Abdulkadir Selvi

Abdulkadir Selvi

aselvi@hurriyet.com.tr

Tarih yazılırken tarihin doğru yerinde durmak

TERÖRSÜZ Türkiye yasa teklifi Meclis’e sunulmadan önce AK Parti grubu basına kapalı olarak toplandı.

Haberin Devamı

Milletvekillerinin soruları iki konuda toplandı.

1- Örgütün tasfiyesi ve sahadaki uygulama nasıl olacak?

2- Yasa teklifi kimleri kapsıyor, kimleri kapsamıyor?

AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Âlâ ve Grup Başkanı Abdullah Güler ayrıntılı olarak yanıt verdiler.

Efkan Âlâ ayrıca, “Türkiye ve dünyadaki konjonktür çok olumlu. Tarihi bir fırsatı yakaladık. Böyle bir konjonktür bir daha oluşmayabilir” dedi. Efkan Âlâ bu düzenlemenin bir af yasası olmadığının altını çizdi.

AK Parti grubuna teklifin Öcalan’ı, PKK’nın lider kadrosunu, asker ve polislerimizi şehit edenleri kapsamadığı anlatıldı.

Teklif, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler tarafından 357 milletvekilinin imzasıyla Meclis’e sunuldu. Abdullah Güler, “Milletimiz müsterih olsun. Şehitlerimizin ve gazilerimizin hukukunu koruyacağız. Bu topraklarda kardeşliğin, barışın, huzurun sağlanması için çalışıyoruz” dedi. 

Haberin Devamı

KURTULMUŞ: “YENİ DÖNEMİN KAPISINI ARALAYACAK”

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, kucaklayıcı yaklaşımı ile partiler arasında diyalog kurarak “Terörsüz Türkiye” sürecine çok önemli katkı yaptı. Meclis’te ortak komisyon kurulmasını sağladı.

Yasa teklifinin partilerin ortak teklifi olarak sunulmasında da Meclis Başkanı Kurtulmuş’un perde arkasında önemli katkısı oldu. Yasa teklifinin Meclis’e sunulması üzerine Numan Kurtulmuş, “Farklı siyasi anlayışları, böylesine önemli bir ortak paydada buluşturan bu çalışma, Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda ülkemizin iç kalesini tahkim edecek, millî birlik ve kardeşliğimizi daha da güçlendirecek önemli bir merhaledir” dedi. Numan Kurtulmuş’un önemli bir entelektüel olarak, “İnanıyoruz ki bu adım; siyasi ve fikri iklimin değişmesiyle Cumhuriyetimizin ikinci asrında ülkemizin önüne yeni imkânlar ve fırsatlar sunacak, demokrasimizin güçlenmesini, milletimizin refahının artmasını, güven ve kardeşliğin pekişmesini sağlayarak yeni bir dönemin kapısını aralayacaktır” tespiti önemli.

ERBİL VE SÜLEYMANİYE

Yasanın çıkmasıyla önemli bir eşik aşılacak. Ancak iş asıl ondan sonra başlayacak. Örgüt elemanlarının Erbil ve Süleymaniye’de oluşturulan toplanma merkezlerine gelerek silahlarını bırakması, kampların boşaltılması, Suriye’deki PKK’lıların silahsızlandırılması ilk aşamada yapılacak işler. Kuzey Irak’ta 2 bin 800 kişi, Suriye’de ise 1000-1500 kişiden söz ediliyor.

Haberin Devamı

MİT BAŞKANI’NIN RAPORU

İşin püf noktası burası. Örgüt mensupları silah bıraktıktan sonra “teyit ve tespit mekanizması” devreye girecek. MİT Başkanı İbrahim Kalın, MGK’ya bir rapor sunacak. Örgütün varlığının fiilen sona erdiğine ilişkin MGK kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlanacak. Ondan sonra örgüt mensuplarının Türkiye’ye dönüş süreci başlayacak.

HABUR REZALETİ YAŞANMAYACAK

Üç kanaldan ilerlenecek.

1- Kuzey Irak ve Suriye’deki örgüt mensupları, yurtdışındakiler ve cezaevindekiler.

Silah bırakıp Kuzey Irak ve Suriye’den gelecek örgüt mensuplarının girişi için ince bir işçilik yapılacak. İkinci bir Habur rezaletine fırsat vermemek için ikişerli, üçerli gruplar halinde girişlerine izin verilecek.

Haberin Devamı

2- Örgüt üyeliğinden cezaevinde yatanlardan 3 bin 900 kişinin bu kapsama girdiği söyleniyor.

3-Zübeyir Aydar, Remzi Kartal gibi yurtdışındaki örgüt mensuplarının geri dönüşleri için de süreç eşzamanlı olarak işlemeye başlayacak.

Bu süreç en geç 6 ay içinde tamamlanmış olacak.

DİNAMİK BİR SÜREÇ

Peki ondan sonra ne olacak?

Bu sürecin dinamik bir süreç olduğunun altını çiziyorum. Bu süreç yaşayan, canlı bir süreç olacak.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın başkanlığında “Değerlendirme ve Koordinasyon Kurulu” kurulacak ve Meclis’te “İzleme Komisyonu” oluşturulacak. MİT Başkanı İbrahim Kalın bu iki kurula sahadaki gelişmelerle ilgili olarak düzenli olarak bildirimlerde bulunacak.

LİDER KADRO

Haberin Devamı

Süreç başarılı olursa ikinci aşamaya geçilmesine karar verilecek. İkinci ya da üçüncü aşamayla birlikte Kandil’deki lider kadronun durumu da gündeme gelecek. Ben ısrarla bu kadronun Türkiye’ye getirilmesini savunanlardanım. Neden? Yarayı açık bırakmamak lazım. Yoksa onu kaşıyan çok olur. Eğer bu lider kadro dışarıda kalırsa yabancı istihbarat servisleri ya da bazı ülkeler yeniden devreye girip, bunlara yeni PKK’lar kurdurabilirler.  O zaman bütün emeklerimiz boşa gider. Osmanlı döneminde isyan edenler payitahta getirilir, İstanbul’da göz önünde bulundurulurmuş. Neden? Başka devletler kanca atmasın diye.

ÖCALAN’IN MİSYONU

Yasal düzenleme Öcalan’ı kapsamıyor. Sadece iletişim imkânlarının artırılacağı söyleniyor. Buna ihtiyaç var. Öcalan bu sürecin önemli aktörlerinden biri. Bu süreçte yeni bir misyon üstlenmeli. Sadece dağda silah bırakmak yetmiyor, zihinlerde de silahların bırakılması gerekiyor. Bu aşamada Öcalan’ın rolü ortaya çıkacak. Öcalan’ın hem örgütü hem de Kürt kesimini dönüştürmesi gerekiyor. Ayrıca kendisini Türk kamuoyuna anlatmasına ihtiyaç var.

Haberin Devamı

TARİH YAZILIYOR

İnsanlar tarihi yaşarken, tarih yazdıklarının çoğu zaman farkında olmaz.

Şimdi öyle bir dönemin içinden geçiyoruz. Bu sadece PKK’nın tasfiye edilmesi değil. Çok daha büyük bir anlam taşıyor. 1990’lı yılların kafasıyla hareket edenler bu tarihi gelişmenin farkında değil. Kürtler ve Türkler geleceklerini birlikte inşa ediyorlar. ‘Ortadoğu’nun amiral gemisi’ Türkiye’dir. Kürtler ve Türklerin yeni ittifakıyla birlikte Ortadoğu’da dengeler değişecek. Zaten Suriye devrimiyle birlikte Ortadoğu’da dengeler değişti. Bu süreç, PKK’nın tasfiyesiyle birlikte taçlandırılmış olacak.

Öcalan’ın şu tespiti çok önemli. Öcalan, “Batı hegemonyasının bölgedeki 100 yıllık taşları sökülüyor, tasfiye ediliyor” diyor.

Önemli olan tarih yazılırken, tarihin doğru yerinde durmaktır.

Yazarın Tüm Yazıları