Bana bunlarla gelin!

BU köşeyi takip edenler hatırlayacaklardır.

 


Dönem dönem, “STK’lar ne iş yapar?” diye sorarım.
Zira, -istisnalar hariç- çoğunun ne üyelerine, ne bulundukları kente, ne topluma, ne de insanlığa bir yararı olduğuna inanırım.
Gereksiz kahvaltılar, yemekler, suya yazılan ziyaretler, bir elin verdiğini öbür elin görmemesi gereken iyiliklerin çeşitli turnuvalar adı altında köpürtülerek servis yapıldığı bültenler bana itici gelir.
Ama geçen hafta Ege Genç İş İnsanları Derneği’nin (EGİAD) bir etkinliği dikkatimi çekti.
Dünyada liseli gençler arasında en üst düzey girişimcilik yarışmalarından biri olarak gösterilen, ABD’nin Delaware Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Diamond Challenge’, ülkemizde ilk kez EGİAD’ın partnerliğinde İzmir’de yapıldı.
Amerikan Koleji’nden Selin Sayıner, Arda Akbulak, Yaman İldem ve Eda Balcıoğlu’ndan oluşan Ayes Group birincilik kürsüne çıkarak, 16-18 Nisan’da Amerika’da yapılacak finalde büyük ödül olan 100 bin doları kazanabilmek için yarışma hakkı elde etti.
İşi kişisellikten çıkarıp fark yaratan, goygoyculuk yerine faydalı işler yapan, toplumun yaralarına merhem olabilen benzer projelere saygım sonsuz.
Yazılmayı ve alkışı hak ediyorlar.

***

Milas çıtayı yükseltti

MİLAS yakından takip ettiğim bir ilçemiz.
Zira, başta zeytin ve zeytinyağı olmak üzere çok güzel işlere imza atıyor.
Bunun son örneğini geçtiğimiz günlerde yaşadık.
Muğla Tarım ve Orman Müdürlüğü’nce zeytinin zeytinyağına kayıpsız ve kaliteli yolculuğu projesi kapsamında düzenlenen zeytinyağı kalite yarışmasında adeta Milas rüzgarı esti.
Organizasyona Milas’tan katılan 32 zeytinyağı markasından 14’ü altın, 4’ü gümüş, 3’ü de bronz madalya kazandı.
Diğer 11 marka da teşekkür belgesi ile taçlandırıldı.
Hepsi bu kadar mı?
Tabii ki, hayır.
Dünyanın en iyi 500 zeytinyağının belirlendiği Flos Olei 2020’ye bu yıl ülkemizden 9 marka girmeyi başarırken, bunlardan 2’si Milas’tan çıktı.
Sitare-Osman Menteşe’ye ait SOM Menteşe, 2010’dan bu yana 9’uncu kez dünyanın en iyi 500 sıralamasında yer aldı.
Organizasyona 2013’te dahil olan Zeynep-Cem Çelikoğlu’nun Kairos’u da 5’inci defa adlarını en iyiler listesine yazdırmayı başardı.
Tüm üreticilerimizi kutluyorum, emeklerine sağlık.
Ama bir parantez de başta yönetim kurulu başkanı Reşit Özer olmak üzere Milas Ticaret ve Sanayi Odası’na açmak istiyorum.
Biliyorum ki MİTSO, Milas zeytinyağının en üst üretim seviyesine ulaşma yolculuğuna sonuna kadar destek veriyor.
Üreticileri hep daha iyiye teşvik ederek, markalaşmaları, tanıtıma önem vermeleri, fuarlara katılmaları vs. konusunda üzerine düşen ne varsa yapıyor.
Zaten bunun meyveleri de ulusal ve uluslararası benzer yarışmalarda hemen kendini gösteriyor.
AB’den coğrafi işaretli ilk zeytinyağımız olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Milas, çıtayı her geçen gün yükseltiyor.
Tüm bu gelişmeler de bize gurur veriyor.

***

Köklerde başlayıp
dallarda yeşeren
dostluğun eseri

GEÇTİĞİMİZ günlerde hem çok şık, hem de çok lezzetli bir hediye aldım.
Bu vesileyle Gömeç’te kurulu Güven Asa Zeytinyağları’nın yeni markası ‘Asiltane’ ile tanıştım.
Kutunun içinden çıkan nottan öğrendiğim kadarıyla Asiltane, kendi bahçelerinden zeytinlerin toplanmasıyla başlayan ve üretimin hemen ardından şişelenmesi ile tam 2 saat 47 dakikada tamamlanan bir serüveninin eseri.
Ve ülkemizin ilk ve tek A+ üretim tesisinde ‘köklerde başlayıp, dallarda yeşeren dostluk’ mottosuyla üretilen Asiltane, aynı zamanda sektöre farklı bir boyut kazandırma hedefinde.
Asiltane’nin marka hikayesini ise Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan İstikbal şu sözlerle ifade etmiş:
“En güzel, en asil zeytinleri bulup toplamak değil mesele...
En güzel rüzgarları yakalayıp, o asil tanelere değdirerek özenle toplamaktı.
Sonra da damla damla, zerre zerre akan, en saf haliyle sofralara dost edebilmekti.
Bugüne kadar anlatılan tüm hikayeleri dinledik ve Asiltane olarak size kendi hikayemizi anlatmaya geldik.
Sevgiyle, tutkuyla ve özenle yapılan işlerin hep nasıl da mutluluk verdiğini, nasıl daha sağlıklı nesiller yetiştirebildiğini, nasıl boğazdan doya doya geçtiğini anlatmaya, rayihasını paylaşmaya geldik.
Dedemizin zeytin aşkı ile başlayan bu hikaye, biz torunlarının dalları yeşertmesi ile aktarılacak nesillerden nesillere...”
Ülkemiz zeytinyağının ancak markalaşarak hak ettiği yere geleceğine inanan bir zeytin&zeytinyağı dostu olarak, hayırlı olmasını diliyor, benzer örneklerin çoğalmasını bekliyorum.

 

 

Minik bir not: Eleştiri ve önerileriniz için doğrudan bana ulaşırsanız sevinirim.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Ayvalık’ta neler oluyor?

SAHİ, neler oluyor?Herkesin ilk o unvana sahip olacağı konusunda neredeyse hemfikir olduğu Türkiye’nin AB coğrafi işaretli zeytinyağı sıfatını Milas’a kaptıran Ayvalık’ta sular durulmuyor.


Şimdi de Ticaret Odası Başkanı Mustafa Büyükçıvgın ile Oda’ya bağlı Zeytinyağı Analiz Laboratuvarı yönetimi arasında yeni bir kriz patlak verdi.
Ayvalık Ticaret Odası Laboratuvar Hizmetleri Gıda ve Kimyasal Maddeler Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından ‘ATO LAB Ayvalık Natürel Sızma Zeytinyağı’ markasıyla filtresiz 750 ml zeytinyağı üretilip 75 TL’den satışa sunulması adeta bardağı taşıran son damla oldu.
Başkan Büyükçıvgın, Facebook hesabından yaptığı paylaşımda, söz konusu markayla ilgili Ayvalık Ticaret Odası’nın herhangi bir bilgisi ve dahli olmadığını duyurdu.
Ayvalık’ta yaklaşık 5 bin ailenin zeytinyağı ticaretiyle geçindiğini, ayrıca bu işi yapan 100’den fazla ulusal ve uluslararası markanın Ayvalık Ticaret Odası üyesi olduğuna dikkat çeken Büyükçıvgın, isyanını şöyle dile getirdi:
***
“Ticaret odalarının amacı üyelerine rakip olmak değil, ticari faaliyetlerinin önünü açmaktır.

Yazının Devamını Oku

Evet; bu bir bölge yarışı değil, ülkemizin yarışı

“Milas tarih yazdı peki kim bunun farkında?” diye sordum.


Milas zeytinyağının AB’den coğrafi işaret alan ilk ve tek Türk zeytinyağı olarak eşi benzeri görülmemiş bir başarıya imza attığını, adeta bir tarih yazdığını düşündüğümü paylaştım.
Adları Milas’a kıyasla zeytinyağı ile daha çok özdeşleşmiş yörelerimizin bu konuda hangi aşamada olduklarını merak ettiğimi dile getirmeye çalıştım.
Sağolsun, Ayvalık Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Büyükçıvgın, Whatsapp’tan uzun uzun yazdı.
Öncelikle, “Geçen hafta Bloomberg’te katıldığım canlı yayında Milas’ı ve MİTSO Başkanı Reşit Özer’i kutlayıp teşekkür ettim” diyerek, bir anlamda bu konuda Ayvalık olarak kıskançlık yapmadıklarını paylaştı.
Ayvalık’ın dosyasını Dr. Fahri Yemişçioğlu’nun hazırladığını ve önümüzdeki aylarda başvuruyu eksiksiz tamamlamış olacaklarını aktardı.
Bu arada, dosyalarını tamamlayıp AB tescil başvurusu yapan tüm yörelere ve ürünlere de başarı dileğini iletti.

Yazının Devamını Oku

Milas tarih yazdı tamam da kim bunun farkında?

2020 tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisinin gölgesinde kabus gibi geçti.


Her sektör gibi zeytin ve zeytinyağı da bu olumsuzluktan payına düşeni aldı.
Ama yılın son çeyreğinde ardı ardına gelen haberler yüz güldürdü.
Bunlar arasında hiç kuşkusuz en öne çıkanı, Milas zeytinyağının AB’den coğrafi işaret alan ilk ve tek Türk zeytinyağı olmasıydı.
Daha düne kadar hor görülen ‘Memecik’ türü zeytinle Milas, adeta bir tarih yazdı.
Zeytinyağı sektöründe eşi benzeri görülmemiş bir başarıya imza attı.
Bazı köşe yazarları bu müthiş gelişmeyi birkaç üreticiye mal etse de bence en büyük pay Milas Ticaret ve Sanayi Odası’nın.

Yazının Devamını Oku

Kim tutar sizi!

ZEYTİNYAĞI sektöründe uluslararası arenadaki yarışmaların en prestijlilerinden biri de hiç kuşkusuz İsrail’de düzenlenen Terra Olivo...

 

Bu yıl 3 kategoride toplam 345 ödül dağıtıldı, 34’ü ülkemize geldi.
Ülkemizin değişik bölgelerinden toplayarak Ayvalık’taki fabrikasında erken hasat ve soğuk sıkım yaparak işleyen Nova Vera, İtalya’dan yine ‘beşibiryerde’ yaptı.
‘Trilye’ çeşidiyle, organizasyonun en büyük ödülü olan ‘Top Ten’ (En İyi 10) arasına girmeyi başaran firma, Türkiye’den katılan yağların en iyisi seçilerek ‘Best of Turkey’ ödülüne de layık görüldü.
‘Trilye’ ve ‘Beylik’le büyük prestij altın ödülüyle taçlanan firma, ‘Hayat’, ‘Yamalak Sarısı’ ve ‘Memecik’le de prestij altının sahibi oldu.
Kuruluşunun 3’üncü yılında 107’nci madalyasını alan Nova Vera’yı kutluyorum.
Ve inanıyorum ki, bunlar daha başlangıç.

Yazının Devamını Oku

Tümden yasaklanmalı

BU köşeyi takip edenler hatırlayacaklardır.

 
Havai fişek üzerine bir değil, iki değil, üç değil, onlarca kez yazı yazdım.
“Yeter artık! Fişeğiniz batsın” dedim.
“Vara yoğa patır patır patlattığınız havai fişek işkencenizden bıktık artık” dedim.
Etkili, yetkili isimlere seslendim.
“5 dakikalık bir gösterinin vereceği keyif yüzünden canlıların ölmesine, insanların zehir solumasına, havamızın, suyumuzun ve toprağımızın kirlenmesine müsaade etmeyin” dedim.
Ama bir Allah’ın kulundan tık çıkmadı.

Yazının Devamını Oku

Piyango bu kez bize vurdu belki de yarın sıra sizdedir

GEÇEN hafta ailece İzmir dışındaydık.



Pandemi sürecinde yaklaşık 3 ay eve hapsolan kızımızı alıp tatile çıktık.
Bir de köpeğimiz olduğu için denize sıfır sayılabilecek bir bungalovda kaldık.
Marmaris Orhaniye’de, doğanın içinde, sessiz, sakin, dingin bir 7 gün geçirdik.
Bu arada -merkez üssü dinlendiğimiz bölge olan- iki de ciddi büyüklükte deprem atlattık.

Yazının Devamını Oku

Bizim çılgın zeytinyağcılar

 SİZLERLE ayrı kaldığımız süreçte önce Japonya’dan, ardından da İtalya’dan güzel haberler geldi.


Türk zeytinyağı markaları uluslararası arenada bir kez daha yüzümüzü güldürdü.
Olive Japan 2020’de 9 altın, 16 gümüş madalya kazandık.
(Alfabetik sırayla) Hermus, Kisthene02, Nermin Hanım, Nova Vera, Oleamea, Purio ve Zeytinel birincilik kürsüsüne çıkarak hepimize büyük gurur yaşattı.
Aynı zamanda ‘ülkenin en iyisi’ ödülüne layık görülen Nova Vera yine fark yarattı ve bu 9 altın madalyanın 3’üne birden imza attı.
Alhatoğlu, Anafortis, Eget Vakfı, Hermus, Kisthene02, Kristal, Nova Vera, Oleamea, Olizzi, Troy, Tuay ve Zethoveen da ikinci olarak ülkemize gümüş ve puan kazandırdı.
Hermus ve Nova Vera 3’er gümüş madalyayla öne çıkarken, beni en çok mutlu eden şeylerden biri de, ilk günden beri dış pazarda Türkiye’nin ancak ‘özellikli’ ürünlerle başarı kazanabileceğini savunan ve buna örnek olarak da yıllar önce Rusya için üretmeye başladıkları çocuklara özel ‘Kidsolio’yu gösteren Alhatoğlu’nun bu markasıyla ödül alması oldu.

Yazının Devamını Oku

Kadının gücü ve bereketi bu pastanede hayat buldu

ASLINDA açılalı yaklaşık dokuz ay olmuş.

 


Ama uzun zamandır Bornova Küçükpark’a yolum düşmediğinden görmemişim.
Onlardan, eşimin instagram hesabından yaptığı paylaşım sonrası haberim oldu.
Bir de tüm çalışanlarının tamamının kadın ve işletme ortağı olduğunu öğrenince daha da ilgimi çekti.
Dilek Çetmen, Zehra Yenilmez, Senem Aslantaş, Fatma Soyer, Gökçe Özmay, Vahide Güllü, Nesrin Azizoğlu, Narin Cömert, Makbule Demirçivi, Ceren Çanlı, Merve Erim, Aslı Aydın, Aysu Saydam, Süreyya Aydoğdu ve Seren Yılmaz adlı bu 15 kadının yolu, Pastacılar Fırıncılar Derneği’nin açtığı pastacılık kursunda kesişmiş.


Yazının Devamını Oku

Güzel şeyler de oluyor

SON sözümü en baştan söyleyeyim ki, sonradan bir yanlış anlaşılma olmasın.

 


Bu, bir firmayı öne çıkarma ya da reklamını yapma yazısı değildir.
Yaşadığımız zorlu günlerde güzel şeyler de olabildiğini paylaşma amaçlıdır.
***
Doğal olarak şu günlerde hepimiz koronavirüsle yatıp, koronavirüsle kalkıyoruz.
Tüm algılarımız bu konu üzerine yoğunlaşmış durumda.

Yazının Devamını Oku

Bir virüs yazısı da benden

İZMİR’de en sevdiğim mekanlardan biri de Red Dragon’dur.

 

Bana sorarsanız, yerli malzemelerle Uzakdoğu lezzetlerini en iyi sentezleyen restoranlardan biridir.
1993 yılından bu yana kalitesinden, tatlarından, hijyenden ödün vermeden işini aşkla yaparken...
Çoğu ilk günden beri çalışan 20’den fazla kişiye de istihdam sağlar.
Ancak geçen hafta yine ailecek gittiğimiz mekanda, her zaman dolu görmeye alıştığımız masaların bazılarının boş oluşu dikkatimizi çekti.
Nedeni ise malum!

Yazının Devamını Oku

Dün dündür, bugün bugündür (mü?)

DAHA önce de birkaç kez yazdığım gibi...

 


Bir hayvan dostu olarak köpek ve horoz dövüşlerine ne kadar karşıysam deve ve boğa güreşlerine de o kadar karşıyım.
Bu nedenle son yerel seçimler öncesinde Hayvan Hakları Federasyonu’nun (HAYTAP) başkan adaylarla seçilmeleri halinde yörelerinde benzer etkinliklerin bir daha yapılmayacağına dair imzaladıkları protokoller dikkatimi çekmişti.
Bunun üzerine, “Dostlar size minnettar” diye bir de teşekkür yazısı kaleme almıştım.
Söz veren isimlerden biri de CHP’nin Menemen adayı Serdar Aksoy’du.
Öyle ki, HAYTAP, bu duyarlı davranışı nedeniyle Aksoy’a teşekkür plaketi vermiş, bu da medyada haber olmuştu.

Yazının Devamını Oku

Dünya liginde biz de varız

BİLİYORUM, yazmakta biraz geç kaldım.

 
‘Dünya Natural Sızma Zeytinyağı Şampiyonlar Ligi’ olarak anılan ‘EVOO World Ranking 2019’ sonuçları geçtiğimiz günlerde açıklandı.
Dünyanın farklı ülkelerinde düzenlenen kalite yarışmalarına katılan 12 bin 92 sızma zeytinyağından değerlendirilmeye alınan 4 bin 965 ürün ve üreticisini aldıkları ödül toplamlarına göre sıralayan organizasyonda Türkiye, büyük başarıya imza attı.
134 ödülle 34 ülke arasında 8’incilik kürsününe yerleşti.
Yarışmanın en önemli kategorisi kabul edilen “En İyi Natural Sızma Zeytinyağı Üreticileri İlk 100” listesinde ülkemizden 3 üretici yer aldı.
Manisa’dan Hermus 24’üncü, Ayvalık’tan Nova Vera 27’nci, Gömeç’ten Öz-Em 97’nci oldu.
“En İyi Natural Sızma Zeytinyağları İlk 100”de de 4 üreticinin 5 ürünü kendisine yer buldu.

Yazının Devamını Oku

Kentten köye kültür köprüleri kuruyorlar

(Bugün formatımın dışına çıktım. Çünkü onlar bunu hak ediyorlar. İnanıyorum ki, okuyunca siz de bana hak vereceksiniz.)

 

ONLAR, tam 25 kişi...
Aralarında İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, İzmir Devlet Opera ve Balesi, İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nda görev yapanlar da var.
Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Ege Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve TRT sanatçıları da var.
Topluluklarının adı, Turkish Brass Ensemble Orkestrası.
Genel sanat yönetmenliğini Kenan Gökkaya, sanat koordinatörlüğünü Hikmet Çokağır yapıyor.
Devlet Klasik Türk Müziği Korosu solist sanatçısı Derya Derin seslendirdiği şarkılarla...

Yazının Devamını Oku

‘Mış’ gibi yapmasak

YERLİ ya da ata tohumları...


Binlerce yıl değişen onlarca koşula uyum sağlasalar da bugün yok olma tehlikesi yaşıyorlar.
Belediyesinden derneğine birçok kurum ve kuruluş da sürdürülebilir tarım için genetik birer hazine olan bu tohumları korumak için yoğun mücadele içerisinde.
Bulundukları yörenin çevre, iklim, toprak koşullarına uyum yetenekleri gelişmiş bu tohumların gelecek nesillere aktarılabilmesi için çeşitliliğinin korunması, ekilerek çoğaltılması ve paylaşılması şart.
İzmir Büyükşehir Belediyesi de bu hassasiyetle önemli bir adım attı.
İzmir’de bir çiftçinin evinde sakladığı Anadolu’nun en eski buğday çeşitlerinden ‘karakılçık’ın çimlendirilerek çoğaltılması sonucu elde edilen tohumlar yaklaşık 500 dönümlük araziye ekildi.
Bunun için de Menemen Tarımsal Araştırma Merkezi’nde ‘Yeniden Karakılçık’ sloganıyla ekim şenliği düzenlendi.

Yazının Devamını Oku

Gelin, zeytin ağacının altında kenetlenelim

CUMARTESİ günü Milas’taydım.

Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Reşit Özer’in davetiyle 6’ncı Zeytin Hasat Şenliği’ne katıldım.
Geçen yıl gidememiştim, o nedenle bu sene orada olup, gelinen noktayı yerinde görmek istedim.
Hava muhteşem, program yine baş döndürücü yoğunluktaydı.
Her zamanki gibi davul-zurna ve bando eşliğinde yapılan yürüyüş yine çok renkliydi.
***
Sonrasında meydandaki törende milletvekilleri M. Yavuz Demir (AK Parti), Suat Özcan (CHP), Metin Ergun (İyi Parti), Kaymakam Eren Arslan, Vali Esengül Civelek, şenliğe telefonla bağlanan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli birer konuşma yaptı.
Buraya kadar her şey yolunda giderken CHP’li Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat’a nedense söz verilmedi.

Yazının Devamını Oku

Hasat günleri festival oldu Google amcada tavan yaptı

GEÇEN hafta Ticaret Odası Başkanı Mustafa Büyükçıvgın’ın davetlisi olarak Ayvalık’taydım.


Bu yıl ‘Her hasat bir barış çağrısı’ temasıyla 15’incisi düzenlenen Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasadı Festivali’ne katıldım.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile birleştirilip 5 güne yayılan etkinliğin ilk 3 gününde zeytin dostlarıyla birlikte ben de o coşkuyu yaşadım.
Benim yazı günümden önce Genel Yayın Yönetmenimiz Vahap Munyar ve Ege Bölge Temsilcimiz Deniz Sipahi, festivalle ilgili gözlemlerini köşelerinde paylaştıkları için tekrara kaçmamak adına dikkatimi çeken bazı notları aktarmak istiyorum.

- Ayvalık (havanın da etkisiyle) her zamanki gibi yine muhteşemdi, cıvıl cıvıl, kıpır kıpırdı.

- Başkan Büyükçıvgın, gerek açılış günü, gerek sembolik hasat töreninde, gerek ‘Ayvalık Zeytinyağını AB Tescilleyecek, Dünya Tüketecek’ başlıklı panelde ısrarla bazı noktaların altını kalın çizgilerle çizdi.

- Zeytinyağının başkentiyiz. Türkiye’de zeytinyağında ilk coğrafi işareti biz aldık. Şimdi sıra Avrupa’ya geldi. Ülkemizden AB’den tescil almak üzere 20 ürün için başvuru var. Bunlar arasında Ayvalık zeytinyağı da yer alıyor. En kısa zamanda AB coğrafi işareti de alacağız, kararlıyız.

- AB tarafından tescillenmesi Ayvalık zeytinyağının değerini katlayacak. Avrupa’da daha yüksek fiyata satılabilecek.

Yazının Devamını Oku

Şimdi Ayvalık zamanı

BU köşeyi takip edenler ‘zeytin&zeytinyağı’na ilgimi bilirler.

Tabii bir de Ayvalık’a...
Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat Festivali’nin 15’incisi 25-29 Ekim tarihleri arasında yapılacak.
Dolayısıyla, bize yine Ayvalık yolları göründü.
Etkinliğin bu yılki teması ‘Barış’ olarak belirlenmiş.
Ana slogan olarak da “Her hasat bir barış çağrısı” seçilmiş.
Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Mustafa Büyükçıvgın, “Amaç, zeytinin geçmişten bugüne simgelediği barış kavramını bir kez daha gündeme taşıyarak ülkemizde ve dünyada barışın insan yaşamındaki vazgeçilmez yerini en etkin biçimde vurgulamak” diyor.
Bir diğer önemli hedefi de, “Ayvalık zeytin ve zeytinyağının dünyaca ünlü kalitesine dikkat çekerek Ayvalık zeytinyağına yeni pazarlar kazandırmak ve kalitesiyle fark yaratan markalarla dünyaya açılmak” olarak vurguluyor.

Yazının Devamını Oku

Nereden bakarsanız bakın, baştan yanlış!

CHP eğer iktidar olacaksa bunu son seçimde ülke genelinde kazandığı 242 belediye başkanının performansıyla yapacak.


Ama geçen 4 ayda yaşananlara bakınca, insanın kafasında soru işaretleri oluşuyor.
Örnek mi?
Çok, ama ben son ikisini hatırlatayım:
Biri, İzmir’in Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan...
Kendisini önce oy çokluğuyla Karaburun Belediyesi Personel Limited Şirketi’ne müdür olarak atadı.
8 bin liralık maaşının yanında ‘huzur hakkı’ adı altında 7 bin 500 TL maaş bağladı.

Yazının Devamını Oku

Yanlış nerede?

 İZMİR’de yayın yapan 7 yerel gazete (Dokuz Eylül, Ege Telgraf, Haber Ekspres, İlkses, Ticaret, Yeni Bakış, Yenigün) geçtiğimiz günlerde “Yerel basına ses ver” adıyla bir kampanya başlattı.


İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen’in ifadesiyle aslında bu bir kampanya değil, çığlıktı.
“Yalnız kalmayalım, destek bulalım” çığlığıydı.
Gerekçesi de yargı reformu paketindeki icra ve iflas ilanlarının gazetelerde yayımlanma zorunluluğunun kaldırılması maddesi idi.
Yine Dikmen’in söylemiyle bu maddenin kaldırılması demek, yerel basının şah damarının kesilmesi demekti.
Zira, icra iflas ilanlarının toplam ilanlar içinde yüzde 40-60 diliminde bir potansiyel barındırması sebebiyle bunun yarı yarıya azalması demek, yüzde 50 personelin azalması, nitelik bozulması, varlığını sürdürememek demekti.
Buna dikkat çekmek için 7 gazete geçtiğimiz günlerde aynı manşet ve aynı sayfa ile çıktılar.

Yazının Devamını Oku