıner, Arda Akbulak, Yaman İldem ve Eda Balcıoğlu’ndan oluşan Ayes Group birincilik kürsüne çıkarak, 16-18 Nisan’da Amerika’da yapılacak finalde büyük ödül olan 100 bin doları kazanabilmek için yarışma hakkı elde etti.
İşi kişisellikten çıkarıp fark yaratan, goygoyculuk yerine faydalı işler yapan, toplumun yaralarına merhem olabilen benzer projelere saygım sonsuz.
Yazılmayı ve alkışı hak ediyorlar.

***

Haberin Devamı

Milas çıtayı yükseltti

MİLAS yakından takip ettiğim bir ilçemiz.
Zira, başta zeytin ve zeytinyağı olmak üzere çok güzel işlere imza atıyor.
Bunun son örneğini geçtiğimiz günlerde yaşadık.
Muğla Tarım ve Orman Müdürlüğü’nce zeytinin zeytinyağına kayıpsız ve kaliteli yolculuğu projesi kapsamında düzenlenen zeytinyağı kalite yarışmasında adeta Milas rüzgarı esti.
Organizasyona Milas’tan katılan 32 zeytinyağı markasından 14’ü altın, 4’ü gümüş, 3’ü de bronz madalya kazandı.
Diğer 11 marka da teşekkür belgesi ile taçlandırıldı.
Hepsi bu kadar mı?
Tabii ki, hayır.
Dünyanın en iyi 500 zeytinyağının belirlendiği Flos Olei 2020’ye bu yıl ülkemizden 9 marka girmeyi başarırken, bunlardan 2’si Milas’tan çıktı.
Sitare-Osman Menteşe’ye ait SOM Menteşe, 2010’dan bu yana 9’uncu kez dünyanın en iyi 500 sıralamasında yer aldı.
Organizasyona 2013’te dahil olan Zeynep-Cem Çelikoğlu’nun Kairos’u da 5’inci defa adlarını en iyiler listesine yazdırmayı başardı.
Tüm üreticilerimizi kutluyorum, emeklerine sağlık.
Ama bir parantez de başta yönetim kurulu başkanı Reşit Özer olmak üzere Milas Ticaret ve Sanayi Odası’na açmak istiyorum.
Biliyorum ki MİTSO, Milas zeytinyağının en üst üretim seviyesine ulaşma yolculuğuna sonuna kadar destek veriyor.
Üreticileri hep daha iyiye teşvik ederek, markalaşmaları, tanıtıma önem vermeleri, fuarlara katılmaları vs. konusunda üzerine düşen ne varsa yapıyor.
Zaten bunun meyveleri de ulusal ve uluslararası benzer yarışmalarda hemen kendini gösteriyor.
AB’den coğrafi işaretli ilk zeytinyağımız olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Milas, çıtayı her geçen gün yükseltiyor.
Tüm bu gelişmeler de bize gurur veriyor.

***

Haberin Devamı

Köklerde başlayıp
dallarda yeşeren
dostluğun eseri

GEÇTİĞİMİZ günlerde hem çok şık, hem de çok lezzetli bir hediye aldım.
Bu vesileyle Gömeç’te kurulu Güven Asa Zeytinyağları’nın yeni markası ‘Asiltane’ ile tanıştım.
Kutunun içinden çıkan nottan öğrendiğim kadarıyla Asiltane, kendi bahçelerinden zeytinlerin toplanmasıyla başlayan ve üretimin hemen ardından şişelenmesi ile tam 2 saat 47 dakikada tamamlanan bir serüveninin eseri.
Ve ülkemizin ilk ve tek A+ üretim tesisinde ‘köklerde başlayıp, dallarda yeşeren dostluk’ mottosuyla üretilen Asiltane, aynı zamanda sektöre farklı bir boyut kazandırma hedefinde.
Asiltane’nin marka hikayesini ise Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan İstikbal şu sözlerle ifade etmiş:
“En güzel, en asil zeytinleri bulup toplamak değil mesele...
En güzel rüzgarları yakalayıp, o asil tanelere değdirerek özenle toplamaktı.
Sonra da damla damla, zerre zerre akan, en saf haliyle sofralara dost edebilmekti.
Bugüne kadar anlatılan tüm hikayeleri dinledik ve Asiltane olarak size kendi hikayemizi anlatmaya geldik.
Sevgiyle, tutkuyla ve özenle yapılan işlerin hep nasıl da mutluluk verdiğini, nasıl daha sağlıklı nesiller yetiştirebildiğini, nasıl boğazdan doya doya geçtiğini anlatmaya, rayihasını paylaşmaya geldik.
Dedemizin zeytin aşkı ile başlayan bu hikaye, biz torunlarının dalları yeşertmesi ile aktarılacak nesillerden nesillere...”
Ülkemiz zeytinyağının ancak markalaşarak hak ettiği yere geleceğine inanan bir zeytin&zeytinyağı dostu olarak, hayırlı olmasını diliyor, benzer örneklerin çoğalmasını bekliyorum.

 

 

Haberin Devamı

Minik bir not: Eleştiri ve önerileriniz için doğrudan bana ulaşırsanız sevinirim.

Yazarın Tüm Yazıları